Ana Sayfa Blog Sayfa 429

‘Yürünebilir Adalar’ için çağrı: Adalar hepimizin, yok edilmelerine izin vermeyelim

Adalar‘daki motorlu araç trafiği nedeniyle Adalar Sivil İnisiyatifi, Adalıların büyük bir çoğunluğunun desteğiyle, doğal-tarihsel SİT alanı olan ve Dünya Mirası olarak tescil edilmeye aday Adalar için alınmış Koruma Kurulu kararlarının ve İBB bünyesindeki Ulaştırma Koordinasyon Merkezi‘nin (UKOME) belirlediği kuralların uygulanması talebini bir kez daha yineledi. İnisiyatif, Adalar Kaymakamlığını, Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğünü, İBB ve Adalar Belediyesi‘ni göreve çağırdı. Söz konusu kurumların görevini yerine getirmemesi durumunda sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulacağın belirtildi.

‘Adalar geri döndürülemez bir şekilde tahrip olma tehlikesiyle karşı karşıya’

Adalar Sivil İnisiyatifi tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Adalar geçmişinden bugüne motorlu araç trafiğine kapalı, doğal ve tarihsel dokusunu gözeten, yaya ulaşımını önceleyen, sokaklarında çocukların, yaşlıların, herkesin güvenle yürüyebildiği yerlerken bu özelliğini son yıllarda hızla yitiriyor” denildi ve şunlar kaydedildi:

“Hem kamuya hem de şahıslara ait yasadışı motorlu araçların işgali altındaki Adalar kendine has özelliklerinin geri döndürülemez bir biçimde tahrip olması tehlikesiyle karşı karşıya. Bu durum Adalar’ın sakinlerinin ve ziyaretçilerinin özgürce yürüyebilme imkânını ortadan kaldırdığı gibi, sık sık meydana gelen sakatlayıcı ve ölümcül kazalarla canlarını da tehdit eder boyuta ulaştı.”

Yasaların uygulanmaması sebebiyle Adalar’daki kontrolsüz ulaşımın geldiği tehlikeli ve özgün dokuya zarar veren vaziyete karşı Adalılar uzun bir süredir sesini duyurmaya çalışıyor.

İnisiyatif, motorlu araç trafiğine kapalı olan ve UKOME kararlarıyla tanımlanmış istisnai durumlar dışında bireysel elektrikli araç sahipliğinin yasak olduğu Adalar ilçesinde hukuksuzca bulunan binlerce aracın ve yüzlerce korsan taksinin toplatılması talebiyle yarın (12 Temmuz) saat 14.00’da Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğüne dilekçelerini vererek başvuruda bulunacak.

İstanbul adalarının en büyüğü olan Büyükada’nın yüzölçümü 5,4 km2, Heybeliada’nın 2,3 km2, Burgazada’nın 1,5 km2, Kınalıada’nın ise 1,3 km2. Adaların en büyüğünde dahi yürüyerek bir saatte adanın en uzak noktasından merkeze ulaşmak mümkün. İnisiyatif, motorlu araçlara ihtiyaç olmadığının altını çizerek Adalar ilçesinde belediyenin düzenli taksi ve otobüs hizmeti bulunduğuna dikkat çekiyor.

‘Her gün kedilerimizin ve kirpilerimizin ölülerini sokaklardan topluyoruz’

Adalar sınırlarında halihazırda kamuya ait araçlar dışında, 10 bini aşkın akülü aracın olduğu tahmin ediliyor. Bu araçlar Adalar’ın kültürel peyzajına, İstanbul’un hafıza kırımına uğramamış “son” ilçesine büyük bir tehdit olarak görülüyor.

“Ada sokaklarında kuş seslerinin yerini motorlu araçların mekanik yankıları kapladı” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada İnisyatif, “Her gün kedilerimizin ve kirpilerimizin ölülerini sokaklardan topluyor, insan ve hayvan canına kasteden kazaların duruşmaları için mahkemelere gidiyoruz. Üstelik, Adalar ilçe sınırlarında gerçekleşen ve pek çoğu ağır yaralanmayla sonuçlanan kazaların kayıtları, yaralıların Kartal Devlet Hastanesi’ne sevki sebebiyle, Adalar yerine Kartal ilçesinde istatistiklere yansımakta” diyor.

‘Adalar hepimizin, yok edilmelerine izin vermeyelim’

“Hizmet amacı değil, kontrolsüz, sınırsız kâr amacı güden, piyasa aktörlerine terk edilmiş bir ulaşım modeli kabul edilemez! Planların katılımcı yöntemlerle, sivil toplum temsilcileriyle hazırlanmasını ve kanunların uygulanmasını istiyoruz” denilen açıklamada ayrıca şu ifadelere yer veriliyor:

“Adalar’ın yeniden güvenle, serbestçe yürünebilir yerler haline getirilmesini ve doğayla insanın kucaklaştığı dokusuna geri dönmesini talep ediyoruz. Adalar hepimizin, dayanışmayla sahip çıkalım, yok edilmelerine izin vermeyelim!”

Adalar için alınmış Koruma Kurulu kararları

25.6.2013/1310 karar tarih ve sayılı İstanbul 5 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararına göre;

– “(…) ilçenin kültür kimliği ve diğer özelliklerinin korunmasının bir gereği olarak Adalar genelinde motorlu taşıt trafiği olamayacağına ve Adaların bu önemli özelliği kısmi bile olsa bozulamayacağına

– Sağlık sebebiyle aciliyet arz eden durumlarda tam teşekküllü sağlık kurumlarından alınmış heyet raporu ile ihtiyacı tespit edilmiş ve Adalarda ikamet eden vatandaşlar için 250 kg ağırlık ve 20 km/sa hıza sahip 3 ve 4 tekerlekli akülü-elektrik şarjlı araçların Belediyenin yazılı izni ile kullanılabileceğine (…)

– Kaymakamlık, Askeri Kuruluşlar ve Belediye ile bunlara bağlı birimlerin sağlık, itfaiye, temizlik, emniyet hizmetleri için kullanılmak üzere kısıtlı miktarda araç kullanılabileceğine,

– Diğer hizmetlerden Orman İdaresi, İski, Ayedaş, İgdaş gibi kamu hizmeti sunan kuruluşların, zorunlu durumlarda geçici olarak öncelikle akülü, bu mümkün olmadığı taktirde akaryakıt ile çalışan hizmet taşıtlarının ilgili idareden alınacak yazılı izni ile çalıştırabileceğine,

– Kamu hizmetlerinde kullanılacak motorlu taşıtların öncelikli olarak akülü taşıtlara dönüştürülmesinin uygun olduğuna,

– Kültür ve sanat etkinlikleri, soğuk zincirin bozulmaması gereken gıda maddeleri ve un gibi maddeleri taşıyan motorlu taşıtlar (kamyon vb.) ile hazır beton mikserlerinin Adalara günübirlik giriş ve çıkışlarının Belediyenin belirleyeceği saatlerde, Belediyesinin yazılı izni ile Adalara getirilebileceğine, işleri tamamlandığında ivedilikle Adalar dışına çıkarılmasına,

– Bu karara uymayanlar hakkında 2863 sayılı kanun uyarınca yasal işlem yapılmasına, karar gereğinin Kaymakamlık ve Belediye tarafından yerine getirilmesine” karar verilmiştir.

Adalar için alınmış ukome kararları

Adalar İlçesi Ulaşım ve Lojistik Yönergesi’nin 2. maddesine göre “Engelliler için özel tahsis edilmiş, manuel ya da elektrikli araçlar bu yönerge kapsamı dışındadır”.

Yönerge’nin 5. maddesine göre, Adalar Ulaşım ve Lojistik Komisyonu; “Adalar ilçesinde kullanılacak olan bireysel elektrikli araç, lojistik faaliyetinde kullanılacak araçlar ve kamu adına kullanılacak kamu kurumu ve kuruluşlarına ait resmi veya kiralık hizmet araçlarına izin vermek üzere Adalar Kaymakamlığı, Adalar Belediyesi, İBB Ulaşım Daire Başkanlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Toplum Sağlığı Müdürlüğü temsilcilerinden oluşur. Komisyonun iş ve işlemleri Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülür”.

Komisyon, “UKOME kararları doğrultusunda, Adalar ilçesinde bireysel elektrikli araç kullanabilecek kişilere, yük aracı kullanabilecek ticari fonksiyonlara ve kullanılabilecek bireysel elektrikli araçlara ön izin verir (…) ön onay verilen araç ve kullanım izinleri UKOME kararı alındıktan sonra yürürlüğe girecektir. Komisyonun uygun görüşüyle UKOME kararı alındıktan sonra belgelendirme, ilgili birimler tarafından yapılabilecektir”.

Yönerge’nin 7. maddesine göre, “Adalar ilçesinde; Bireysel Elektrikli Araç kullanmak isteyen kişilerde aşağıdaki şartlar aranacaktır:

1) Adalar İlçesinde ikamet ediyor olmak, (Daimi adres olarak Adalar ilçesi yer almalıdır, ikincil adres olarak Adalar yazılsa dahi kabul edilmeyecektir)

2) 66 yaşından gün almış olmak,

3) Uygun Sürücü Belgesine sahip olmak”, “Bireysel elektrikli araçlarda aşağıdaki özellikler aranacaktır: (…)

2) Araçlar 20 km/saat hızın üzerine çıkamayacak şekilde hız sınırlayıcı sisteme sahip olacaktır (…)

5) Aracın ön veya arka tarafında 35x50x35 cm boyutlarını geçmeyecek şekilde sepet bulundurulabilecektir”.

“Adalar ilçesinde Bireysel Elektrikli Araç Kullanım İzin Belgesi Adalar İlçe Belediyesi tarafından düzenlenecektir. Bireysel Elektrikli Araç izin belgeleri her yıl Ocak ayında düzenlenecek olup izin süresi 1 yıldır. Bireysel Elektrikli Araç Kullanım İzni Belgesi, belge üzerinde yazan kişi veya plaka dışında kullanımı durumunda geçersiz olacaktır. Bireysel Elektrikli Araçlar yayalaştırılmış yollarda kullanılamayacaktır. Bireysel Elektrikli araçlar ile amacı dışında taşımacılık yapmak yasaktır”.

Bireysel elektrikli araçların kullanımının tâbi olduğu ve yukarıda verilen mevzuat doğrultusunda; Sağlık sebebiyle aciliyet arz eden durumlarda tam teşekküllü sağlık kurumlarından alınmış heyet raporu ile ihtiyacı tespit edilmiş ve Adalarda ikamet eden vatandaşlar, plaka ve muayene yasal kurallarını sağlayarak ve Adalar Ulaşım ve Lojistik Komisyonu’nun ön onayı ardından Adalar Belediyesi’nden bir sene geçerli olacak şekilde yazılı izin alarak, 20 km/s hız sınırına sahip elektrikli araç kullanabilirler.

Sağlık sebebiyle aciliyet arz eden durumlarda tam teşekküllü sağlık kurumlarından alınmış heyet raporu ile ihtiyacı tespit edilmiş olmamakla birlikte 66 yaşından gün almış olanların veya esnaf gibi başkalarının, bireysel elektrikli araç kullanımı yasaktır.

Bireysel Elektrikli Araç Kullanım İzni Belgesi, belge üzerinde yazan kişi veya plaka dışında kullanımı durumunda geçersiz hale gelir ancak engelliler için özel tahsis edilmiş, manuel ya da elektrikli araçlar bu hüküm kapsamı dışındadır.

Kurallara aykırılıklarla ilgili ihbar merciimiz, Emniyet Müdürlüğüdür. İhbar, işleme konulması ve beklenen sonucu vermesi için yazılı olmalı ve delille desteklenmelidir. Emniyet Müdürlüğünü göreve davet eden bir dilekçe, ayrıca verilebilir.

Adalar için geçerli olan Trafik Kanunu ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu

1) Karayolları Trafik Kanunu’nun 19. maddesine göre “Araç sahipleri araçlarını yönetmelikte belirtilen esaslara göre yetkili kuruluşa tescil ettirmek ve tescil belgesi almak zorundadırlar”.

Tescile yetkili kuruluşlar ve usul, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 29. maddesinde belirtilmiştir.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 20 ve 21. maddelerine göre “Araç satın alıp, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendine uymayanlar ile (d) bendinin sekizinci paragrafı hükümlerine göre bir ay içerisinde tescil belgesi almayan alıcılara 130 Türk Lirası, (d) bendi hükümlerine uymayan noterlere ise her bir işlem için 1.000 Türk Lirası idari para cezası verilir. Tescil yapılmadan trafiğe çıkarılan araçlar, tescil yapılıncaya kadar trafikten men edilir”.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 23. maddesine göre “Araç tescil belgesi ve tescil plakasının, araç üzerinde uygun durumda bulundurulması zorunludur. Araç tescil belgesini araçta bulundurmayan veya tescil plakasını monte edilmesi gereken yerin dışında farklı bir yere takan sürücülere 92 Türk Lirası idari para cezası verilir. Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir. Tescilli aracı plakasız kullanan sürücüye 1.698 Türk Lirası idari para cezası verilir ve tescil plakası takılıncaya kadar araç trafikten men edilir. Başka bir araca tescilli veya sahte plakayı takan veya kullananlara 5.000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve araç trafikten men edilir. Ayrıca bu kişiler Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesi hükmüne göre cezalandırılır”.

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 3. maddesine göre trafikten men, “Trafik zabıtası veya yetkililerce Kanunda ve yönetmelikte belirtilen hallerde araçla ilgili belgelerin alınması ve aracın belirli bir yere çekilerek trafikten alıkonulmasıdır”. Teknik şartlara uygun durumda olmayan araçların trafiğe çıkarılması yasaktır. Araçların cinslerine, kullanım amaç ve şekillerine göre muayene süreleri, Ulaştırma Bakanlığınca araç muayenesi ile ilgili olarak çıkarılan yönetmelikte belirtilir”.

Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesine göre “Araçların muayeneleri; Bakanlık ve/veya Bakanlıkça yetkilendirilen işletici veya alt işleticilere ait araç muayene istasyonlarında yapılır”.

Muayeneye ilişkin usul ve muayene geçerlilik süreleri aynı Yönetmelik ile belirlenmiştir.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 23. maddesine göre “Bu Kanunun 35 inci maddesiyle yetkilendirilen kuruluşlarca araç muayene raporu tanzim edilebilmesi için araç tescil belgesi veya sahiplik belgesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasının ibrazı zorunludur”.

34. maddesine göre “Bu Kanuna göre, yaptırılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortası geçerli teminat tutarları üzerinden yaptırılmamış araçlar, muayeneye alınmazlar (…) Karayollarında kullanılmakta olan araçların, teknik şartlara uyup uymadığı trafik zabıtasınca kontrol edilerek her an muayeneleri yapılabilir. Muayenesi yapılmamış bir araçla trafiğe çıkılması hâlinde, araç sahibine 235 Türk lirası idari para cezası verilir. Bu araçlara, muayenelerinin yaptırılması için süre ve şartları Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen şekilde izin verilir. İzin verilen süre sonunda, muayenesi yapılmadan veya muayene sonucunda emniyetsiz raporu verilen araçların trafiğe çıkarılması hâlinde, araç sahibine 488 Türk lirası idari para cezası verilir. Bu araçlar trafikten men edilir ve en yakın muayene istasyonuna gönderilirler”.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 36. maddesine göre “Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır (…) araç kullanarak trafiğe çıktıklarının tespiti hâlinde, bu kişilere 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir. Ayrıca, aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin veren araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir”.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 114. maddesine göre “Bu Kanunda yazılı trafik suçlarını işle- yenler hakkında yetki sınırları içinde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı personeli ile Ulaştırma Bakanlığının ve Karayolları Genel Müdürlüğünün ilgili birimlerinin il ve ilçe kuruluşlarında görevli ve yetkili kılınmış personelince tutanak düzenlenir. Birkaç trafik suçunun bir arada işlenmesi halinde her suç için ayrı ceza uygulanır. Yargı yetkisine giren suçlarla ilgili tutanağın bir sureti ilgili mahkemeye 7 iş günü içinde gönderilir”.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 6. maddesine göre “Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafik teşkilatının görev alanı dışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir”.

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 7. maddesine göre “Trafik denetleme birimlerinin kurulmuş olduğu yerlerde; önleyici zabıta olarak emniyet hizmetleri sınıfından her kademedeki personel, trafik düzeni ve güvenliği açısından görünür şekilde karşılaştıkları olaylara ve suçlara müdahaleye yetkilidir. Bu yetki; (…) trafik suçu işleyenlerin araç plakalarını trafik zabıtasına bildirme, gerekli hallerde duruma müdahale edilmesini isteme, müdahalenin mümkün olamayacağının anlaşılması halinde durumu bir tutanakla tespit ederek trafik zabıtasına iletme, hallerine münhasır olmak üzere kullanılır”.

“Trafik denetleme birimlerinin kurulmadığı yerlerde; polis birim amirleri; trafiğin düzenlenmesi ve trafik suçlarına el konulmasına ilişkin hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli ve yetkilidirler. Birim amirleri bu görevlerini; varsa, kadrosu trafik olan denetleme personeli ile yoksa kendi personeli arasından seçip trafik denetleme birimlerinden en az bir hafta kurs görmüş personeli görevlendirmek suretiyle aşağıdaki esas, usul ve şartlara uygun olarak yürütür (…) Trafik suçu işleyenler hakkında suç veya ceza tutanağı düzenlemek ve düzenlenen tutanaklardan; mahkemelik suçlara ait olanların ilgili mahkemeye, para cezası tahsil ve takibini gerektirenlerin de ilgili kuruluşuna iletilmesini sağlar”.

2) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 61. maddesine göre, “Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır”.

Marmara ve Muğla sıcak dalgasının etkisi altına giriyor

Meteoroloji 1. Bölge Müdürlüğü İstanbul Bölge Tahmin Erken Uyarı Merkezi, bugün (11 Temmuz) itibariyle bölgenin Trakya‘dan başlayarak bir sıcak dalgasının etkisine gireceği belirtildi.

Yapılan açıklamada, hava sıcaklıklarının hissedilir derecede artarak mevsim normallerinin üzerine çıkacağı uyarısı yapıldı. Sıcak dalgasının 11 Temmuz öğle saatinden başlayarak beş gün etkili olacağı ve 16 Temmuz saat 16.00’a kadar süreceği tahmini paylaşıldı.

Merkez, sıcaklıkların mevsim normallerinin yaklaşık 5-10 derece üzerinde seyredeceğini ve sıcaklıkların hafta ortasında artmasının beklendiğini kaydederek, oluşması muhtemel risklerden birinin güneş çarpması olduğunu vurguladı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Yapılan son değerlendirmelere göre, 11 Temmuz 2023 salı günü Trakya’dan başlayarak bölgemizin sıcak hava dalgasının etkisine gireceği tahmin ediliyor. Hafta ortasından itibaren sıcaklıkların bölgemiz genelinde mevsim normallerinin 5-10 derece üzerine çıkması bekleniyor.

Buna göre önümüzdeki günlerde Marmara Bölgesi‘ndeki illerde beklenen sıcaklıklar şöyle:

  • İstanbul: 32-36
  • Edirne: 37-41
  • Kırklareli: 35-39
  • Tekirdağ: 32-35
  • Kocaeli: 33-38
  • Sakarya: 33-36
  • Yalova: 31-33

Sıcak dalgası nedeniyle bölgede yaşayan kronik rahatsızlığı olan kişilerin yanı sıra hasta ve yaşlıların da öğle saatlerinde dikkatli olmaları yönünde uyarı yapıldı.

‣ Sıcak dalgaları İstanbul’da 4 bin 281 fazladan ölüme neden oldu
‣ Sıcak dalgaları dünyayı kavurmaya devam ediyor: On milyonlarca insanın yaşamı tehlikede

Valilik: Sıcak çarpmalarına dikkat

İstanbul Valiliği de bir açıklama yayımlayarak 11 Temmuz’dan itibaren etkili olacak sıcak dalgasına karşı uyardı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü‘ne dayandırılan açıklamada “Meteorolojik verilere göre; yarından (11 Temmuz) itibaren bölgemizin sıcak hava dalgasının etkisine girmesi, hafta ortasından itibaren ise sıcaklıkların mevsim normallerinin 5-10 derece üzerine çıkması bekleniyor. Sıcak çarpmasına karşı dikkatli olunmalıdır” denildi.

Valilik, sosyal medya platformu Twitter üzerinde yaptığı paylaşımda sıcak çarpmalarına karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi.

‣ Araştırma: Hayal dahi edemeyeceğimiz sıcak dalgalarına karşı hazırlık yapmalıyız

Muğla da sıcak dalgasının etkisi altına girecek

Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi tarafından yapılan uyarıda ise Muğla bölgesinde sıcak dalgası nedeniyle sıcaklıkların 36-40 derece civarında seyredeceği ifade edildi.

‣ El Niño zamanı geliyor: Benzeri görülmemiş sıcak dalgaları görülebilir

Sıcak dalgaları iklim krizinden mi kaynaklanıyor?

Fosil yakıt kullanımı gibi insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim krizi, sıcak dalgası adı verilen hava olaylarının meydana gelme ihtimalinin yanı sıra sıklığı ve şiddetini de artırıcı bir rol oynuyor.

Dünyanın birçok yerinde meydana gelen sıcak dalgaları her yıl binlerce insanın ölümüne yol açıyor.

‣ Hayvan dostlarımızı aşırı sıcaklardan nasıl koruruz?
Aşırı sıcaklar iklim kriziyle mi ilgili?

Stoltenberg duyurdu: Türkiye, İsveç’in NATO üyeliğini onaylamayı kabul etti

Litvanya‘nın başkenti Vilnius’taki NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen Türkiye, İsveç ve NATO görüşmesinin ardından NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın İsveç’in üyeliğine onay verdiğini açıkladı.

Zirve öncesinde Türkiye’nin İsveç’in NATO’ya Katılım Protokollerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sevk edeceği ve onaylanması için yakın işbirliği içinde olacağı duyurulmuştu.

Stoltenberg, Vilnius’taki zirve öncesi Erdoğan ve İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile İsveç’in NATO üyeliği başvurusu hakkında yaptığı görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

‘Erdoğan, katılım protokolünü TBMM’ye iletecek’

Genel Sekreter, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İsveç’in katılım protokolünü TBMM’ye en kısa sürede iletme ve TBMM ile onay için yakından çalışma konusunda mutabık kaldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum” dedi.

Terörle Mücadele Özel Koordinatörü atanacak

İsveç ve Türkiye’nin Madrid Zirvesi‘nden bu yana Türkiye’nin meşru güvenlik endişelerini gidermek için çalıştığını ifade eden Stoltenberg, İsveç’in terörle mücadelesinin katılımdan sonra devam edeceğini vurguladı: “Türkiye ile İsveç, bugün ikili bir güvenlik mekanizması kurulması konusunda uzlaştı. NATO da bu alandaki çalışmalarını ciddi şekilde artıracak. Ben de NATO tarihinde ilk kez Terörle Mücadele Özel Koordinatörü atayacağım.”

AB sürecine destek

Türkiye ile İsveç arasında ikili güvenlik mekanizması kurulacağını da belirten Stoltenberg, İsveç’in, Türkiye’nin AB sürecini, vize serbestisini ve Gümrük Birliği‘nin güncellenmesi çabalarını destekleyeceğini söyledi.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in açıklamaları özetle şöyle:

  • Türkiye ile İsveç arasında kurulması kararlaştırılan ikili güvenlik mekanizması yeni değil, daha önce Madrid’de üzerinde uzlaşılan konuların uygulanmasıyla ilgili. Bu mekanizma yılda bir üst düzey toplantı yapacak. Terörün tüm tür ve tezahürleriyle mücadele edilecek. Bu İsveç tarafından teklif edildi.
  •  Türkiye’nin dile getirdiği endişeler ile İsveç’in endişeleri konusunda bir uzlaşı oluştu.
  • Bugün tarihi bir gün çünkü Türkiye’nin onay belgelerini TBMM’ye sunma ve TBMM ile onay için yakın çalışma taahhüdü var. Ayrıca İsveç de Türkiye ile yakın çalışarak terörle mücadeleyi artıracağına ilişkin açık taahhütte bulundu. NATO olarak biz de terörle mücadelede daha fazla neler yapabileceğimizi açıkladık.
  •  Türkiye’deki sürece ilişkin takvim vermem mümkün değil. Onay için ne kadar zamana ihtiyaçları olduğu egemen meclislere kalmış bir şeydir.
  • Türkiye’nin isteğiyle oluşturulan Terörle Mücadele Özel Koordinatörü terörle mücadele çabalarımızı güçlendirecek.
  • İsveç,  Türkiye’nin AB katılım sürecinin canlandırılması, Gümrük Birliği’nin modernize edilmesi ve vize serbestisi çabalarını destekleyeceği taahhüdünde bulundu. Bu İsveç’in AB üyesi olarak Türkiye’nin AB’ye yakınlaşması için yapacağı bir şey ancak NATO’nun bu sürecin parçası olması mümkün değil.

AA’ya konuşan üst düzey Türk yetkili de Vilnius’taki üçlü toplantıda Türkiye’nin, yaptırımların kaldırılması ve vize serbestisi dahil AB sürecine ilişkin tam destek aldığını söyledi

Hayvan dostlarımızı aşırı sıcaklardan nasıl koruruz?

2023 yılı dünyanın büyük bir kısmında kurak bir kış mevsimiyle ve her ay rekor kıran sıcaklıklarla başladı. Üst üste rekorlarının kırıldığı ve sıcaklıkların bir süre daha artmaya devam etmesinin beklendiği günlerde aşırı sıcaklara karşı tedbir almak hayati önem taşıyor.

Dünyada en fazla ölüme neden olan afetlerden biri olan sıcak dalgaları, elbette yalnızca insanları değil diğer canlıları da etkiliyor. Öte yandan beton ve asfalt yüzeylerin fazla olması, ulaşım araçlarının yaydığı egzoz gazı, klima gibi iklimlendirme cihazlarının ısı yayması gibi durumlar nedeniyle yüksek sıcaklıklar kentler üzerinde kırsal kesimdekinden çok daha tehlikeli boyutlara ulaşıyor. Örneğin bir ortalama büyüklükteki bir kent yüzeyinin yüzde 40’ı asfalt yollar ile kaplı ve sıcak günlerde asfaltın sıcaklığı 50-55°C’ye ulaşabiliyor ve hava sıcaklığını artıran bir rol oynuyor.

Aşırı sıcaklıklardan etkilenen tek türün insan olmadığını da unutmamak gerek. Kentlerde yaşayan kedi ve köpekler başta olmak üzere evcil hayvanlar ve sokaklarda yaşayan hayvanlar da yüksek sıcaklıklarda ciddi yaşamsal tehditlerle karşı karşıya kalıyor. Yeşil Gazete, aşırı sıcaklarlarda ya da sıcak dalgalarında kentlerde yaşayan hayvanlar için neler yapılabileceğini aktarıyor.

Evcil hayvanları sıcak çarpmasından nasıl korumak için ne tür önlemler alınabilir?

Köpek

Köpeğinizi yalnızca ortam sıcaklığının değil, aynı zamanda nemin de etkileyebileceğini unutmayın. Köpekler akciğerlerindeki nemi buharlaştırarak vücutlarındaki ısıyı azaltmak için ağızları açık bir şekilde nefes alır. Nem oranı çok yüksekse, kendilerini soğutamazlar ve vücut sıcaklıkları çok hızlı bir şekilde tehlikeli seviyelere çıkabilir.

Eğer köpeğiniz çok yaşlıysa, çok gençse, fazla kiloluysa, çok hareketli değilse, kalp veya solunum sorunu varsa daha fazla sıcak çarpması riski ile karşı karşıya demektir. Özellikle ısı hassasiyeti olan boksör veya küçük burunlu pug, İngiliz ve Fransız bulldog gibi ırkların sıcak havalarda nefes alması diğer türlere kıyasla çok daha zor. Ancak ırkı ne olursa olsun tüm köpekler için alabileceğimiz bazı önlemler mevcut:

  • Köpeğinizi dehidrasyondan korumak için evde, arabada, bahçede, kulübede, parkta veya yürüyüşte mutlaka her an içebileceği temiz ve serin su bulundurun. Mümkünse suyun içerisine buz küpleri ekleyin.
  • Köpekler ağırlıklı olarak patilerinden terlediği için köpeğinizi serinletmek için vantilatörler işe yaramayabilir. Mümkünse devamlı olarak hava akışının olduğu ve gölge bir alanda olmasını sağlayın.

  • Köpeğinizi sıcak havalarda asla park halindeki bir arabanın içinde bırakmayın, camları açık dahi olsa. Kulübe de köpeğinizi sıcaktan yeterince korumayacak, aksine daha fazla bunalmasına yol açacaktır. Bahçede ya da köpeğinizle gittiğiniz açık alanlarda gölge alanları tercih edin. Ağaç, branda veya kamelyaların gölgelerini tercih edin zira bu alanlar sürekli olarak hava akımına sahip olduğu için köpeğinizin serinlemesine yardımcı olacaktır.
  • Mümkünse aşırı sıcaklar veya sıcak dalgaları sırasında köpeğinizi yürüyüş için dışarı çıkarmayın. Yüksek sıcaklıklar sırasında evde kalması daha güvenli olabilir.
  • Dışarı çıkarmak zorundaysanız, yürüyüşlerinizi mutlaka gölge alanlarda yapın.
  • Kaldırımların çok fazla ısınabildiğini ve asfalt yolların sıcaklığının 50°C’nin üzerine çıkabileceğini, köpeğinizin patilerinin yanabileceğini unutmayın. Bu yüzeylerin sıcaklıklarının köpeğinizin yürümesi için uygun olup olmadığını anlamak için elinizin tersini yere koyun ve bekleyin. Elinizi bu yüzeyde zorlanmadan 10 saniye tutamıyorsanız, köpeğiniz için farklı bir yol tercih edin veya yürüşünüzü toprak, çimen gibi zeminlerde gerçekleştirin.
Asfalt sıcağı nedeniyle yürüyüş sırasında yanmış köpek patileri
  • Sıcak havalarda köpeğinizin hareketli aktivitelerini sınırlayın, egzersizlerin yoğunluğunu ve süresini sıcaklığa göre ayarlayın. Su kaybının önüne geçmek için normalden daha az veya daha az yorucu oyunlar oynatmaya, mümkünse daha az yürüyüş yaptırmaya özen gösterin. Çok sıcak günlerde bu aktiviteleri nispeten serin saatler olan sabahın erken saatleri veya akşam saatleri ile sınırlayın.

Ayrıca;

  • Evde köpeğiniz için kolayca meyveli/meyve sulu ve buzlu dondurmalar hazırlayabilir, zaman zaman serinlemesi için bunlardan verebilirsiniz. Ancak bu dondurmaların mümkün olduğunca doğal içerikli olmasına, özellikle de şeker içermemesine özen gösterin.
  • Köpeklerin sıcaktan korunmasını sağlayan özel kıyafetler tercih edebilirsiniz.
  • Köpeğiniz su ile oynamayı veya banyo yapmayı seviyorsa sıcak günlerde bu tür aktiviteleri düşünebilirsiniz.

Kedİ

Kedilerin çoğunluğu evden çıkmadığı için onları aşırı sıcaklardan korumanın bir nebze daha kolay olduğu söylenebilir. Ancak unutmamak gerekir ki sıcaklık, onları insanları etkilediğinden çok farklı şekillerde etkileyebiliyor ve özellikle de önceden bir rahatsızlığı olan kediler için durum daha tehlikeli olabiliyor.

Örneğin burunları daha küçük olan ve normalde de solunum güçlüğü yaşayan İran kedileri sıcaktan daha fazla bunalabilir. Sıcak havalarda dehidrasyon, Siyam kedileri gibi böbrek rahatsızlığının yaygın olduğu kediler için normalden daha tehlikeli olabilir. British Shorthair ırkında sıkça görülen kalp rahatsızlıkları da önlem alınmazsa sıcak havalarda yaşamsal bir tehdide dönüşebilir. Ancak ırkından bağımsız olarak kedileri yüksek sıcaklıklardan korumak için alınabilecek tedbirler mevcut:

  • Sıcaklığı artan yol yüzeylerinde patilerinin yanması veya gölge olmayan bir yere gitmeleri ihtimaline karşı sıcak havalarda kedinizin dışarı çıkmaması onun için daha iyi olabilir. Mümkünse, evde kalmasını sağlayın.
  • Evin birkaç farklı noktasında kediniz için temiz ve serin su bulundurun.
  • Evde gölge, serin ve devamlı hava akışının olduğu bir yer olduğundan emin olun. Ağ veya tel olan pencereleri açabilirsiniz.
  • Çok sıcak günlerde kedinizin oyun saatlerini sabahın erken saatleri veya akşam saatleri ile sınırlayın. Özellikle kalp rahatsızlığı olan veya olma ihtimali olan British Shorthair ırkı gibi kedilerin hareket yoğunluğunu düşürmek iyi bir fikir olabilir.

  • Tüylerini tarayın. Kediler doğal olarak tüylerini dökse de dökülen tüyler bazen vücudunda, diğer tüylerin arasında kalabiliyor. Kedinizi tarayarak bu tüylerden kurtulmasını ve yüksek sıcaklıklar sırasında daha konforlu olmasını sağlayabilirsiniz.
  • Kediler genel olarak suyla teması sevmediği için serin bir banyo pek uygulanabilir ve tercih edilebilir bir seçenek olmayabilir. Ancak hafif ıslak bir havlu ile kedinize dokunarak yüksek sıcaklıklar sırasında serinlemesine yardımcı olabilirsiniz. Kediniz buna izin vermiyorsa, ellerinizi ıslatarak kedinizi okşamayı deneyebilirsiniz.

Ayrıca;

  • Kedinizin buz küpleri ile oynamasını sağlayabilirsiniz. Kediler patilerinden terlediği için buz küpleri ile oynamak serinlemelerine yardımcı olabilir.
Sokaklarda yaşayan hayvanlar

Sıcak dalgalarından veya aşırı sıcaklardan en çok etkilenen gruplar arasında sokaklarda yaşayan hayvanlar da yer alıyor. Sıcak havalarda onlar için alabileceğimiz birkaç küçük önlem, onlar için yaşamla ölüm arasındaki fark anlamına gelebilir.

  • Sokaklara su kapları koyun. Aşırı sıcaklarda sığınabileceği gölge veya serin alanlar halihazırda sınırlı olan bu hayvanlar için belki de en önemlisi her an erişebilecekleri su olması. Sokaklardaki boş gördüğünüz su kaplarını doldurun. Birkaç saatte bir su kaplarını kontrol etme imkanınız yoksa bu kapların yanına örneğin 5 litrelik dolu şişeler bırakabilir, böylece başka insanların gerektiğinde o kapları doldurmasına yardımcı olabilirsiniz. Hatta şişenin üzerine kolayca görülebilecek bir not yazabilir, başka insanları bu kapları doldurmaya ve başka yerlerde bu uygulamaları yapmaya teşvik edebilirsiniz. Su kaplarının gölgede olmasına özen gösterin, bunun mümkün olmadığı durumda soğuk bir taşı su kabının içine koyarak bir süre daha soğuk kalmasını sağlayabilirsiniz. Yanına bir kap yemek veya mama koymayı unutmayın.

  • Sıcaktan korunmak isteyen kedi ve köpekler gölge alan bulamadıklarında araçların altına girebiliyor. Aracınızı çalıştırmadan önce mutlaka kontrol edin.

  • Sıcak dalgaları veya aşırı sıcaklar sırasında güneşte yatan bir hayvan görürseniz mutlaka onu gölge bir alana taşıyın. Bulunduğu yer gölge iken yatmış ancak daha sonra güneş düştüğünde kalkamamış olabilir. Özellikle çok yaşlı veya çok genç kedi ve köpekler kendini korumak için sıcaktan uzaklaşma ve gölge bir yer arama güdüsüne sahip olmayabilir.

Ayrıca;

  • Sokaklarda yaşayan hayvanlar için hava akımına ve rüzgara izin veren, gölge alan sağlayan sığınaklar oluşturabilirsiniz. Zeminini çimen gibi serinlik sağlayacak bir malzemeden, duvarlarını ise gölge sağlayacak kumaşlardan veya kartondan oluşturabilirsiniz. Ancak ısıyı hapsetmemesi ve serin kalması için bu sığınakların yeterince geniş olduğundan ve hava aldığından emin olun ve mümkünse tüm gün gölge kalan bir yere koyun.

Kedi ve köpeklerde sıcak çarpması nasıl anlaşılır, nasıl müdahale edilmelidir?

Kediler sıcak çarpmasının belirtilerini köpeklere kıyasla daha az gösterse de belirtiler genel olarak benzerdir. 

Yoğun nefes alma, donuk bakışlar, diş etlerinde kırmızılık, dilde koyu kırmızı veya mor renk, hızlı kalp atışı, nefes almada zorluk, aşırı susama, uyuşukluk, ateş, baş dönmesi, koordinasyon eksikliği, bol tükürük/salya salgılama, kusma, ishal, nöbet ve bilinç kaybı kedi ve köpeklerde sıcak çarpmasının belirtileri arasında yer alıyor.

Bir kedi veya köpeğin sıcak çarpması geçirdiğini düşünüyorsanız ilk müdahale için şunları yapabilirsiniz:

  1. Hayvanı gölgeye ya da serin/klimalı bir alana taşıyın.
  2. Su verin. Birkaç yudum içmeleri ideal olacaktır ancak içmeye zorlamayın.
  3. Baş, boyun ve göğsüne buz paketleri veya soğuk havlu uygulayın. Havlular vücut sıcaklığı ile ısınacağı için birkaç dakikada bir değiştirilmelidir.
  4. Hayvanın üzerine biraz serin/ılık su dökebilirsiniz ancak suyun çok soğuk olmadığından emin olun; zira soğuk su derideki kan akışını azaltacağı için hayvanın serinlemesini yavaşlacak, hatta titremesine neden olacağı için daha fazla ısı üretmesine neden olacaktır.
  5. Bu adımlardan sonra derhal bir veteriner hekime götürün. Bu adımlardan sonra kedi veya köpek iyi görünüyor olsa da, sıcak çarpmalarının bazı belirtileri daha sonradan ortaya çıkabileceğinden bir veteriner hekim tarafından muayene edilmelidir.

*Yukarıdaki bilgiler tavsiye niteliğindedir. Yeşil Gazete bunların uygulanmasından veya uygulanmamasından doğacak herhangi bir  sonucun sorumluluğunu kabul etmez. Daha kesin ve doğru bilgi için veteriner hekiminizden bilgi almanız önerilir.

UAEA, Seul’de protesto edildi: Fukuşima’nın atık suların denizlere bırakılmasını kınıyoruz

Birleşmiş Milletler’in nükleer ajansı üst düzey yetkililerle halkın gıda güvenliği konusundaki endişelerini tartışmak üzere bir araya gelirken, cumartesi günü yüzlerce kişi Güney Kore‘nin başkenti Seul’da bir protesto yürüyüşü gerçekleştirerek Japonya‘nın hasarlı Fukuşima nükleer santralinden arıtılmış atık suyu denize boşaltma planlarından vazgeçmesini talep etti.

Japonya yetkilileri tesisten pompalanan suyun kirlilik seviyelerinin kabul edilebilir standartlar içinde olacağını ve tesisin arıtma sistemleri gerekli şekilde çalıştığı sürece Güney Kore denizlerinde önemli bir şekilde etkisi olmayacağını belirtmişti.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) da Japonya’nın deşarj planlarına yeşil ışık yakarak arıtılmış atık suyun uluslararası güvenlik standartlarını karşılayacağını ve ihmal edilebilir düzeyde çevresel ve sağlık etkileri oluşturacağını belirtmişti.

‣ UAEA: Fukuşima nükleer santralindeki atık suyun denize boşaltılması güvenli

Associated Press’in aktardığına göre protestolar, Güney Kore hükümetinin, Japonya’nın planlarının güvenliğini resmi olarak onaylamasından bir gün sonra başladı.

Yakıcı sıcaklara ve polisin yakından takibine rağmen, Seul’deki bir ticaret bölgesinde büyük bir kalabalık oluşturarak yürüyen protestocular “Fukushima’nın nükleer atık sularının denizlere bırakılmasını kınıyoruz!” ve “Denize deşarja canımız pahasına karşıyız” yazılı dövizler taşıdı. Barışçıl geçen gösterilerde herhangi bir çatışma veya yaralanma olmadığı bildirildi.

‣ Nükleere yatırım yapmak isteyen ülkeler çözümsüz atık sorununu dikkate almalı

‘Uluslararası bir suç gibi’

Kore Sendikalar Konfederasyonu sözcüsü Han Sang-jin, “Suyu denize boşaltmak dışında, suyu topraklarında depolamak gibi önerilen başka seçenekler de var” dedi. Han Sang-jin, Japonya’nın suyu boşaltmasına izin vermenin “uluslararası bir suç gibi” olduğunu belirtti.

Cuma günü Güney Kore’ye uçuşundan önce Tokyo’da gazetecilere konuşan IAEA Genel Müdürü Rafael Mariano Grossi, endişeleri azaltmak için Güney Koreli muhalif siyasetçiler de dahil olmak üzere karşıt görüşlü kimselerle görüşmeye istekli olduğunu söylemişti.

Grossi, saatler sonra Seul yakınlarındaki bir havaalanında düzinelerce öfkeli protestocu tarafından karşılandı. Göstericiler, ellerinde “IAEA’yı boşaltın!” ve “Fukushima’nın atık suyu tüm insanlığı felakete sürükleyecek!” yazılı pankartlar taşıyarak IAEA’nın tahliye planlarına verdiği desteği kınadı.

‣ Bilim insanları uyardı: Nükleer atık depolama yöntemleri güvensiz

Ne olmuştu?

2011’de meydana gelen büyük bir deprem ve tsunami, Fukuşima santralinin soğutma sistemlerini yok ederek üç reaktörün erimesine ve büyük miktarlarda radyasyon salmasına neden olmuştu.

Tesisi kuran ve işleten Tokyo Elektrik Güç Şirketi Holdingleri, arıtılmış suyu şu anda tesisin çoğunu kaplayan ve neredeyse dolu olan yüzlerce tankta depoluyor. Japon yetkililer, santralin sökülmesini sağlayacak tesisler inşa etmek için yer açılması ve başka bir büyük felaket durumunda sızıntı riskinin en aza indirilmesi için tankların çıkarılması gerektiğini söylüyor. Tankların 2024 yılı başında 1,37 milyon tonluk tam kapasitelerine ulaşması bekleniyor.

Japonya, arıtılmış suyu denize boşaltma planını ilk kez 2018’de duyurmuş ve suyun deniz suyuyla daha da seyreltileceğini ve dikkatle kontrol edilen bir süreç ile tüm suyun boşaltılmasının onlarca yıl alacağını açıklamıştı.

Fukuşima’nın atık sularının güvenliği, ABD müttefikleri arasında yıllardır hassas bir konu. Güney Kore’nin tahliye planının güvenliği hakkındaki değerlendirmesi kısmen, mayıs ayında Fukuşima tesisini gezmesine izin verilen bir hükümetin bilim insanı ekibinin gözlemlerine dayanıyor.

‣ Nükleerden çıkış: Almanya son reaktörlerini de kalıcı olarak kapatıyor

Aliağa ve Menderes’te orman yangını

İzmir‘in Aliağa ve Menderes ilçelerinde orman yangını çıktı. Ekipler, alevlere havadan ve karadan müdahale ediyor.

Aliağa’nın Çaltıdere Mahallesi‘ndeki ormanda, saat 13.30 sıralarında yangın çıktı. Dumanı görenler, orman ve jandarma ekiplerine bildirdi. İhbarla bölgeye ekipler sevk edildi.

Harita: FireMap, Menderes, Oğlananası mahallesindeki orman yangını, 0,36 km2 büyüklüğünde bir alana yayılmış görünüyor.

Yangına, İzmir Orman Bölge Müdürlüğü‘ne ait 6 helikopter ve 4 uçak havadan, 18 arazöz, 5 dozer, 4 su ikmal aracıyla karadan müdahale ediliyor.

DHA‘nın aktardığına göre; Menderes ilçesi Oğlananası mahallesindeki ormanda ise saat 14.00 sıralarında yangın çıktı.  15 dakika içinde ilk müdahale yapılan yangına müdahale sürüyor. Yangının çıkış sebebi ise bilinmiyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, yangına dair açıklamalarda bulunarak “Herhangi bir can kaybı yaşanmadan kontrol altına alınması için ekiplerimiz, Orman Bölge Müdürlüğü ekipleriyle var gücüyle çalışıyor. Yangınlar için çok kiritik bir döneme girdik. Lütfen azami dikkat” dedi.

Yangının sürdüğü noktaya yakın yerleşim yerlerindeki vatandaşlar evlerinden tahliye edildi. Şiddetini artıran rüzgar nedeniyle bazı noktalarda yangının yeniden güçlendiği bildiriliyor. Bölgede iki yazlık ev yanarak kullanılamaz hale geldi.

Cengiz İnşaat’ın taş ocağı için yağmur çamur da dinlenmedi, dinamitler patlatıldı

RİZE– İkizdere’de Cengiz İnşaat’ın yürüttüğü taş ocağı projesi için faaliyetler sürüyor. Bugün yerleşim bölgelerinin yakınında yer alan taş ocağı inşaatında dinamitler patlatıldı. O anlar dinamit patlatılan noktaya yalnızca 50 metre uzaklığındaki evde yaşayan yurttaş tarafından kayda alındı. Görüntülerde dinamitin patlamasıyla çevreye bir toz dumanı yayıldığı görülüyor.

‣ [Bir konu/k] İkizdere’nin kızından köyün mücadelesi: Bir milat olarak Cengiz İnşaat
‣ İkizdere’de davacıdan sakınılan bilirkişi keşfi: Hukuk endemik bir tür gibi… 

Eskencidere Vadisi‘nde yapımı süren taş ocağı için dinamitlerin patlatılması hem bölgedeki ağaçları, bitki örtüsünü, su kaynaklarını hem de canlı sağlığını tehdit ediyor. Çevreye yayılan toz emisyonları bitki örtüsü üzerinde tozdan bir katman oluştururken bitkilerin gelişimini engelliyor. Aynı şekilde ortaya çıkan gürültü hem bölgedeki sakinleri rahatsız ediyor hem de hayvanları yerinden ediyor. Ayrıca bu patlatmalar sırasında birçok evde de çatlamalar meydana geldiği daha önce de görülmüştü.

Geçen hafta bilirkişi keşfinin yapıldığı bölgede, taş ocağına karşı açılmış davaların sürmesine rağmen faaliyetlere yağmur çamur demeden devam edildiği görülüyor:  

Ne olmuştu?

İkizdere’deki Cengiz İnşaat tarafından yapımına devam edilen taş ocağı projesinde bugüne kadar projede çalışan vatandaşlardan bazılarının iş makinelerini kullanırken gerçekleşen kazalar nedeniyle hayatını kaybettiği, taş ocağı nedeniyle bugüne kadar bölgedeki yaban hayatının olumsuz etkilendiği, bölgedeki ağaçların zarar gördüğü bildirilmişti. 

Öte yandan söz konusu projeye “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) gerekli değildir” kararına karşı açılan dava için 9 Eylül 2021’de yapılan keşif sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda projenin usulsüz olduğu ve yapımının uygun olmadığı belirtilmişti. Bilirkişi raporunun detaylandırılmadığı gerekçesi sonrası mahkemeye Mart 2022’de ek bilirkişi raporu sunulmuştu. 

İlk bilirkişi raporunda arıcılığın, bitki örtüsünün, doğanın, yaban hayatının olumsuz etkileneceği yönünde görüşler bildirilmiş ama daha sonra mahkeme tarafından ek bilirkişi raporu istenmesi sonrası gelen ek raporda söz konusu görüşlerin tam tersine yer verilmişti: Özenle ağaç kesmek, arıcılığın üzerindeki olumsuz etkilerin bertaraf edilmesi vb…

Kök raporda neler söylenmişti?

Bilirkişi kök raporunda bilirkişi heyeti, Cengiz Holding’in taş ocağı projesine dair daha önce şu tespitleri yapmıştı:

  • Heyelana duyarlılık ve izleme çalışmalarına ilişkin yeterli çalışma yapılmadığı; kazı çalışmalarının yamaç stabilitesini olumsuz yönde etkilemesinin olası olduğu,  beşeri heyelan olaylarının yaşanabileceği,
  • Çalışmalar dolayısıyla meydana gelen tozlanma nedeniyle köy halkının geçim kaynağı olan çay yetiştiriciliğinin olumsuz etkileneceğini,  taş ocağı bölgesinde toplam 163 adet büyükbaş ve 953 adet faal arılı kovan bulunduğunu,  tozlanma nedeni ile döllenemeyen çiçeklerde nektar miktarındaki azalma o yıl balın verimini etkileyebileceği gibi, sonraki yıllarda çiçek popülasyonlarında azalmaya neden olacağını,
  • Çok geniş bir alanda çalışma yapılacağı, her gün patlatma yapılacağı ve kamyon trafiği de göz önüne alındığında toz indirgeme sisteminin yetersiz olacağı, bu kadar fazla miktarda oluşabilecek tozun indirgenmesinin fiili durumda çok zor ve maliyetli olacağı,
  • Ne 30 metrelik dere koruma bandı ne de 6 metrelik şev üst kotu taahhütlerine uyulmadığı, dere yatağının yol çalışmaları başta çıkan hafriyat atıkları dökülerek daraltıldığı, yüzey kazısı ile yürütülecek taş ocağı faaliyetinin doğaya yeniden kazandırma planı uygulamalarına kadar bölgenin doğal görünümünü bozacağı ve özellikle üst bitkisel toprak ve yapılan kazılar sonucu zeminin su tutma kapasitesinin değişeceği ve yağış-akış-sızma dengesinin bozulacağı,
  • ocağın işletilmesi sırasında su kaynaklarının görebileceği zararlar ve bu kaynakların korunmasına yönelik alan özelinde alınacak tedbirlere değinilmediği, taşkın değerlendirmeleri yapılmadığı,
  • 20’nin üzerinde yapraklı ağaç türünün de bulunduğu yöre halkının yaşam alanı ve geçim kaynağı konumundaki  orman alanını tahrip edeceği ve bu durumun yöre halkı açısından yaşam alanları yönüyle kabul edilemez olacağı.

Haziran’da 159 işçi hayatını kaybetti: ‘Türkiye Yüzyılı’nın ilk ayında işçiler için değişen bir şey yok

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi‘nin (İSİG) raporuna göre; Haziran 2023’te en az 159 işçi hayatını kaybetti. İSİG ölümleri şöyle duyurdu:

“Seçimler bitti ve AKP/Cumhur İttifakı’nın ‘güven ve istikrar’ içinde inşa edeceğini belirttiği ‘Türkiye Yüzyılı’ başladı. Ancak işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında değişen bir şey yok. Aksine önlem almama, sendikal baskı, hukuksuzluk, aşırı çalıştırma… kısacası güvencesizleştirme devam ediyor. Bunun sonucu olarak da iş cinayetleri sürüyor.”

Önlem almama, sendikal baskı, hukuksuzluk, aşırı çalıştırma, kısacası güvencesizleştirme ve iş cinayetleri devam ederken işçilerin yaşam mücadelesinin de sürdüğünün belirtildiği açıklamada ayrıca şunlar aktarıldı:

“Finans Merkezi, Tuzla Tersaneleri, kimya-metal-tekstil fabrikaları, Orta Anadolu’nun enerji işçileri, özel kurum öğretmenleri gibi birçok işkolunda çalışanların mücadeleleri de baskı, hukuksuzluk, hava koşulları demeden sürüyor.”

Altı ayda en az 889 işçi hayatını kaybetti

Rapor, yüzde 80’ini ulusal basından; yüzde 20’sini ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından alınan bilgilere dayanılarak tespit edilen verilere dayanıyor. Buna göre, 2023 yılının ilk altı ayında (Ocak’ta 120, Şubat’ta 213, Mart’ta 130, Nisan’da 122, Mayıs’ta 145 ve Haziran’da 159 olmak üzere) en az 889 işçi hayatını kaybetti.

Dokuz çocuk işçi hayatını kaybetti

Haziran 2023’te 14 yaş ve altı 5 çocuk işçi, 15-17 yaş arası 4 çocuk/genç işçi, 18-29 yaş arası 28 işçi, 30-49 yaş arası 64 işçi, 50-64 yaş arası 40 işçi, 65 yaş ve üstü 4 işçi, yaşını bilmediğimiz 14 işçi hayatını kaybetti.

Haziran’da trafik, servis kazası nedeniyle 43 işçi; ezilme, göçük nedeniyle 24 işçi; kalp krizi, beyin kanaması nedeniyle 19 işçi; yüksekten düşme nedeniyle 18 işçi; elektrik çarpması nedeniyle 12 işçi; şiddet nedeniyle 10 işçi; patlama, yanma nedeniyle 8 işçi; nesne çarpması, düşmesi nedeniyle 4 işçi; intihar nedeniyle 3 işçi; kesilme, kopma nedeniyle 2 işçi; zehirlenme, boğulma nedeniyle 2 işçi; diğer nedenlerden dolayı 14 işçi hayatını kaybetti

 

Haziran ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı ise şöyle oldu:

  • Tarım, Orman işkolunda 29 emekçi (11 işçi ve 18 çiftçi);
  • İnşaat, Yol işkolunda 28 işçi;
  • Taşımacılık işkolunda 20 işçi;
  • Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 14 emekçi;
  • Metal işkolunda 10 işçi;
  • Konaklama, Eğlence işkolunda 8 işçi;
  • Belediye, Genel İşler işkolunda 8 işçi;
  • Petro-Kimya, Lastik işkolunda 6 işçi;
  • Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 6 işçi;
  • Madencilik işkolunda 4 işçi;
  • Tekstil, Deri işkolunda 4 işçi;
  • Ağaç, Kâğıt işkolunda 4 işçi;
  • Enerji işkolunda 4 işçi;
  • Gıda, Şeker işkolunda 3 işçi;
  • Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 3 işçi;
  • Savunma, Güvenlik işkolunda 2 işçi;
  • Çimento, Toprak, Cam işkolunda 1 işçi;
  • Çalıştığı işkolunu belirlenemeyen 5 işçi hayatını kaybetti

Haziran 2023’te iş cinayetlerinde hayatını kaybeden 159 işçi:

  • Dursun Kesen,
  • Mehmet Harmancı,
  • Kuzey Evergen,
  • Eshet El Hemellas,
  • Fikret Kara,
  • M.F.G., Mehmet Ören,
  • Hikmet Şen,
  • Salim Demir,
  • Sevinç Özen,
  • Muhammed Emir Bakla,
  • Hamza Gönül,
  • Mohammed Zain,
  • Nergüze Kartal,
  • Mertcan Kuru,
  • Kadir Ergül,
  • Zihni Şenler,
  • Kezban Akpınar,
  • Y.G., Ali Açıkkol,
  • Şerif Kirli,
  • E.D.,
  • Nobat Geldi,
  • Yunus Akat,
  • Murat Ören,
  • Hasan Bozdağ,
  • Ayşe Yıldız,
  • Hacer Karaca,
  • Emin Üzer,
  • Ömer Küçükgergerli,
  • Muammer Eryılmaz,
  • Recep Semiz,
  • Kadir Bıyıklı,
  • Hüseyin Eroğlu,
  • Mehmet Ali Daday,
  • Remzi Tahtacı,
  • Mehmet Kutlu,
  • İbrahim Özdemir,
  • Ahmet Ünal,
  • Fırat Elverir,
  • İhsan Küçükerdem,
  • Alattin Akçiçek,
  • İsmail Özdemir,
  • Mehmet Apalak,
  • Sibel Demir,
  • Leman Öztürk,
  • Fazlı Bekar,
  • Şuayip O.,
  • Mustafa Kula,
  • Cesim Hacıoğlu,
  • Sultan Erdoğan,
  • Taha Yasin Aydemir,
  • Birol Şakir Kaya,
  • Elena David,
  • Kemal Şenel,
  • Emin Erkan Şenol,
  • Mehmet Zeki Yıldız,
  • Ahmet İkbal Açin,
  • Muzaffer Sönmez,
  • Beşir Kaya,
  • Harun Kaya,
  • Oktay Baştuğ,
  • Gökhan Şahin,
  • Oğuzhan Temur,
  • Mehmet Erduran,
  • Ferit Saldırıcı,
  • Kazım Soğancı,
  • İsmail Danışman,
  • Koray Koç,
  • İhsan Turan,
  • Ahmet Topaloğlu,
  • Emre Keklik,
  • Harun Yıldız,
  • Dede Albayrak,
  • Nevzat Kaymaz,
  • Faysal Elsubey,
  • Ertuğrul Kaya,
  • Hasan Usta,
  • Ömer Faruk Yıldız,
  • Mustafa A.H.,
  • Birkan Bingöl,
  • İbrahim Bozat,
  • İrfan Kitiş,
  • Mehmet Sadık Keleş,
  • İbrahim Özer,
  • Şenel Gül,
  • Mehmet Elik,
  • Arif Atmaca,
  • Yasin Yıldız,
  • Sezer Uğur,
  • Mehmet Aydın,
  • Hüseyin Karayel,
  • Yakup Güçlü,
  • Erdoğan Yeşil,
  • Hasan Şipal,
  • Ahmet Kurt,
  • Orhan Çelik,
  • Serdar Yılmaz,
  • Naki Karalar,
  • Mustafa Aykut,
  • Önder Demiray,
  • Ragıp Uzun,
  • Mehmet Yılmaz,
  • Şener Gürbüz,
  • Kemal Keçelioğlu,
  • İsmail Kaynak,
  • Ayhan Çitim,
  • Hüseyin Aslan,
  • Osman Ergenç,
  • Alperen Tecir,
  • Yusuf Kurt,
  • Beytullah Kanıcı,
  • Servet Kesen,
  • Mehmet Nas,
  • Erol Çomuk,
  • Bektaş Algül,
  • Enver Kesici,
  • Vedat Güçtekin,
  • Fatih Yılmaz,
  • D.Y.,
  • O.K.,
  • Mahmut Akkoç,
  • Ömer Koray Özbay,
  • Ali Oğuz Genç,
  • Mücahit Aytaç,
  • H.S.,
  • Güney Ürüncü,
  • Hasan Aydı,
  • Mehmet İncetepe,
  • Ahmet Kaya,
  • İbrahim Dam,
  • Engin Kara,
  • Ayser Büyükyıldız,
  • Melek Bağce,
  • Emel Akar,
  • Hakan Ağcagül,
  • Mehmet Akif Zengin,
  • Nuri Okudan,
  • Ayça Yavuz,
  • İbrahim Saygı,
  • Abdulhakim Eşiyok,
  • Özer Tuğ,
  • Abdulcelil Er Bayram,
  • Recep Özbekler,
  • Necdet Bayorul,
  • Metin Günay,
  • Ayşe Başar,
  • Zeynel Malacı,
  • Abaidullah Achikzai,
  • Nurdan Tavukçuoğlu Ardal,
  • Özcan Gök,
  • Ensar Şahin,
  • Resul Yılmaz,
  • Durdu Meşe,
  • İlhami Küçüker,
  • Emrah Şahbaz,
  • Bülent Kırkan,
  • Davut Gökdemir
  • ismi öğrenilemeyen bir işçi…

Adana ve Eskişehir Onur Yürüyüşleri’nde 36 gözaltı: Gettolara sıkıştırırız sandığınız LGBTİ+lar şehrin her yerinde

Eskişehir ve Adana‘da gerçekleştirilen Onur Yürüyüşleri’nde avukatlar da dahil 32 kişi işkenceyle gözaltına alındı.

Dün (9 Temmuz) Eskişehir’de 3. Onur Yürüyüşü için Hasan Polatkan Kültür Merkezi önünde saat 14:00’da bir araya gelen LGBTİ+ aktivistlerin anayasal hakkını kullanması polis tarafından zor kullanılarak engellendi. Polis Eskişehir LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’ne katılan 18 kişiyi gözaltına aldı.

KaosGL‘nin aktardığına göre; Adana’da ise dün 2. Adana Onur Yürüyüşü gerçekleştirildi. Yürüyüşte polis, Anayasal hakkını kullanmak isteyen LGBTİ+ aktivisti işkenceyle gözaltına aldı. Adana’da gözaltına alınan 18 kişinin 3’ü avukat. 18 kişi gece saatlerinde serbest bırakıldı.

Adana Valiliği 7 Temmuz Cuma günü web sitesinden yayımladığı duyuruyla “kamu düzeni ve genel ahlakı bozucu nitelikte yapılacak hür türlü eylem ve etkinlikler”i 10 Temmuz’a dek yasakladığını duyurdu. Polis dün Adana’da bir araya gelen LGBTİ+ aktivistlerinin basın açıklaması okunmasını engelledi.

‘Gettolara sıkıştırırız sandığınız LGBTİ+lar varoşlardan çıktı’

Eskişehir’de ise gözaltına alınan LGBTİ+ aktivistlerin serbest bırakılması için basın açıklaması yapan Eskişehir Pride, anayasal hakkını kullanmak için alanda olan LGBTİ+’ları korumakla yükümlü olduğu halde onları gözaltına alan polise şöyle seslendi:

“Onur Yürüyüşü’müzü engellemeye çalışan Eskişehir Valiliği‘ne, bizlerin güvenliğini sağlamakla görevli olan kolluk kuvvetlerini bize şiddet uygulamakla görevlendiren Ali Yerlikaya‘ya, toplanmamıza bile tahammülü olmayan Eskişehir polisine sesleniyoruz! Gözaltındaki arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın! Hiçbir baskı LGBTİ+ları eşit yurttaşlık mücadelesinden alıkoyamaz. Gettolara sıkıştırırız sandığınız LGBTİ+lar varoşlardan çıktı, şehrin her yerinde yürüyor! Yeryüzünden gökyüzüne mücadele büyüyor!”

Eskişehir Onur Yürüyüşü’nde polisin engellemesi nedeniyle okunamayan basın açıklaması ise şöyle:

“6 Şubat’ta meydana gelen depremde kaybettiğimiz yüzbinlerce vatandaşımızın yasını hala tutuyoruz. Sorumluları koltuklarında oturmaya devam ederken kaybettiğimiz yakınlarımızın hesabını sormaya devam ediyoruz! Rant, talan ve yağma ile kentlerimizi üç beş kuruş uğruna birilerine peşkeş çeken iktidar, kaybettiğimiz yakınlarımızın üzerine kâr hırsıyla binalar dikecek. Biliyoruz ki tüm bu rant, talan ve yağma hafızamızı yitirmemiz için nafile çabadır. Unutmayacağız! Öldürdüğünüz yüzbinlerce arkadaşımızın hesabını vereceksiniz!

Bugün burada varoluş mücadelemizi Eskişehir sokaklarından bir kez daha haykırmak için toplandık. Eskişehir valiliğinin’Genel ahlak ve kamu güvenliği’ diyerek 30 gün süre ile yasaklamaya çalıştığı Onur Haftası’nın yasaklanamayacağını, LGBTİ+’ların ve kadınların hayatlarına kasteden homofobik, transfobik, kadın düşmanı politikaları kabul etmediğimizi haykırıyoruz!”

‘Gettolar değil, tüm kent bizim’

“Bizleri gettolara sıkıştırmaya çalışanlara inat gettolar değil tüm kent bizim diyoruz. Kampüslerden sokaklara varoluş mücadelemizi büyütüyoruz! AKP iktidarının 90’larda ki faşist cuntanın mirasçısı olduğunu biliyoruz. Devlet-çete işbirliği ile Bayram Sokak’ta, Bornova Sokak’ta evlerinden sürgün edilmeye çalışılan transları görmeyenlere de öfkemiz ve isyanımız büyüyor.

Hükümet her bir nefret söylemiyle anayasayı açıkça ihlal ediyor, eşit yurttaşlık ilkesini çiğniyor. Bugün oturduğunuz o koltuklar üzerinden kesilen ahkamınız yarın o koltuklardan indiğinizde sizleri yargılanmaktan kurtaramayacak. Barışın yolunu ilmek ilmek örmeye devam ettiğimiz süreçte sizleri uyarmayı kendimize borç biliyoruz. Bulunduğunuz konumların gerekliliği olarak yapılması gereken baskı, yasak ve şiddet değil, Anayasanın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin gereğini yerine getirmektir.

Baskı şiddet ahlaksa biz ahlaksızız.”

2023 sıcaklık rekorlarını kırıyor…

Bugünlerde Dünya genelinde küresel ısınmanın etkileri her geçen gün daha fazla hissediliyor. Hafta sonunda ABD Ulusal Çevresel Tahmin Merkezleri tarafından yayımlanan verilere göre dünya genelinde sıcaklık ortalaması tüm zamanların rekorunu kırarak 6 Temmuz’da 17,23⁰C ulaştı.

6 Temmuz, dünya genelinde artık ‘en sıcak gün’ olarak kayıtlarda yer alıyor. Dünya genelinde sıcaklık ortalaması 2016’dan bu yana ilk kez 17,01⁰C üzerine çıkmış ve 3 Temmuz Pazartesi günü ilk rekor kırılmıştı. Devam eden günlerde de rekor kırılmaya devam etmiş ve sıcaklık ortalaması 4 Temmuz Salı ve 5 Temmuz Çarşamba günü 17,18⁰C ulaşmıştı. 6 Temmuz’da 17.23⁰C ulaşarak art arda 4. gün rekor kırılmaya devam etti.

Aslında perşembenin gelişi çarşambadan belli olur sözünü ispatlarcasına Temmuz ayında kırılan rekorların ayak sesleri Haziran ayında duyulmaya başlanmıştı. Haziran ayında küresel hava ve deniz yüzeyi sıcaklıkları da dahil olmak üzere önemli iklim belirteçleri, önceki Haziran aylarının rekorlarını aştı. Küresel deniz buzu Haziran ayı için tüm zamanların en düşük seviyesine indi ve Güney Avrupa ve Güneydoğu Asya, Çin ve Japonya gibi bölge ve ülkelerde Haziran boyunca rekor sıcaklıklara ulaşıldı. Kanada gibi bazı ülkelerde ise sıcaklığın aşırı artması benzeri görülmemiş orman yangınlarına ve bundan kaynaklanan yıkım ve kirliliğe neden oldu. Meksika‘da ise uzun bir sıcak hava dalgasından kaynaklanan ölüm sayılarının artmasını da içeren feci sonuçları oldu.

Haziran ayında küresel hava ve deniz yüzeyi sıcaklıkları da dahil olmak üzere önemli iklim belirteçleri, önceki Haziran aylarının rekorlarını aştı.
Haziran ayında küresel hava ve deniz yüzeyi sıcaklıkları da dahil olmak üzere önemli iklim belirteçleri, önceki Haziran aylarının rekorlarını aştı.

Yapılan gözlemlere göre küresel olarak deniz buzu miktarı da bu yılın Haziran ayında Haziran ortalamasının altına indi. NASA‘nın kar ve buz veri merkezinden elde edilen verilere göre, en düşük miktar 29 Haziran’da -21.78 kilometrekarelik bir azalma ile 3.84 milyon kilometrekare olarak tespit edildi.

Haziran ayının kış mevsimi olduğu Antarktika‘da, deniz buzu ay boyunca tüm zamanların en düşük seviyesindeydi. İngiltere’deki Cambridge, Antarktika Araştırma grubunda deniz buzu üzerinde çalışan Caroline Holmes‘a göre Antarktika deniz buzu sadece bu Haziran ayında aşırı ve rekor düşük bir seviyede değildi; son 18 ayda birkaç kere rekor düşük seviyeler de görülmüştü.

Diğer yandan Haziran ayından itibaren artan sıcak dalgaları ile birlikte Kuzey Yarımkürede orman yangınları da görülmemiş boyutta arttı. Kanada‘da, Haziran ayı ortalamasının 14 ° C’ye kadar üzerinde sıcaklıklar görüldü ve ülkenin bazı bölgelerinde, büyük orman yangınları yaşandı. Avrupa Birliği‘nin Kopernik atmosferik izleme sisteminden elde edilen veriler, kümülatif olarak, Haziran ayında atmosfere salınan karbon miktarının, Ağustos ayının sonlarına kadar süren tüm orman yangını mevsimi boyunca genellikle salınan maksimum miktarı da aştığını gösteriyor.

Yükselen Haziran sıcaklıkları Kanada'da büyük orman yangınlarına yol açtı. Alevler tarafından salınan karbon, tipik olarak Ağustos ayının sonlarına kadar olan tüm orman yangını mevsimi boyunca genellikle yayılan yıllık maksimum miktarı çoktan aştı.
Yükselen Haziran sıcaklıkları Kanada’da büyük orman yangınlarına yol açtı. Alevler tarafından salınan karbon, tipik olarak Ağustos ayının sonlarına kadar olan tüm orman yangını mevsimi boyunca genellikle yayılan yıllık maksimum miktarı çoktan aştı.

Sıcak dalgası ve sonucunda orman yangınları sadece Kanada ile sınırlı değil. Meksika‘da da aşırı sıcak haftalardır devam ediyor ve sıcaklıklar bazı günlerde 49 ° C’ye kadar ulaşıyor. İklim bilimciler gezegenin, daha da sıcaklıklar getiren El Niño dönemine girdiğini belirtiyor. Bu, sıcaklıkların 2023’ ün yanı sıra 2024 yılında da yükselmeye devam edeceği anlamına geliyor.

Science Dergisi’nde yayınlanan son bir rapora göre El Nino; 2023 ve 2024’te sıcaklık rekorları kırılmasına yol açacak ve 5 yıl içinde küresel ekonomiye 3 trilyon dolar zarar verecek. El Nino’nun etkisi ile yüksek sıcaklıklar 2023 ve 2024 boyunca başta Akdeniz bölgesi olmak üzere; Avrupa’nın genelinde orman yangınlarının artmasına, tatlı su kaynaklarının kurumasına, tarımsal üretimin düşmesine ve enerji krizine yol açacak.

Tarımsal üretimin düşmesi tüm dünyada önce gıda fiyatlarının yükselmesine ve daha sonra da ‘gıda güvencesizliğine’ neden olacak. Ülkemizde ise zaten yüksek enflasyon nedeniyle çok yüksek olan gıda fiyatları özellikle önümüzdeki sonbahar aylarından itibaren çok daha artacak; hatta yeterli ve sağlıklı gıdaya ulaşım bile zorlaşacak. Seller ve kasırgalardan dolayı altyapıların bozulması ve salgın hastalıkların ortaya çıkması El Nino döneminde karşı karşıya kalabileceğimiz diğer tehlikelerden…

Aslında bu sürecin önüne geçmek için yıllardan bu yana ne yapmamız gerektiğini çok iyi biliyoruz; fosil yakıt emisyonlarını bir an önce düşürmek; hatta fosil yakıt kullanımını tamamen terk etmek… Fakat şu anda yaşadıklarımız bunu yapamadığımızın; fosil yakıt lobisinin ve onun kontrolündeki hükümetlerin dünyamızı para uğruna felakete sürüklediğinin bir ispatı…

Yaşam hakkımızı savunmazsak torunlarımıza bırakacak bir dünya olmayacak; bu kadar açık…