Doğa Mücadelesiİkizdere DirenişiManşet

Cengiz Holding’in İkizdere’deki yıkımı yeniden gözler önüne serildi

Rize İkizdere‘de bilirkişi raporuna rağmen yürütmeyi durdurma kararı verilmeyen Cengiz Holding‘in taş ocağı çalışmalarının Eskencidere Vadisi‘nde yarattığı yıkım böyle görüntülendi.

Söz konusu projeye “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) gerekli değildir” kararına karşı açılan dava için hazırlanan bilirkişi raporunda projenin usulsüz olduğu ve yapımının uygun olmadığı belirtilmişti.

Ancak, bilirkişi raporuna rağmen mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermedi. Taş ocağı yapım çalışmaları devam ederken, İkizderelilerin taş ocağına karşı direnişleri de hala devam ediyor.

İkizdereliler, Eskencidere Vadisi’ndeki doğa yıkımını böyle paylaştı:

Yaban hayvanları da zarar görüyor

İkizdereliler projenin yaban hayatı ve hayvanlar da dahil ekosisteme zarar verdiğini, hayvanların kaçtığını belirtiyor.

Bilirkişi raporunda da proje alanı çevresinde yaban hayvanlarının yaşam ortamlarının olduğu, projenin gerçekleşmesi durumunda tozuma ve gürültüden dolayı yaban hayvanlarının ortamdan uzaklaşabileceği belirtilmişti.

Bölgede yaşayan bazı yaban hayvanları da böyle görüntülendi:

İkizdereliler aylardır yürütmeyi durdurma kararı verilmesini bekliyor.

Taş ocağının yarattığı doğa tahribatı, şubat ayında da böyle görüntülenmişti:

İkizdere Çevre Derneği, Ulaştırma Bakanlığı‘na yazdığı ve projenin derhal durdurulmasını talep ettiği dilekçede şu ifadelere yer vermişti:

Bunca zarardan sonra mahkemenin vereceği karar ile doğa eski haline gelecek mi? Hukukumuzda tam da bu tür zararların önlenmesi için yürütmeyi durdurma şeklinde bir düzenleme vardır. Bu müessese, bu doğa katliamı devam ederken uygulanmayacak ise ne zaman uygulanacak?”

Bilirkişi raporunda, madenin ekosisteme, çay üretimine, yaban hayatına zarar vereceği de bir kez daha belgelenmişti.

Raporda bilirkişi heyeti,  Cengiz Holding’in taş ocağı projesine dair,

  • Heyelana duyarlılık ve izleme çalışmalarına ilişkin yeterli çalışma yapılmadığı; kazı çalışmalarının yamaç stabilitesini olumsuz yönde etkilemesinin olası olduğu,  beşeri heyelan olaylarının yaşanabileceği,
  • Çalışmalar dolayısıyla meydana gelen tozlanma nedeniyle köy halkının geçim kaynağı olan çay yetiştiriciliğinin olumsuz etkileneceğini,  taş ocağı bölgesinde toplam 163 adet büyükbaş ve 953 adet faal arılı kovan bulunduğunu,  tozlanma nedeni ile döllenemeyen çiçeklerde nektar miktarındaki azalma o yıl balın verimini etkileyebileceği gibi, sonraki yıllarda çiçek popülasyonlarında azalmaya neden olacağını,
  • Çok geniş bir alanda çalışma yapılacağı, her gün patlatma yapılacağı ve kamyon trafiği de göz önüne alındığında toz indirgeme sisteminin yetersiz olacağı, bu kadar fazla miktarda oluşabilecek tozun indirgenmesinin fiili durumda çok zor ve maliyetli olacağı,
  • Ne 30 metrelik dere koruma bandı ne de 6 metrelik şev üst kotu taahhütlerine uyulmadığı, dere yatağının yol çalışmaları başta çıkan hafriyat atıkları dökülerek daraltıldığı, yüzey kazısı ile yürütülecek taş ocağı faaliyetinin doğaya yeniden kazandırma planı uygulamalarına kadar bölgenin doğal görünümünü bozacağı ve özellikle üst bitkisel toprak ve yapılan kazılar sonucu zeminin su tutma kapasitesinin değişeceği ve yağış-akış-sızma dengesinin bozulacağı,
  • ocağın işletilmesi sırasında su kaynaklarının görebileceği zararlar ve bu kaynakların korunmasına yönelik alan özelinde alınacak tedbirlere değinilmediği, taşkın değerlendirmeleri yapılmadığı,
  • 20’nin üzerinde yapraklı ağaç türünün de bulunduğu yöre halkının yaşam alanı ve geçim kaynağı konumundaki  orman alanını tahrip edeceği ve bu durumun yöre halkı açısından yaşam alanları yönüyle kabul edilemez olacağı,

tespitlerini yapmıştı.

İkizdereliler, doğa tahribatının belgelendiği bu rapora dayanarak çalışmaların bir an önce durdurulmasını talep ediyor.