Türkiye’nin önde gelen çizerlerinden Piyale Madra, çizgileriyle Türkiye ve dünyanın “hal ve gidişatını” yorumluyor.
Ankara’da ekolojik vodvil
Ankara’da 30-31 Mart tarihlerinde “EKO İKLİM Ekonomi ve İklim Değişikliği ve Zirvesi/ Fuarı” düzenlenecek. Bu hazırlık en azından düzenleyicileri bakımından özenilen ve heyecanla beklenilen bir olay gibi duruyor. Kentte kapsamlı bir hazırlık var; el ilanları dağıtılıyor, afişler, pankartlar, her şey var. Yer, Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium (adı tam olarak böyle).
Bu konuda bilebildiklerimiz çok fazla değil; daha doğrusu sadece düzenleyicilerin bilmememizi istedikleri kadarını bilebiliyoruz. Bu durumda bilmemizi istediklerine bakarak nasıl bir durumla karşı karşıya olduğumuzu anlamaya çalışalım.
Bu anlama çabasından önce küçük bir yöntem notu yararlı olabilir.
EKO İKLİM zirvesi ile ilgili verilere nesnel olarak bakmak ve bu verileri olduğu gibi önümüze koyarak, durumu yorumlamaya çalışmak gerek. Yorum bölümünde elbette öznel bir yorum yapabiliriz. Yorumun veya eleştirinin kime ait olduğu açık olduktan sonra burada önemli olan nesnel durum üzerinde kendi bakış açımıza, değerlendirme ölçütlerimize göre yapılacak zirvenin anlamı, katkısı/ yararı üzerine, belirli bir mantıksallık çerçevesinde düşüncelerimizi özgürce tartışmaya açmak olacaktır.

Eleştirilerin oldukça radikal ve sert bir karşı çıkış biçimi ile daha anlayışlı ve yumuşak, eleştirilen tarafı incitmemeye özen gösteren, anlayışlı biçimleri arasında çeşitli dozlarda ifade edilmesi olası. Yaklaşım seçimi, değerlendirmeyi yapanın kendi vereceği bir karar olacaktır. Eğer incitmeme/anlayış gösterme yaklaşımı yeğlenecekse bunun anlamı, tartışmak için kapıların açık tutulmasının, taraflar arasındaki konuşmaların ve birbirinin derdini anlamaya çalışmanın/ uzlaşmaların, uzun erimde bütün taraflar bakımından daha yararlı olabileceğine dair bir beklentidir.
Seçili katılımcı listesi
Şimdi, elimizdeki nesnel bilgilere özetleyerek bakalım:
Çağrıyı ATO yapıyor. Davetiyelerde ATO Başkan Vekili ve Ankara Kent Konseyi Başkanının imzası var. Dünya sponsoru: Türk Telekom, Su sponsoru: Arçelik, Ford, Otosan, Yapı Kredi, Halkbank ve Güneş sponsoru: Evcil Group.
İklim elçileri ise şöyle:
Murat Kurum: TC Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı
Mustafa Varank: TC Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Erdal Bahçıvan: İstanbul Sanayi Odası YK Başkanı
Şekib Avdagiç: İstanbul Ticaret Odası YK Başkanı
Ziya Altunyaldız: Ak Parti Konya Milletvekili TBMM Sanayi Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı
M.Rıfat Hisarcıklıoğlu: TOBB Başkanı, TOBB ETÜ Mütevelli Heyeti Başkanı
Madhav Kumar Nepal: Nepal Eski Başbakanı
“Konuşulacak Konuşturacak Oturumlar” (orijinal sıralamasına ve sınıflandırma yaklaşımına dokunmadan) da şu şekilde: Tarım/ Seyahat/ Teknoloji/ /Lojistik/ Kadın/ Gıda/ Enerji/ Tüketim/ Çocuk/ Engelsiz/
“EKO İKLİM nedir?” sorusunu yanıtlayan resmi sitede verilen bilgilere göre “12.000 katılımcı, 50.000 çevrimiçi ve uzaktan ziyaretçi hedeflediğimiz Zirve’de; 4.000 m²’lik alanda, ‘Ekonomi ve İklim Değişikliği’ temalı Fuar ve İklim Müzesi kurulacak; ulusal ve uluslararası 150 konuşmacının yer aldığı yirmiyi aşkın oturum yapılacak, B2B görüşmeleri, sertifikalı eğitim programları, eğitimler, workshoplar, sergiler gerçekleştirilecek; konserler, dinletiler ile mini gösteriler sahnelenecektir.”
Katılımcılar isimleriyle ve ayrıntıyla sitede tanıtılıyor. Buraya sadece katılımcı kümelerin sadece başlıkları sıralanacak, ancak en son küme olan STK’lar için çağrılılar tam olarak listelenecektir.
Bakanlar ve Uluslararası Konuşmacılar
Bakanlıklar ve Komisyon Başkanları
Büyükşehir Belediye Başkanları
Üst Birlikler
Elçilikler /Uluslararası Örgütler
Finans Kuruluşları
Odalar ve Borsalar
Belediye Başkanları
Üst kurumlar /Kamu Yöneticileri
Organize Sanayi Bölgeleri
Üniversiteler
Bürokratlar
Gazeteciler – Yazarlar – Sanatçılar
İş Dünyası
Sivil Toplum Örgütleri
İklim STK’leri ve uzmanlar unutulmuş
Aşağıda, STK’lerden çağrılı kişi adlarını atlanarak sadece ait oldukları kurumların adları sıralanıyor:
Herkes İçin Spor Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi-Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Akademisyen Yazar, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Türk Tabiatını Koruma Derneği Genel Başkanı, Ardahan Kent Konseyi Başkanı, Gelecek Araştırmaları Enstitüsü, Ankara Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı, TOBB Ankara-Genç Girişimciler Kurulu Başkanı, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Ankara Kent Konseyi Bisiklet Meclisi Başkanı, Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı-Etki Yatırımcısı, Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Başkanı, Ankara Ticaret Odası Başkan Vekili, Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Üyesi-A Mimarlık Kurucusu, Balıkesir Kent Konseyi Başkanı, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı-Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Orta Anadolu İhracatçı Başkanı-Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Ankara Kent Konseyi İklim ve Çevre Meclisi Başkanı, Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı-Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Habitat Derneği Başkanı, İstanbul Kent Konseyi, İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu Başkanı, OSİAD Yönetim Kurulu Başkanı-Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi.
Sanırım sadece STK çağrılılarına ve diğer çağrılı kümelerinin adlarına bakarak, EKO İKLİM Zirvesi’nin niteliği, ne olduğu, iklim değişikliğine karşı mücadeleye girişirken sorunu nasıl tanımladığı, zirvenin nereye varabileceği vb. gibi konular bakımından yeteri kadar fikir edinebilmemiz olası. Türkiye’de ekolojik sorunlarla ilgili çalışmalarda on yıllardır yer alan ve ciddi bir biçimde/ farklı formatlarda ekolojik sorunlarla, iklim değişikliği konusu ile ilgilenmiş bir tek kişiye bile (çağrılı adlarına haksızlık etmemek için, bu ifadenin tam olarak doğru olmayabileceğini belirtmek gerek) bu listede rastlamamış olmak şaşırtıcı olabilir. Liste bütünüyle her düzeyde bürokrasi ve akademik bürokrasisi/ finans/ iş insanı ve bu grupla anlaşan medya seçkisiyle oluşturulmuş.
Ancak yine de şöyle düşünebiliriz: Zirvenin nasıl değerlendirileceğini, zirvenin amacına göre belirlemek gerekir. EKO İKLİM Zirvesi açıklaması şöyle başlıyor: “Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve Paris İklim Anlaşması gereğince Türkiye, 2050 yılına kadar 60 milyar Avro “Karbon Vergisi” yükü ile karşı karşıyadır.” Ama amaç, yine de çok açık değil.
Ancak 20 Mart’ta bir açıklama yapan ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, şunları söylüyor:
“Bu zirvede dünyanın ilk iklim değişikliği fuarının yapılma nedeni, buralardaki iyi örnekleri dünyaya tanıtmak, katılımcı bir kültürle, konuyla ilgili bütün uzmanların, -200’den fazla konuşmacıdan bahsediyorum- deneyim paylaşması; yeşil dönüşüm sürecinin finansmanını doğru projelerle yakalamak, dünyadan gelecek olan kredilerin yerel finansman kuruluşları tarafından KOBİ’lere, organize sanayi bölgelerine, üreticilerine aktarılma sürecini kolaylaştırmak için bir zirveye dönüştürme nedenimiz de bu.
(….)
“İhracat yapan KOBİ’lerimizin dönüşümünün finansmanını sağlamak istiyoruz ki kolay ihracat yapsınlar. Bugün Avrupa’da birçok rafta geri dönüşümden ürünü olmayan işletmeler yer alamıyor. Yani AB’nin Yeşil Mutabakat’tan dolayı bir yaptırımı olmazsa bile ihracat yapabilmemiz için bu sürece, bu hassasiyete uygun ürünler üretmek zorundayız. Bu üretme zorunluluğun altyapısını oluşturmak için de bu zirveyi planladık.”
KOBİ’ler ne yapacak?
Bu durumda galiba gerçekten Türkiye’de iklim değişikliği konusunu, ekolojik sorunları, kentleri, kırı, biyo-çeşitliliği ve tarımı ve ormanları ve yakın bir gelecekte kuraklıklar/ yangınlar/ ve sellerle boğuşacak toplumun en yoksul kesimlerini önemseyen, gözü pek ve içten mücadelecileri bu “Zirveye” çağırmaya gerek yok. Sanırım onlar da bu korkutucu alaşımla aynı mekanda bulunmak istemezler. Ancak KOBİ’lerin üretimlerini evrensel standartlara biraz daha uygun yapmaları, işlerini bazı ekolojik kaygıları da dikkate alarak tasarlayacak olmaları, bu nedenle bu kesimin finanse edilmesi, daha az karbon vergisi ödeyecek olmaları vb. gibi kazanımlar da azımsanacak şeyler değil.
Ekolojik mücadele içinde yer alan, yeşil politikalar geliştirmek için yaklaşık yarım yüzyıldır uğraşanların binlerce tartışmadan damıttıkları kavramlar var. Hiç olmazsa şu iddia olmasaydı, biraz daha ciddiye alınabilir gibi duracaktı her şey:
“Bütün kurumların, kuruluşların, sivil toplumun örgütlerinin, akademisyenlerin, öğrencilerin bir araya gelerek ortak olarak organize ettiği, katılımcı bir kültürle organize ettiği ilk zirveyle tanışacak bu toplum.”
Durum, 2022 Mart’ında böyle…
İkizköylüler iklim grevinde, banka müfettişleri maden teftişinde
25 Mart Küresel İklim Grevi eylemlerinden biri de Milas Yeniköy Termik Santrali önünde gerçekleştirildi. İklim Adaleti Koalisyonu adına basın açıklamasını Demet Parlar okudu.
Parlar’ın Koalisyon adına okuduğu açıklama şöyle:
“Bugün İklim Adaleti Koalisyonu olarak “İklim Acil Durumu İlan Edilsin!” , “Kâr değil insanlar” diyen gençlerin sesini yükseltmek üzere, haklı taleplerine destek olmak için buradayız.
Türkiye’nin pek çok şehrinden gençlerle birlikte biz de burada onların çığlığını, taleplerini doğrulayan bir yangın yerinden Akbelen Ormanları nöbet alanından, zeytinlikleri, ormanları kömür madencilerine verilmek istenen İkizköy’den sesleniyoruz size.
Genç iklim aktivistleriyle birlikte, temiz hava hakları, temiz su hakları ellerinden alınan Akbelen ormanını koruyan İkizköylülerle birlikte biz de 40 yıldır Muğla bölgesi başta olmak üzere erken ölümlere, çocuklarda ve yaşlılarda ciddi sağlık sorunlarına, devasa bir ekokırıma yol açan kömürlü termik santrallerin kapatılmasını istiyoruz.
Bugün dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de “İklim Acil Durumu İlan Edilmeli” diye haykıran gençlerin sesinin duyulmasını, haklı taleplerinin artık inandırıcılığını çoktan yitirmiş vaatler ve sözlerle değil doğayı ve insanı koruyan radikal bir dönüşümle yerine getirilmesini istiyoruz.
Gençlerin Türkiye’nin iklim krizi ile mücadele etmek için açıkladığı 2053 net sıfır karbon hedefine ulaşmak için acilen 2030 yılında kömürden çıkılması taleplerini destekliyoruz.
İklim Adaleti Koalisyonu olarak karbonsuz bir gelecek için bir an önce “Kömürden Çıkış”ı sağlamak üzere kömürlü termik santrallerin 2030’a kadar kapatılması, yeni termik santral planlarının iptali için harekete geçtiğimizi siz yaşam savunucuları ve kamuoyu ile paylaşıyor, bu kervana katılmanızı bekliyoruz.”
Bir yanda iklim grevi, diğer yanda banka teftişi
Parlar’ın ardından konuşan İkizköy Çevre Komitesi üyeleri Deniz Gümüşel, Hasan Yorulmaz, Nejla Işık, Akbelen Ormanları’na kömür madeni açmak isteyen YK Enerji‘ye kredi veren bankalara seslendi.
Sabah Komite’ye ulaşan bir bilgiye göre kredi veren bankalardan bir heyet, bugün YK Enerji maden sahalarında teftişteydi. Kredi anlaşması sürecinde şirketler finansman sağlayan bankalara çevresel bazı taahhütlerde bulunuyorlar. İkizköy Işıkdere kömür sahasını ve Akbelen Sahası kömür madeni projesini de finanse ettiği düşünülen bankaların bu alanları da içine alan idari davalar nedeniyle, şirketin kredi anlaşmasında verdiği taahhütleri yerine getirip getirmediğini incelemeye geldikleri tahmin ediliyor.
2014 yılındaki termik santral ve maden sahalarının özelleştirilmesi sürecinde Limak-İC İÇTAŞ ortaklığının Garanti Bankası, İş Bankası, Yapı Kredi Bankası, Akbank ve Halkbank’tan kredi aldığı biliniyor.
SHURA Raporu: Dijital teknolojiler, yeşil enerjiye geçişi kolaylaştıracak
SHURA Enerji Dönüşüm Merkezi, ‘Türkiye’de Enerji Sektörünün Dijitalleşmesi Kapsamında İş Modellerinin, Teknolojilerin ve Gerekli Mevzuat Altyapısının Değerlendirilmesi’ raporunu yayımladı.
Raporda, enerji dönüşümünde dijitalleşme ve yedi iş modeli incelendi.
Rapora göre, enerji dönüşümü ve temiz enerjiye geçiş, sektörde yaşanan dijital devrime paralel olarak gerçekleşecek.
Dijitalleşme ile elektrik sektöründe üretim, dağıtım ve tüketim alışkanlıkları değişecek ve dijital iş modelleri, enerji dönüşümüyle gelen yeni ihtiyaçları yönetmek için çözümler getirecek.
Çalışmada, enerji dönüşümünde dijital teknolojilerin sektöre yeni fırsatlar getirdiği ortaya konulurken, bunun içiniçin Türkiye’nin, mevzuat, sosyo-kültürel koşullar, finans, teknolojik altyapı, şebeke planlaması ve altyapısı, kentsel gelişim konularında stratejiler geliştirmesi gerektiği de belirtildi.
Raporun yazarlarından SHURA Enerji Dönüşüm Merkezi Enerji Analisti Ahmet Acar enerji sektörünün dönüşümüyle ortaya çıkan yeni ihtiyaçları şu sözlerle anlattı:
“Merkezi olmayan ve tüketici odaklı bir enerji sistemiyle, enerji kaynaklarının, elektrik tüketiminin, elektrik şebekesinin, verilerin ve piyasanın eş zamanlı olarak yönetilmesi ihtiyacı doğuyor.”
Enerji sektöründe bahsedilen ihtiyaçlar, altı ana başlık altında toplanıyor: Dağıtık enerji kaynaklarının yönetimi, elektrifikasyonun yönetilme ihtiyacı, şebeke altyapısı üzerindeki etkiler, artan enerji tüketimi, değişen tüketici beklentileri ve daha iyi veri yönetimi ihtiyacı.
Raporda önerilen yenilikçi iş modelleri yapılanma, ürün ve deneyim açısından gereksinimlere bağlı olarak şu şekilde yedi kategoriye ayrıldı ve özellikleri şöyle özetlendi:
- Arz toplayıcılar/ sanal enerji santralleri: Farklı enerji kaynaklarını birleştiriyor ve merkezi bilgi teknolojileri sistemi kullanarak dağıtık enerji kaynakları operasyonlarını kontrol ederken, üretimlerini optimize ediyor.
- Talep toplayıcılar: Artan enerji tüketimi ile puant saatlerde oluşan talebin zamana yayılmasıyla, şebeke işletmecilerine talep tarafı yönetim hizmetleri sağlıyor.
- Eş taraflar arası ticaret: Blok zincir tabanlı bir platform mimarisiyle, dağıtık enerji kaynaklarının faydalarını paylaşmak için tüketiciler ve üreticiler arasındaki doğrudan etkileşime dayanıyor.
- Hizmet olarak enerji sağlayıcıları (EaaS) modeli: Müşterilere, enerjiyle ilgili kapsamlı hizmetler sunuyor.
- Enerji hizmeti şirketi (ESCO): Enerji verimliliği projelerinin uygulanmasını veya anahtar teslimi dağıtık enerji kaynakları kurulmasını içerebilecek enerji hizmetleri sunuyor.
- Kullandıkça öde (PAYG) modeli: Genellikle, müşterilerin mobil ödeme teknolojileri ve cep telefonu kredileriyle ödediği, kiralanan veya satılan konut güneş enerjisi sistemini içeriyor.
- Ortak topluluk mülkiyeti (C-O) modeli: Haneler, bireyler ve işletmeler dahil olmak üzere tüm piyasa aktörlerinin dağıtık enerji kaynakları, batarya sistemleri, bölgesel soğutma ve ısıtma sistemleri gibi enerjiyle ilgili tesislerin birleşmesini sağlıyor.
2021-2022 av talimatnamesinin yürütmesi durduruldu: Olumlu ama geç kalınmış bir karar
Haber: Fırat Bulut
Danıştay 13. Dairesi, Tarım ve Orman Bakanlığı‘nın Antalya ve Isparta illerinde bulunan yaban keçilerinin avlanmasına izin veren ihalesini ve ihaleye dayanak oluşturan 2021-2022 Av Talimatnamesi’nin yürütmesini durdurma kararı verdi.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Haziran 2021’de “13 parti halinde toplam 45 adet yaban keçisi ve hatalı boynuz şelek yaban keçisi avlattırılması” için ihale gerçekleştirmiş, Salda için Türkiye Grubu’ndan A Platformu Sözcüsü Hediye Gündüz tarafından bu av ihalesine ve ihaleye dayanak olan 2021-2022 Yılı Av Talimatnamesi’nin iptali ve yürütmesinin durdurulması için dava açılmıştı.
Erzincan Barosu avukatlarından Özlem Kaya’nın gönüllü vekilliğini üstlendiği davada Danıştay 13. Dairesi, Kasım 2021 tarihinde av ihalesinin ve 2021-2022 Av Turizmi Uygulama Talimatı’nın yürütmesini durdurma kararı verdi.
Danıştay, yürütmeyi durdurma kararı gerekçesinde, avlanması için ihale açılan hayvanların yaşadıkları bölgede sayılarının ne olduğunun, yıllık artış miktarlarının, avlanmaları durumunda soyun tehlikeye girip girmeyeceğine dair herhangi bir tesbitin bulunmamasının sakıncalı olduğunu belirtti.
Kararda Türkiye’nin taraf olduğu ve yabani hayvanların türlerinin tükenme tehlikesine karşı korunmasına dair özel hükümler içeren Bern Sözleşmesi‘ne de vurgu yapıldı.
Karar bize yeni ulaştı
Avukat Özlem Kaya , 2021-2022 Av Talimatnamesi’nin yayınlanması ile Türkiye’nin bir çok ilinde avlanma ihaleleri gerçekleştirdiğini belirterek şunları söyledi:
“Av ihalelerinin iptali için birçok ilde yerel mahkemelerde dava açıldı ve iptal kararları alındı . Bu başvurulardan farklı olarak Isparta ve Antalya illerinde Av Talimatnamesi’nin de iptal edilmesi için dava açtık. Danıştay 13. Dairesi açtığımız davada Kasım ayında yürütmeyi durdurma kararı almış. Ancak karar bize yeni ulaştı, sisteme de yeni düştü.”
Kararın geç tebliğ edilmesine ilişkin değerlendirmede bulunan Kaya, “Yürütmeyi durdurma kararı alındıktan sonra da av ihaleleri ve avlanma devam etti. Bu anlamıyla karar olumlu ancak geç kalınmış bir karar” dedi.
Kaya, kararın doğal yaşamı korumaya dönük mücadelenin doğruluğunu ve haklılığını onayladığını, av talimatnamesi ve bu talimatnameye dayanarak gerçekleştirilen ihalelerin hukuksuzluğunu ortaya çıkardığını belirtti.
Tarım ve Orman Bakanlığı, her yıl Bölge Müdürlükleri üzerinden gerçekleştirdiği av ihaleleri ile birçok ilde aralarında nesli tükenme tehlikesi altında olan yaban hayvanların da bulunduğu yüzlerce hayvanın avlanmasının önünü açıyordu.
Talimatnamede yer alan “Anadolu yaban koyunu, yaban keçisi, çengelboynuzlu dağ keçisi, kızıl geyik, melez yaban keçisi, hatalı boynuz/ çelek ve ceylan acente kotaları “Av Turizmi İzin Belgeli” acentelere 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında ihale edilir” ibaresi ile nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan birçok türün avlanmasına, avcılık firmalarına açılan ihaleler usulü ile izin veriliyordu.
Hayvan hakları savunucularının tepkisine rağmen gerçekleştirilen av ihalesi ile Isparta’nın Sütçüler ilçesinde 2, Antalya’nın Akseki, Kaş, İbradı, Gazipaşa, Alanya, Döşemealtı, Finike ilçelerinde ve bu ilçelerin çeşitli köylerinde de 43 yaban keçisinin para karşılığında öldürülmesine izin verilmişti.
17. İstanbul Yarı Maratonu pazar günü yapılacak: Valilikten alternatif güzergahlar
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor İstanbul tarafından bu yıl 17’incisi yapılacak olan İstanbul Yarı Maratonu, 27 Mart 2022 Pazar günü gerçekleşecek.
Bu yıl 10 bin 389 kişilik rekor katılımla gerçekleşecek etkinlikte sporcular 21K, 10K ve paten kategorilerinde yarışacak.
Yenikapı Miting Alanı otobüs durağından başlayacak koşu, Galata Köprüsü’ne oradan Fatih’e ilerleyecek. Haliç Köprüsü’ne gelmeden yapılacak U dönüşü ile sahil yolunda ters istikamette devam eden parkur, Yenikapı’da başladığı noktada sona erecek.
Yarışta Türkiye‘yi temsil edecek kadın elit atletler, Yasemin Can, Fatma Karasu, Meryem Erdoğan, Nuran Satılmış, Duygu Turgut Boyan ve Gizem Nur Keskin olurken; erkek elit atletlerden Aras Kaya, Ramazan Özdemir, Halil Yaşın, Ömer Alkanoğlu, Kenan Sarı, Mahkum Değer, İslam Taşçı ve Süleyman Bekmezci yarışacak.
Yarış programı şu şekilde açıklandı:
07:00 Parkurun araç trafiğine kapatılması
08:00 Paten start
08:40 10K start
10:00 Elit atlet ve 21K start
11:30-12:00 Ödül töreni
14:00 Etkinliğin sonu
Valiliğin açıkladığı alternatif güzergahlar
Maraton sebebiyle pazar günü 07.00-14.50 saatleri arasında Ayvansaray-Yenikapı sahil yolu her iki yönde trafiğe kapalı olacak.
Pazar sabah 06.00-13.30 arası kapanan yolların detayları ise şu şekilde:
- Ayvansaray Caddesi çift yönlü olarak
- Atatürk Bulvarı’ndan Ragıpgümüşpala Caddesi ve Abdulezelpaşa Caddesi istikametlerine bağlantı yolları
- Reşadiye Caddesi çift yönlü olarak
- Ragıpgümüşpala Caddesi çift yönlü olarak
- Abdulezelpaşa Caddesi çift yönlü olarak
- Kadirhas Caddesi çift yönlü olarak
- Mürselpaşa Caddesi çift yönlü olarak
- Galata Köprüsü çift yönlü olarak
- Ankara Caddesi Hamidiye Kavşak’tan Sirkeci istikameti
- Ayvansaraydan Sirkeci istikameti kapalı, Eyüp istikameti kapalı
- Yevadut Caddesi’nden akım D100 Kuzey istikametine yönlendirilecek, Ayvansaray istikameti akım verilmeyecek.
- Savaklar Caddesi’nden Ayvansaray’a iniş Balat Sahil yoluna katılımlar
- E5 Güney Ayvansaray’a inişler
Valilik, kapanan yollara alternatif olarak kullanılabilecek güzergahları şöyle açıkladı:
- Atatürk Bulvarı
- Avrasya Tünel
- Atatürk Köprüsü
- Haliç Köprüsü
- Vatan Caddesi
- Millet Caddesi
- Fevzipaşa Caddesi
- D 100 Kuzey Güney Yol
- Türkeli Caddesi
- Aksaray Caddesi
- Namık Kemal Caddesi (İDO’ya gidiş geliş yapan araçlar)
- Orgeneral Nafız Gürman Caddesi
- Kızılelma Caddesi
- Onuncu Yıl Caddesi
- Sahil Kennedy Caddesi Samatya Güney Yenikapı Etkinlik Alanı Dönüşleri
- Sahil Kuzey Kennedy Caddesi Samatya çıkışlarından gidişli gelişli
- Küçük Langa Aralığı Caddesi
Can Candan Boğaziçi Üniversitesi’ne geri döndü: Mücadeleye devam
Boğaziçi Üniversitesi’nin atanmış rektörü Prof. Dr. Naci İnci tarafından görevden alınan öğretim üyesi Can Candan, Boğaziçi Üniversitesi’ne geri döndü. Kampüste davul zurnayla karşılanan Candan öğrenciler ve akademisyen arkadaşları tarafından tebrik edildi.
Her gün Güney Meydanı’nda akademisyenler tarafından gerçekleştirilen nöbette konuşan Can Candan “Biliyorsunuz ki benim görevim hiçbir zaman bitmedi. Ben hiçbir zaman Boğaziçi’nden, sizlerden uzak kalmadım. Hep buradaydım, hep sizinleydim. Şimdi de daha yakından sizinleyim” dedi.
Hoş geldin Can hoca!
Hoş geldin @yunusunbabasi
Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!
Vur davulcu!🎶
pic.twitter.com/UIsYOdTe0y— Öğrenci Dayanışması (@OgrenciDay) March 25, 2022
‘Mücadeleye devam edeceğiz’
Bütün bu süreçte kendisini yalnız bırakmayan meslektaşlarına, öğrencilerine, mezunlara, öğrencilerin ailelerine, çalışanlara ve Türkiye’nin her yerinde ve dünyanın çeşitli yerlerinde mücadelelerine destek veren herkese teşekkür eden Candan, şöyle konuştu:
“Bu tabii ki çok sevinçli bir gün ama bir yandan da hüzünlü bir tarafı var. Haksız ve hukuksuz yere derslerinden uzaklaştırılan akademisyenlerin de burada olması için mücadelemize devam edeceğiz. Buradaki mücadele, üniversitelerin mücadelesi. Sadece Boğaziçi’nin değil. Başta barış akademisyenleri olmak üzere tüm akademisyen arkadaşlarımızın üniversitelere döneceği günleri de bekliyoruz, bunun için de mücadele etmeye devam edeceğiz. İyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz.”
Ne olmuştu?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın atadığı ilk rektör Melih Bulu‘nun görevden alınmasıyla yerine geçen Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, aynı bölümde on dört yıldır ders veren öğretim görevlisi Can Candan hakkında soruşturma açtığını iddia ederek, temmuz ayında Candan’ı görevden almıştı.
13 Ağustos 2021’de yürütmenin durdurulması ve iptali için dava açan Candan, İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin 20 Ocak 2022’de talebi reddetmesi sonrası karara itiraz etmişti.
7. İdare Dava Mahkemesi de 16 Şubat’ta yürütmenin durulmasına karar vermişti.





































