Ana Sayfa Blog Sayfa 720

Sitrang Fırtınası Bangladeş’te bir milyon kişiyi vurdu: En az 13 kişi öldü

İki gündür beklenen şiddetli tropik fırtına (siklon) dün gece geç saatlerde 160 milyon nüfuslu Bangladeş‘te karaya ulaştı ve en az 13 kişinin ölümüne neden oldu.

Kasırga, Bengal Körfezi’nden saatte 88 kilometreye çıkan rüzgarlara ve alçak kıyı bölgelerini sular altında bırakan yaklaşık 3 metrelik bir fırtına dalgası sebep oldu.

Yetkililer Sitrang Siklonu ismi verilen fırtına yaklaşmadan önce son iki gündür önlem alıyordu. Yaklaşık bir milyon kişi, ülkenin çeşitli yerlerindeki binlerce sığınağa yerleştirilmişti.

Fotoğraf: Mohammad Ponir Hossain / Reuters

Afet Yönetimi Bakanlığı sekreteri Kamrul Ahsan AFP’ye verdiği demeçte, uzak adalardaki ve nehir kıyılarındaki alçak bölgelerden tahliye edilen insanların binlerce “siklon sığınağına” taşındığını söylemişti.

Pazartesi günü hükümet, ülke genelindeki tüm nehir gemilerinin operasyonlarını durdurdu, üç havaalanı kapatıldıve balıkçı teknelerinin derin denizden geri dönmelerini ve Bengal Körfezi’nde demirli kalmaları istendi.

Şiddetli yağışlar bugün boyunca ülke çapında devam ederken güney ve güneybatı Bangladeş’in kıyı bölgelerindeki birçok bölgeyi su bastı.

Hükümet yetkilisi Jebun Nahar, doğu bölgesindeki Cumilla’da üçü aynı aileden olmak üzere ağaç devrilmesi sonucu dokuz kişinin öldüğünü açıkladı.

Yerel basında çıkan haberlere göre, devrilen ağaçlar, çöken yapılar veya boğulma nedeniyle en az 10 kişi daha hayatını kaybetti.

Fotoğraf: Mohammad Shajahan / AA

Dün akşam saatte 88 kilometreye varan fırtınaların kaydedildiği başkent Dakka’daki hava durumu ofisi, tehlikenin bugün öğlen itibariyle geçtiğini açıkladı.

Yetkililer siklonun yarattığı kayıpların ve hasarın tam boyutunun ancak kopan iletişim hatları tamamen restore edildikten sonra bilinebileceğini söyledi.

‣ İklim krizi sel riskini nasıl artırıyor?

Yılın son güneş tutulması bugün: En belirgin saati 13:50

Bugün, bu yıl içinde ikinci kez Ay, Güneş ile Dünya’nın arasından geçecek.  Yılın son tutulması Türkiye saati ile 12.00 sularında başlayacak ve 12:40 ve 15:05 saatleri arasında arasında izlenebilecek.

Ttutlmada Ay, Güneş’in en fazla yüzde 82’lik bölümünü kapatacak. Güneş tutulması  en büyük oranda Rusya’dan görülebilecek. Avrupa‘da yüzde 15-30 oranında gözlenecek tutulma Kuzeydoğu Afrika, Orta Asya, Hindistan ve Ortadoğu’dan da görülebilecek.

Türkiye’den ise gözlenebilecek en yüksek tutulma oranı yüzde 50 olacak ve bu orandaki tutulma saat 13:50’de görülecek.

Bu yılın ilk güneş tutulması 22 Nisan’da gerçekleşmişti.

Güneş tutulması, Ay’ın Güneş ve Dünya arasında hareket ettiği sırada Güneş ışınlarının bir kısmını engellemesi ve Dünya’nın bazı kısımlarında gölge oluşturması anlamına gelir. Ay’ın gölgesi tüm gezegeni kaplayacak kadar büyük değildir, bu nedenle gölge her zaman belirli bir alanla sınırlıdır. Dolayısıyla nadir görülen astronomik bir olay olan güneş tutulmaları yalnızca sınırlı bir alandan görülebilir.

İklim krizinin AB’ye on yıllık maliyeti: 145 milyar Euro!

Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verileri, iklim krizinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine son on yılda 145 milyar Euro’luk kayba neden olduğunu ortaya koydu.

İklim değişikliğinin sonucunda ortaya çıkan sel, sıcak dalgaları ve fırtına gibi aşırı hava olayları AB’ye miyarlarca euroya mal oldu.

İklime bağlı ekonomik kayıpların son 30 yıllık hareketli ortalaması son on yılda yıllık olarak yaklaşık yüzde 2 artış gösterdi. Yıllara göre iklim krizine bağlı kayıplar şöyle:

  • 2012: 3,7 milyar Euro
  • 2017: 27,9 milyar Euro (Sıcak dalgalarının sonucunda son dönemlerin en yüksek kaybı)
  • 2020: 12 milyar Euro

Yunanistan AB’de kişi başına iklimle ilgili en yüksek ekonomik kaybı yaşayan ülke oldu. Yunanistan’daki kayıp AB’dekinin üç katı oldu ve kişi başına 91 Euro kayıp yaşandı.

2020’de ekonomik kayıp AB’de kişi başına 27 Euro olarak gerçekleşti. Bu rakam Fransa’da 62 Euro, İrlanda’da 42 Euro, İtalya’da 41 Euro, Belçika’da 33 Euro, Lüksemburg’da 22 Euro, Almanya’da 21 Euro, Bulgaristan’da 0,7 Euro, Slovenya ve Slovakya’da 4 Euro oldu.

IEA Başkanı Birol: Dünya ilk gerçek küresel enerji krizinde

Singapur Uluslararası Enerji Haftası‘nda konuşan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol, dünya çapında sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) pazarlarının sıkılaşması ve arzı kesen büyük petrol üreticilerinin dünyayı “ilk gerçek küresel enerji krizinin” ortasına koyduğunu söyledi.

Birol yaptığı konuşmada, Ukrayna krizinin ortasında Avrupa’ya artan LNG ithalatının ve Çin’in akaryakıt iştahında potansiyel bir toparlanmanın piyasayı daraltacağını, gelecek yıl sadece 20 milyar metreküp yeni LNG kapasitesinin piyasaya çıkacağını belirtti.

Birol ayrıca bu yıl günde 2 milyon varile yakın talep artışı olduğunu bu yüzden Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+  müttefiklerinin ise üretimi günlük 2 milyon varil kısma yönündeki son kararının da “riskli” bir karar olduğunu söyledi.

“Bu özellikle riskli, çünkü dünyadaki birçok ekonomi resesyonun eşiğinde, Bu kararı gerçekten talihsiz buldum.”

Petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil enerji kaynaklarında yükselen küresel fiyatlar, gıda ve hizmetlerin de fiyatlarının artmasına neden oldu. Yüksek fiyatlar ve karneye bağlama olasılığı, kış yaklaştıkça özellikle Avrupalı ​​tüketiciler için potansiyel olarak riskli görülüyor.

Fatih Birol, bu kış havanın görece sıcak olması durumunda Avrupa’nın bu kışı biraz yıpranmış olarak da olsa atlatabileceğini söyledi:

“Aşırı soğuk ve uzun bir kış geçirmezsek ve örneğin Nordstream boru hattı patlaması gibi herhangi bir sürpriz olmazsa Avrupa, bu kışı ekonomik ve sosyal açıdan bazı sıkıntılarla da olsa atlatacaktır.”

Birol, petrol tüketiminin 2023’te günde 1,7 milyon varil artmasının beklendiğini, bu nedenle dünyanın talebi karşılamak için hala Rus petrolüne bağımlı olacağını söyledi ve enerji krizinin temiz kaynaklara yönelimi hızlandırmak ve sürdürülebilir, güvenli bir enerji sistemi oluşturmak için bir dönüm noktası olabileceğini söyledi:

Ülkeler enerji teknolojilerini ve yenilenebilir enerjiyi bir çözüm olarak gördüklerini söyleyen Birol, “Enerji güvenliği, enerji geçişinin bir numaralı itici gücüdür” dedi.

IEA, 2022’de yenilenebilir enerji kapasitesi büyüme tahminini, bu yıl 400 gigawatt’a yakın yenilenebilir kapasite eklenmesiyle yüzde 8’den yüzde 20’ye revize etmişti.

Birol, Avrupa ve başka yerlerdeki birçok ülkenin, Rus gazının yerini alacak yenilenebilir kapasite kurulumunun izin ve lisans işlemlerindeki hızlanmanın kapasiteyi artırdığını da söyledi.

Osmaniye’de orman yangını üçüncü gününde sürüyor

Osmaniye‘nin Düziçi ilçesinde, pazar günü çıkan çıkan orman yangını devam ediyor. Yangına havadan müdahale bugün sabah saatlerinde yeniden başladı.

DHA‘nın aktardığına göre; Amanos Dağı‘nın eteğindeki Yeşildere köyü Ağlar mevkisindeki sarp arazide, 23 Ekim’de saat 13.00 sıralarında orman yangını çıktı.

İhbarla bölgeye çok sayıda yangın söndürme ekibi ve arazöz sevk edildi. Sarp arazi nedeniyle karadan çalışmanın yapılamadığı yangına, havadan helikopterler ile müdahale ediliyor.

Orman yangınları konusunda önemli soruların yanıtları
Kaynak: FIRMS
Fire Information for Resource Management System

Alevlerin alt bölgelere sıçramaması için arazöz ve iş makineleri ile tedbirler de alındı.

Dün akşam ara verilen havadan müdahaleye, sabah erken saatlerde yeniden başlandı. üçüncü gününe giren yangın, 10 hektarlık alanda etkisini sürdürüyor.

Ormanlar neden yanıyor?

Türkiye’de toplam ormanlık alanın yüzde 60’ı birinci ve ikinci derece yangına hassas alanlardan oluşuyor. EFFIS verilerine göre Türkiye’de geçen sene çıkan orman yangınlarında 206 bin hektardan fazla alan yandı, onlarca farklı türden binlerce hayvan hayatını kaybetti. Türkiye, 39 ülke arasında en çok orman alanı yanan ülke olarak birinci sırada.

Gezegenin akciğeri olan ormanlar, iklim krizi ile mücadelede karbon yutağı olarak büyük öneme sahip. Fakat iklim krizinin etkileri arttıkça orman yangınlarının süresi ve şiddeti de artıyor.

2021 yılı Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da orman yangınlarının en yıkıcı olduğu yıl olarak kayıtlara geçti. Avrupa coğrafyasında, 39 ülkede orman yangınları çıktı, 1 milyon 113 bin 464 hektar alan yandı.

Bilimsel raporlar yangınların ve etkilerinin küresel sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte daha da artacağını söylüyor.

İklim değişikliği, orman yangını riskini en az yüzde 30 artıyor
Orman yangınlarıyla mücadele bütçesi 2.7 milyar TL düşürüldü

Orman Genel Müdürlüğü 31 Temmuz’da 2022 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’nda geçmiş altı aya dair uygulamalar ve harcamaların yanı sıra gelecek altı ay için de hedeflere yer verilmişti. Veriler şöyle:

  • OGM’ye tahsis edilen 6 milyar 220 milyon TL.
  • Haziran sonu itibarıyla 2,4 milyar TL harcama yapılıyor.
  • Uçak alımı (400 milyon TL) ve helikopter alımı (4 adet için 2 milyar TL) yapılmıyor.
  • Bin 250 adet fotokapandan da bir adet dahi satın alınmıyor.
  • Dört adet drone, bin 500 adet Yangın Cell sistemi de asla alınmayanlar arasında.
  • Planlanan tutarla 95 adet alınması planlanan arazöz de yalnızca 48 adet alınıyor.
  • Kar amacı gütmeyen kuruluşlara 5 milyon lira transfer ediliyor.
  • Ağaçlandırma için 388 bin TL öngörülmesine rağmen 150 bin TL harcama yapılıyor. Bunun üçte biri endüstriyel ağaçlandırmada kullanılmış.
  • Orman Koruma ve Yangınla Mücadele projesi için ise 107 milyon liralık ödenekten ilk altı ayda 7 milyon TL kullanılmış.

Amasra TTK Müessese müdürü ve daire başkanı, adliyede 10 dakika kaldı

Bartın Amasra‘da Türkiye Taşkömürü Kurumu‘na (TTK) ait ocakta 41 işiçinin katledildiği patlamanın ardından TTK yetkilileri bugün ilk kez adliyeye gitti.

TTK Amasra Müessesesi İş Güvenliği Daire Başkanı Faik Ahmet Sarıalioğlu ve TTK Amasra Müessesesi Müdürü Cihat Özdemir, Amasra Adliyesi‘ne TTk’ya ait resmi araçlarla  geldi.

Patlamaya ilişkin soruşturma Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın görevlendirdiği altı savcı ve yedi kişilik uzman bilirkişi heyetiyle yürütülüyor.

Yaklaşık 10 dakika kaldıktan sonra Adliye’den ayrılan Özdemir ve Sarıalioğlu,  çıkışta gazetecilerin “Neler söyleyeceksiniz, ifade mi verdiniz?” sorularına yanıt vermedi.

‣ Amasra’daki maden katliamı sonrası ocak müdüründen ‘istifa’ sorusuna ilk yanıt: Bir şey diyemeyeceğim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın, 41 işçinin katledildiği patlamanın ardından “Birileri dalgasını geçebilir ama önemli değil biz kader planına inanmış insanlarız” açıklamasına tepki yağmıştı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez,  Meclis’te maden patlamasına ilişkin milletvekillerini bilgiliendirdiği açıklamasında, “son denetimde ocakta hiçbir sorunun tespit edilmediğini” söylemiş, Dönmez’in açıklamalarının ardından muhalefet sıralarından ‘istifa sesleri yükselmişti.

Patlamanın ardından bugüne kadar yapılan tüm resmi açıklamalar, ihmal iddialarını reddederken ’41 işçi neden öldü?’ sorusu hala yanıtsız.

Gazetecilere sabah baskını: Jin News ve MA muhabirleri gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen bir soruşturma kapsamında Jin News ve Mezopotamya Ajansı‘nda (MA) çalışan gazetecilerin evlerine sabah baskını yapıldı.

MA’nın Ankara bürosuna yapılan baskında polis arama yapmayı sürdürüyor.

Soruşturma kapsamında Jin News muhabiri Habibe Eren Diyarbakır’da, Öznur Değer Mardin’in Kızıltepe ilçesindeki evinde; Derya Ren ise farklı bir soruşturma kapsamında yine Diyarbakır’da gözaltına alındı.

İstanbul’da da gazetecilerin evlerinin basıldığı ve aramaların devam ettiği bildirildi.

MA Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever‘in İstanbul‘da yaşadığı eve baskın yapıldı. Evde yapılan aramalarda birçok kitaba el konuldu. Yurtsever gözaltına alınarak Vatan Caddesi‘nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü‘ne götürüldü.

MA muhabiri Emrullah Acar‘ın Urfa‘da bulunan evine baskın yapan polis evi aradıktan sonra Acar’ı gözaltına aldı. Acar’ın Mardin’in Dargeçit ilçesinde bulunan aile evine de baskın yapıldı ve birçok kitaba el konuldu. Ceylan Şahinli de Urfa’da gözaltına alındı.

Aynı soruşturma kapsamında MA muhabiri Selman Güzelyüz Diyarbakır’da, Hakan Yalçın Van’da gözaltına alındı.

 

Yemekli eylemlerde sıra Kral Charles’ta: Balmumu heykelinin yüzüne pasta yapıştırıldı

Van Gogh ve Claude Monet gibi dünyaca ünlü sanatçıların eserlerine yemek fırlatarak yapılan iklim eylemlerinin bir yenisi, yine Londra‘dan geldi.

Londra merkezli iklim aktivisti grup Just Stop Oil üyeleri, Britanya Kralı III. Charles‘ın Londra Madame Tussauds Müzesi’ndeki balmumu heykelinin suratına çikolatalı pasta fırlattı. Eylemciler, hükümetin tüm yeni petrol ve gaz ruhsat ve izinlerinin durdurmasını talep etti.

“Bilim gayet net. Talep basit: Yeni petrol ve gaz ruhsatlarını durdurun. Çok kolay.”

(Eylemciler burada Türkçesi ‘Bir dilim kek’ olan ve ‘çok basit, çocuk oyuncağı’ gibi anlamlara gelen ‘It is a piece of cake‘ deyişini kulandı.)

Grup, sosyal medya paylaşımlarında Kral Charles’ın, istifa eden başbakan Liz Truss‘ın isteğiyle COP27’ye katılmak ve konuşma yapmaktan vazgeçtiğine de dikkat çekti.

Metropolitan Polisi, dört kişinin cezai hasar nedeniyle tutuklandığını, Madame Tussauds işletmesi de müzedeki ‘Kraliyet Ailesi’ kısmının bir süreliğine kapandığını açıkladı.

Aynı gün Almanya merkezli iklim aktivisti grup Letzte Generation, Potsdam’da sergilenen Monet’nin Les Meules eserine patates püresi fırlatarak eylem yaptı.

Birleşik Krallık merkezli aktivist grup Just Stop Oil’den iki aktivist de 14  Ekim’de Londra’daki Ulusal Galeri‘de  sergilenen Vincent van Gogh‘un Ayçiçekleri tablolarından birinin üzerine domates çorbası fırlatmıştı.

17 Ekim’de aynı grup, iklim eylemlerini durdurmak üzere geçirilmek istenen yeni bir yasa tasarısını protesto etmek için spor araba markası Aston Martin‘in Londra merkezindeki showroomunun girişine turuncu boya püskürtmüştü.

Filmmor Kadın Filmleri Festivali Kasım’da başlıyor

“Kadınlar sinema yapıyor” diyerek 2002’den bu yana her yıl aralıksız gerçekleştirilen, 65 gezici festivalde 937 filmi seyirciyle buluşturan Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin yirmincisi, 5-18 Kasım arası nda bu adresten izleyicisiyle buluşacak.

20. Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde Kadınların Sineması, Damdaki Sinemacılar, Jin Zendegî Özgürlük, Kadın Cinayetleri Önlenebilir, Yersiz Yurtsuz, Parola: Barış, Feminist Bellek bölümlerinden oluşan 39 film gösterilecek.

Film ekipleriyle söyleşiler ve buluşmaların yanı sıra Film Toplayan Kadınlar, Kadın Cinayetleri Önlenebilir, Yersiz Yurtsuz Sinemacılar, 120 Yıldır Bitmeyen Mücadele: Kadınların Siyasal Temsili forumları da festival kapsamında yer alacak.

Tüm film ve etkinlikler, festival sitesi filmmoronline.org‘a kayıt seanslara rezervasyon yaptırarak, İngilizce-Türkçe altyazı-çeviri seçeneğiyle ücretsiz olarak izlenebilecek.

Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin projesine bilirkişi raporu: İmarsız, ekosisteme zararlı

Ordu Çevre Derneği’nin, Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin yapmak istediği balıkçı barınağının ırmağa ve deniz ekosistemine zarar vereceğini belirterek açtığı davada mahkemenin görevlendirdiği Bilirkişi Heyeti, ekosisteme zararlarına vurgu yaparken OBB’nin çalışmalarının imarsız olduğunu belirtti.

Raporda, “…ekte yer alan imar planı taslak olup onaylanmamış ve yürürlükte olan bir imar planı değildir” ifadesi kullanıldı.

Ordu Çevre Derneği Yönetim Kurulu bilirkişi heyeti raporu hakkında açıklama yaptı:

“Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin Melet Irmağı’nın doğu tarafına yaptığı mendirek ve balıkçı barınağı için açtığımız davayı kazanmıştık. OBB yeniden proje yaparak çalışmalarını devam ettirmek istedi. Ordu İdare Mahkemesi’ne yeniden dava açtık. İddiamız önceki iddialarımız doğrultusunda ekosisteme zarar vereceğiydi. Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti yerinde yaptıkları inceleme sonrası iddialarımızı doğruladılar. Mahkemeye raporlarını ilettiler. Mahkeme de bu rapora göre kararını verecek. Birincisi gibi bunun da lehimize olacağına inanıyoruz.”

ORÇEV: Ordu Büyükşehir Belediyesi, Ordu’ya zarar veriyor!
Ordu’daki deniz dolgusu projesine mahkemeden ret
Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne Valiliğin verdiği onayı bilirkişi heyeti uygun bulmadı
Ordu’da mahkeme kararına rağmen sürdürülen belediye inşaatına mahkeme kararları asıldı
ORÇEV: Ordu Büyükşehir Belediyesi yanıltıcı bilgi veriyor

‘İmarsız çalışma yapıyorlar’

OBB’nın kendi kurallarına uymadığını vurgulanan açıklamada, “Bırakın bir inşaatı, bir kümes de yapılsa imar planına göre alınacak bir ruhsat olması gerekirken Ordu Büyükşehir Belediyesi kendisi imar planı olmadan çalışma yapıyor. Bunu bir yöntem haline getirdi. Gülyalı Çikolata Park ve Kano Park da aynı biçimde imar planı olmadan yapıldı. İmar değişikliğini proje tamamlandıktan sonra yapıyor. Bu usulsüzlük için de dava açtık. Balıkçı barınağı için de bilirkişi heyeti raporunda, ‘İmar planı taslak olup onaylanmamış ve yürürlükte olan bir imar planı değildir’ vurgusu yapılıyor” denildi.

‘Ekosisteme zararı olacak’

ORÇEV’in açıklamasında bilirkişi heyeti raporundaki ekosisteme verilecek zararlar konusunda belirlemeler hakkında şu bilgiler verildi:

  • “ÇED dosyasında deniz dolgusunu için taşların hangi taş ocaklarından alınacağı belirtilmemiş.
  • Trafik hareketliliği dikkate alınmamış.
  • Karayollarından görüş alınsa da hangi önlemlerin alınacağı belirtilmemiş.
  • Irmağın ağzına bir ya da daha fazla denize doğru dolgu yapılması ırmağın ağzını dolduracağı, ırmağın taşıdığı malzemenin denize ulaşamamasına neden olacağı vurgusu yapılmış.
  • Suyun kirlenmesine neden olacağından balıkların yaşayamayacağı belirtilmiş.
  • Eski çöp alanının etkilerinin ne olacağı araştırılmamış.
  • Proje Tanıtım Dosyası‘nın (PTD) hidrolik yönden yeterli ve uygun olmadığı; canlı dağılımı ve bilgisinin çelişkili olduğu belirtilmiş.
  • Buranın karasal ve sucul canlılar için önemli olduğu bu konuda koruma statüsü yapılmadığı belirlenmiş.
  • Şu an yapılan çalışmalar nedeniyle zarar da vermiş bulunmaktadır.
  • Balıkçı barınağı için yer araştırmasının yapılmadığı vurgulanmış.
  • Planlama tekniklerine uygun görülmediği belirtilmiş. Sonuç olarak, ‘ÇED Gerekli Değildir‘ kararının yeterli olamadığı görüş ve kanaatlarını belirtmişlerdir.”