Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

‘Ağaçlandırma’ gezegenimizi kurtaracak sihirli değnek mi?

Bugün 21 Mart. Kuzey Yarıküre ’de baharın başlangıcı. Birleşmiş Milletler kararıyla 21 Mart bütün dünyada Uluslararası Orman Günü (International Day of Forests) olarak kutlanıyor.

Orman denince ilk akla gelen ağaç. Herman Hesse şöyle diyor ağaçlar hakkında:[1]

“Tapınaktır ağaçlar. Onlarla konuşmayı, onları dinlemeyi bilenler hakikati öğrenir. Öğretiler ve reçeteler vaaz etmez onlar, münferit şeylere aldırmadan hayatın kadim yasasını söylerler.”

Evet, ağaçlar hayatın kadim yasasını dile getirirler ve aynı zamanda ormanların asli unsurlarıdır onlar. Ama hiçbir orman ekosistemi yalnızca ağaçlardan meydana gelmiyor. Bunu çokça yazdık, söyledik. Anlayan anlamıştır artık. Yine de ağacın toplum ve kültürdeki yerini değersizleştirmiyor bu gerçek. O nedenle 21 Martlar bolca ağaç (fidan) dikme etkinliğinin organize edildiği günler haline geliyor ister istemez. Bu sene, sanırım Covid-19 salgını nedeniyle her sene yaşanan coşku olmayacaktır. Ve yine sanırım, benden önce hiçbir şey yoktu, her şeyi ilk ben yaptım algısı yaratmaya çalışan hükümetimizin de bu durum işine gelecektir. Çünkü hatırlanacaktır, geçen sene yılların 21 Mart’ını bir kenara itip 11 Kasım’ı “Milli Ağaçlandırma Günü” olarak ilan etmişlerdi.

Yalnızca ülkemizde değil hemen bütün dünyada ağaçlandırma konusu oldukça popüler hale geldi son yıllarda. Gün geçmiyor ki dünyanın bir köşesinde yapılan muhteşem ağaçlandırmalarla ilgili bir haber okumayalım. Sonunda olay öyle bir noktaya geldi ki, ağaçlandırma yaparak iklim krizinin çözülebileceği bile iddia edilir oldu. Hem de bu iddialar kapsamlı bilimsel araştırmalara yansıdı, yansımaya da devam ediyor. Örneğin ETH Zurich araştırmacılarından oluşan bir ekip Science dergisinde, 2019 yazında önemli bir araştırmanın sonuçlarını yayımladılar.[2] Araştırmanın temel bulguları şöyle:

Dünyada mevcut iklim koşullarına göre 4,4 milyar hektar ağaçlık alan potansiyeli var. Hâlihazırdaki ağaçlık alanları, tarım alanlarını ve kentsel alanları çıkardığımızda ağaçlandırmaya uygun ama ağaçsız 900 milyon hektarlık alan kalıyor. Bu alanlarda ağaçlandırma yapılırsa oluşacak ağaçlık alanlar 205 gt karbon depolayabilecekler.

Ağaç dikmekle bitiyor mu?

Araştırmacılar bu potansiyelin günümüze kadarki en etkili iklim değişikliği çözümü olduğunu söylemeyi de ihmal etmiyorlar.

Araştırmanın bilimsel açıdan tartışmaya açık yönleri bulunuyor. Yalnızca birini belirterek teknik detaylara boğulmaktan kaçınmak istiyorum. İklim açısından uygun her boşluğa fidan dikerek, o alanı orman ya da ağaçlık alan yapmak ne derece doğru? Sanırım bunu biraz olsun ekoloji eğitimi almış hiç kimse kabul etmeyecektir. Çünkü ağaçlandırma yalnızca iklim açısından değil tüm ekolojik koşullar açısından uygun olan alanlarda yapılmalıdır.

Ne var ki ağaçlandırma yapmak siyasetçilere çok hoş görünen bir çözüm. Çünkü sera gazı salımlarını azaltıcı önlemlerle uğraşmaktan, kökten yaşam tarzı değişiklikleriyle ilgilenmektense bir miktar bütçe ayırıp diktiririm ormancılara şu kadar ağaç, sonra da çıkar “Ey..” ile başlayan bir konuşma yaparım; milyonlarca ağaç dikiyoruz biz, en büyük çevreci biziz algısı yaratırım, olur biter, diye düşünüyor olmalılar. Nitekim en büyük iklim krizi inkarcısı Trump bile, Lisa Friedman’ın 12 Şubat 2020’de The New York Times’de yayımlanan makalesine[3] bakılırsa ağaçlandırma ipine sarılmış. İşadamı Marc Benioff Trump’ı ikna etmeyi becermiş olmalı ki, Beyaz Saray uzun vadeli ve görkemli bir ağaçlandırma sürecinin planlarını yapmaya başlamış görünüyor. Fakat aynı makalede, yukarıda bahsettiğimiz araştırma ekibinin bir üyesi olan Tom Crowther’ın şu sözü de yer alıyor:

Eğer ağaç (fidan) dikmek sera gazı salımlarını kesmekten kaçınmanın ve çevre koruma faaliyetlerini daha da sınırlandırmanın özrü olarak kullanılıyorsa, bu gerçek bir felaket olabilir.

Yaşamının, 1986 yılında başladığım Orman Mühendisliği eğitiminden bu yana geçen 34 yılının öncelikli konusu daima doğa ve orman olmuş olan biri olarak açıkça söylüyorum ki, ağaçlandırma, ekolojik olarak uygun alanlarda gerekliliği göz ardı edilemeyecek kutsal bir görevdir, ancak asla gezegenimizi kurtaracak sihirli bir değnek olmayacaktır.

Bugün 21 Mart, Uluslararası Orman Günü. Bol bol ağaç ve ağaçlandırma güzellemesi duyacaksınız. Evet, ağaç güzeldir, ağaçlandırma güzeldir. Fakat gezegenimizi kurtarmak için bütün pisliklerimizi ağaçlandırma adını verdiğimiz halının altına süpürerek bir yere varamayız. Yapmamız gereken çok daha kökten değişikliklere imza atarak, insan olarak gezegendeki rolümüzü yeniden tanımlamak ve bu role uygun bir yaşam anlayışını acilen hayata geçirmek. Başka çözüm yok!

***

[1] Herman Hesse. Ağaçlar (Çev. Zehra Aksu Yılmazer) Kolektif Kitap-135 (2018).

[2] Bastin, J.F. ve diğerleri, 2019. Global tree restoration potential. Science 365, 76-79.

[3] A trillion trees: How one idea triumphed over Trump’s climate denialism. https://www.nytimes.com/2020/02/12/climate/trump-trees-climate-change.html

Kategori: Hafta Sonu