Köşe YazılarıManşetYazarlar

Alaçatı’daki sulak alan yapılaşmaya feda ediliyor

Uzun süredir yönetilemeyen ve bunun sonucunda günden güne neden olduğu kayıplar ağırlaşan salgın ülkemizin ana konusu. Ancak günden güne ağırlaşan salgın gündemini fırsata çevirmek isteyenler de var.  Bunun son örnekleri İzmir’de yaşanıyor; Alaçatı’daki sulak alan da son bir aydan bu yana büyük bir hızla imar rantı uğruna yok ediliyor.

Alaçatı Sulak Alanı doğaseverler arasında çok iyi bilinen ve doğal sit alanı olan ve Türkiye’deki 487 kuş türünün 128’ni barındıran bir bölge. Öyküsü 2002’ye dayanıyor. Bu dönemde bölgede uzun yürüyüşler yapan ve Alaçatı merkezine oldukça yakın olan sulak alanı keşfeden Serap Yurdaer Aksoy, burada kuşların toplandığını görmüş. Alanı ve kuşları yıllar boyu fotoğraflayan Yurdaer Aksoy, bölgedeki kuşlarla ilgili ‘Alaçatı Kuşları’ isimli bir kitap da yazmış.

2018 yılında ise alanda Alaçatı Sulak Alanı Farkındalık Projesi başlatıldı. Üstelik kuşların yoğun olarak yaşadığı bölge olan Alaçatı Sulak Alanı, 1997’den beri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu tarafından Doğal Sit Alanı olarak belirlenen sınırlar içinde de kalıyor. Ancak tüm bu güzel gelişmelere rağmen aynı dönemde Alaçatı’nın günden güne yerli ve yabancı turistlerin artan ilgisiyle karşılaşması sonucu bölgede yapılaşmanın önünü açacak adımlar da sessizce atıldı. İlk adım, 1992’de kıyı çizgisinin değiştirilmesiyle geldi. Böylece Alaçatı Sulak Alanı kıyı yasası dışına taşındı ve Alaçatı Sulak Alanı farklı ölçeklerde imar planlarına konu oldu. O günden bu güne Alaçatı Sulak Alanı konut ve turizm tesisi yapılaşmasına açıldı.

Bölgede özellikle 2000’li yılların başında başlayan ve giderek artan lüks konutlar ve butik oteller yapımı yaşadığımız pandemi günlerinde de tüm hızı ile sürüyor. Kamuoyu sulak alanı önemli ölçüde yok eden yeni inşaatları Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesinin açıklama ve sosyal medya paylaşımlarından öğrendi. Oda, 21 Nisan’da yaptığı bir sosyal medya paylaşımıyla kamuoyu önüne durumun aldığı yıkıcı boyutları serdi. Yapılan  bu paylaşımda bölgedeki inşaatların fotoğraflarını paylaşılarak ‘bu alanda kıyı kenar çizgisi belirlemeden yapılacak her türlü uygulamanın 3621 numaralı kıyı kanununa aykırı olduğu belirtildi, suç teşkil ettiğinin’ altı çizildi. Oda açıklamasını inşaatların durdurulması çağrısı ile sürdürerek, durdurulmadığı takdirde suç duyurusunda bulunacağını belirterek tamamladı. Aynı günlerde Alaçatı Sulak Alanında kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi amacıyla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne de başvuru yapıldı.

Şehir Plancıları Odası’ndan Belediye’ye çağrı

Ancak 400’ün üzerinde konutun yapıldığı ve şu anda da yenilerinin hızla yapılmaya çalışıldığı bölgede inşaat çalışmalarının hız kesmemesi üzerine bir basın bildirisiyle bu sefer İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve Çeşme Belediyesi’ne de açık çağrı yaptı. Oda çağrısında ‘5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir belediyesinin imar denetim yetkisi” başlığı altındaki 11.maddesini’ hatırlattı.  Bu maddenin ‘gerek büyükşehir belediyelerine,  gerekse ilçe belediyelerine bu inşaatlarda denetim yapma ve bu denetim sonucu belirlenen eksiklik ve aykırılıkların giderilmesi için sorumluluk verdiğini’ belirten Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi; bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediyesine başvurduğunu açıkladı. Başvuruda söz konusu alanda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin denetim yapması isteniyor.

Ayrıca Kıyı Kanunu’nun da belediyelere denetim yetkisi verdiğini belirten Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu açıklamasını ‘Alaçatı Sulak Alanında “kıyı kenar çizgisi” belirlenmeden yapılacak her türlü uygulama, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve uygulama yönetmeliğine aykırıdır ve suç unsuru taşımaktadır. Bu alanın korunması için İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çeşme Belediye Başkanlığını sorumluluk alarak inşaatların durdurulması için adım atmaya davet ediyoruz!’ çağrısıyla tamamlıyor.

Sessizlik katliamı

Peki, bu çağrılar; karşılık buldu mu? Bunu söylemek zor; Alaçatı Sulak alanındaki süper lüks konut inşaatları tüm hızı ile sürerken gerek İzmir Büyükşehir Belediyesi gerekse Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü şimdilik sessiz… Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran ise ‘bölgede yapılan çalışmaların Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu izni ile yapıldığını söyleyerek, inşaatların önünü açan imar planının ise kendisinden önceki dönemde yapıldığını’ belirtmekle yetindi.

Çevre talanı pandemi günlerinde de ara vermeden sürüyor. Ülkemizin her tarafından çevre talanına direnen meslek odalarının, çevre örgütlerinin, insanların haberleri geliyor; medyaya öyküleri düşüyor. Bu talanların birisi de Alaçatı’da yaşanıyor. Bugün bu talan durdurulamazsa mutlaka önceki yıllarda da yaşandığı gibi arkası gelecek. Sırada bir havaalanı ve dönümlerce golf sahası projelerinin olduğu şimdiden konuşulmaya başlandı bile. Bugüne kadar yapılmadı, ancak yanlıştan ne aşamada dönülürse kardır yaklaşımı ile bu alanda bir an önce kıyı kenar çizgisinin tespiti ile imara kapatılmalı ve doğal sit statüsüne uygun önlemler geliştirilmeli…

Eğer gerçekten Alaçatı Sulak Alanının yaşamasını istiyorsak daha da geç olmadan şimdi mücadele zamanı… Havaalanı ve golf alanları da eklendiği zaman ortada ne mücadele edecek bir sulak alan ne de içecek bir bardak su kalacak.