Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

Çeşme projesinde kritik gelişme

0

Geçtiğimiz hafta kamuoyuna yansıyan bir haberle, İzmirliler Çeşme Projesi’nin önünü açan SİT kararının mahkemeden döndüğünü öğrendi.

Karara göre İzmir 2. İdare Mahkemesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Çeşme Proje Alanında aldığı ve projenin önünü açan SİT kararını iptal etti. Karar, uzun bir zamandır; projeye karşı mücadele eden İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, TMMOB‘ne bağlı meslek odaları, İzmir örgütleri, çevre kuruluşları ve yarımada bölgesinde yaşayanlar tarafından da sevinçle karşılandı.

İzmirliler, İzmir’in “Kanal İstanbul”u olarak nitelendirilen Çeşme Yarımadası rant projesinden Covid-19 pandemisi günlerinde haberdar oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından o günlerde kamuoyundan sır gibi saklanan proje, İzmir’in Çeşme Yarımadası’nın yüzde 55’inin imarını değiştirecek imar plan değişikliklerinden oluşturuyordu. Bakanlık tarafından sonraki günlerde açıklanan “İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi” alanı tam 16 bin 624 hektar… Bilindiği gibi Çeşme Yarımadası’nın tüm alanı ise topu topu 30 bin hektar ve çok büyük bir kısmı kamu malı.

Projenin özeti kamuya ait alanın sermayeye tahsisi

Proje ile kamu; yani halka ait araziler halkın elinden alınarak uluslararası ve ulusal sermayeye pazarlanmaya çalışılıyor. Projenin 5 bin 250 hektarı orman alanları üzerinde, üstelik bu orman alanları içinde nadir ve endemik türler barındıran, kendine has yaban hayatı ve habitatlar oluşmuş uluslararası öneme sahip doğal, bakir ve korunması gereken alanlardan oluşuyor. 600 hektardan fazlası mera alanı, 783 bin metrekaresi ise tarım alanı ve zeytinlik. Proje alanının halen 3 bin 400 dekarı dikili tarım arazisi, yaklaşık 4400 dekarı mutlak tarım arazisi, 7bin 900 dekarı ise marjinal tarım arazisi…

Bunun yanı sıra 2 bin 157 hektarı nitelikli doğa koruma alanı, bin 432 hektarı sürdürülebilir koruma alanı da bölge sınırları içinde yer alıyor. Planlara dahil edilen ve artık İzmirlilerin giremeyeceği kıyı uzunluğu ise tam 47 kilometre. Başka bir anlatımla kamu kullanımına açık ve devlete ait olan kıyıların ve hatta tapuda kaydı olmayan deniz alanlarının turizm amaçlı bölge ilan edilmesi ve yerli ve uluslararası sermayenin özel kullanıma tahsis edilmesi söz konusu…

Üstelik bu alanların önemli bir bölümü daha önce imara kapalı birinci derece sit kapsamında iken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından, projenin hayata geçirilmek istendiği bölgelerde SİT dereceleri düşürülerek imara açılması da hedefleniyor. Bakanlığın son kararı ile birlikte Çeşme ve Urla ilçelerinde yer alan Karaköy ve Zeytineli bölgelerindeki “2.Derece Doğal SİT Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ile kaplı alanlardaki çok sayıda bölgenin derecesi “3. Doğal SİT Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı”na düşürülerek yapılaşmanın önü açılmaya çalışıyor. İşte İzmir 2. İdare Mahkemesi, bu iptal kararı ile bakanlığın bu uygulamasını durduruyor ama Çeşme Projesi’nin durdurulmasını henüz sağlamıyor.

Talan, şimdilik durduruldu

İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu, TMMOB bağlı meslek odaları, EGEÇEP, Yarımada Talanını Durdur Platformu ve yöre halkının projenin iptali için açtığı ana dava henüz sonlanmadı. 5 Şubat tarihinde İzmir Mimarlık Merkezi’de yapılan basın toplantısında, davacı kuruluşlar tarafından açılan davalarla da ilgili bilgi veren İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz’ında belirttiği gibi “kurumlar, dernekler ve bir kısım yurttaşlar tarafından İzmir 2. İdare Mahkemesinde açılan dava neticesinde Mahkemece nitelikli doğal sit alanlarını, turizm yapılaşma ve kullanımına imkan veren sürdürülebilir alanlara dönüştüren işlemi hukuka aykırı bulunarak iptal etti.”

Yani; Çeşme Projesi’nde halkımızın yaşam alanlarına sermayenin saldırısı şimdilik durduruldu. Davacı kuruluşlar tarafından açılan diğer davalarla da ilgili son durumla da bilgi veren Yılmaz’ın belirttiği üzere “Çeşme yarımadasında bulunan alanların mülkiyetinin özel kişilere devri ile buralarda mega yat limanları, alışveriş merkezleri, oteller ve turizm tesisleri yapılması ve bu alanların tamamen halka kapatılarak imtiyazlı kişilerin kullanımına tahsis edilmesi yönündeki turizm bölgesi ilanı işlemine karşı kurumlarımızca açılan davalarda yargılama devam etmekte olup Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun işlemi hukuka aykırı bulan kararı yönünde yargılamaların sonuçlanması beklenmektedir.”

Sonuç olarak projenin önünü açan SİT kararının iptal edilmesi büyük bir adım… Çeşme Projesi’nin hiç olmazsa bir bölümünde, şimdilik halkımızın yaşam alanlarına sermayenin saldırısı durduruldu. Fakat Çeşme Yarımadası’nın doğal yapısını koruyabilmesi ve ranta kurban gitmemesi için, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun kararı çok önemli…

 

 

 

 

Kategori: Hafta Sonu

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.