Ana Sayfa Blog Sayfa 427

Kanada sönmüyor: ‘Şimşek fırtınaları’ yeni bir dizi orman yangını başlattı

Kanada, şimdiye kadarki en kötü “orman yangını sezonu” yaşıyor. Son birkaç aydır devam eden ve bir türlü söndürülemeyen yangınlara şimdi de şimşek fırtınalarının etkilediği British Columbia eyaletinde  başlayan bir dizi yeni orman yangını eklendi.

Bu yılın başlarında Alberta‘yı kavuran yangınların dumanı komşu ABD kentlerinin yanı sıra Avrupa’ya kadar ulaşmış ve yoğun bir hava kirliliği yaratmıştı.

‣ Kanada’da acil durum: Alberta’daki 110 yangında 43 bin hektar orman küle döndü
Kanada’daki dev orman yangınlarının dumanı Avrupa’ya ulaştı

Bu hafta ise Britanya Kolumbiyası’ndaki bir dizi şimşek fırtınası 100’den fazla yeni yangını tetikledi. Yeni yangınlarla birlikte bu yıl ülkede çıkan orman yangını sayısı  3.412’ye çıktı, bunların 339’u ise kontrolden çıkmış durumda.

Uzmanlar, iklim krizinin etkileri nedeniyle bu tür dev orman yangınlarının artmaya devam edeceğini söylüyor.

İklim krizi: Kanada’daki orman yangınlarının tüm yaz devam edeceği tahmin ediliyor

Adrian Wyld/AP

Sıcaklıklar ortalamanın üstünde

Euronews‘e konuşan eyaletin Wildfire Service yetkilileri, zorlu koşullar konusunda uyarıda bulunurken, yeni yangınların yaklaşık 200’ünün de “kontrolden çıktığını” söyledi. Haftanın büyük bölümünde şimşekli fırtınaların yanı sıra eyaletin iç kesimlerinde ortalamanın üzerinde sıcaklıklar bekleniyor.

Önlem olarak kamp ateşleri eyaletin büyük bölümünde yasaklanırken, Britanya Kolumbiyası acil durum yönetimi bakanı Bowinin Ma, hafta sonu yıldırım düşmesi nedeniyle çıkan 115 yangının ardından “aşırı yangın eğiliminin devam etmesini” beklediğini söyledi. Kanadalı meteoroloji yetkilileri, Fort Nelson‘da 33 santigrat derece sıcaklık ölçülen pazar günü, bölgede 64 yıllık bir rekorun kırıldığını duyurdu.

Adrian Wyld/AP

Ülkedeki dev orman yangınları şimdiden yanan toplam alan, evlerini boşaltmak zorunda kalan insan sayısı ve alevlerle mücadele maliyeti açısından rekor kırdı.

Bu yıl şu ana kadar 3.412 yangın çıktı ve bu, 10 yıllık ortalama olan 2.751’in oldukça üzerinde. Yangınlar 8,8 milyon hektarlık ormanlık alanı etkiledi.

‣ Kanada’daki orman yangınları, bazı ABD kentlerinde hava kirliliğine yol açtı

Yetkililer ayrıca, büyük ABD şehirlerini ve Kanada’nın kentsel alanlarını kaplayan orman yangını dumanının önemli sağlık riskleri konusunda sakinleri uyarı yaptı. Ülkenin en büyük kenti, Toronto’da yaşayanlar bu nedenle son haftalarda dünyanın en kötü havasını solumuştu.

 

 

Sıcak dalgası geliyor: Korunmak için ne yapmalı, sıcak gecelerde nasıl uyunur?

Türkiye‘nin önümüzdeki günlerde güçlü bir sıcak dalgasının etkisi altına gireceği uyarıları art arda geliyor. Meteorologlar, önümüzdeki perşembe ve cuma günlerinde bu yılın şimdiye kadarki en sıcak ve bunaltıcı havasını yaşayacağımızı söylüyor.

İspanya-Fransa ve yakın çevresi son bir buçuk aydır aydır kavurucu sıcakların pençesindeydi. Özellikle İspanya’nın iç ve güney kesimlerinde büyük bir tarım krizi yaşanmasına neden olan kuraklık neredeyse ülkenin yarısını sarmış durumda. Şimdi de benzer tablonun Yunanistan ve Türkiye için görülebileceği belirtiliyor.

Milyonlarca yılın sıcaklık rekoru kırıldı: Bu normal bir anomali, yanmaya devam edeceğiz

Meteoroloji verilerine göre, Marmara, Ege ve Akdeniz‘de hava sıcaklıkları daha da artacak. Bu bölgelerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin 5-10 derece üzerine çıkması bekleniyor.

Önümüzdeki günlerde bazı illerde beklenen sıcaklıklar şöyle: Ankara 31-35, İstanbul 32-36, İzmir 36-40, Edirne 37-41, Çanakkale 36-39, Muğla 36-40, Adana 38-42, Antalya 37-43, Kayseri 30-32.

Her sabah insan bedenini susuz bırakan bu sıcaklıklar, insan ve hayvan sağlığı için de büyük tehlike oluşturuyor. Gece sıcaklıklarının da yüksek seyretmesi, riski daha da artırıyor.

Klimanız yoksa sıcak dalgasında uyuyabilmek için 40 ipucu
İnsan vücudu ne kadar sıcaklığa dayanabilir?

İklim krizi tetikliyor

Dünyada ölçülen ortalama sıcaklıklar, sanayi öncesi döneme göre 1,2 santigrat derece artmış durumda. Uzmanlar bu artışın 1,5 derecede tutulmasının küresel ısınmanın etkilerini hafifleteceği görüşünde. Ancak mevcut eğilim, bu eşiğe öngörülenden daha hızlı ulaşılacağını gösteriyor.

Küresel ısınmanın 1,5°C yerine 2°C düzeyine yükselmesi, 420 milyon kişinin daha sıcak hava dalgalarının etkisinde kalması anlamına gelecek.

İklim değişikliğiyle bağlantılı riskler arasında, sağlık sorunları, yaşam alanlarının yok olması, gıda güvenliği sorunları, su kaynaklarının yitirilmesi, ekonomik ve sosyal sorunlar sayılıyor.

Yapılan araştırmalar, özellikle şehirlerin “ısı adası etkisi” nedeniyle sıcaklık artışına karşı kısmen daha savunmasız olduğunu gösteriyor. Binalar, yollar ve altyapılar güneş ısısını, ormanlar ve su kaynakları gibi doğal ortamlara kıyasla daha fazla emiyor ve bu nedenle de bazı durumlarda kırsal alanlara kıyasla kentlerdeki hava sıcaklığı 15 derece kadar daha yüksek olabiliyor.

Aşırı sıcaklarda ne yapmalı?

Türkiye’yi de etkisi altına alan sıcak dalgasına karşı Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri şöyle:

  • Çok sık vakit geçirilen alanları serin tutmaya çalışın. Oda sıcaklığı gün içinde 32 derecenin, gece boyunca 24 derecenin altında olmalı. Bu, 60 yaş üzeri veya kronik sağlık sorunu olanlar için ayrıca önemli.
  • Geceleri ve sabah erken saatlerde serin havadan faydalanmak için pencerelerin hepsini açın.
  • Evin içerisindeki ısı miktarını azaltmak için özellikle gün içinde güneşe bakan pencerelerdeki panjur ya da perdeleri kapatın. Yapay aydınlatma ve mümkün olduğunca çok sayıda elektrikli cihazı kullanım dışı bırakın.
  • Vücut sıcaklığını dengede tutmak için bol su için.
  • Günün en sıcak zamanlarında, özellikle öğle ve öğleden sonraları dışarıda kalmamaya çalışın.
  • Vücudu çok zorlayan ağır fiziksel aktiviteleri gün içerisinde yapmayın.  Bunun için en ideal saat sabah 04:00 ile 07:00 arası.
  • Mümkün olduğunca gölgede kalın, şapka ve güneş gözlüksüz dışarı çıkmayın.
  • Soğuk duş alın, sık sık soğuk bez ve havlularla vücudu serinletin.
  • Kıyafet seçiminde doğal, hafif ve bol kumaşları tercih edin.
  • Çok sıvı almak yararlı (günde 2 litre civarı) ancak alkol ve kafein ve şekerden uzak durun.
  • Sık sık ve küçük porsiyonlar halinde yemek yiyin.
İklim Masası: Sıcak dalgaları İstanbul’da 4 bin 281 fazladan ölüme neden oldu

Sıcak çarpması durumunda ne yapmalısınız?

Sıcak çarpması durumunda, beden aşırı sıcak nedeniyle normal ısı düzenlemesini kaybeder ve vücut ısısı 40 dereceyi aşar. 40 derecenin üzerindeki ateş ise organların hasar görmesine hatta ölüme neden olabilir.

Bir kişinin sıcak çarpması yaşadığını şu belirtilerden anlayabilirsiniz:

  • Vücut ısısının 40°C’nin üzerine çıkması
  • Bitkinlik, yorgunluk
  • Aşırı terleme (terleme daha sonra azalır)
  • Adale krampları
  • Sıcak ve kuru cilt
  • Baş dönmesi
  • Davranış bozukluğu
  • Sinirlilik
  • Mide bulantısı, kusma, mide krampları
  • Bilinç kaybı
  • Hızlı ve zayıf nabız

Sıcak çarpmasından şüphelendiğiniz durumda, ilk yapılması gereken şey hastanın  vücut sıcaklığının düşürülmesi. Bunun için de en yakın sağlık kuruluşuna başvuruncaya kadar sıcak çarpması belirtileri gösteren kişiye ateş düşürücü ilaçlar verilmemesi, şu önlemlerin alınması gerekiyor:

  • Hastayı hemen serin bir yere alın
  • Üzerindeki sıkı giysileri gevşetin
  • Vücuttaki sıvı ve elektrolik kaybını karşılamak için bol su içirin ve tuzlu yiyecekler tüketmesini sağlayın
  • ancak kişinin şuur durumunda bulanıklık varsa su ve başka gıda vermekten kaçının, hızlıca sağlık kuruluşuna ulaştırılın
  • Kişinin soğuğa yakın suyla duş almasını sağlayın
  • Duş olanağı yoksa buz paketleri veya soğuk ıslak havlularla vücuda kompres yapın.

Hayvan dostlarımızı da koruyalım

Kentlerde yaşayan kedi ve köpekler başta olmak üzere evcil hayvanlar ve sokaklarda yaşayan hayvanlar da yüksek sıcaklıklarda ciddi yaşamsal tehditlerle karşı karşıya kalıyor. Aşırı sıcaklarda ya da sıcak dalgalarında kentlerde yaşayan hayvanlar için neler yapabileceğinizi de aşağıdaki haberimizde bulabilirsiniz.

Hayvan dostlarımızı aşırı sıcaklardan nasıl koruruz?

Ayrıca “kuru sıcak” olarak tabir edilen bu günlerde orman yangını riskinin de çok yükselmesi nedeniyle, zaten yasaklanan ormanlık alanlara girmemek, piknik yapmamak, ateş yakmamak, şişe, sigara gibi yangına neden olabilecek malzemeleri ormanlık alanlara atmamak gerekiyor.

 

 

Ünlü yazar Milan Kundera hayatını kaybetti

Dünyaca ünlü Çek asıllı Fransız yazar Milan Kundera hayatını kaybetti. Kundera 94 yaşındaydı.

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği“, “Ölümsüzlük”, “Bilmemek” gibi Türkçeye de çevrilen kitaplarıyla tanınan, toplamda 14 kitabı bulunan Kundera, Paris’te yaşıyordu.

1975’te Komünist Çekoslovakya‘dan kaçan Milan Kundera’yı Çekoslovakya hükümeti, Gülüşün ve Unutuşun Kitabı’nın yayımlandığı 1978’de vatandaşlıktan çıkarmıştı. Çekoslavakya’nın Brno şehrinde doğan Kundera, 1968’de Sovyetlerin Çekoslovakya’yı işgalini eleştirdiği için hedef gösterilmişti.

Çekya vatandaşlığı Kundera’ya ancak 40 yıl sonra iade edildi.

Kundera hakkında

Milan Kundera, Çek romancı, kısa öykü yazarı, oyun yazarı, denemeci ve şairdir.

Tanınmış bir konser piyanisti ve müzikolog Ludvik Kundera’nın oğlu olan Kundera, gençken müzik eğitimi almıştır ancak yavaş yavaş yazmaya yönelmiştir.

Kundera daha sonra 1952’de Prag’daki Müzik ve Dramatik Sanatlar Akademisi’nde edebiyat öğretmenliği yapmaya başladı.

1950’lerde, Komünist direniş lideri Julius Fucik’e saygı duruşu niteliğindeki The Last May ve ironik üslubu ve erotizmi nedeniyle, daha sonra Çek siyasiler tarafından kınanan bir aşk şiirleri cildi olan Monology dahil olmak üzere birkaç şiir koleksiyonu yayınladı.

Kariyerinin ilk yıllarında Komünist Parti’ye girip ayrıldı: partiye 1948’de katıldı. 1950’de ihraç edildi ve 1956’da yeniden kabul edildi ve 1970’e kadar üye olarak kaldı.

1979’da Çek hükümeti Kundera’nın vatandaşlığını elinden aldı.

1970’lerde ve 80’lerde yazdığı romanlar arasında Ayrılık Valsi, Gülüşün ve Unutuşun Kitabı ve Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği, Fransa’da ve yurtdışında yayınlandı, ancak 1989’a kadar anavatanında yasaklandı.

İhlallerle Adana Onur Yürüyüşü: Zırhlı araçlar, işkenceyle gözaltı ve darp…

Üçü avukat toplam on sekiz kişinin işkenceyle gözaltına alındığı, 9 Temmuz’da gerçekleştirilen 2. Adana Onur Yürüyüşü’nde yaşananları Adana LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi raporladı.

Kaos GL‘nin aktardığına göre; 10 Temmuz’da Adana İnsan Hakları Derneği’nde bir araya gelen Adana LGBTİ+ Dayanışma, Direnişin Renkleri, Çukurova LGBTI+ Dayanışma ve bağımsız LGBTİ+ aktivistler 2. Adana Onur Yürüyüşü’nde maruz bırakıldıkları hak ihlallerini anlattı.

Aktivistlerin hazırladığı raporda, Onur Haftası açıklamasının yapılacağı beş farklı yerde zırhlı araçlarla çevik kuvvet, gözaltı araçları ve sivil polislerin bulunduğu belirtiliyor.

Raporda, “Hiçbir anons yapılmadan üçü avukat olmak üzere 18 LGBTİ+ aktivisti ve hak savunucusu işkenceyle, zorla ve kaba kuvvet uygulanarak” gözaltına alındığına da dikkat çekiliyor.

Mezopotamya Haber Ajansı‘nda görev yapan basın mensubu H.K.’nin darp edildiği ve ekipmanlarının ciddi zarar gördüğünü belirten ifadelerin yer aldığı rapor haber yapma özgürlüğünün de engellendiğini hatırlatıyor.

Raporun tamamı şöyle:

“Adana LGBTİ+ Dayanışma, Direnişin Renkleri, Çukurova LGBTI+ Dayanışma ve bağımsız LGBTİ+ aktivistleri Mayıs 2023 tarihinde Adana LGBTI+ Onur Haftası Komitesi çatısı altında bir araya gelmişti.

Adana LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi planladığı eylem ve etkinlikleri 21 Haziran 2023 tarihinde basın toplantısı yaparak Adana kamuoyuna bildirmişti. Fakat Adana Valiliği‘nin 7 Temmuz 2023 yazısında “8-10 Temmuz 2023 tarihleri arasında yapılacak olan Adana LGBTİ+ Onur Haftası vegan piknik ve basın açıklaması olmak üzere 2 (iki) farklı etkinliğimizi kamu düzeni ve genel ahlakı bozucu nitelikte olduğunu söyleyerek yasakladı.

Adana Valiliği’nin yasaklamasında güç alan EGM Adana Güvenlik Şube 3-9 Temmuz 2023 tarihleri arasında yapılmak istenen Adana LGBTİ+ Onur Haftası basın açıklamasının yapılacağı beş farklı yerde zırhlı araçlarla beklediğini gözlemledik.

Basın açıklamasının yapılacağı yere iki saat öncesinde gitmemize rağmen parkın çevresinde çevik kuvvet, gözaltı araçları ve sivil polisler bulunmaktaydı. Bu yasaklamaya karşı LGBTİ+lar ve hak savunucuları ile Atatürk Parkı‘nda bir araya geldik.

Güvenlik Şube ile en az beş avukat ve bir milletvekili görüşme yapmaya çalışmış olsa da kolluk kuvvetleri hiçbir şekilde avukat arkadaşlarımız ve YSP milletvekili Perihan Koca ile iletişim kurmadı.

Hiçbir anons yapılmadan üçü avukat olmak üzere 18 LGBTI+ aktivisti ve hak savunucusu işkenceyle, zorla ve kaba kuvvet uygulanarak 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanuna muhalefet ve görevli memura direnmek suçuyla gözaltına alındı. Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca gözaltına alınmak istendi ve darp edildi.

Mezopotamya Haber Ajansı’nda görev yapan basın mensubu H.K. darp edildiği için ekipmanları ciddi zarar gördü ve haber yapma özgürlüğü engellendi.”

Hak ihlalleri detayları

1. Gözaltına alma ve işkence:
  • 3’ü avukat olmak üzere 15 LGBTI+ aktivisti ve/veya hak savunucusu olmak üzere 18 kişi işkenceyle, zorla ve kaba kuvvet uygulanarak 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanuna muhalefet ve görevli memura direnmek suçuyla gözaltına alındı.
  • Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Perihan KOCA, Adana Onur Haftası basın açıklamasını okumaya çalışması sırasında gözaltına alınmak istendi ve darp edildi.
  • Mezopotamya Haber Ajansı’nda görev yapan basın mensubu H.K, darp edildiği için ekipmanları ciddi zarar gördü ve haber yapma özgürlüğü engellendi.
  • Adana Onur Haftası Komitesi kriz masasına ulaşılan darp ve şiddet görüntüleri toparlandı ve yaklaşık 5 (beş) LGBTI+ ve/veya hak savunucusu güvenlik şube tarafından işkence ve darp görüntüleri kayıt altına alınmış ve gerekli hukuki işlemler yapılacaktır.
2. Toplantı, Gösteri ve İfade Özgürlüğüne Müdahale:

Adana LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi çağrısıyla LGBTİ+lar ve/veya hak savunucuları son zamanlarda LGBTİ+lara karşı kurumsallaşmış nefreti ve şiddet düşüncesini yok etmek ve ifade etmek için Adana LGBTI+ Onur Haftası kapsamında bir araya geldi. Çünkü bu toplanma ifade özgürlüğünün bir parçasıdır ve anayasalar, uluslararası sözleşmeler ve insan hakları belgeleri tarafından güvence altına alınmıştır.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi‘nin 19. maddesi, herkesin ifade özgürlüğü ve toplantı özgürlüğü hakkına sahip olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi bölgesel sözleşmeler de gösteri ve yürüyüş haklarını güvence altına almaktadır.

Deprem bölgesindeki orman ve zeytinlikler torba kanun ile imara açılmak isteniyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nde (TBMM) görüşülen ve memur zamlarını da içeren torba kanun teklifine eklenen bir maddenin orman alanları ile tescilli zeytinlikleri imara açmasına izin vermesi tartışmaya neden oldu. Muhalefetin itirazı üzerine teklifte yeni bir düzenleme yapılması gündemde. Ancak zeytinliklerin imara açılmasından vazgeçilmesi yerine “sadece depremzedeler için kullanılacağı” şeklinde garanti verilmesi düşünülüyor.

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu‘nda görüşmeleri yapılan ve içerisinde memur zamlarının da olduğu torba kanun görüşmelerinde Adalet ve Kalkınma Partililerin (AKP) girişimi ile deprem bölgesindeki 15 ilde orman alanları ve zeytinliklerin de imara açılmasına dair önerge verildi.

Zeytinliklerin ve orman alanlarının imara açılmasının deprem bölgesinde de tepki çekeceğini öngören iktidar, muhalefeti ikna için çalışmalara başladı. Edinilen bilgiye göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı‘na bağlı TOKİ‘den yetkililer pazartesi akşamı muhalefet milletvekilleri için bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıda verilen bilgiye göre 18 ilde deprem nedeniyle 674 bin 238 konut yapılacak. Şu ana kadar 109 bin konutun ihalesi ise verildi. En fazla konut 250 bin 432 ile Hatay öne çıkıyor. Bu 18 ilin 15’inde ise orman alanları ile tescilli ve tescilli olmayan zeytinliklere de deprem konutları yapılması planlanıyor.

Fotoğraf: Ethem Tosun / DW

Tescilli zeytinliklere imar

Vekillere TOKİ tarafından yapılan sunuma göre Hatay’da Antakya ve Defne ilçelerinde 321 dönümlük toplam 65 tescilli zeytinlik arazisi imara açılacak.

Görsel: TOKİ

Yine Bakanlığın sunumuna göre Adıyaman‘da 7,7 milyon metrekare, Gaziantep‘te 562 bin metrekare, Hatay’da 2,9 milyon metrekare, Kahramanmaraş‘ta 4,8 milyon metrekare, Kilis‘te 222 bin metrekare, Malatya‘da 3 milyon metrekare, Osmaniye‘de 502 bin metrekare olmak üzere orman alanı imara açılacak. Diyarbakır, Elazığ, Şanlıurfa, Batman, Bingöl, Kayseri, Sivas illerinde de mera alanlarına imar için yasal düzenleme yapılacak.

Toplamda tescilli/tescilsiz zeytinlik alanları, mera ve orman alanları toplamda 15 ilde 124 milyon 730 bin metrekare arazi imara açılmış olacak.

‘Sadece depremzede ile kalmaz’ endişesi

Bakanlık ve TOKİ’nin yaptığı sunumların ardından muhalefet milletvekilleri neden bu arazilerin seçildiğini ilgililere sordu. Edinilen bilgiye göre TOKİ yetkilileri, zemin olarak en uygun yerlerin bu araziler olduğu ve özellikle Gaziantep ve Hatay’da başka arazi olmadığı bilgisini paylaştı. Bu arazilerin zeminlerinin sağlam olduğu bilgisini veren TOKİ yetkilileri, tüm zeytinlikler ya da orman alanlarının imara açılmayacağını, belli kısımlarının kullanılacağını kaydetti.

Muhalefet vekilleri de “Bu adım atılırsa sadece deprem konutları ile kalmaz diğer araziler de zamanla betonlaşır” çekincesini iletti. Bunun üzerine AKP’li yetkililer maddeye “sadece depremzedelere yapılacak konutlar için arazilerin kullanılacağına” dair ifade koyulabileceğini söyledi. Muhalefet vekilleri bunu yetersiz bulurken belli parsellerin kanunun ekinde yer alması ve bu arazilerin dışına kesinlikle çıkılmaması önerildi. Bakanlık yetkilileri ise “bağımsız bir komisyon kurulup denetim de yapılabilir” önerisini getirdi.

Görsel: TOKİ

Görüşmelerin ardından muhalefet milletvekilleri birçok başlıktaki çekincesinden vazgeçmedi ve maddeye muhalefet edeceklerini kaydetti.

TİP’ten tepki: Bilim hiçe sayılıyor

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Kent ve Ekoloji Bürosu teklife yazılı bir açıklama ile tepki gösterdi.

AKP hükümetleri boyunca 10 kez zeytinliklerin imara açılması konusunun gündeme geldiğini belirten Büro’nun açıklamasında, “Son olarak 1 Mart 2022’de zeytinlik alanların talanı gündeme getirilmişti. Devletin yasaların verdiği görevle korumakla yükümlü olduğu Türkiye‘deki 190 milyon zeytin ağacını el birliğiyle savunduk. Şimdi de afet sonrası bir düzenleme ile planlama bilimi hiçe sayılarak ilk elden meralar, orman arazileri ve zeytinliklerin imara açma izni el çabukluğu ile alınmak isteniyor” denildi.

‘Aceleye getirilmeden çalışma yapılsın’

Deutsche Welle‘nin aktardığına göre, Plan ve Bütçe Komisyonu’nun Cumhuriyet Halk Partili (CHP) üyesi Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da “Hazine’nin elinde birçok arazi varken bu arazilerin kullanılmasından kuşku duyduklarını belirterek “Geçmişte yapılan bazı uygulamalar ise bu kuşkumuzu artırıyor” dedi. Ağbaba, “Bizim beklenti ve önerimi aceleye getirilmeden bilimsel bir çalışma ile zeytinlik arazileri dışındaki kamu arazilerinin tespitinin yapılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Teklife eklenen maddedeki yetkinin konusunun çok geniş olduğunu ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) analizinin paylaşılmasını istediklerini söyleyen Ağbaba,  sözlerini “Mera, orman ve zeytinliklere girilmesi için, başkaca bir imkan kalmaması halinde bunlara girileceği yönünde bir ibare teklif metnine açıkça yazılmalı” şeklinde sürdürdü.

Teklifin çarşamba gününden itibaren Meclis Genel Kurulu‘nda görüşülmeye başlanması bekleniyor.

Şırnak’ta halka kapatılan alanlar maden şirketlerine açılıyor

Şırnak’ta Besta Bölgesi, Cudi, Gabar ve Namaz dağlarının eteklerinde bulunan köylere giriş ve çıkışlar “güvenlik” gerekçesiyle yasaklanırken, genel yasakların yanında da Şırnak Valiliği periyodik olarak 15 günde bir Şırnak ve ilçelerinde birçok alanı “özel güvenlik” bölgesi ilan ederek sivil halkın girişine kapatıyor. Halk kendi topraklarına giremezken, Besta’da ağaç kıyımı, Cudi Dağı’nda kömür, Gabar Dağı’nda ise petrol araması yapılıyor. Halkın tapulu arazilerinde bulunan ağaçlar korucular tarafından kesilirken, maden alanları da devlet tarafından acilen kamulaştırılıyor, şirketlere sunuluyor.

MA‘nın aktardığına göre; Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, valiliğin yasaklarının keyfi ve hukuksuz olduğunu belirtti.

‘Amaç bölgeyi insansızlaştırmak’

Halka kapatılan alanların maden ve petrol araması için kullanıldığını dile getiren İrmez, asıl amacın bölgeyi insansızlaştırmak olduğunu söyledi. İrmez, Şırnak özelinde bugün uygulanan politikaların 90’lı yılları aşan uygulamalar olduğunu ifade etti.

İrmez, “Yüzyıldır, süre gelen, inkar, imha ve asimilasyon politikalarıyla Kürt siyasetini tasfiye etme, dilini, kültürünü ve doğasını yok etme arayışı sürüyor. Bu süreçte iktidarlar ve kişiler değişse de Türk ulus devlet mantığında değişen bir şey olmadı. 40 yıldır ağır bir savaş ve yasak var. Özelikle 1980’de çıkartılan Olağanüstü Hal (OHAL) yasalarıyla devlet yönetiliyor” dedi.

Şırnak Valisi’nin keyfi bir şekilde her 15 günde bir bölgeyi “güvenlik bölgesi” ilan ettiğini kaydeden İrmez, “Bu durum Kürt sorununa bakış açısıyla alakalıdır” şeklinde konuştu.

Halka kapalı, madene açık

Halka yasaklanan bölgelerde iktidara yakın şirketler ve şahısların ağaç kıyımı, kömür madeni ve petrol araması yaptığına dikkat çeken İrmez, “Yasaklar bunlar için işletilmiyor. Halk topraklarında hayvancılık veya çiftçilik yapmak istediğinde yasak gerekçesi öne sürülüyor. Eğer bir yerde yasak varsa herkes için olmalıdır. Ancak kömür madenleri, petrol kuyuları açmak ve ağaç kıyımı yapanlar için her yer açıktır. Bu bölgelerde büyük bir rant söz konusudur” diye belirtti.

İrmez, söz konusu Kürdistan doğası olunca doğaseverler ve ekolojistlerin üç maymunu oynadıklarını ve sessiz kaldıklarını kaydederek, “Doğaseverler, bu bölgeler için ‘Güvenlik bölgesidir, ses çıkartmayız’ diyor, Bu ikiyüzlülüktür. İzmir, Aydın, Muğla gibi bir yerde yangın çıktığında ses çıkartıyorlar. Ancak Kürdistan gibi bir yerde her gün ağaçlar kesiliyor. Buna karşı sessiz kalıyorlar” ifadelerini kulandı.

‘Bölgede altı yıl önce planlı bir soykırım devreye konuldu’

İrmez, doğa talanına karşı tüm toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğine dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bölgede altı yıl önce planlı bir soykırım devreye konuldu. Bu plan hala devam ediyor. Temel amaç toplumu, dili, sanatı, kültürü ortadan kaldırmaktı. Ancak bizler bu toplumun siyasetçileri olarak, sonuna kadar bu politikalara karşı sesimizi çıkartacağız.”

Şırnak’ta koruculuğu kabul etmeyen on binlerce yurttaş 1990’lı yıllarda köylerinden göç ettirilmişti. Göç edenlerin bir kısmı Şırnak ve ilçelerine yerleşirken, bir kısmı da metropollere gitmek zorunda bırakıldı. 2000’li yılların başında ise köylerine dönmek isteyenler yine devlet engeliyle karşılaştı. Koruculuğu kabul edenlerin köyüne girişlerine izin verilirken, bu dayatmayı kabul etmeyenler ise valilik ve kaymakamlıklardan alınan “özel izin belgesi” ile belirli gün ve saatlerde köylerine gidebiliyor. Bazı yurttaşlar ise defalarca valilik ve kaymakamlıklara başvurmalarına rağmen kendi topraklarına giremiyor.

İnsan vücudu ne kadar sıcaklığa dayanabilir?

Avrupa‘da geçtiğimiz ay kayıtlara geçen en sıcak haziran ayı yaşanırken uzmanlar vücudumuzun kaldıramayacağı sıcaklığın ne kadar olduğunu tespit etti.

Çalışma, özellikle Avrupa kıtasının eşi benzeri görülmemiş sıcaklıklara maruz kaldığı bir dönemde sağlığımızı korumak için önemli bilgiler sunuyor.

Londra‘daki Roehampton Üniversitesi araştırmacıları tarafından yayımlanan yeni bir çalışma, insan vücudunun 40 ila 50 santigrat derece arasında tolere edebileceği bir “üst kritik sıcaklık” sınırı olduğunu gösteriyor.

Bu sıcaklığa ulaştıktan sonra, vücudumuz mide bulantısı, baş dönmesi, baş ağrısı ve bayılmaya yol açan “ısı stresi” yaşar.

‣ Araştırma: 2022 yazında aşırı sıcaklar Avrupa’da 61 bin can aldı

euronews‘in aktardığına göre, Oxford Üniversitesi‘nde iklim fiziği alanında araştırma görevlisi olan Matthew Patterson “Avrupa’da sıcaklıklar son yıllarda sanayi öncesi koşullara göre yaklaşık iki derece arttı ve bu küresel ortalamanın yaklaşık iki katı” dedi.

Gezegenin sera gazı salmaya devam ettikçe rekor sıcaklıkların gelecekte de devam edeceğini belirten Matthew Patterson, şunları söyledi:

Avrupa, iklim değişikliği ve aşırı sıcaklıklardaki artışlar açısından gerçekten de sıcak bir nokta. Aşırı sıcakların hem sıklığında hem de yoğunluğunda artışlar gördük ve bu ısınma eğiliminin bir sonucu olarak her yıl rekor kıran sıcaklıklar görüyoruz.

Uzmanlar vücudun sıcaklık sınırını nasıl buldu?

Londra’daki Roehampton Üniversitesi Yaşam ve Sağlık Bilimleri Merkezi’nde araştırmacı olan Profesör Lewis Halsey ve meslektaşları, vücudumuzun sıcaklığa olan sınırlarını belirledi. Halsey, 2021 yılında dört erkek ve üç kadın üzerinde yapılan deneyle ilgili olarak “Kaydettiğimiz şey metabolizma hızındaki artıştı” dedi.

Metabolizma hızı, insan vücudunun çalışmaya devam etmek için ne kadar enerji tükettiğini ölçüyor. Dışarısı sıcak olduğunda, vücudumuzun serinlemek ve iç sıcaklığını düşürmek için terleme ve periferde, derinin yakınında kan akıtma gibi farklı yolları bulunuyor.

Halsey ve meslektaşlarının çalışma sonuçlarına göre, dışarısı sıcak olduğunda metabolizma hızımız da artıyor ve bu da vücut sıcaklığını yükseltiyor. Ancak vücut sorun yaşamaya başlamadan önce sadece bu kadar ısınabilir.

‣ Sıcak dalgaları dünyayı kavurmaya devam ediyor: On milyonlarca insanın yaşamı tehlikede

‘Çok sıcak’ aslında ne kadar sıcak?

Halsey’e göre “herkes farklı” bir bünyeye sahip ve insanların ısıya verdikleri tepki yaşlarına, cinsiyetlerine ve mevcut tıbbi durumlarına göre önemli ölçüde değişebiliyor. Halsey, “Bazı insanların metabolizma hızı 40 derecede artmazken, 50 derecede artıyor” diyor ve ekliyor:

“Vücut, çekirdek sıcaklığını korumak için çok çalışır, bunun değişmesinden hoşlanmaz. Eğer bir ya da iki derece artarsa, gerçekçi olmak gerekirse bu çoğu insan için hasara neden olmaz.”

Ancak Halsey, maraton koşucularının bile 44 derece sıcaklıkta acı çekmeye başladığını ve diğerlerinin bu kadar dirençli olmadığını söylüyor.

Bebekler ve yaşlılar aşırı sıcağa karşı en savunmasız kategoriler arasında çünkü her ikisinin de kardiyovasküler sistemleri yüksek sıcaklıklara çok iyi yanıt vermiyor.

Vücut çok ısındığında ne olur?

Halsey, vücudun çok ısındığında meydana gelen bir dizi şey olduğunu, aşırı sıcaklığın sağlık sorunlarına ve hatta ölüme yol açabilecek bir tepkimeye yol açtığını söylüyor.

“Vücuttaki proteinler denatüre olmaya başlar – işlevlerini durdururlar ve sinir uyarıları da aynı şekilde çalışmaz. Sinir sistemi daha az etkili ve bu da vücudun ayrılmaz bir parçası. Bu durum kalbi etkilemeye başlar çünkü kalp başlı başına bir kas” diyor Halsey.

Halsey ayrıca, “Bu bir aritmi [anormal kalp ritmi] yaratırsa ve kalp ‘senkronize olmadığı’ için vücuda etkili bir şekilde kan pompalayamazsa, bu düşük oksijen seviyelerine neden olabilir. Eğer beyne giden oksijen seviyeleri savunmasızsa, o zaman başınız gerçekten belada demektir” ifadelerini kullanıyor.

 ‣ Araştırma: Hayal dahi edemeyeceğimiz sıcak dalgalarına karşı hazırlık yapmalıyız

Bu bilgiyle ne yapabiliriz?

Ekibiyle birlikte araştırmalarına devam eden Halsey’e göre bu çalışma, vücudun ısı stresine nasıl tepki verdiği, ne kadar uyum sağlayabildiği, bu uyumların sınırları ve -en önemlisi- bireyler arasında tepkilerin ne kadar değişken olduğu hakkında bir resim oluşturuyor.

Halsey, “Isınan bir dünyada bu bilgi her zamankinden daha değerli hale geliyor” diyor.

Patterson “İklim değişikliği hakkında konuştuğumuzda, özellikle düşündüğümüz şey insan hayatıdır” diyerek özellikle de emisyonların azalma yerine artmaya devam etmesi nedeniyle yakın gelecekte artan sıcaklıklarla karşı karşıya kalmamızın muhtemel olduğundan bahsediyor.

‣ Çok sıcak ne kadar sıcak?
Aşırı sıcaklar iklim kriziyle mi ilgili?

WMO’dan uyarı: El Niño etkisiyle sıcaklık rekorları daha sık ve yoğun görülecek

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) , küresel deniz yüzeyi sıcaklıklarının mayıs, haziran ve temmuzda rekor seviyeye ulaştığına dikkat çekerek, El Niño hava koşullarının etkisiyle son aylarda yaşanan sıcaklık rekorlarının daha artacağını duyurdu. 

Örgütün, bugün yaptığı açıklamada, Atlantik Okyanusu‘nun kuzeyinde deniz yüzeyi sıcaklıklarında da “benzeri görülmemiş bir artış” gözlemlendiği belirtildi.

WMO İklim İzleme Başkanı Omar Baddour, temmuzun ilk haftasının “şimdiye kadar kaydedilen en sıcak hafta” olarak kabul edilebileceğini aktardı.

Copernicus: Dünya, kaydedilen en sıcak haziran ayını geride bıraktı

Fosil yakıt kullanımı başta olmak üzere insan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim krizi, küresel ortalama sıcaklıkların artmasına neden olmanın yanı sıra, bu artışın ivme kazanmasına da yol açarak yıl boyunca sıcaklık rekorları kırılmasında önemli bir rol oynuyor.

Atlantik Okyanusu’nun kuzeyinde, haziranda günlük sıcaklıkların normale kıyasla önemli ölçüde yükseldiğini kaydeden Baddour, Antarktika’daki deniz buzu seviyesinin geçen ay en düşük seviyeyi gördüğünü; gözlemlerinin can kayıpları ve göçe neden olacak şiddetli yağışların, aşırı hava ve iklim olaylarına da işaret edebileceğini kaydetti.

El Niño koşullarında en sıcak yılın asıl olarak 2023 sonrası gerçekleşmesini öngörülüyor. Beklentiler doğrultusunda 2024’te sıcaklıklarda yeni rekorlar kırılması çok muhtemel.

‘Eşi benzeri görülmedi’

WMO’nun Dünya İklim Araştırma Programı Başkanı Michael Sparrow da “Antarktika çevresinde gördüğümüz deniz buzundaki erimelerin gerçekten eşi benzeri görülmedi” dedi.

Şimdiye dek Kuzey Kutbu’ndaki buzullarda büyük düşüşler görüldüğünü ancak Antarktika bölgesinde genellikle buz erimelerin az yaşandığını hatırlatan Sparrow, “sıcak deniz dalgasının” balıkların dağılımını ve okyanus ekosistemlerini de etkileyeceği uyarısında bulundu; bunun “sadece suyun yüzey sıcaklığının değil tüm okyanusun ısınması ve orada yüzlerce yıl depolanacak enerjiyi emmesi” anlamına geldiğini belirtti.

El Niño hava koşullarının yaşandığı yılda, ısının okyanuslardan atmosfere hareket ettiği için daha yüksek sıcaklıklara ulaşıldığını belirten Sparrow şöyle konuştu:  “Aslında bu sürecin başındayız. El Niño, yılın ilerleyen zamanlarında olacağı kadar büyük bir etki yaratmadı. Yani El Niño koşulları, henüz tam olarak harekete geçmemiş olmasına rağmen Kuzey Atlantik’te bu yüksek sıcaklıkları görüyoruz.”

Antarktika deniz buzu, ortalamadan yüzde 17 daha fazla eriyerek en düşük seviyesine ulaştı ve bir önceki haziran rekorunu önemli bir farkla kırdı.

WMO’dan yapılan açıklamada, 4 Temmuz’da, El Niño koşullarının başladığı duyurulmuştu. El Niño’nun küresel sıcaklık artışını hızlandıracağı bildirilen açıklamada, dünyanın farklı bölgelerinde hava koşullarının etkileneceği, can güvenliği için erken uyarı sistemlerinin kritik olduğu ifade edilmişti.

 Milyonlarca yılın sıcaklık rekoru kırıldı: Bu normal bir anomali, yanmaya devam edeceğiz

Üç kez üst üste sıcaklık rekorları

Dünya karalarında da ortalama sıcaklıklar aynı hafta içerisinde üç kez üst üste rekor kırdı. Küresel ortalama sıcaklığın 17,23 derece olduğu 6 Temmuz, “kaydedilen en sıcak gün” olarak kayıtlara geçti. 4 ve 5 Temmuz’da da ölçülen 17,18 dereceler ölçüldü.

 2023 sıcaklık rekorlarını kırıyor…

Ortalaması alınan veri havuzuna göre, Antarktika’da haftalık hava sıcaklığı ortalamasının da normalin 4,5 derece üstünde olduğu kaydedildi. Daha önceki en yüksek ortalama sıcaklık değeri 2016’daki 16,9 derece idi.

 Prof. Kurnaz: Gelecek beş yıl içinde 2016’nın sıcaklık rekoru kırılacak

Istanbul braces for extreme heat as meteorologists expect week-long heatwave in region

0

The Turkish metropolis Istanbul and the southwestern province of Muğla braced for scorching heat as meteorologists warned against a heatwave expected in the Marmara and Aegean regions of the country as of Tuesday.

The meteorological institution of the country cited forecasts indicating that temperatures in the western and northwestern regions are expected to soar above the seasonal norms by 5 to 10°C.

Marmara branch of the General Directorate of Meteorological Service noted the extreme heat conditions would be effective from June 11 to 16, and the mercury levels in Istanbul would reach 32 to 36°C during the 5-day period.

Separately, the local Aegean branch of the meteorological service said a heatwave with temperatures up to 30 to 40°C is expected to grip the southwestern province of Muğla in the upcoming days.

The meteorologists warned the scorching heat might cause heat stroke, especially in people with chronic diseases and the elderly, and advised citizens to avoid exposure during the heat of the day.

Due to human activities such as burning fossil fuels, climate crisis plays a role exacerbating extreme weather events including heatwaves, thus claiming hundreds of thousands of lives over the years.

Scientists point out that climate change increases not only the likelihood of heatwaves but their frequency and severity as well.

İlk kez trans bir kadın Hollanda güzeli seçildi

Hollanda’da düzenlenen güzellik yarışmasını 22 yaşındaki trans kadın Rikkie Valerie Kolle kazandı. Böylece ilk kez trans bir kadın Miss Hollanda tacını taktı.

Kolle, 2023 Hollanda Güzeli olarak ülkesini Miss Universe’de (Kainat Güzellik Yarışması) temsil edecek.

Miss Hollanda birincilik heyecanını “Başardım. O kadar gururlu ve mutluyum ki bunu tarif bile edemiyorum” sözleriyle paylaştı.

Yarışma sürecini “eğitici ve harika” olarak nitelendiren Kolle, “Topluluğumu gururlandırdım ve bunun yapılabileceğini gösterdim. Ve evet ben bir trans kadınım ve hikayemi paylaşmak isterim ama ben de Rikkie’yim ve benim için önemli olan bu. Bunu kendi gücümle yaptım ve her andan keyif aldım” ifadelerini kullandı.

Sonucu değerlendiren yarışmanın resmi intsagram sayfasında da Kollé’nin tacı  ve elinde bir buket çiçekle çekilmiş bir fotoğrafını paylaşıldı ve şunlar denildi: “Net bir misyonu olan güçlü bir hikayesi var. Jüri, organizasyonun bu genç kadınla çalışmaktan keyif alacağına inanıyor.  Bayan Hollanda 2023 … RIKKIE”

Organizasyonun başında da trans bir kadın var

2022’de, Taylandlı medya grubu JKN‘nin CEO’su ve Life Inspired For Transsexual Foundation‘ın kurucusu trans iş kadını Anne Jakrajutatip, eski ABD başkanı Donald Trump’a ait olan “Miss Üniverse franchise”ını satın almıştı.  

Ocak ayında New Orleans’ta düzenlenen 71’inci Kainat Güzeli yarışmasında konuşan Jakrajutatip, “Kainat Güzeli organizasyonunun erkekler tarafından yönetilmesinin üzerinden 70 yıl geçti. Ama artık zaman doldu. [Şimdi] gerçekten de kadınların liderliği ele alma zamanı. Şu andan itibaren, feminizmin gücünü kutlayan ve dünyanın dört bir yanındaki tüm kadınlar için, bir trans kadının başında olduğu ve kadınlar tarafından yönetilen bir organizasyon haline gelecek.”

Kolle, aralıkta El Salvador’da düzenlenecek Miss Universe’de yarışacak ikinci trans kadın olacak.

Trans kadınların bu yarışmalara katılmaları 2012’ye kadar yasaktı. 2018 ‘deki Miss Üniverse’te yarışan ilk kadın trans İspanyol Angela Ponce olmuştu.