Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

Nur topu gibi bir plastik ambalaj çöpümüz daha oldu

Bu yılın başında bir skandal yaşanmış ve Almanya’da kurduğu paravan şirket üzerinden (3B Plast) Türkiye’de kurduğu hayali şirkete (2B Plast) tonlarca plastik çöp ithal eden bir dolandırıcının iki ülke arasında nasıl bir krize neden olduğunu görmüştük. Bu skandala konu olan çöplerin bir kısmının akıbeti bilinmiyorken bir kısmının da (10 bin tondan fazla) hala gümrüklerde alıkonulmuş olarak bekletildiğini biliyoruz.

Gümrüğe de takılan Almanya menşeili bu plastik çöplerin özel bir durumu var. O da içeriğinde bulunan ve bizim de yeni yayınlanan bir düzenlemeyle yakında hayatımıza girecek olan istenmeyen bir plastik çöpler! Almanya’da oldukça yaygın olarak kullanılan ve geri kazanımı hem ekonomik hem de ekolojik olarak maliyetli olan bu plastik ambalajlar çoğunlukla Almanya’dan Türkiye, Malezya, Vietnam, Filipinler, Laos ve Kamboçya gibi ülkelere ithal ediliyor. İşte bunlardan Türkiye’ye gelenlerin bir kısmı mevzuat dışı olduğu için gümrüklerde geri gönderilmek için bekletiliyor. İddia edildiği gibi ham madde olmayan bu çöpleri Almanya geri almaya hiç mi hiç istekli değil. Yoksa çöp tüccarlarının iddia ettiği gibi ham madde olsaydı geri alırlardı sonuçta bir akıllı bizim tüccarlar olmasa gerek.

Kalitesiz, mikroplastik üretme makinesi ambalajlar

Şimdiye kadar sadece bazı firmaların çeri domatesi, çilek, ahududu gibi meyveleri satmak için içine koyduğu bu ambalaj türü artık tüm marketlere ve tüm firmalara zorunlu hale getirilmiş vaziyette. Bu plastik ambalajın bazı özellikleri var. Bu ambalajlar kalitesiz, tekrar kullanıma uygun olmayan, mikroplastik üretme makinası olan ve geri dönüşümü de pek cazip olmayan oldukça anlamsız plastikler. İşte bu ambalajları, sözüm ona gelişmiş ülkeler, bu nedenle ihraç etmekte ve bu ambalajların anlamsız ve kötü ekolojik etkilerinden de kendilerince kurtulmaktadırlar. Üstüne üstlük bu faaliyeti de kendi lehlerine yazmaktadırlar. Bu çöpleri ithal eden 2B Plast ve benzeri firmalar Avrupa ülkeleri için oldukça faydalı bir iş yaparken ülkemiz için de oldukça büyük bir kötülük yapmaktadırlar. Daha önce bizde çok az bulunan ve sadece çöp ithal eden firmaların sağa sola atması nedeniyle bildiğimiz bu ambalajları biz de artık tüm market reyonlarında görmeye başlayacağız.

29 Haziran 2021 Salı günü resmi gazetede yayımlanan ancak kimsenin pek de dikkatini çekmeyen yeni bir tebliğ ile artık hayatımıza bu yeni plastik çöp türü girmiş oldu. Gerekçe olarak sunulan gıda israfının önlenmesi ise ortaya çıkacak plastik çöp kirliliğinin yanında devede kulak kalabilir. Çünkü çöpe dönüşecek plastik ambalaja konulmadan da uygun saklama ve depolama koşullarında muhafaza edilerek çürümesi engellenebilecek gıdaların plastik ambalaja konulması, yılda üretilen ve sadece %10’u toplanabilen 4 milyon tona yakın plastik çöpün katlanmasına neden olacaktır. Üstelik bu gıdaların satılmadan çöpe dönüşmesi nedeniyle meydana gelen kayıp hakkında herhangi istatistiki bir bilgi bile söz konusu değil.

Yani neye göre bu gıda israfının ortaya çıkacak çöp sorunundan daha önemli olduğu yargısına varıldı, açıkçası anlamak pek mümkün değil. Aslında benim aklıma gelen bir şeyler var. Özellikle son zamanlarda sıklıkla gündeme gelen devasa PET fabrika yatırımları ve bakanlıklar nezdinde olmadık lobi faaliyetleri yürüten ve gelmekte olan küresel plastiksizleşme ihtimaline karşı ön almak isteyen plastik tüccarları ilk akla gelenler. Aksi durumda bir yandan depozito getireceğiz deyip bir yandan sıfır atık deyip, bir yandan poşeti ücretlendirip diğer yandan da bu şekilde ne işe yaradığı meçhul plastik ambalajları zorunlu kılmak pek de akla yatkın değil. Gerçi birçok uygulamada akıl aramayı bırakalı uzun zaman oldu ancak yine de iyimser olmak istemekten zarar gelmez.

Piknikçilere yüklenerek hedef şaşırtmak

Yeni düzenlemeyle birlikte ormanlık alanlara pikniğe giden ve beraberinde kilolarca tek kullanımlık plastik çöpü üreten vatandaş için yeni bir plastik çöp kalemi daha oldu dersek yeridir. Burada ormanlara pikniğe gidenler sürekli çöplerini sağa sola atıyor diye düşünmemek lazım. Karışık çöp toplama yöntemimiz ve ormanlık alanlardaki çöplerin toplanmasında yaşanan eksiklikler piknik dönemi sonrası ormanlık alanların çöpe dönüşmesine neden olan en önemli etken. Pikniğe giden vatandaşın gözünün içine sokula sokula tonlarca anlamsız tek kullanımlık plastik dolaşımda. Plastik üreticileri de hiç sıkılmadan gazete ve TV’lerde boy boy tek kullanımlık plastik çöp güzellemesi yapıyor, doğa da sağlık da pek umurlarında değil. Varsa yoksa yatırımları ve kazançları. Hal böyle olunca zaten duyarsız olan vatandaş kolaya kaçacak fırsatı da görüyor ve ona göre davranıyor. Burada sorumluluğu vatandaşa atıp plastik üreticileri gibi vatandaşı medeniyetsiz ilan etmek en kolayı! Asıl mesele devasa plastik üretiminde ve bunun sınırlandırılmasında isteksiz davranılmasında. Yoksa topu at vatandaşa sorun çözülsün anlayışı art niyetli ve manipülatif olmaktan başka anlam taşımıyor.

Oysa ki yapılması gereken tek kullanımlık plastik üretiminin kısa orta ve uzun vadede yasaklanmasıdır. Yoksa zaten kendi doğal kabuğu olan karpuz, kavun, kabak, muz, vb. meyveleri tekrardan zehirli plastiklere saracak düzenlemeler yapmak değildir. Üstelik plastiğin iklim krizine tek kullanımlıklar üzerinden yaptığı katkıyı düşünürsek ortaya çıkan yangınların, anormal yağış düzeninin ve meydana gelen sellerin şiddetini arttırmaktan başka bir işe yaramayan plastik kullanımının teşviki uzun vadede bize çöp ormanları, çöp dağları, çöp nehirleri ve çöp denizleri olarak geri dönecek. Hali hazırda sahip olduğumuz ve Mısır, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerle yarıştığımız Akdeniz’i plastikle en fazla kirletme ünvanımızı sağlamlaştıracak ve ebedi bir kirli birincilik sahibi olacağız.

Kategori: Hafta Sonu