Hafta SonuKöşe YazılarıKültür-SanatManşetYazarlar

[Bir şarkının hikayesi] Comme ils disent/ Charles Aznavour

0

Charles Aznavour, 1972 yılında bir eşcinselin hikayesini anlattığı şarkısını Olympia’da ilk defa icra ettiğinde, hiçbir yanlış anlaşılmaya veya alaya alınmaya fırsat vermemiş ve o yıllarda hala tabu olan bu konuyu açık yüreklilikle ele almıştı.

1968 Mayıs’ında Sorbonne’daki öğrencilerden oluşan bir eylem komitesinin eşcinsellere  yapılan baskıya ilk karşı çıkışlarından bu yana dört yıl geçmiş olmasına rağmen, eşcinsellik Fransa’da hala yasaktı ve suç kabul edilmemesi için bir 10 yıl daha geçmesi gerekecekti.

Kendisinden önce çok az şarkıcı konuya bu denli ciddiyet ve hassasiyetle değinmişti.

Şarkıyı bestelediğinde  48 yaşında olan Charles Aznavour, fikirlerini söylemekten çekinmeyen ve geri adım atmayan bir şarkıcıydı. Edebiyatta, resimde ya da fotoğrafta olduğu gibi şarkıda da samimi olmak ve bayağıya kaçmamak şartı ile her şeyin söylenebileceğini düşünüyordu.

‘İkili yaşam’ın bedeli

Gözlem yapmayı  ve taklit etmeyi çok iyi bilen Aznavour, bu şarkıda şoförü, sekreteri ve dekoratör arkadaşı Androuchka’dan esinlenmişti.

Aznavour, hikayedeki kahramanının sürdüğü ya da toplum baskısı ile sürdürmek zorunda kaldığı “ikili yaşamı” şarkının içinde ustalıkla anlatıyordu.

Şarkının ilk kıtalarında  annesi, kanaryası, kaplumbağası ve kedisi  ile yalnız yaşayan ve biraz da dekorasyonla ilgilenen orta yaşlı bir adamın portesi çiziliyor gibiydi. Annesine bakan, alışveriş, çamaşır, ütü gibi ev işleriyle uğraşan ve hayvanlarıyla vakit geçiren anlatıcı, toplumun kendisini hapsettiği evinde sınırlı günlük faaliyetlerini sürdürüyordu.

Üçüncü kıtada Aznavour, hikayedeki kahramanının geceleri icra ettiği gerçek mesleğini açıklayarak dinleyiciyi şaşırtıyordu. O, geceleri kabarede gösteri yapan bir artist, bir “drag queen” idi.

Gösterisini striptiz’in ardından erkek seyircilerin şaşkın bakışları arasında tümüyle çıplak olarak sonlandırıyordu.

Je suis un homme, oh
 comme ils disent”

“Ben bir homo’yum söyledikleri gibi”

Aznavour, dönemin LGBTİ+’larının ikili hayatlarını, toplumun gözlerinden uzakta, partilerde, tiyatrolarda ve kabarelerde sürdürebildiğini gözler önüne seriyordu. Bu anlar, onların özgürlük anlarıydı. Ama bu anlarında bile arkadaşlarına show yapmak için onları mimik ve jestlerle taklit eden bazı münasebetsizlere de rastlamıyor değillerdi. Hikayenin kahramanı eşcinselleri taklit ederken gülünç duruma düşen bu insanları “zavallı deliler” olarak tanımlasa da alaylarının ardındaki gerçek payını da kabulleniyordu.

 

Charles Aznavour’un şarkıda yarattığı karakter kendini olduğu gibi kabul etme cesaretini gösteriyor olsa da ikili bir yaşam sürmek ve toplum tarafından kabul edilmemek onun canını acıtıyordu. Sabaha karşı yeni bir gün doğarken evine dönüp  kendi deyimi ile “Zavallı bir palyaço gibi” takma kirpiklerini ve peruğunu çıkardığında, tekrar olduğu kişiye geri dönüyor ve gece yaşadığı “dönüşüm” doğduğu yerde sona eriyordu.

‘Farklılıkla ilgili yazılmış en iyi şarkı’

Şarkının sonunda Charles Aznavour, yarattığı karakter üzerinden, LGBTİ+lara empati ile yaklaşmayıp onları yargılayanlara bir de mesaj göndermişti. Kimsenin onu suçlamaya ya da yargılamaya hakkı yoktu, eğer “Söyledikleri gibi bir homo” idiyse  bunun tek sorumlusu “Doğa” idi.

Aznavour, Le Figaro ile yaptığı söyleşide şarkıyı ilk defa eşcinsel arkadaşlarının bulunduğu bir ortamda söylediğinde aldığı tepkiyi şöyle anlatmıştı:

Önce soğuk bir hava esti ve ardından şarkıyı kimin seslendireceğini sordular. ‘Ben’ diye cevap verdiğimde bir sonraki soru, öncesinde bir açıklama yapıp yapmayacağımdı. Düşünebiliyor musunuz  sahneye çıkıp kendimi bir eşcinselin yerine koyacaktım ama öncesinde eşcinsel olmadığımı söyleyecektim. Tabi ki bu söz konusu bile olamazdı.”

Aznavour  sahnede şarkıyı seslendirdiğinde kollarını çapraz yaparak arkadaşı Androuchka’nın duruşunu taklit etmişti.

Şarkının 45’liği 150.000 kopya sattı ve Charles Aznavour’un imza şarkılarından biri oldu.

Belçikalı şarkıcı Lara Fabian, 2003 yılında Olympia’da verdiği konserde şarkıyı seslendirdi ve “En toute Intimité” adlı albümünde yayınladı.

 

Fransız şarkıcı, Calogero RTL’e verdiği demeçte “Comme ils disent”in  sadece LGBTİ+ların değil, onların kız kardeşlerinin ve annelerinin de kaderini dikkate alan ve onlara cesaret veren bir şarkı olduğunu söyleyip şöyle ilave etmişti: “Farklılık ve eşcinsellikle ilgili bugüne kadar yazılmış en iyi şarkıdır.”

Kaynakça

  • Trollion C., Décès de Charles Aznavour: l’histoire de “Comme ils disent”, 1.10.2018, RTL
  • Lentz P. “Comme ils disent”: Quand Aznavour précurseur chantait l’homosexualité, 1.10.2019, Huffpost
  • Haloche L., Comme ils disent de Charles Aznavour, 16.08.2011

 

Kategori: Hafta Sonu

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.