DünyaEkonomiManşet

Piyasaya 120 milyon varil petrol sürülecek

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) dün, Rusya‘nın Ukrayna‘yı işgalinin ardından yükselen petrol fiyatlarını kontrol altına almak için stratejik rezervlerinden 120 milyon varil ham petrol ve petrol ürünleri sürme kararına katkıda bulunacak ülkelerin listesini yayımladı.

Rusya hariç olmak üzere 31 sanayileşmiş ülkeden oluşan IEA‘nın, ABD ile birlikte hareket eden üyeleri tarafından alınan piyasaya petrol sürme kararı ile piyasaya bir ay içerisinde ikinci kez koordine şekilde petrol sürülecek.

İlgili haber: Birleşik Krallık’ın yeni enerji stratejisi açıklandı: Daha fazla nükleer, petrol ve gaz

Dünya’nın aktardığına göre; karar, IEA’nın da bugüne kadar gerçekleştirdiği beşinci petrol sürme kararı olma özelliğini taşıyor.

ABD’nin Mart sonunda aldığı stratejik rezervlerinden bugüne kadar görülen en büyük miktarda petrolü serbest bırakma kararının ardından, bu karar ile IEA’nın ABD dışındaki üyeleri de aynı nitelikte bir karar almış oldu.

İlgili haber: Rusya, ‘dost olmayan’ ülkelere doğal gaz ve petrolü rubleyle satmaya karar verdi

Petrol fiyatları 14 yılın zirvesini gördü

Ukrayna’yı işgal eden Rusya’ya başlatılan ekonomik yaptırımlar petrol fiyatlarını 14 yılın zirvesine taşımıştı.

Küresel petrol fiyatları LCOc1, CLc1, ABD’nin petrol sürme kararından bu yana art arda iki hafta boyunca gerilerken Brent ham petrolünün varil fiyatı yaklaşık 10 dolar gerileyerek 100 doların altına düştü.

İlgili haber: Rus petrolü terk ediliyor: ABD’den ambargo, İngiltere ve AB’den çıkış planı

IEA, üye ülkeler tarafından altı aylık sürede piyasaya sürülmesi taahhüt edilen petrol miktarının 120 milyon varile ulaştığını açıkladı.

Türkiye de katkı sağlayacak

60 milyon varil piyasaya sürme taahhüdünde bulunarak en büyük katkı sağlayan ülke olan ABD‘yi, 15 milyon varil ile Japonya izledi.

Karara katkı sağlayan diğer başlıca ülkeler arasında Güney Kore, Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere bulunuyor.

İlgili haber: Avrupa Rus gazından çıkmak için ABD gazına geçiyor: Kısa görüşlü bir güvenlik önlemi

Rezerv serbest bırakma kararına Türkiye de üç milyon varil petrol veya petrol ürünüyle katkıda bulunacak.

Petrole ayrılan bütçe iklim krizine karşı mücadele için ne ifade ediyor?

Finansal düşünce kuruluşu Carbon Tracker‘in hazırladığı rapora göre, son fiyat artışları, daha fazla potansiyel projenin kısa vadede kazançlı yatırımlar olarak görünmesi anlamına gelebilir. Ancak analiz, bu projeler başladığında fosil yakıtlara olan talebin azalmaya başlayabileceğini ve yatırımcılar ve iklim kampanyacıları için bir “kabus senaryosu” yaratabileceğini öne sürüyor.

İlgili haber:Fosil yakıtlara artan talep iklim hedeflerine darbe indirebilir

‘Fosil yakıt yatırımlarının uzun vadeli olması mümkün değil’

Küresel ekonomi, 2020’de Covid-19 salgınının tetiklediği ekonomik yavaşlamadan yavaş yavaş çıkıyor. Petrol ve gaz talebi de güçlü bir şekilde toparlandı ve bu da küresel gaz arzı daralmasına, enerji piyasasında fiyatların fırlamasına yol açtı.

Dün 98,41 dolara kadar gerileyen Brent petrolün varil fiyatı, günü 100,58 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 09.30 itibarıyla kapanışa göre yüzde 0,80 artışla 101,38 dolar oldu. Mart’ta 130 dolarları gören petrol fiyatı son yedi yılın zirvesine oturdu. Gaz fiyatları da Avrupa ve Asya’daki pazarlarda tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşarak yaşam maliyeti krizini körükledi.

Buna karşın Carbon Tracker, artışın uzun vadeli bir fosil yakıt yatırımının çok uzun sürmesinin pek mümkün olmadığına işaret ediyor. Raporda hükümetlerin iklim taahhütleri, elektrikli araçlara ve yenilenebilir enerjiye hızlı geçişle birleştiğinde, 2020’lerin sonlarından itibaren 2040’a kadar petrol talebini keskin bir şekilde aşağı çekeceği öngörüsünde bulunuluyor.

Carbon Tracker’ın petrol ve gaz başkanı ve raporun ortak yazarı Mike Coffin, “Gaz için aynı aşırı yatırım hikayesini görebilirsiniz” dedi. Coffin,  Petrol ve gaz şirketleri ile onların yatırımcılarına, mevcut piyasa fiyatlarına dayalı olarak yeni fosil yakıt projelerine uzun vadeli yatırımlar yapma “cazibesine direnme” tavsiyesinde bulundu.

Carbon Tracker analisti ve raporun baş yazarı Axel Dalman ise şunları söyledi:

“Şirketler yüksek fiyatları, daha fazla arz yatırımına işaret eden devasa bir neon tabela olarak görebilirler. Ancak, petrol sağlayan projelerle devam ederlerse bu bir kabus senaryosu haline gelebilir.”

Kategori: Dünya