CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, torba yasada öngörülen lastik yakma tesisleriyle ilgili olarak, “AKP iklim kriziyle mücadele edeceğine, rançılara para kazandırmaya çalışıyor. Akılları, fikirleri birilerine para kazandırmakta” dedi.
Elektrik Piyasası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi isimli torba yasa AKP’li milletvekillerinin imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı‘na (TBMM) sunulmuş, 13 Ekim’de alt komisyonda görüşüldükten sonra da 21 Ekim’deki üst komisyon toplantısında oy çokluğuyla kabul edilmişti.
‘Lastik yakana temiz enerjiymiş gibi teşvik vermeye çalışıyorlar’
CHP’li Öztunç, kanun teklifine her bakıldığında başka bir sorunla karşılaşıldığına dikkat çekerek “Biyokütlenin tanımını değiştirip, lastik yakana temiz enerjiymiş gibi teşvik vermeye çalışıyorlar” diye konuştu.
‘YEKDEM’den faydalanabilecekler’
Öztunç, torba yasada biyokütle santrallerinde lastik atıklarının yakılmasının önünü açan bir kanun teklifinin yer aldığını da belirtti. Bu konuyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan CHP’li vekil şunları söyledi:
Bu haliyle, lastik yakarak elde edilecek enerji, yenilebilir enerji olarak kabul edilecek ve YEKDEM’den faydalandırılabilecek. Daha şimdiden Kocaeli, Düzce ve Erzincan’da yeni lastik yakma tesisleriyle ilgili haberler duyuyoruz. Yasalaşırsa, önünü alamayız. AKP iklim kriziyle mücadele edeceğine, rançılara para kazandırmaya çalışıyor. Akılları, fikirleri birilerine para kazandırmakta”
Teklifte neler var?
Telifle birlikte şu değişimlerin yaşanması bekleniyor:
Havaya çok miktarda kimyasal ve zehirli gaz salan, araba lastiği, orman ürünleri ve çöp yakarak elde edilen enerji “yenilenebilir” sayılıyor ve teşvik ediliyor. Biyokütle santrallerinin önü daha da açılıyor.
Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destek Mekanizması (YEKDEM) kapsamı genişletilerek Karadeniz derelerinde ekolojik yıkımlara ve sel felaketlerine neden olan HES’lerin sayısının artmasına neden olunuyor.
Cumhurbaşkanı izni ile T.C. Kanunlarından muaf enerji şirketleri kuruluyor.
Enerji yatırımları için gereken taşınmazlar kolayca, kamu yararı kararı olmaksızın istimlak ediliyor.
Dağıtım şirketlerine çeşitli kolaylıklar sağlanarak daha fazla kar elde etmeleri sağlanıyor.
HES’ler, JES’ler ve RES‘lere YEKDEM destekleri devam ettiriliyor. Bu santrallerin sayısı kontrolsüz bir şekilde verilen teşviklerle daha da arttırılıyor.
Ekoloji örgütleri kanun teklifinin iptali için imza kampanyası başlatmıştı
Elektrik Piyasası Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi isimli torba yasanın iptali için doğa, yaşam ve kent savunucuları imza kampanyası başlatmıştı. Başlatılan imza kampanyasına 100 örgüt destek vermişti.
Bireysel olarak da imzalanabilen change.org üzerinden başlatılan kampanyaya hala destek verilebiliyor.
Brezilya Sağlık Düzenleme Kurumu’nun (Anvisa) açıklamasına göre, Çin merkezli ilaç şirketi Sinavoc Biotech‘in geliştirdiği ‘CoronaVac‘ aşı adayının Brezilya’daki denemeleri ‘ciddi advers olay’ yani beklenmeyen yan etki görülmesi nedeniyle geçici olarak durdurulduğu belirtildi.
Açıklamada, ölüm, potansiyel ölümcül advers olay, kalıcı sakatlık veya sakatlık, hastanın hastaneye yatırılması gibi durumların ‘ciddi advers olay’ olarak değerlendirildiği bildirildi. Olayın 29 Ekim tarihinde meydana geldiği de belirtildi.
CoronaVac isimli koronavirüs aşı adayının Brezilya’da insanlar üzerindeki deneyleri, ülkede biyolojik araştırmalar yapan Butantan Enstitüsü’nün işbirliğinde temmuz ayının sonlarında başlamıştı.
Koronavirüs salgınından en çok etkilenen ülkelerden birisi de Brezilya’ydı. Ülkede bugüne kadar 5 milyon 675 bin 32 kişide virüs tespit edilirken, 162 bin 628 kişi ise koronavirüs sebebiyle hayatını kaybetti.
Aşı denemeleri Türkiye’de sürüyor
Aşı adayının faz 3 deneme uygulamaları Brezilya, Endonezya ve Türkiye’de yapılıyordu. Gönüllülük esasıyla yapılan aşı denemeleri Türkiye’de 25 merkezde yapılıyor ve 13 bin kişiye uygulanması planlanıyor. İkinci faz denemelerinde başarılı olan aşı adayının üçüncü faz denemesinde de başarılı olması halinde 2021 yılında kullanılması bekleniyor.
Çocuk edebiyatının en önemli iki ödülünden biri olan Astrid Lindgren Anma Ödülü‘nün (ALMA) 2021 yılı adayları açıklandı. 69 ülkeden 263 adayın (yazar, illüstratör, hikâye anlatıcıları) yer aldığı 2021 ALMA ödülü için Türkiye’den ise dört kişi aday gösterildi: Aytül Akal, Behiç Ak, Feridun Oral ve Huban Korman.
Dünya çapında ödüller için aday gösteren 100’e yakın kurum ve kuruluş arasında Türkiye’den aday gösterme yetkisine sahip iki kurum bulunuyor; bunlardan biri İTEF-İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali, diğeri ise Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği (ÇGYD).
İsveç Hükümeti’nin düzenlediği yarışmada, kazanana verilecek ödül ise yaklaşık 580.000 dolara karşılık gelen 5 milyon kron.
2021 ALMA ödülleri, 13 Nisan 2021 tarihinde yapılacak canlı yayın ile sahiplerini bulacak.
Ödülün adına verildiği Lingdgren ünlü karakter Pippi Uzunçorap‘ın yaratıcısı ve dünyanın en çok dile çevrilen çocuk kitabı yazarlarından biri. 2003’te ilki düzenlenen ALMA ödülünün resmi aday listesinin duyurusunda, jüri başkanı Boel Westin şunları söyledi: “Çocukların ve gençlerin dünyayı daha iyi algılayıp yorumlayabilmeleri için edebiyata erişimlerinin olması şimdi daha da önemli bir hale geldi. ALMA listesi bu yıl çok kapsamlı, nitelikli ve çeşitli.”
Çin‘de yılın ilk dokuz ayında 15 binden fazla kişi hakkında vahşi hayvan ticareti ile ilgili suçlar işlem yapıldı. 2019’a oranla yüzde 66 artış anlamına gelen bu sayı ülkede Covid-19 sonrası uygulamaya sokulan kaçakçılık yasasının yasallaşmasından sonra oldu.
Euronews Türkçe’nin aktardığına göre Çin Halk Cumhuriyeti‘nde savcılık, internet sitesinden yayınlandığı açıklamada, toplam tutuklamaların yaklaşık 7 bininin balıkçılık, yaklaşık 4 bininin ise yasa dışı avlanmadan kaynaklandığı belirtildi.
Üç bin yargılama nesli tükenen hayvanlara yönelik
Ayrıca 3 bin yargılamanın da nesli tükenmekte olan yabani hayvan ürünlerini yasa dışı yollardan satın almak, taşımak ve satmaktan dolayı gerçekleştiği açıklandı.
Covid-19 salgınının Vuhan şehrinde vahşi hayvanların satıldığı bir pazardan yayıldığı yönündeki tahminler, ülkedeki yaban hayat ticareti yönetmeliğindeki sorunları gündeme taşımıştı.
Çin yönetimi şubatta vahşi hayvanların satışını ve tüketimini yasaklamayı vaat eden bir karar açıklayacağını belirtmişti. Fakat yeni mevzuatın kürk ve geleneksel Çin tıbbı ticaretini muaf tutması bekleniyor.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda yeni tip koronavirüs (Covid-19) testinin pozitif çıktığını duyurdu.
Herhangi bir şikayeti olmadığını belirten Çerkezoğlu, 14 gün boyunca kendisini karantinaya alacağı bilgisini paylaştı. DİSK Genel Başkanı, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
Dün gece yaptırdığım Covid-19 test sonucumun pozitif olduğunu öğrendim. Herhangi bir şikayetim yok, sağlık durumum gayet iyi. Sadece 14 gün fiziken mücadele alanlarında olamayacağım. Haklarımız için omuz omuza mücadeleye devam…
Mücadele arkadaşlarım kıdem tazminatı ve emeklilik hakkımızı savunmak için Beşiktaş'ta toplanıyor ✊ pic.twitter.com/77CCpN9KRs
Çerkezoğlu koronavirüs sebebiyle bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanan, işçi ve emekçilerin kıdem tazminatı ile emeklilik başta olmak üzere pek çok konu içeren torba yasa teklifine karşı Türkiye’nin birçok noktasında düzenlenen eyleme katılamadı.
DİSK tarafından Beşiktaş Barbaros Meydanı‘nda düzenlenen eyleme ilişkin görüntüler paylaşan Çerkezoğlu, “Mücadele arkadaşlarım kıdem tazminatı ve emeklilik hakkımızı savunmak için Beşiktaş’ta toplanıyor” ifadelerini kullandı.
Türk Tabipleri Birliği (TTB), son 3 günde 13 sağlık çalışanının Covid-19 nedeniyle vefat ettiğini duyurdu.
Birliğin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda “Salgına karşı yeterli önlemleri almayan iktidarın politikalarından kaynaklı her gün sağlık çalışanlarını kaybediyoruz, tükeniyoruz!” ifadeleri kullanıldı.
#Covid19MeslekHastalığıKabulEdilsin etiketiyle paylaşılan mesajda, virüsü sebebiyle vefat eden sağlık çalışanlarının isimleri de yer aldı:
Mehmet Mollamahmutoğlu, Dr. Habib Demirel, Murat Öndeş, Murat Yeni, Dr. Metin Kebapçı, Murat Esen, Dr. Aslı Yıldız, Dr. Sami İpek, Dr. Selim Akın, Diş Hekimi Önder Kuşakçıoğlu, Dr. Mesut Cem İlkin, Ecz. Hüseyin İlhami Okatan, Orhan Özgül.
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) evrende yeni yaşam arama projesine Türkiyeli bilim kadını Betül Kaçar liderlik edecek.
NASA’nın yaptığı açıklamada projenin amacı, “evrende yaşam arayışı” olarak özetlendi. Proje kapsamında oluşturulan ekiplerin araştırmaları; kozmik kökenlerden gezegensel sistem oluşumuna, yaşamın kökenleri ve evrim ile Dünya’nın ötesinde yaşam arayışına kadar olan astrobiyoloji çalışmaları kapsıyor.
Güneş Sistemi’nin dışındaki gezegenlerin yaşama elverişli olup olmadığının araştırılması için iki büyük yeni araştırma ekibi kurmak üzere UArizona astrobiyoloji araştırmacılarına yaklaşık 12 milyon dolar fon sağlandığı da belirtildi.
Betül Kaçar kişisel Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“Çok güzel bir haberi paylaşmak istiyorum. Projemiz NASA’nın yeni oluşturduğu astrobiyoloji merkezlerinden biri olarak seçildi. Önümüzdeki 5 sene boyunca evrendeki yaşam arama çalışmalarına yön verecek 12 araştırma grubundan oluşan bir ekibi yöneteceğim.”
Çok güzel bir haberi paylaşmak istiyorum. Projemiz NASA'nın yeni oluşturduğu astrobiyoloji merkezlerinden biri olarak seçildi. Önümüzdeki 5 sene boyunca evrendeki yaşam arama çalışmalarına yön verecek 12 araştırma grubundan oluşan bir ekibi yöneteceğim. https://t.co/UTHJBOg9MS
2017 yılından bu yana Arizona Üniversitesi Astronomi ve Moleküler Hücre Biyolojisi alanından çalışan Betül Kaçar’ın ayrıca Tokyo Teknoloji Enstitüsü Earth-Life Science Institute’ta Doçent unvanı bulunuyor.
Bu konuma seçilen en genç bilim insanı olan Kaçar, masajında, proje ile ilgili şu bilgileri verdi: “İlk 2 milyar yılın biyolojisini araştıracak, yaşamın neden nitrojen kullandığını soracak, cevapları hem laboratuvarda, hem arazide, yapay hem deneysel sistemlerle araştıracağız. Öğrendiklerimizi evrendeki yaşanabilirliğini anlamak için uygulayıp, NASA’nın çalışmalarına destek olacağız.”
Kaçar, gençlere de şu tavsiyelerde bulundu: Hayallerinizin sınırlarını ancak kendinizin çizebileceğini hatırlatıyorum. Çok çalışın, inat edin, direnin. Hadsiz hayaller kurun. Daha da güzel haberlerde görüşmek üzere!
Cumhurbaşkanı Kararı ile Berat Albayrak‘tan boşalan Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine atanan Lütfi Elvan, atama kararıyla ilgili ilk değerlendirmesini yaptı.
Dünya’dan Canan Sakarya’nın haberine göre, Bakan Elvan karara ilişkin TBMM’de muhabirlerin sorularına “Benim için de sürpriz oldu” yanıtını verdi.
Devir teslim töreni olmayacak
Elvan açıklamasının devamında “Berat Bey ile görüştüm. Sayın bakanın sağlık problemi nedeniyle devir teslim töreni olmayacak” ifadelerini kullandı. Yeni Hazine ve Maliye Bakanı, öğleden sonra TBMM Genel Kurul’da yemin ederek resmen göreve başlayacak.
Elvan’ın yerine Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı’na ise Cevdet Yılmaz‘ın atanması bekleniyor.
Ne olmuştu?
Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak 8 Kasım Pazar gecesi Instagram hesabından bir metin yayınlamış ve sağlık gerekçesi sebebiyle görevden ayrılacağını ve artık ailesiyle vakit geçirmek istediğini yazmıştı.
Albayrak’ın eş zamanlı olarak Twitter adresinin kapanması üzerine “sosyal medya hesapları hacklendi mi?” sorusu gündeme gelmişti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan 27 saat sonra yapılan açıklamada “Cumhurbaşkanımız tarafından yapılan değerlendirme sonunda Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın görevden af talebi kabul edilmiştir” denilmişti.
Resmi Gazete’de yayınlanan karar ile göreve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AKP Mersin Milletvekili Lütfi Elvanatanmıştı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin,Dağlık Karabağ krizine ilişkin televizyon yayınında yaptığı açıklamada “Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ateşkesin gece saat 00.00’dan itibaren başladığını duyurdu.
Putin açıklamasında “Azerbaycan ve Ermenistan kontrol ettikleri pozisyonlarda kalacak” ifadelerini kullandı.
Ateşkes’e göre, Ermenistan’ın bölgeden çekilmesine paralel olarak Rusya bölgeye hafif silahlı 1960 asker ile 90 zırhlı personel aracı gönderecek. Rusya barış gücü beş yıllığına bölgede konuşlanacak. Tarafların 6 ay önceden itiraz etmemesi durumunda Rusya barış gücü beş yıl daha bölgede kalacak.
Anlaşmanın detayları
Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ateşkese bağlı olarak Ermenistan’ın bölgeden çekilmesi ve Rusya’nın beş yıllığına bölgede konuşlanmasının yanında Kerbecer 15 Kasım, Ağdam 20 Kasım, Laçin ise 1 Aralık’a kadar Azerbaycan’a teslim edilecek.
Dağlık Karabağ ve çevresinde yerlerinden edilmiş siviller, BM Sığınmacılar Yüksek Komiserliği gözetiminde evlerine geri dönecekken, anlaşma kapsamında esirler karşılıklı olarak takas edilecek.
Aliyev ve Paşinyan’dan açıklama geldi
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, konuyla ilgili yaptığı açıklamada Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorununa son verildiğini, anlaşmanın “Ermenistan’ın askeri yenilgisi anlamına geldiğini” söyledi. Aliyev, anlaşmaya göre askeri operasyonların durduğunu, Azerbaycan ve Ermenistan’ın kontrol ettikleri pozisyonlarda kalacağını da belirtti.
Öte yandan Aliyev, anlaşmanın beşinci maddesi kapsamında bölgede hem Rusya hem de Türkiye askerlerinin barış gücü görevinde bulunacağını, Türkiye’nin bu bölgenin geleceğinde rol oynayacağını söyledi. Fakat imzalanan anlaşmada Türkiye askerlerine dair bir ifade bulunmuyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise bildiriyi imzalamaktan başka şansı olmadığını, alınan kararın derinlemesine analizlere ve askeri duruma ilişkin bilgi sahibi kişilerin değerlendirmeleri temelinde alındığını ifade etti.
Azerbaycan’da kutlama, Ermenistan’da protesto
Anlaşmanın ardından Azerbaycan’da kutlamalar yapılırken, Ermenistan’da ise halk protesto gösterilerine başladı. Hükümet binasının camlarını kırarak içeri giren protestocular Paşinyan ve hükümet aleyhine sloganlar attı. Bazı protestocular da Paşinyan’ın makam odasına girdi.
Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Dağlık Karabağ’a konuşlanacak Rusya barış gücü birliklerinin yola çıktığı duyuruldu. Rus askeri birliklerinin tarafların anlaşmalara uyumunu izleyeceği, Dağlık Karabağ’daki temas hattı ve Laçin koridoru boyunca gözlem noktaları kurulmasının planlandığı da belirtildi.
Deniz ve Doruk Dolapçıoğlu İstanbul’da yaşayan iki kardeşler. Birlikte iklim grevlerine çıkıyor ve sosyal medya üzerinde açtıkları “Yok Olmadan Harekete Geç” isimli hesap ile iklim krizine dikkat çeken paylaşımlar yapıyorlar.
13 yaşındaki Deniz Dolapçıoğlu bir gün televizyonda “yaşlı teyzelerin” iklim değişikliğiyle ilgili etkinliklerini görüyor ve “onlar torunları için bir şeyler yapıyorsa ben neden yapmıyorum?” diye sorarak kendisi harekete geçmeye karar veriyor.
Doruk Dolapçıoğlu ise 16 yaşında. Şu anda Kabataş Erkek Lisesi’nde eğitim görüyor ve kardeşinin iklim konusunda gösterdiği heyecandan etkilenerek kendisini de iklim grevlerinin kucağında bulduğunu anlatıyor. Sonrasında kendisi de okulun çevre kulübünde yer almaya başlıyor.
Biz de onlarla bir araya gelerek hem kendilerini biraz daha tanımak hem de neler amaçladıklarını, iklim grevlerinin abi-kardeş ilişkilerini nasıl etkilediğini öğrenmek istedik. Uzatmadan sözü onlara bırakıyorum..
@yokolmadanhareketegec adlı sayfanızdan sizi takip ediyorum. Siz iklim konusunda harekete geçmeye nasıl karar verdiniz?
Doruk: Ben şahsen kardeşimden etkilendim. Hesabı da o kurdu zaten. Ben, onun böyle bir hesap kurması üzerine onu takip etmeye başladım ve paylaşımlarını okudukça destek olmaya karar verdim. İlk başlarda sadece yardım ediyordum, Kabataş’ı kazanıp da oradaki Çevre Kulübü’ne girince motive oldum ve aktif olarak aktivistlik yapmaya başladım.
Deniz: Bir gün televizyonda yaşlı teyzelerin iklim değişikliği hakkında farkındalık yarattıklarını gördüm. Onlar torunlarının gelecekleri için kaygılanıyorsa ben niye harekete geçmiyorum dedim ve bir hesap oluşturmaya, iklim için harekete geçmeye karar verdim. Abimin desteğiyle hesabımız büyüdü ve hala aktif paylaşımlar yapıyoruz.
@yokolmadanhareketegec neyi amaçlıyor? İklim krizine dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için neler yapıyorsunuz?
Doruk: Biz @yokolmadanhareketegec olarak iklim krizine ve çevre felaketlerine farkındalık yaratmayı ve insanlarda bilinç oluşturmayı amaçlıyoruz. Benim okulumda da birçok insan bu tip konuları küçümsüyor. Bizim amacımız toplumdaki bu algıyı kırmak ve küreselleşen dünyada değişime ayak uydurmak.
Nihai amacımız adımızdan anlaşılacağı üzere dünyamız yok olmadan harekete geçilmesini sağlamak. İklim krizine dikkat çekmek ve bir bilinç oluşturmak içinse hesabımızda bilgilendirici içerikler paylaşıyor, her cuma #fridaysforfuture etiketiyle iklim grevleri yapıp sosyal medya hesabımızda paylaşıyoruz.
Deniz: @yokolmadanhareketegec sürdürülebilir bir yaşam amaçlıyor ve fosil yakıt kullanımının en aza indirilmesi, termik santrallerin yasaklanması gerektiğini savunuyor. Güneş, rüzgar, su bize yeter, yeter ki yenilenebilir enerji kaynaklarına geçelim.
İklim krizine dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için biz her cuma renkli pankartlarımızla İstanbul’un çeşitli yerlerinde grevler yapıyoruz. Sizi de bekliyoruz☺
‘Büyüdüğümüzde enkaz devralmaktan korkuyorum’
İklim Krizi şu anda yaşanıyor ama bilim insanları şu anda yaşananların önümüzdeki yılların yalnızca bir ön gösterimi olduğunu söylüyor. Yani böyle gidersek yokoluşa doğru sürükleneceğiz. En çok etkilenecek nesil de siz olacaksınız. Bu size nasıl hissettiriyor?
Doruk: Tabi ki şu an yaşadıklarımız ve bilim insanlarının ön görüleri tedirgin edici. Biz “İklim Krizi” ve “Çevre Kirliliği” felaketleriyle gençlikte karşılaşmış ilk kuşak olduğumuzdan tabi ki büyüklere göre daha bilinçliyiz. Çünkü geleceğin dünyasının yetişkinleri biziz. Ama büyüdüğümüzde bir enkaz devralma olasılığımız beni korkutuyor.
Ama şu an bizim gibi bir sürü gencin “İklim Krizi Farkındalığı” ve “Çevre Duyarlılığı” adına mücadele veriyor olması aynı zamanda geleceğe umutla bakmama neden oluyor.
‘Yetişkinlerin bize bıraktığı gelecek berbat’
Deniz: Bu durum beni geriyor desem yalan olmaz. Hatta kaygılandırıyor hem de fazlasıyla. Benim gibi çocukların gelecek kaygısına sahip olmaları bence yetişkinler adına çok utanç verici olmalı! Çünkü bizler çocukluk dönemimizi eğlenerek, rahat geçirmek yerine her hafta grev yapıyoruz!
Yetişkinlerin bize bıraktığı geleceği istemiyoruz çünkü büyüklerin bize bıraktığı gelecek BERBAT! Bu yüzden yetişkinler bir an önce bize destek olmalı, olmak zorunda ! Çünkü bizim Dünya yönetiminde daha sözümüz olmasa da onların var. Yetişkinler yok olmadan harekete geçin!
‘Ormanların bol olduğu bir gelecek istiyorum’
Nasıl bir gelecekte yaşamak istiyorsunuz?
Doruk: Ben sürdürülebilir bir gelecekte yaşamak istiyorum. “Sürdürebilirlik”ten kastım şu: Doğal gaz ve petrol rezervleri yerine yenilenebilir enerjide yarışılan, plastiksiz, küresel ısınma yerine küresel değişimin yaşandığı, fosil yakıtlarla çalışan araçlar yerine elektrikli araçların veya bisikletlerin kullanıldığı, yeşil, geri dönüşümü alışkanlık edinmiş insanlarla dolu, iklim adaleti ve sosyal adaletin sağlandığı, toplumda kadınların hak ettikleri değeri gördüğü ve kimsenin tercihlerine göre yargılanmadığı (Tabi ki bu tercihler başkalarının hakkını gasp etmediği sürece) özgür bir dünyada yaşamak istiyorum.
Deniz : Ben ormanların bol olduğu yemyeşil bir gelecekte yaşamak istiyorum. Çünkü ağaçlar mucizevi varlıklardır. Bize karşılıksız oksijen verirler, yaşamın en temel kaynağını. Peki biz ağaçlara ne yapıyoruz? Anca kesmeyi ve yakmayı biliyoruz. Ağaçlara zarar verince kendimize kötülük yapmış oluyoruz, bunu bir anlasak…
Ayrıca her türlü adaletin olduğu bir gelecekte de yaşamak istiyorum. Ne ırkçılığın, ne cinsiyet ayrımının ne de başkalarının üstün tutulduğu bir Dünya’da. Biz sırf ten renkleri bizimkinden farklı diye koyu tenli insanları kendimizden ayırıyoruz. Ne kadar da büyük bir suç! Asıl ağaçları kesen, doğaya ve Dünya’ya zarar verenler insan değil, onlar gelecek katili!
Bir yandan da Türkiye’de faaliyet gösteren Fridays For Future Türkiye gibi hareketler bulunuyor. Onlarla ne kadar iletişim içerisindesiniz? Birlikte hareket ediyor musunuz? Yoksa ayrı mısınız? Neden?
Doruk: Biz Yok Olmadan Harekete Geç ekibi olarak Türkiye’nin en büyük iklim hareketlerinden biri olan Fridays For Future Türkiye grubunun içerisinde yer alıyoruz. Oradaki birçok iklim aktivistiyle iletişim halindeyiz ve genelde (özellikle son zamanlarda) onların paylaştıklarına paralel içerikler paylaşıyoruz.
Ayrıca ben geçen sene, lisemden bir ekiple birlikte (Kabataş Çevre Ekibi) FFF Türkiye’nin düzenlediği Kadıköy’deki iklim grevine de katılmıştım. Tabi bu seneki sanal iklim grevine de kardeşimle birlikte katıldık.
Deniz: Öncelikle Fridays For Future ekibini hayranlıkla takip ettiğimi belirtmek isterim. Evet, biz bu hareketin içindeyiz ve ben bu hareketin içinde almaktan çok gururlu ve mutluyum. FFF Türkiye İklim Aktivistleri ile iletişim halinde olduğumuzdan gönderilerimizi paylaşırken onardan ilham aldığımızı söylesem yalan olmaz. Ve şunu eklemeliyim ki bu hareketten haberdar olmayanlar bence mutlaka baksın, incelesin. Bizim geleceğimiz için çok önemli bir hareket. Bizi ve Fridays For Future Hareketini takipte kalın!
‘Aramızdaki ilişkiyi geliştiriyor’
Abi-kardeş birlikte böyle bir işe girmek nasıl bir deneyim? Sizin aranızdaki ilişkiyi nasıl etkiliyor?
Doruk: Tabi ki çok güzel bir deneyim. Birbirimizden destek alıyoruz ve fikir alışverişinde bulunarak daha kaliteli paylaşımlar yapıyoruz. Ayrıca Deniz, fikir üretme konusunda çok başarılı olduğundan hesabımıza bayağı bir katkı sağlıyor. Ayrıca bu ortaklık, bizim ilişkimizi de kuşkusuz olumlu yönde etkiliyor.
Birbirimize daha anlayışlı yaklaşıyoruz ve “İklim Aktivistliği” gibi ortak bir noktamızın olması bizi birlikte daha çok vakit geçirmeye ve daha çok şey paylaşmaya sevk ediyor. Ben şahsen tek başıma olsam Yok Olmadan Harekete Geç Hareketinin bu kadar büyümüş olamayacağını düşünüyorum.
20 Eylül 2019 Kadıköy İklim Grevi
‘Birbirimizi daha iyi tanıyoruz’
Deniz: Böyle bir işe girmek hayatımdaki en iyi ve hiçbir zaman pişman olmayacağım deneyimlerden biri. Abimle yapıyor olmam ayrı bir zevk katıyor işin içerisine. Böyle bir girişimde bulunmasaydık aramızdaki ilişkinin bu kadar iyi olabileceğini düşünmüyorum.
Yok Olmadan Harekete Geç sayesinde sürekli iletişim halindeyiz ve gün geçtikçe birbirimizi daha iyi anlıyoruz. Daha yolun başlangıcında olduğumuzu, ve ilerleyen zamanlarda çok daha iyi yerlerde olacağımıza inanıyorum. Yani kısacası iyi ki iklim aktivistiyim, iyi ki abimle böyle bir girişimdeyim.
Sayfayı oluşturduğunuz ve yaptığınız eylemlerden sonra arkadaşlarınızdan ve ailenizden nasıl tepkiler geliyor? Size katılmak isteyen oluyor mu?
Doruk: @yokolmadanhareketegec sayfasını açtığımızdan ve iklim için mücadaleye başladığımızdan beri en büyük destek annemden geldi. Zaten kendisi de bize bazen fikirler veriyor. Onun dışında okulda Çevre Kulübü’ndeki birçok arkadaşım bize yardımcı oluyor ve iklim grevleri için onlarla fikir alışverişinde bulunuyoruz. Bunun dışında birkaç sınıf arkadaşım da sayfamızı aktif olarak takip ediyor.
Deniz: Tabii ki bizim yaptığımız eylemlerden sonra arkadaşlarım ve ailemden güzel tepkiler geliyor ve katılmak isteyenler oluyor. Açıkçası bu beni çok mutlu ediyor çünkü bizim gibi aktivizime meraklı insanlar görmek gelecekte olacaklar konusunda umudumu arttırıyor. Hatta en yakın arkadaşımın da bir iklim aktivisti onun da bizim gibi hesabı var. (@ForestActivists) ☺
Kısacası Aktivist olmak için uygun zamanı beklemenize gerek yok çünkü bir bakmışsınız o zaman geçmiş gitmiş. Herkes Dünyamız için mücadele etmeli, nasıl olsa bu Dünya’ da biz yaşıyoruz ve ona sahip çıkması gerekenler biziz. Geleceğin için yok olmadan harekete geç!