Ana Sayfa Blog Sayfa 1729

2020 yılında 36 hayvan ve bitki türünün yok olduğu ilan edildi

Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) 2020 yılında 36 bitki ve hayvan türünün neslinin yok olduğunu ilan etti. Kurum, uzun süredir doğada görülmeyen bu türlerin kategorisini “nesli tehdit altında olanlar” kategorisinden “nesli tükenenler” kategorisine aldı.

IUCN tarafından tutulan kırmızı listede 128 bin 918 nesli tükenen ve tükenme tehdidi altında olan canlı bulunuyor.

Balıklar, yarasalar, memeliler…

Euronews’in aktardığına göre nesli tükenen hayvanlar kategorisine sokulan Barbodes cinsi balıklardan Barbodes baoulan en son 1991 yılında Filipinler‘de Lanao Gölü‘nde görüldü.

Endonezya’nın Java Adası‘na has Chitala lopis cinsi balık 1853 yılından, Kazakistan nehirlerinde yaşayan Schizothoraz saltans ise 1953 yılından bu yana görülmüyor.

Memeli hayvanlardan Japonya‘ya has bir yarasa türü olan Pipistrellus Sturdeei‘nin en son 1889 yılında Nyctophilus howensis‘in ise 1972 yılında Avustralya‘da görüldüğü açıklandı.

Orta Amerika‘da yaşayan beş kurbağa ve kertenkele türünün de 25 yıldan uzun bir süredir görülmediği tespit edildi.

Tatlı su yunusları tehdit altında

Bunların yanısı yaklaşık 100 yıldır görülmeyen bir çekirge, altı ağaç ve beş bitki türü de nesli tükenenler kategorisine alındı.

Dünya’daki tüm tatlı su yunusları da haklarında veri olmayanlar kategorisinden türü tehdit altında olanlar kategorisine alındı. Amazon nehir sisteminde yaşayan bu küçük gri yunus cinslerinin suların kirlenmesi, barajlar ve balık ağlarına takılmalar sonucunda nesillerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.

Meşe ağacı türlerinin üçte biri yok olmak üzere

IUCN ayrıca dünyadaki tüm meşe ağacı türlerinin yaklaşık üçte birinin de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu duyurdu.

Öte yandan IUCN’nin aralık ayı başında yaptığı duyuruda da koruma çalışmaları sonucu Avrupa bizonu ve 25 diğer türün neslinin devamında gelişme kaydedildiği açıklandı.

Ormanlar imara açılıyor: Sınırı Cumhurbaşkanı belirleyecek

Daha önce Meclis’ten geçerken büyük tartışma yaratan ormanlık alanların imara açılmasını düzenleyen kanunun uygulama yönetmeliği Cumhurbaşkanlığı sistemine uyarlanarak yeniden düzenlendi.

Yönetmelikle, orman alanlarının imara açılması konusunda Bakanlar Kurulu yerine Çevre Bakanlığı teklif hazırlayıp Cumhurbaşkanı‘na sunacak. Cumhurbaşkanı orman dışına çıkarılarak imara açılacak alanların sınırını belirleyip ilan edecek.

Sözcü gazetesinin haberine göre; düzenlemeyle birlikte özellikle Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz bölgelerindeki orman alanlarında yapılaşmanın hızla artacağı belirtiliyor.

En az beş yapı bulunan ‘yer yerleşim’ yeri oldu

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan yönetmeliğe göre üzerinde en az beş adet ev, ahır, samanlık, ambar, avlu gibi yapıların bulunduğu ormanlık alanlar ‘yerleşim yeri’ olarak tanımlandı. Dolayısıyla orman sınırları içerisinde ahırı, samanlığı olanlar başvuru yapıp bu yerlerin imara açılmasını isteyebilecekler.

Orman alanının sınırlarına fiilen hükümet karar verecek. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden emekli öğretim üyesi Prof. Doğan Kantarcı, düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti. Kanun değişikliği TBMM’de görüşülürken MHP’li milletvekillerinin de büyük tepkisini çekmişti.

Atmosferdeki karbondioksit oranı 140 yılda yüzde 43 arttı

İnsan faaliyetleri, fosil yakıtların aşırı kullanımı, üretim ile tüketimin artması, atmosferdeki sera gazı oranını artırmaya devam ediyor. Pandemi döneminde zaman zaman hareketliliğin azalması karbondioksit oranının hızını kısmen azaltmasına rağmen oran artışını engelleyemedi.

Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) verilerinden derlenen bilgilere göre, sanayileşme dönemi öncesindeki son 400 bin yılda atmosferdeki karbondioksit (CO2) oranı 200 ile 280 ppm (milyonda bir birim) civarında seyretti.

Sera etkisine neden olan başlıca gazlardan olan karbondioksit değerleri 1880 yılında yaklaşık 291 ppm iken, 2020 yılında bu değer yüzde 43 artarak 415 ppm değerine çıktı.

‘Artmaya devam edecek’

Karbondioksit oranındaki artışı AA muhabirine değerlendiren İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros şunları söyledi:

Bu oran yıllar içinde giderek daha fazla artmaya devam edecek. Şu anda ocak ayındayız ve bahar havasını yaşıyoruz. Sıcaklık ve karbondioksit oranı aynı anda artıyor.”

Sebebi insan faaliyetleri

Toros, atmosferdeki karbondioksit oranının artmasında temel faktörün insan faaliyetleri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

Yıllar ilerledikçe fosil yakıtların kullanımını arttırdık, ormanları azalttık. Bu, karbon salınımını arttırıyor. İnsanların yaptığı faaliyetler sonucu atmosferde karbondioksit miktarı artmaya devam ediyor. Atmosferdeki karbondioksit oranı 1880 yılında sonra bu güne 141 yılda yüzde 43 artarak 415 ppm değerine ulaştı. Onun için bütün insanlık olarak önlem almalı, karbon salınımını bu günden azaltmaya çalışmalıyız. Aşırı tüketim ve üretim ile kaynakların israf edilmesini azaltmalı, enerjide yenilebilir enerji kaynaklarını kullanmamız gerekiyor. Bu karbondioksit artışını engelleyecektir.”

 

Kobane davası 25 Nisan pazar günü görülecek

108 kişi hakkında hazırlanan Kobane İddianamesi‘nin mahkeme tarafından kabul edilmesinden sonra, duruşma için 25 Nisan pazar gününe tarih verildi. Duruşma, Ankara Sincan Cezaevi kampüsünde yapılacak.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatlarından Ramazan Demir konuyla ilgili Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “25 Nisan’ın pazar gününe denk geliyor olması dışında sorun yok. Acele ile ve takvime bile bakmadan yargılama yapılırsa böyle olur.” yorumunda bulundu.

‘Açıklanan iddianame yeni bir şey sanılmasın’

Demirtaş’ın avukatlarından Mahsuni Karaman ise konuyla ilgili Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Emir çok büyük yerden olunca Mahkemenin eli ayağı birbirine girmiş, duruşma tarihini 25 Nisan 2021 PAZAR gününe vermiş!” dedi. Karaman, ayrıca iddianamenin yeni olmadığını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi‘nin iddianamedeki suçları inceleyerek Demirtaş için derhal serbest bırakılmalı kararı verdiğini hatırlattı:

Bugün açıklanan iddianame yeni bir şey sanılmasın. Bu iddianamede yer alan suçlamaları AİHM Büyük Dairesi inceledi: ‘Ortada suç yok, Demirtaş derhal serbest bırakılmalı’ kararı verdi. Hiçbir hamle, Demirtaş ve arkadaşlarının siyasi rehine olduğu gerçeğini değiştirmiyor!”

Aralarından HDP eski eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş‘ın da yargılandığı iddianame devletin birliği ve ülkenin bütünlüğünü bozma, 37 kez insan öldürme gibi suçlamaları içeriyor.

Boğaziçi rektör protestosu: Tutuklamaya sevk edilen iki öğrenci serbest

Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanan AKP Milletvekili aday adayı Melih Bulu’ya yönelik protesto düzenledikleri gerekçesiyle tutuklamaya sevk edilen iki öğrenci serbest bırakıldı.

Azad Aksoy ve Yıldız İdil Şen, Çağlayan’da yer alan İstanbul Adliyesi’nde kendilerini bekleyen öğrencilerle buluştu. Öğrenciler burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Yapılan açıklamada “Bizi bölmeye çalışıyorlar. Duyduk o gün bizim hakkımızda provokatör diyorlar. Biz burada üniversite öğrencileri olarak bütün üniversitelerdeki bütün belediyedeki kayyımlara ses çıkartıyoruz” denildi.

Neler yaşandı?

Gözaltına alınan 43 öğrenciden 24’ünün Emniyet’teki ifadeleri tamamlanmış ve Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmişti.

Yıldız İdil Şen (Harun Reşit) ve İstanbul Üniversitesi’nden Azad Aksoy hakkında tutuklama kararı verilmiş, Burak Çetiner direkt serbest bırakılırken geri kalan 21 öğrenci ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İlerleyen saatlerde Aksoy ve Çetiner hakkında da adli kontrolle serbest bırakılma kararı geldi.

6 Ocak tarihinde gözaltına alınan kişilerin ise Vatan Caddesi‘ndeki Güvenlik Şube Müdürlüğü‘nde sorguları sürüyor. 

 

ABD’de sular durulmuyor: İşgalin ardından Biden seçimlerin galibi ilan edildi

Amerika Birleşik Devletleri‘nde Trump destekçilerinin Kapital Binası‘nı işgal etmesi sebebiyle yarıda kesilen ABD’nin seçilmiş başkanı Joe Biden‘ın başkanlığının onaylanması oturumu yeniden başlatıldı ve ABD Başkan yardımcısı Mike Pence, Joe Biden’ı başkanlık seçimlerinin galibi ilan etti.

Donald Trump, Twitter hesabına paylaşım engeli getirildiği için sosyal medya direktörü Dan Scavino‘nun hesabı üzerinden yaptı. Trump “Seçimin sonucuna tamamen karşı çıkıyor olsam da düzenli bir geçiş olacak. 20 Ocak’ta görevi sorunsuz bir şekilde devredeceğim” dedi.

 

Trump destekçileri, başkent Washington‘da dün gerçekleştirdikleri protesto sonrası kongre binasını işgal etmiş, çıkan çatışmalarda dört kişi hayatını kaybetmişti.

Biden, olayları kalkışma olarak nitelendirirken şehirde 15 günlüğüne acil durum ilan edildi. Acil durum, Biden’ın yemin töreninin olacağı 20 Ocak tarihini de kapsayacak.

İstanbul’un farklı noktalarına mobil olarak Halk Ekmek büfeleri açılıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin (İBB) tüm taleplerine rağmen Belediye Meclisi‘nde AKP ve MHP gruplarının reddetmesiyle açılamayan Halk Ekmek büfeleri mobil olarak açılacak. İBB, 40 noktaya mobil Halk Ekmek büfesi kurulacağını duyurdu.

Halk Ekmek A.Ş. Genel Müdürü Oktay Gedik, 40 mobil araç ilk seferlerine çıkmadan önce Cebeci Halk Ekmek Fabrikası önünde konuyla ilgili bir açıklama yapacak.

‘Kuyrukların ortadan kaldırılması amaçlanıyor’

İBB Konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

İBB, daha geniş kitlelere ucuz ve sağlıklı ekmek ulaştırabilmek için 40 mobil büfeyi hizmete alıyor. Mobil büfelerin hizmete girmesiyle birlikte İHE büfelerinin önündeki kuyrukların ortadan kaldırılması amaçlanıyor.”

8 Ocak’ta hizmete başlayacak

Açıklamada, son zamanlarda rastlanan ekmek kuyruklarının ortadan kaldırılmasının da amaçlandığı dile getirildi:

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 8 Ocak’ta kentin 40 farklı yerinde yeni mobil ekmek büfeleri hizmete alıyor. İstanbul Halk Ekmek’e bağlı mobil büfelerin kentin farklı noktalarında hizmete girmesiyle birlikte son zamanlarda rastlanan ekmek kuyruklarının ortadan kaldırılması amaçlanıyor.”

Boğaziçi’nde rektör protestosuna katılan iki öğrenci hakkında tutuklama kararı

Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanan AKP Milletvekili aday adayı Melih Bulu’ya yönelik protesto düzenledikleri gerekçesiyle gözaltına alınan öğrencilerden ikisi hakkında tutuklama kararı verildi.

Gözaltına alınan 43 öğrenciden 24’ünün Emniyet’teki ifadeleri tamamlanmış ve Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmişti. Diğer 16 kişinin ise Vatan Caddesi‘ndeki Güvenlik Şube Müdürlüğü‘nde sorguları sürüyordu.

İki kişi tutuklandı

Avukat Çağan Yazıcı Yeşil Gazete’ye verdiği bilgide Yıldız İdil Şen ve İstanbul Üniversitesi’nden Azad Aksoy hakkında tutuklama kararı verildiğini söyledi.

Gözaltına alınan kişilere “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” ve “görevli memura mukavemet” suçlamaları yöneltiliyordu.

Fotoğraf: Öğrenci Dayanışması

Gözaltına alınan öğrencilerden Burak Çetiner direkt serbest bırakılırken geri kalan 21 öğrenci ise asli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 6 Ocak günü gözaltına alınanların savcılık ifade işlemlerinin ise yarın gerçekleşmesi bekleniyor.

Neler yaşandı?

4 Ocak Pazartesi günü bir araya gelen öğrenciler, kurum dışından okula rektör atanmasını protesto etmişlerdi. Basın açıklaması okuyan grup, Kuzey Kampüs’e yürümüş ve burada bir forum gerçekleştirmişti.

Sonrasında sayısı bini bulan kitle Güney Kampüs’e ilerleyerek Rektörlük binasına yürümek istemiş, polis engeliyle karşılaşmıştı. Okula girişleri engellenen öğrenciler ile polis arasında kavga çıkmış, polis biber gazı ve TOMA ile müdahale etmişti.

Gözaltı sayısı artıyor

5 Ocak Salı günü ise protestoya katılan 17 öğrenci sabah saatlerinde evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. 6 Ocak tarihinde yapılan gözaltılarla birlikte gözaltı sayısı 40’a çıktı.

Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektörü protesto ettikleri için gözaltına alınan öğrenciler hakkında bilgi veren Avukat Çağan Yazıcı ise öğrencilerin evlerine kapı kırılarak girildiğini, uzun namlulu silahlarla yere yatırılarak ve darp edilerek gözaltına alındıklarını söyledi.

Son olarak 7 Ocak tarihinde gözaltındaki arkadaşlarının serbest bırakılması için Çağlayan’da basın açıklaması okuyan öğrencilerden ikisi açıklama öncesinde biri ise açıklama sonrasında gözaltına alındı.

2020’de afetler 210 milyar dolar zarara yol açtı

Almanya merkezli bir sigorta şirketi olan Munich Re, 2020 yılında gerçekleşen afetlerin toplam zararının 210 milyar dolar olduğunu açıkladı.

Araştırma sonuçlarını perşembe günü duyuran şirket, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde meydana gelen kasırga ve yangınların bu miktarı artırdığını söyledi.

Geçtiğimiz yılki toplam zarar ise 166 milyar dolar olarak açıklanmıştı. Artan rakamın küresel ısıtmanın gezegeni daha riskli bir hale getirmesinden kaynaklandığı belirtiliyor.

82 milyar doları sigortalandı

Şirket, bu miktarın 82 milyar dolarının ise sigortalandığını açıkladı. Bir önceki yıl bu miktar 57 milyar dolardı. Şirket, artan felaketlerin koronavirüs salgınıyla yükü artan sigorta şirketlerine yeni bir yük eklediğini söyledi.

Yönetim kurulundan Torsten Jeworrek yaptığı açıklamada gerçekleşen kasırga, yangın ve diğer fırtınaları hatırlatarak “İklim değişikliği tüm bu tehlikeleri artıran bir rol oynuyor. Artık harekete geçme zamanı” dedi.

Hiperaktif kasırga sezonu

Kasırga sezonunun bu yıl oldukça hiperaktif geçtiğini belirten Jeworrek 2005 yılında 28 fırtına yaşanırken 2020’de bu sayının 30’a yükseldiğini aktardı.

Sıcak dalgasının tetiklediği orman yangınları ise sadece ABD’nin batısında 16 milyar dolar zarara yol açtı. Çin’deki seller ise 17 milyar dolar zarara yol açtı. Bu miktarın yalnızca yüzde 2’si sigortalanmıştı.

 

Edirne’de kuraklık nedeniyle belediye tarafından su kuyuları açılmaya başlandı

Son 91 yılın en kurak senesinin geçtiği Edirne‘de, içme suyunu sağlayan barajlarda beş aylık su kalması nedeniyle belediye tarafından su kuyuları açılmaya başlandı.

Kente içme suyunu sağlayan Kayalıköy Barajı‘nda doluluk oranının yüzde 2’ye düşmesiyle içme suyu, Süloğlu Barajı‘ndan alınmaya başlanmıştı. Ancak buradaki barajın da kuraklıkla doluluk oranı yüzde 23’e düşünce kente içme suyunu sağlayan Edirne Belediyesi, yer altı sularına yöneldi.

İçme suyunun yüzde 50’si sağlanacak

Belediye ekipleri, 12 kuyudan kent şebekesine su basmaya başladı. Kuraklıkla birlikte alternatif olarak açılan kuyularda suyun 15 metreden 95 metreye düşmesiyle Edirne Belediyesi ekipleri, Paşaçayırı mevkisinde üç kuyu daha açma kararı aldı. Açılan kuyularla birlikte kentin yüzde 50 içme suyunun sağlanması hedefleniyor.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, DHA’ya yaptığı açıklamada “Su yaşamsal bir şey ve bunu başka bir şeyle ikame etme şansımız yok” ifadelerini kullandı.

Kuyu sayısı 15’e çıkarılacak

Toplam kuyu miktarını 15’e çıkaracaklarını belirten Gürkan, “İçme suyu kuyularımızdan suyumuzun yaklaşık yüzde 30’unu karşılayabiliyorduk. Öyle bir imkanımız vardı. Hem mevcut kuyularda bakım ve kapasite yükseltme hem de yeni açılan 3 kuyuyla ihtiyaç olduğunda suyumuzun yüzde 50’sini karşılayabileceğiz” dedi.

Ancak asıl önemli olanın tasarruf olduğunu dile getiren Belediye Başkanı, “O nedenle evlerde, banyolarda, tuvaletlerde, mutfaklarda, iş yerlerinde, araba yıkarken her şeyde suyu mutlak surette tasarruflu kullanıp, bizden sonraki gelecek nesilleri de düşünerek hareket etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

’10-15 metreden çıkan su, 95 metreden çıkıyor’

Kuraklıkla birlikte suyun 15 metreden 95 metreye çekildiğine dikkat çeken Gürkan, “Bundan 15 yıl önceleri buralarda 10-15 metrelerde su bulabiliyorduk. Şu anda bu kuyuyu 95 metrede açtık. Bu da yer altı suları çekiliyor, dediğimizin çok somut bir göstergesi. Buradan saatte 100 metreküp su alacağız ve diğer 2 kuyu da hemen peşi sıra açılıyor” dedi.

‘Süloğlu Barajı’ndaki su, 4 ay idare eder’

Kentin içme suyunu sağlayan Kayalıköy Barajı’nda suyun dip seviyeye gelmesiyle Süloğlu Barajı’ndan takviye almaya başladıklarını, bu barajda da 4 aylık su kaldığını söyleyen Başkan Gürkan, şu ifadeleri kullandı:

Süloğlu Barajı’nda yaklaşık 14 milyon metreküp su var, ölü hacim dahil. Oradan alacağımız su bizi yaklaşık olarak 4 ay idare edecek. Son yağmurlarla Kayalıköy Barajı’nda da çok az da olsa bir artış söz konusu. İkisiyle birlikte toplamda 6 aylık bir su sıkıntımız gözükmüyor. Her türlü tedbiri aldık, almaya da devam ediyoruz.”