Ana Sayfa Blog Sayfa 1685

Sputnik V aşısının Faz 3 sonuçları yayımlandı: Yüzde 91.6 etkili

Rusya‘da geliştirilen Sputnik V aşısının, Faz-3 sonuçlarında yüzde 91.6 oranında koruma oranı elde ettiği açıklandı. Saygın tıp dergisi The Lancet‘te hakem incelemesinden geçirildikten sonra yayımlanan sonuçlara göre, aşı yaşlılar üzerinde de yüzde 91.8 oranında koruma elde etti.

The Lancet’te yayımlanan sonuçları öne çıkan ayrıntıları şöyle:

  • Faz-3 deneyleri 19 bin 866 kişi üzerinde yapıldı. Bu kişilerin dörtte birine boş aşı (plasebo) verildi.
  • Moskova‘daki denemelerin başlangıcından bu yana, aşı yapılan gönüllüler arasında semptomatik şekilde Covid-19 yakalanan kişi sayısı 16 oldu. Plasebo alan gönüllülerin ise 62’si Covid-19’a yakalandı. Bu veriye göre, 21 gün arayla iki doz halinde yapılan Sputnik V aşısının koruma oranı yüzde 91.6 olarak hesaplandı. 

Orta ve ağır hastalığı yüzde 100 önlüyor 

  • Aşının Covid-19’un orta şiddette veya ağır geçirilmesine karşı yüzde 100 oranında koruma sağladığı tespit edildi. 
  • Denemelere 60-87 yaş arasında 2 bin 144 kişi de katıldı. Lancet’te yayımlanan metne göre, aşı bu kişiler üzerinde ciddi bir yan etkiye yol açmadı ve yüzde 91.8 oranında başarı sağladı.
  • Dört gönüllünün denemeler sırasında öldüğü ancak ölümlerin aşıyla doğrudan bir bağlantısının tespit edilmediği de belirtildi.

Rusya’da aşı geliştirme çabalarını finanse eden Rusya Doğrudan Yatırımlar Fonu‘na (RFPİ) göre, Sputnik V 16 ülkede tescil edildi. Önümüzdeki günlerde Rus aşısının Bolivya, Kazakistan, Türkmenistan, Filistin, BAE, Paraguay, Macaristan, Ermenistan, Cezayir, Sırp Cumhuriyeti, Venezuela ve İran’da uygulanması bekleniyor  

‘Tüm insanlık için’

Fonun CEO’su Kirill Dmitriyev, “Covid-19 salgınıyla mücadelede harika bir gün” dedi: 

The Lancet tarafından yayınlanan veriler, sadece Sputnik V’nin dünyanın ilk tescil edilen aşısı olduğunu değil, aynı zamanda en iyilerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Bağımsız olarak derlenen ve hakemler tarafından incelenen, daha sonra The Lancet’te yayınlanan verilere göre aşı, şiddetli Covid-19’a karşı tam koruma sağlıyor. Sputnik V, yüzde 90’ın üzerinde etkinlik gösteren dünyadaki sadece üç aşıdan biri ancak güvenlik açısından, +2 ile +8 derece arasında saklama gereklilikleri nedeniyle nakliye kolaylığı ve daha uygun fiyat açısından diğer aşıların önünde yer alıyor. Sputnik V, tüm insanlık içindir.”

Sputnik V’in elde ettiği bu sonuçlar, Batı dünyasında da umutla karşılandı. Londra‘daki Imperial College‘dan immunoloji profesörü Danny Altmann, “Koruma oranı, 60 yaş üzerindeki kişiler de dahil, iyi görünüyor. [Covid-19’a karşı] küresel cephaneliğe yeni bir ek yapılması iyi” dedi.

East Anglia Üniversitesi’nden Tıbbi Mikrobiyoloji Profesörü David Livermore ise şunları söyledi: “Şu anda dünya, Covid-19’a karşı sahip olabileceği tüm iyi aşılara ihtiyaç duyuyor. Bunlar etkileyici sonuçlar; Sputnik V, iki mRNA aşısıyla yüzde 90 etkinliğe ulaşan ilk adenovirüs vektör aşısı.” 

Boğaziçi eylemleri: Kadıköy Kaymakamlığı da eylem yasağı getirdi

Boğaziçi Üniversitesi‘ndeki Melih Bulu protestoları kapsamında bugün Kadıköy Rıhtım‘da saat 18.00 için yapılan eylem çağrısı üzerine Kadıköy Kaymakamlığı açıklama yayınlayarak eylem ve etkinliklerin yasaklandığını duyurdu.

Kaymakamlık tarafından yapılan açıklamada “Bazı sivil toplum kuruluşları ve toplulukların sosyal medya hesapları üzerinden 2 Şubat Salı günü saat 18.00’da ve önümüzdeki günlerde Kadıköy İskele Meydanı‘nda toplanma çağrısı yaptığı anlaşılmıştır” denildi.

‘Salgından korunmak için’

Açıklamada yapılmak istenilen toplanmaların, toplumun salgından korunması ve salgının yayılımının engellenmesi çalışmalarına olumsuz tesir edebileceği değerlendirildiği belirtildi. Valilik yasağı şu ifadelerle duyurdu:

2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17.Maddesi ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 32/Ç Maddesine istinaden; Kaymakamlığımızca idaremizde bulunan tüm kapalı ve açık alanlarda yedi gün süreyle her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşü yasaklanmıştır.”

Dünkü protestolarda 159 kişi gözaltına alınmıştı. Fotoğraf: Avukat Dayanışması

Daha önce de yasaklanmıştı

1 Şubat tarihinde öğrencilerin Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs kapısı önündeki eyleme yaptıkları çağrının ardından da İstanbul Valiliği Beşiktaş ve Sarıyer ilçelerinde eylem yasağı ilan etmişti. Valilik yasağın bir ay boyunca geçerli olacağını duyurmuştu.

Gerçekleştirilmek istenen eyleme ise polis müdahalede bulunmuş toplamda 159 kişi gözaltına alınmıştı.

Filyos Limanı için açılan ikinci ihale ‘pazarlık usulü’ Kolin’e…

Türkiye‘nin üçüncü büyük limanı olması planlanan Zonguldak‘ın Filyos Limanı için ikinci dev ihalenin sonuç ilanı yayınlandı. İhale, ‘pazarlık usulüyle’ AKP döneminin gözde müteahhitlerinden Kolin İnşaat’a verildi.
 
Sözcü‘den Yusuf Demir‘in aktardığına göre, “Filyos Limanı Rıhtım ve Geri Saha İnşaatı” başlıklı ihale, Ulaştırma Bakanlığı tarafından 20 Kasım 2019’da gerçekleştirildi. İhale için, kamu yararına rekabete imkan sağlayan “açık usül” yerine, kanunun deprem ve afetler gibi önceden bilinemeyecek olağanüstü haller için öngördüğü “21-b pazarlık usulü” tercih edildi. İhale, pazarlık usulünün sağladığı kolaylıklarla, duyurusu yapılmadan,  istenilen şirketler özel olarak davet edilerek gerçekleştirildi. 
 
Sözleşmesi ihaleden 14 gün sonra 4 Aralık 2019’da imzalanmasına ve 6 Aralık 2019’da yer teslimi yapılmasına rağmen, ihale sonucu tam 439 gün kamuoyuna açıklanmadı. 

Yine Kolin

Yaklaşık bedeli 823.3 milyon lira hesaplanan ihale 695.4 milyon liraya,  AKP döneminde aldığı büyük kamu ihaleleriyle dikkat çeken Kolin İnşaat’a verildi. Sözleşmeye göre İnşaatın önümüzdeki 19 Mayıs’ta tamamlanması gerekiyor.

Türkiye’nin ilk yerli sondaj gemisi Fatih’in Karadeniz’de bulduğu 405 milyar metreküplük doğalgaz rezervi Filyos Limanı’ndan karaya çıkarılacak.

İlk ihale 2014’te

Filyos Limanı için ilk ihale 19 Mart 2014 günü yapılmıştı. Yine Ulaştırma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen ihale rekabete imkan veren açık usulle gerçekleşmiş ve 537.8 milyon liraya Şenbay ve Özgün İnşaat ortaklığı kazanmıştı. 1 Temmuz 2016’da imzalanan sözleşmeye göre liman inşaatının 19 Temmuz 2016’da başlaması ve 19 Mayıs 2020’de tamamlanması öngörülmüştü.

İkinci ihalenin teknik detayları ise bilinmiyor. Projeyi yakından takip eden CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş hiçbir makamdan liman inşaatının detaylarıyla ilgili sorularına kapsamlı yanıt alamadığını bu nedenle ikinci ihalenin çerçevesinin ne olduğunun kamuoyu tarafından bilinmediğini kaydetti.

Filyos Vadisi sanayi bölgesine dönüştürülmek isteniyor

Türkiye’nin doğal hayat açısından önemli bölgelerinden biri olan Filyos Vadisi, çeşitli projelerle sanayi bölgesine dönüştürülmek isteniyor. Filyos Vadisi Projesi kapsamında yapılacak limanın yanı sıra serbest bölge, endüstri bölgesi, liman, sanayi ve depolama alanları gibi yapılar inşa edilecek. 

TEMA Vakfı, Filyos Limanı nedeniyle bölge ekolojisinin geri dönüşü olmayacak bir şekilde zarar göreceğini belirtiyor. Liman inşaatının ve işletmesinin en önemli etkileri deniz ve kıyı ekolojisi üzerinde olacak.

Filyos Nehri’nden Amasra’ya kadar olan sahil kesiminde, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamınca koruma altına alınan bitki ve hayvan türleri yaşıyor. Bölge, “Amasra Önemli Kuş Alanı” ve “Amasra Kıyıları Önemli Doğa Alanı” sınırları içerisinde yer alıyor. 

Filyos Vadisi’nde liman dışında ayrıca termik santrallerden çimento fabrikasına, petrokimya tesislerinden kömür-cevher depolama tesisine kadar bir dizi işletme açılması planlanıyor.

 

 

Ankara’da Boğaziçi dayanışma eylemine polis müdahalesi: 60’a yakın gözaltı

Ankara’da Boğaziçi Üniversitesi öğrencileriyle dayanışma için yapılmak istenen eyleme polis engel olmak istedi. 60’a yakın kişinin gözaltına alındığı duyurulurken, gözaltına alınan bir kişinin de dişi kırıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Melih Bulu‘ya karşı yapılan eylemler İstanbul’un dışına da yayıldı. Başkent Ankara’da bulunan Çankaya Belediyesi önünde Boğaziçi öğrencileriyle dayanışmak için eylem yapmak isteyen çeşitli üniversitelerden öğrencilere polis müdahale etti. Polis, öğrencilerin Kızılay‘ın ara sokaklarında toplanması engelledi, Atatürk Bulvarı‘ndaki yolu da trafiğe kapadı.

Polisin protestoculara müdahale etmesi çevredeki vatandaşlar tarafından tepkiyle karşılandı.

Mülkiye Dayanışması, Twitter hesabından Ankara’da yaşananlarla ilgili bir video paylaştı:

Gözaltına alınırken polis tarafından darp edilen ve dişleri kırılan bir kişinin de fotoğrafı paylaşıldı:

İstanbul Valiliğinden gösteri ve yürüyüş alanları listesi

Valiliğin “2021 yılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüş Alanları” başlıklı kararında şu ifadeler yer aldı: 

“Temel hak ve özgürlüklerden olan, Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının özgür bir ortamda anayasa ve kanunlarla belirtilen esaslar çerçevesinde kullanılması, Sivil Toplum Kuruluşları ile tüzel kişiliği bulunmayan diğer oluşumların ve gerçek şahısların itibar edecekleri toplantı ve gösteri yürüyüşü alanlarının tespit edilmesi, Büyükşehir Belediyesinin çevre düzenlemesi ve şehir temizliği ile ilgili olarak afiş asılacak yerlerin belirlenmesi amacıyla; İstanbul ili sınırları içerisinde ilk toplanma alanı, yürüyüş güzergahı, toplantı alanı, dağılma güzergahları ile afiş ve pankart asılacak yerler 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 6. Maddesi ile Aynı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 3. Maddesi uyarınca, Valilik Makamının 29.01.2021 tarihli ve 9570 sayılı Olur’u ile 2021 yılı içerisinde Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü düzenlenecek alanlar belirlenmiş olup söz konusu alanlarla ilgili bilgiler aşağıya çıkartılmıştır”

Valilik, toplantı ve gösteriler için işaret edilen ilçeler arasında yer alan Kadıköy’de, toplanma alanı olarak sadece Kadıköy Salı Pazarı alanını gösterirken, ayrıca sadece valiliğin izin vereceği pankart ve afişlerin asılabileceğini belirtti. Açıklamada ilçelerdeki “toplanma alanları” gibi “dağılma alanları”na da belli sınırlar çizildiği görüldü.   

Valiliğin kararında Boğaziçi Üniversitesi‘nin yer aldığı Beşiktaş ilçesi bulunmuyor. 

İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, üniversiteye kayyım atanan AKP’li Melih Bulu’yu protesto ettikleri için gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi öğrencileriyle dayanışma amacıyla bu akşam saat 18.00’de Kadıköy Rıhtım’da bir basın açıklaması gerçekleştireceğini açıklamıştı.

 

Boğaziçi protestoları 2 Şubat tarihli gazete manşetlerinde nasıl yer aldı?

Ana akım medyada yer alan birçok gazete, Boğaziçi Üniversitesi‘ne rektör olarak atanan Melih Bulu‘ya yönelik protestolarda dün yaşanan polis müdahalesini ve 159 öğrencinin gözaltına alınmasını görmezden geldi.

Protestolara yönelik tepkiler tüm sosyal medyanın gündemine oturmuş, “Aşağıbakmayacağız” ve “BoğaziçiAblukada” etiketleri uzun süre boyunca en çok paylaşım yapılan etiketler arasında yer almıştı.

Yaşanan olaylara 2 Şubat tarihli gazetelerinin ilk sayfasında yer veren gazeteler sadece Cumhuriyet, Birgün ve Sözcü oldu. Gazetelerde protestolar “Boğaziçi direniyor”, “Boğaziçi baskını”, “Boğaziçi Üniversitesi’nde 159 gözaltı” başlıklarıyla verildi.

Yeni Akit, Karar ve Yeni Şafak gazeteleri ise Boğaziçi Üniversitesi’ni protestolar üzerinden değil, Boğaziçi Üniversitesi İslami Araştırmalar Kulübü (BİSAK) üyelerinin “öğrenciler tarafından fişlendiği ve listenin akademisyenlerle paylaşılacağı” iddiası üzerinden gördü.

Bu haberlerde başlık olarak “Soros’un çocuklarından skandal fişleme” ve “Fişleme böyle deşifre oldu”, “Boğaziçi’nde fişleme rezaleti” ifadeleri kullanıldı.

Hürriyet ve Milliyet gazeteleri ise protestolara ilişkin anasayfalarında çok küçük bir yer ayırdı. Başlıklarda ise “Boğaziçi’nde 159 gözaltı” ve “Boğaziçi eyleminde 159 gözaltı” ifadeleri kullanıldı.

Bu gazeteler dışında aralarında Sabah, Akşam, Türkiye Gazetesi, Posta, Takvim gibi gazetelerin bulunduğu diğer basılı yayınlar Boğaziçi protestolarına gazetelerinde yer vermedi.

 

Elektrikli araçların ÖTV oranı üç kattan fazla artırıldı

Karar ile;

  • Motor gücü 85 kW’a kadar olan araçların ÖTV oranı %3’den %10’a,  Motor gücü 85 kW ile 120 kW arasında olan araçların ÖTV oranı %7’den %25’e
  • Motor gücü 120 kW’nın üstünde olan araçların ÖTV oranı ise %15’den %60’a yükseldi. 

Otomotiv Distribütörleri Derneği verilerine göre, Türkiye otomobil pazarında 2019’da 222, 2020’de ise 844 elektrikli araç satıldı. Satılan araç sayısı 2019’a göre yüzde 280,2 artış gösterdi. Elektrikli ve hibrit otomobillerin payı da yüzde 3,2’den yüzde 3,8’e yükseldi.

Kararın elektrikli araca olan talebi düşürmesi bekleniyor. 

Dünyada destek, Türkiye’de vergi

Birçok ülke 2030’lu yıllardan itibaren içten yanmalı motorlu araçları yasaklamaya hazırlanıyor. Fransa, İspanya, Yunanistan ve Finlandiya 2025’e kadar bu motorlarla vedalaşacak.  

Birleşik Krallık ve İrlanda‘da dizel ve benzinli araçların satışına 2030’dan itibaren son verilecek. Kaliforniya‘da 2035 itibarıyla bu araçların satışı yasaklanıyor. Danimarka, İsrail, Hollanda, İsveç ve Hindistan‘da da dizel ve benzinli araç satışını yasaklayan kanunlar çıkarıldı. 2030’dan itibaren bu ülkelerde de çıkarılan kanunların yürürlüğe girmesi bekleniyor. Çin‘de yasaklama hazırlıkları sürüyor. Almanya’da ise konuyla ilgili yoğun tartışmalar yaşanıyor, ancak bu motorların yasaklanması için genel eğilimin dışında bir uygulama yapmaları çok mümkün görünmüyor. 

Dünya, sadece dizel ve petrole dayalı araçları yasaklamakla yetinmiyor, aynı zamanda doğa dostu olan elektrikli araçların yaygınlaşması için teşvikler de  sunuyor. Bunun için de elektrikli araçların vergilendirmesinde alıcılara kolaylıklar sağlıyor.

Bianet‘in aktardığına göre, ülkeden ülkeye değişen teşviklerde Avrupa ülkeleri öne çıkıyor. Bu kapsamda aracın üst limiti değişken olmakla birlikte, Avusturya 3 bin bin Euro’ya, Hırvatistan 9 bin 200 Euro’ya, Estonya 5 bin Euro’ya, Finlandiya 2 bin Euro’ya, Fransa 7 bin Euro’ya, Almanya 9 bin Euro’ya, Macaristan 7 bin 350 Euro’ya, İrlanda 5 bin Euro’ya, İtalya 6 bin Euro’ya, Portekiz 3000 Euro’ya, Romanya 10 bin Euro’ya, İspanya 5 bin Euro’ya, Birleşik Krallık 3 bin Sterlin’e kadar teşvik veriyor.

Yunanistan ise tam elektrikli araç alanlara otomobil fiyatının yüzde 15’ini geri ödüyor. Buna ek olarak eski aracı 10 yaşının üzerindeyse ve hurdaya ayırırsa 1000 euro daha ödeme yapıyor.

Maden atık havuzu taştı, ağır metaller baraja karıştı: Meydana gelenler felaketten de öte

Balıkesir‘in Karaayıt Köyü‘ndeki Bilfer Madencilik‘e ait demir madeni atık havuzu ve pasaları hafta sonu meydana gelen yağışlarla taştı. Pasalarla atıkların içindeki ağır metaller ve kirlilikler madenin yakınındaki dereye aktı. Bu dere de Ayvalık İlçesi‘ne ve çevresine su kaynağı olan Madra Barajı‘na karıştı.

Bilfer Madencilik, 2008’den beri Karaayıt Köyü’nün meraları üzerinde faaliyet yürütüyor.

Önlem alınmadı

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, yaşanan bu olayda maden şirketinin çok büyük bir ihmalinin söz konusu olduğunu belirterek şunları söyledi:

Burada maden ocağı şirketinin çok büyük bir ihmali söz konusu. Toplama havuzlarının bu şekilde düzenlenmesi de çok yanlış ve akıl dışı. Bu işletmelerde ağır metaller kullanılmakta. Bu metaller elbette suya da karışacaktır. Baraja, havaya, toprağa, oradaki hayvanlara da etkisi olacaktır. Besin zincirinin her halkasına etki edecektir. O yüzden çok tehlikeli diyoruz.

Nasıl temizlenecek?

Dr. Kesici, zehirli atıkların mutlaka barajlara gideceğini, bunların da temizlenmesinin çok mümkün olmadığını belirtip şunları kaydetti:

Zehirli atıklar mutlak süratle barajlara gidecektir. Bergama’ya kadar gidecektir. Havza bazında temizliğin ele alınması gerekir. Havza bazında ne gibi tahribatların yapıldığı tespit edilmelidir. Ona göre önlemler alınmalıdır. Havza, Ayvalık’tan Bergama’ya kadar geniş bir yeri içermekte. Tarıma, yer altı sularına da etki edecektir. Biz bunu nasıl temizleyebiliriz? Bugünkü teknolojiyle bunun nasıl temizleneceğine benim aklım ermiyor.

Toprağı kazıyamayız. Toprağı kazısak bir santim toprak bin yılda bir oluşuyor. Toprağı nereye koyacağız? Ne yapacağız? Bu felaket falan değil, bu tedbirsizlik sonucu insanların doğaya vermiş olduğu çok büyük bir zarar. Bu olay bu kadar hafife alınmamalıydı.”

‘Yapılan şey insan felaketi’

Yaşanan bu olayın hemen her şeye etkisinin olacağını kaydeden Dr. Erol Kesici, kimyasal atıkların suya, toprağa karışmasının felaket olduğunu vurguladı:

Her şeyi etkileyecek, çevreyi etkileyecek, suyumuzu etkileyecek, doğamızı etkileyecek, oradaki hayvanları etkileyecek, bizi etkileyecek. Ben bilemem ki bir ürünün nereden geldiğini? Yaptıkları iş basit ama sonuçları dehşet verici. Her tarafa yayılabilecek bir sistem. Sadece orada yaşayan insanlara etki etmeyecek. Oradan dağıtım yapılan bütün ürünlere de etki edecek. Bunun önlemini nasıl almazsınız? Yere döktüğünüz bir tane cam kırığı değil ki toplayasınız.

Kimyasal atıkların suyumuza, toprağımıza, havamıza karışması felakettir. Dünyanın derdi artık petrol falan değil temiz gıda ve temiz suya ulaşım. Yapılan şey bir insan felaketi.”

‘Bilimin sesine kulak verilmeli’

Söz konusu havuzların sağlam ve kapalı bir şekilde yapılması gerektiğine vurgu yapan TTKD bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, bu tür çalışmalarda bilime kulak verilmesi gerektiğinin altını çizdi:

ÇED raporları, buna benzer raporlarda dürüst insanların seslerine kulak verelim. Bilimin sesine kulak verelim. Bunları biz söylüyorsak bizler vatan haini değiliz. Biz maden çıkarılmasına da karşı değiliz ama hep şunu söylüyoruz. Bilimin ışığında, neyin, niçin, nereye yapılacağına karar vermemiz gerekiyor. Nolursunuz çok iyi düşünelim. Bin defa ölçelim, tartalım. Bir defa biçelim. Siz kırıp atmışsınız. Ondan sonra ölçtük diyorsunuz. Hayır, böyle olmuyor. Doğa bu kadar hassas, yaşam bu kadar hassas. Sadece insanları düşünmeyeceğiz. Oradaki kara veya su canlılarının rahatsızlanması bize de etki edecektir.

İzmir’de sel: Bir kişi hayatını kaybetti, evden çıkmayın duyuruları yapıldı

İzmir‘de dün akşam saatlerinden itibaren başlayan şiddetli sağanak yağışta, sekiz saat içinde metrekareye 120 kilogramın üzerinde yağış düştüğü açıklandı. Valilikten yapılan açıklamaya göre Menderes ilçesinde sel sularına kapılan bir  kişi hayatını kaybetti. Kentin pek çok yerindeki derelerin taşması nedeniyle, çok sayıda ev ve işlerini su bastı, trafikteki araçlar sular altında kaldı. 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger sosyal medya üzerinden vatandaşları “Kent şu anda afet yaşıyor. Zorunlu olmadıkça evden çıkılmasın” diye uyardı.

Soyer, Dikili programını iptal ederek gelişmeleri izlemek ve ekipleri koordine etmek üzere afet koordinasyon merkezi olarak kullanılan İzmir Ulaşım Merkezi’ne (İZUM) geçti.

‘Evde kalın’ 

Burada aşırı yağışla ilgili verileri paylaşan Soyer, şu ifadeleri kullandı:

“İzmir son 24 saattir çok büyük bir felaketle karşı karşıya. 2020’de yıl boyunca yağan yağışın yüzde 18’i bir gecede yağdı. Metrekareye 126 kilogram yağış düştü, bu çok ciddi bir rakam. Metro kesintisiz çalışıyor. İZBAN’da kaya düşmesi nedeniyle yaşanan kesinti giderilmesine rağmen zaman zaman kesintiler oluyor. Otobüs hatlarında da zaman zaman sıkıntı yaşanıyor.

Çok şiddetli yağmurda Hacı Ahmet, Mehmetçik, Hıfzısıhha, Poligon, Gümüşpala, Yamanlar, Çitlenbik, Doğançay, Yahya derelerinde yer yer taşmalar var. Bu yüzden bazı cadde ve sokaklar olumsuz etkileniyor. Tüm ekiplerimiz görev başında. Zorunlu olmayanlar lütfen trafiğe çıkmasın.

Su baskınları yüzünden İZBAN, Tramvay ve bazı hatlardaki otobüs seferlerinde aksamalar yaşanmaktadır. Ekiplerimiz toplu taşıma araçlarının güzergahlarını açık tutmak için var gücüyle çalışıyor.”

Valilik ise kamu çalışanlarının bir gün (2 Şubat Salı) idari izinli olduğunu duyurdu. Açıklamada, “Öncelikle yaşanan afet dolayısıyla geçmiş olsun. Yağışlar yer yer şiddetli olmak üzere yarın sabaha kadar devam edecek. Trafik kısmen rahatlamakla birlikte açılamayan noktalar bulunmaktadır. Bu sebeple kamu çalışanlarının idari izni tüm güne uzatılmıştır” denildi.

Meterolojiye göre, yağışlar yarından itibaren sona erecek ve sıcaklıklar artacak. 

Aşırı yağış Trakya’yı da vurdu 

Türkiye’nin batı ucu da aşırı yağışın etkisi altında kaldı. Trakya’da derelerin de taşması sonucu evlerinde mahsur kalanlar kepçelerle kurtarıldı.

Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde Şeytandere ve Çürtdere derelerinin taşması yüzünden bazı evlerin bodrum ve birinci katlarını su bastı. Evlerinde mahsur kalanlar, kepçelerle kurtarılarak ilçedeki otellere yerleştirildi.

Küresel ısınma nedeniyle yaşadığımız iklim krizi, bu tür aşırı doğa olaylarının sıklığını ve şiddetini artıyor. Normal koşullarda birkaç ayda yağması gereken yağmur bir anda yağarak büyük zarara yol açtığı gibi, yaşanan global kuraklığa çare de olmuyor; toprak suyu ememiyor, aşırı yağış yüzeyden akarak denize karışıyor. 

Boğaziçili Müslüman öğrenciler: Öğrenciler kimlikleri üzerinden şeytanlaştırılmasın

Boğaziçi Üniversitesi‘nden Müslüman öğrenciler, üniversiteye rektör olarak atanan Melih Bulu‘ya yönelik protestolar kapsamında sergilenen Kabe ve LGBTİ+ bayraklarının bir arada yer aldığı görsel ardından öğrencilerin hedef gösterilmesi ve tutuklanmasına ilişkin bir açıklama yayınladı.

Birkaç öğrencinin sırasıyla söz aldığı videoda “Öğrencilerin kimlikleri üzerinden şeytanlaştırılmasını ve tutuklanmasını kabul etmiyorum” ifadeleri kullanıldı.

‘Sanatı fikir özgürlüğü olarak görüyorum’

Bir öğrenci yaptığı açıklamada “Bu eserin değerlerime aykırı olduğunu düşünüyorum. Bu düşüncemi okul ortamında dile getirdim. Homofobik söylemler yargılanmıyorken arkadaşlarımın tutuklanmasını adaletsizlik olarak görüyorum” dedi.

Bir başka öğrenci ise “Okulda Müslüman kimliğimi özgürce yaşayabilen biri olarak sanat eserini fikir özgürlüğü olarak görüyorum. Kutsal değerlerimin sanat eserlerinde kullanılan imgelerle zedelendiğini düşünmüyorum” yorumunda bulundu.

İki kişi tutuklanmıştı

Resim sebebiyle gözaltına alınan beş öğrenci İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından hedef gösterilmiş ve iki öğrenci hakkında ise ev hapsi kararı, iki öğrenci hakkında ise ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme veya aşağılama’ suçlamasıyla tutuklama kararı verilmişti.

Rektör Bulu ise öğrenciler hakkında okul içerisinde soruşturma başlatıldığını ifade ederek “Bir grup kendini bilmez tarafından İslamiyet’in kutsallarına saldırı hiçbir şekilde kabul edilebilir değildir. Bunun Boğaziçi değerlerinde asla yeri yoktur. Bu şuursuz saldırıdan sorumlu olanlar hakkında kapsamlı soruşturma başlatılmıştır” demişti.

Tutuklama kararına karşı eylem düzenlemek isteyen öğrencilerin ise okul dışına çıkmaları polis ve güvenlik görevlileri tarafından engellenmiş, okul içerisinde ve dışında yapılan müdahalelerde toplam 159 öğrenci daha gözaltına alınmıştı.