Ana Sayfa Blog Sayfa 1602

Köylerinde maden ocağı istemeyen Arsuzlular ÇED toplantısını yaptırmadı

Hatay’ın Arsuz ilçesinde yer alan Hüyük Mahallesi’nde açılmak istenen krom madeni projesi için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci kapsamında yapılmak istenen Halkı Bilgilendirme Toplantısı bölge halkının itirazları üzerine iptal edildi.

Konuyla ilgili tutulan tutanakta “Toplantının yapılacağı yere yöre sakinleri tarafından yoğun bir katılım sağlanmıştır. Halkın yoğun tepkisi ve bilgilenmek istememeleri üzerine toplantı yapılamamıştır” ifadeleri kullanıldı.

Fotoğraf: madene_hayır

Neler yaşandı?

Hüyük’te daha önce Halkı Bilgilendirme Toplantısı yapılmak istenmiş, itiraz eden halk jandarma engeliyle karşılaşmıştı. Bölgede çıkan yangınlar sonrasında bölgede maden ocağı yapılacak olmasının da tepki toplaması üzerine toplantı iptal edilmişti.

Bölge halkının itirazlarına rağmen toplantı için yeni tarih 18 Mart Perşembe saat 09.00 olarak belirlenmişti. Toplantı öncesinde Arsuz Kaymakamlığı etkinlik ve eylem yasağı getirmişti.

Köye jandarma ablukası

Hüyük köyü toplantı gününe jandarma kuşatması altında başladı. Köye giriş yapmak isteyenler jandarma tarafından “kendilerine kimseyi içeriye almama talimatı geldiği” gerekçesiyle içeriye alınmadı.

Benzer şekilde köyün içerisinde de ikametgahı Hüyük Mahallesi olmayan kişilerin toplantının yapılacağı alana alınması jandarma tarafından engellenmeye çalışıldı. Birçok kişi tarlaların ve bahçelerin arasındaki yollardan giderek alana ulaştı.

Fotoğraf: Barış Dural

Toplantının yapılacağı salonun önünde toplanan bölge halkı ise “Madenci şirket köyümüzden defol” sloganları atarak projeye tepkilerini dile getirdi. Birçok kişi sloganlara ıslık ve alkışlarla destek gösterdi.

Yeşil Gazete’ye yaşananları aktaran Hüyük Mahallesi’nden Zeki Dural, “Biz toplantıyı yaptırmadık. Konuyla ilgili de tutanak tutuldu. Yapılması gerekeni yaptık” ifadelerini kullandı.

1820 hektarlık alan

Krommer Madencilik Şirketi tarafından yapılmak istenen krom ocağının 1820 hektarlık orman ve tarım arazisinin üzerine açılması planlanıyor.

Bölge halkı ise maden açılması durumunda köyde yaşayan 5 bin kişinin etkilenceğini, geçim kaynakları olan tarım arazilerinin kullanılamaz hale geleceğini belirterek projeye karşı çıkıyor.

Projeye karşı üç ayrı dava açıldığını belirten Dural, mahkemenin köylüler lehine bir karar verdiğini ancak şirketin mahkeme kararına itiraz ettiğini aktarmıştı.

[Kadın aktivistler konuşuyor-4] Özge Doruk: ‘Yalnız değilim’ duygusu büyük bir kazanım

Yeşil Gazete olarak kadın ekoloji ve iklim aktivistleriyle konuşmak, hikayelerini anlamak, ama asıl olarak birer kadın aktivist olarak yaşadıklarını, erkeklerle çalışma pratiklerini, kadın aktivist olmanın avantaj ve dezavantajlarını öğrenmek amacıyla hazırladığımız “Kadın aktivistler konuşuyor” serimizin dördüncü konuğu Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği‘nden Özge Doruk.

Özellikle sosyal medyada yayılan metoo hareketinin yarattığı dayanışma duygusunun büyük bir kazanım olduğunu ifade eden Doruk, iktidar ilişkilerinin çözümlenmesinde “mansplaining” gibi kavramların toplumsal cinsiyet eşitsizliği karşısında farkındalık yaratmadaki önemine dikkat çekiyor.

Dışişleri Bakanlığı’ndan Gergerlioğlu açıklamaları yapan ülkelere tepki: Hukuka müdahaledir

Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri‘nin HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu‘nun milletvekilliğinin düşürülmesiyle ilgili açıklamalarına Dışişleri Bakanlığı‘ndan tepki geldi.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesinin hukuk kurallarının uygulanmasından ibaret olduğu ileri sürüldü.

‘Anayasa ve TBMM İç Tüzüğü’ne uyumlu bir şekilde düşürüldü’

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, sürecin Anayasa ve TBMM İç Tüzüğü‘ne uyumlu bir şekilde götürüldüğü söylendi:

Hakkında kesinleşmiş yargı hükmü bulunan Gergerlioğlu’nun milletvekilliği, Anayasa ve TBMM İç Tüzüğü’yle uyumlu bir şekilde, söz konusu kesinleşmiş mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle düşmüştür. Süreç, başka parlamentolarda da görüldüğü gibi hukuk kurallarının uygulanmasından ibarettir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ise, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu çerçevesinde beyan ve eylemleriyle demokratik ve evrensel hukuk kurallarının kabul etmeyeceği şekilde davrandıkları, PKK terör örgütü ve bağlı örgütlerle birlikte hareket ettikleri, örgütün uzantısı olarak faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle HDP’nin kapatılması talebiyle Anayasa Mahkemesine dava açmıştır.”

‘Hukuk süreciyle ilgili yorum yapmak hukuka müdahaledir’

Herkesin Anayasa Mahkemesi‘nin vereceği kararı beklemek zorunda olduğunun kaydedildiği açıklamada, devam eden hukuk süreciyle ilgili yorum yapmanın hukuka müdahale olduğu iddia edildi:

Bu süreçte herkes Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararı beklemek durumundadır. Devam eden hukuk süreciyle ilgili yorum yapmak hukuka müdahaledir. Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarındandır. Bununla birlikte faaliyetlerini evrensel ve demokratik hukuk kuralları çerçevesinde barışçıl yollarla gerçekleştirmeleri esastır. Tutarsız ve içişlerine müdahaleye yeltenen çevreleri, bağımsız mahkemelerce yürütülen yargı süreçlerine saygı duymaya davet ediyoruz.”

‘Olayları yakından takip ediyoruz’

Dünyada da geniş yankı uyandıran Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Milletvekilliğinin düşürülmesiyle ilgili son olarak, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price bir açıklama yaptı. Price, “17 Mart’ta milletvekili Ömer Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi gibi kaygı verici adımlar dahil Türkiye’deki olayları yakından takip ediyoruz” dedi.

HDP’nin kapatılma sürecinİ de yakından izlediklerini ifade eden değinen Price, yaşananları “Türk seçmeninin iradesini haksız yere yok saymak” ve “Türk demokrasisinin altını oymak” şeklinde yorumladı.

Meksika’da orman yangını: 400’den fazla kişi tahliye edildi

Meksika‘nın kuzeydoğusundaki ormanlık alanda çıkan yangınlar nedeniyle 400’den fazla kişi tahliye edildi.

Meksika basınında yer alan habere göre, Coahuila eyaletine bağlı Arteaga kentinde dün başlayan orman yangınları, Nuevo Leon ile Santiago eyaletlerine de sıçradı.

1000 hektardan fazla ormanlık alan yandı

Sputnik Türkçe’nin aktardığına göre yangınlar nedeniyle şimdiye kadar 400’den fazla kişi güvenli yerlere taşınırken, 1000 hektardan fazla ormanlık alan zarar gördü.

Nuevo Leon Valisi Jaime Rordriguez Calderon, yangınların kontrol altına alınması için 7 helikopter ve çok sayıda itfaiye ekibinin yoğun çaba harcadığını belirtti.

Devlet Sivil Koruma Direktörü Miguel Angel Perales de çok tehlikeli ve güçlü bir orman yangınıyla karşı karşıya kaldıklarını, hava ve arazi koşullarının söndürme çalışmalarını zorlaştırdığını ifade etti.

 

Gergerlioğlu Meclis nöbetini sürdürüyor: AYM sonucuna kadar ayrılmayacağım

Milletvekilliği düşürülen HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, bugün Twitter hesabından bir video yayımladı.

Gergerlioğlu, yayımladığı videoda  Meclisten ayrılmadığını, milletin iradesi ve demokrasi için nöbette olduğunu dile getirdi.

‘Anayasa Mahkemesi sonuçlanana kadar ayrılmayacağım’

Milletvekilliğinin düşürülmesi haberlerinin ardından hem ulusal hem de uluslararası kamuoyundan çok güçlü bir destek aldıklarını söyleyen Ömer Faruk Gergerlioğlu, Anayasa Mahkemesi sonuçlanana kadar da Meclisi terk etmeyeceğini ifade etti:

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeyim. Ayrılmadım. Dün milletvekilliğim düşürüldü. Ama ben direniş yolunu seçtim. Genel Kurul’daydım ve daha sonra Genel Kurul’dan sonra HDP toplantı odasındaydım. Arkadaşlarımla birlikte buradaydık geç saatlere kadar. Ve daha sonrasında da ben Meclis’ten ayrılmadım. Milletvekili arkadaşlarım da refakat etti ve burada sabahladık. Koltuğun üstüne sabahladım. Ayaktayız. Milletin iradesi için, demokrasi için nöbetteyiz.

Çok güçlü bir destek aldık dün. Ulusal ve uluslararası kamuoyu bize çok güçlü bir destek verdi ve bu destek de sanırım devam edecek. Çünkü çok ağır ve haksız bir kararla karşı karşıyayız. Aceleci, afaki ve hasmane, siyasi bir karar var karşımızda. Biz milletin iradesiyle buraya geldik. Millet bize bu vekilliği verdi. Millet alır. Bu yüzden ben millete dayanıyorum ve milletin desteğini bekliyorum. Kesinlikle de Anayasa Mahkemesi sonucuna kadar da buradan ayrılmayacağım.”

‘Burası bir demokrasi nöbeti yeri olacak’

Meclisten ayrılmayan Gergerlioğlu, burayı artık tüm Türkiye’deki hukuksuzluklara karşı bir direniş yeri olarak kabul ettiğini şöyle dile getirdi:

Burası bir demokrasi nöbeti yeri olacak. Bana destek vermek isteyen tüm kişi, kurum ve kuruluşlar destek verebilirler. Buradayım. HDP grup toplantı odasındayım. 24 saat buradayım ve ayrılmıyorum. Burayı artık tüm Türkiye’deki hukuksuzluklara karşı bir direniş yeri olarak kabul ediyorum. Arkadaşlarım da tam destek veriyor.

Dün partimize yönelik kapatma davası açıldı. bu demek ki topyekün bir saldırı. Topyekün bir karşı duruş sergilemek durumundayız. Bütün bu vekillikten düşürme, parti kapatma girişimlerinin de boş çabalar olduğunu buradan deklare ediyorum. tüm kamuyouna sevgi, saygı ve selamlarımı iletiyorum.”

Bisiklet Dostu Konaklama Tesisleri’ne sertifika verilmeye başlandı

Kültür ve Turizm Bakanlığı, bisikletçilere kolaylık sağlayan Bisiklet Dostu Konaklama Tesisleri’ne sertifika verme uygulamasına başladı.

“Bisiklet Dostu Konaklama Tesisi” sertifikası, turizm branşlarındaki alternatifleri artırmak ve Türkiye’nin outdoor spor turizminde potansiyeline ulaşmasını sağlamak amacıyla, 2023 Turizm Stratejisi kapsamında oluşturulmuştu.

Sertifikalar yayınlanmaya başladı

Gerekli kriterleri yerine getiren ve “Bisiklet Dostu Konaklama Tesisi” sertifikası almaya hak kazanan tesisler Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA)’nın internet sitesinde yayımlanmaya başladı.

Turizm Gazetesi’nin aktardığına göre Avrupa’da bisiklet turizminin ekonomik değeri yıllık 44 milyar Euro ve sektör yaklaşık 700 bin kişiye istihdam sağlıyor.

Bodrum’da plaja beyaz kum döken otele 265 bin lira para cezası

Muğla‘nın Bodrum ve Milas ilçesinde bazı otellerin, plaja ‘beyaz kum’ adı altında kuvars tozu döktüğü iddiası üzerine Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, soruşturma başlattı.

Bodrum Kent Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Mir Bahattin Demir, Güvercinlik ve Gölköy mahallelerinde yaz sezonuna hazırlık yapan birçok otelin, plaja “beyaz kum” adı altında slikozis hastalığına yol açan ve akciğer kanserine neden olan kuvars tozu döktüğünü iddia etmişti.

Demir, yaklaşık 183 kilometrelik kıyı şeridi bulunan Bodrum Yarımadası’nın “beyaz kum” merakı nedeniyle tehdit altında olduğunu söylemişti.

‘Mermer tozu yoğunluklu kalsiyum oksit’

DHA’nın haberine göre plajlardan numune alarak inceleme yapan Çevre ve Şehircilik Muğla İl Müdürlüğü yaptığı yazılı açıklamada, şunları bildirdi:

Milas-Bodrum sınırında yer alan Pina Yarımadası’ndaki bir otelin sahiline beyaz kum döküldüğü şikayetleri üzerine, Jandarma ve Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerince çalışma başlatıldı. Bahse konu alanda inceleme yapan ekipler, sahile dökülen maddeden numune aldı. Yapılan laboratuvar sonucuna göre, sahile dökülen maddenin yüzde 55 oranında mermer tozu yoğunluklu kalsiyum oksit maddesi olduğu belirlendi. İncelemenin tamamlanmasının ardından, maddeyi sahile döken tesise 265 bin 497 lira idari para cezası uygulandı.”

‘Denize veya sahile dökülmeleri yasak’

Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Ömer Özdil de mermer tozu yoğunluklu kalsiyum oksit maddesinin atık olarak kabul edildiğini belirterek, denize ve sahile dökülmesinin yasak olduğunu söyledi. Özdil şunları söyledi:

2872 Sayılı Çevre Kanunu’na göre söz konusu tesise ceza kesildi. Bölgedeki diğer plajlarda yapılan incelemede yüzde 0.5 mermer tozu yoğunluklu kalsiyum oksit, yüzde 88 silisyum (kum) oranına rastlandı. Oranın düşük olması nedeniyle ceza kesilmedi. Söz konusu tesise kesilen ceza ise önümüzdeki günlerde tebliğ edilecek.”

 

Japonya’dan emsal karar: Eşcinsel evliliklerin tanınmaması anayasanın eşitlik ilkesine aykırı

G7 ülkeleri arasında eşcinsel evliliğe izin verilmeyen tek ülke olan Japonya’da LGBTİ+’larla ilgili tarihi bir karar verildi.

Japonya bölge mahkemesi, aynı cinsten çiftlerin evlenmesine izin verilmemesini anayasaya aykırı buldu.

Anayasa bu kararı, 2019’da üç çiftin hükümetin evlenmelerine izin vermemesi sonucu uğradıkları psikolojik zarara karşılık 1’er milyon yenlik tazminat istemesi sayesinde aldı.

Mahkeme çiftlerin tazminat talebini yerine getirmedi. Ancak, eşcinsel evliliklerin tanınmamasının anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğuna hükmetti.

Mahkemenin bu kararı emsal olarak gösterilirken, ülkenin diğer dört mahkemesinde de görülen benzer davaların bu karardan etkilenebileceği düşünülüyor.

Karar, coşkuyla karşılandı

Bölge mahkemesi tarafından alınan bu karar, ülkedeki LGBTİ+ gruplar tarafından coşkuyla karşılandı.

Anayasadaki evlilik kanununda, “Her iki cinsiyetten insanın karşılıklı rızası alınması gerekiyor” ifadesinin bulunması, eşcinsel evliliklerin önündeki en büyük engeli oluşturuyor.

Ülkedeki muhalefet partileri, aynı cinsten evliliğin kanunla gerçekleştirilebilmesi için Temsilciler Meclisi‘ne Medeni Kanunu‘nun kısmen revize edilmesi için bir kanun tasarısı sunmuştu.

Heteroseksüel çiftlerle aynı haklara sahip değiller

Ülkenin yasalarına göre, LGBTİ+ çiftlerin mal varlığı paylaşımı, ev ve mirastan hak talebi, ebeveyn olmaları gibi hakları yok. Eşcinsel çiftlerin heteroseksüel çiftlerle aynı yasal haklara sahip olmasına izin verilmiyor.

Bazı belediyelerin vermiş olduğu ortaklık sertifikaları, eşcinsel çiftlerin ev kiralama, hastane ziyaret hakları gibi konular da yardımcı oluyor.

Japonya’da yayımlanan Yomiuri Gazetesi, kasım ayında yaptığı bir ankete göre, ülkedeki insanların yüzde 61’inin eşcinsel evlilikten yana olduğunu, sadece yüzde 37’sinin karşı olduğunu ortaya koymuştu.

Artvin’de yangın: 60 ev yandı, 30 büyükbaş hayvan yaşamını yitirdi

Artvin‘in Yusufeli ilçesine bağlı Dereiçi köyünde bir evde çıkan yangın, rüzgarın da etkisiyle çevredeki evlere sıçradı. Yangın sonucunda 30 binada 60’a yakın ev yandı. 30 büyükbaş hayvanın ise yaşamını yitirdiği duyuruldu.

Çarşamba günü öğle saatlerinde çıkan yangında ihbar üzerine köye, belediyeye ait itfaiye ekipleri ile Orman Müdürlüğü‘ne bağlı arazözler ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yangına havadan müdahale için yangın söndürme helikopteri istendi.

Fotoğraf: DHA

Sekiz saatte kontrol altına alındı

AA’nın aktardığına göre hızla yayılan alevler ekiplerin yaklaşık sekiz saat süren çalışmasının ardından kontrol altına alınabildi. Gece boyu soğutma çalışması yapılan yangında evleri zarar görenler, yakın akrabalarının yanına yerleştirildi. Yangın, sabah karşı yağmurun da etkisiyle tamamen söndürüldü.

Yusufeli Kaymakamlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada yangın çıkan mahallenin tamamının yandığı belirtildi. Açıklamada “Dokumacılar Köyümüzün yayla olarak kullanılan Kaynarca Mahallesi çıkan yangın neticesinde yanmıştır” denildi.

Fotoğraf: DHA

‘Mahalle tamamen yandı’

Olay anından itibaren Artvin Valiliği, Kaymakamlık, Belediye, Kızılay, AFAD ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının tüm ihtiyaçların karşılanması için seferber olduğu belirtilen açıklamada şunlar söylendi:

Kış aylarında ikametin olmadığı mahallemizin tamamının yanmış olması bizleri derinden üzmekle birlikte ülke çapında pek çok dernek, vakıf ve hayırseverin yardım taleplerinden büyük bir memnuniyet duymaktayız. Yardımların vatandaşlarımıza daha sağlıklı ulaştırılması için Yusufeli Kaymakamlığı SYDV koordinesinde yapılması önem arz etmektedir.”

Fotoğraf: DHA

1 milyon lira yardım

Öte yandan İçişleri Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı, Yusufeli’ne Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca (AFAD) 1 milyon lira acil yardım ödeneği gönderildiğini belirtti.

Çataklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “AFAD’dan 1 milyon lira acil yardım ödeneği gönderildi. Yangından etkilenen vatandaşlarımızın barınma ve beslenme ihtiyaçları için hazırlıklar tamamlandı. Çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Eski Ordu Valisinin Ekrem İmamoğlu’na açtığı davada para cezası

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, eski Ordu Valisi Seddar Yavuz‘a hakaret ettiği ileri sürülerek açılan ve 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istenen davada karar açıklandı.

İmamoğlu’na alt sınırdan 7 bin 80 TL para cezası verildi.

Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesi‘nde görülen davanın yedinci duruşmasına taraf avukatları, CHP adına gözlemci olarak Genel Başkan Yardımcıları Muharrem Erkek, Seyit Torun, Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel ve çok sayıda da parti üyesi katıldı.

‘Söyledikleri ifade özgürlüğü kapsamında değil’

Vali Seddar Yavuz’un avukatı olan Resul Yılmaz, İmamoğlu’nun alt sınırdan uzaklaştırılarak ceza almasını istediklerini kaydetti:

Vali Yavuz’un avukatı Resul Yılmaz, Ekrem İmamoğlu’nun alt sınırdan uzaklaştırılarak cezalandırılmasını isteyerek, “Sanık Ordu-Giresun Havalimanı’nda öncelikle kamu görevlisi olan polislere’ Vali it, vali itlik yapmıştır, aynen kendisine iletin itlik yapmıştır’ ifadelerini birçok defa tekrarlamak suretiyle kamu görevlilerine yönelik açık sureyle hakaret etmiştir. Dosyada bizim çağırdığımız tanık bulunmamaktadır. Kamu tanıkları hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde sanığın hakaret ettiğini beyan ettiler. Ses kayıtlarını içeren raporlara bakıldığında hakaret suçu işlendiği dosyada sabittir.

Bu konu günlerce, aylarca konuşuldu. 21 ay geçmesine rağmen sosyal medyada, basında hakaret edilmeye devam edilmektedir. Bu hakaretten dolayı müvekkilim mağdur edilmiştir. Sanığın alt sınırdan uzaklaştırılarak cezalandırılmasını istiyoruz. Sanığın söylemiş olduğu ifadeler, ifade özgürlüğü kapsamında değildir.”

‘Hakaret suçu olması için olgu veya sövme gerekli’

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Sercan Polat ise hakaret suçunun oluşabilmesi için olgu veya sövmenin olması gerektiğini, eyleme yönelik ifadelerin ise ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti:

Dinletmiş olduğumuz tanıklar sanığın basitlik kelimesini kullandığını ifade etmişlerdir. Dosya içerisinde sunduğumuz bilimsel rapor mütalaa şeklindeki raporlarda basitlik ve itlik kelimelerinin ses kısıklığı halinde söylenip, söylenilemeyeceği tartışılması, Türkçe sözlükte de itlik kelimesi terbiyesiz anlamında da kullanılmaktadır.

Sanık tarafından hakaret suçunun oluşabilmesi için olgu veya sövme olması gerekir. Sövme olması için fiilin maddi olması gerekir. Ayrıca eyleme yönelik ifadeleri, ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.”

7 bin 80 TL’lik para cezası

Mahkeme, hakaret suçunun işlendiğinin sabit olduğuna karar verdi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 365 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, atılı suçun alenen işlenmiş olması nedeniyle de 425 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildi.

İmamoğlu’nun sabıkasız geçmişi, tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkemede oluşan kanaat sonucu da cezada 1/6 oranında indirim yapıldı.

İmamoğlu, 354 gün karşılığı olarak toplam 7 bin 80 TL para cezasına çarptırıldı.

‘Hukuk er geç üstün gelir’

Twitter hesabından mahkemenin kararını değerlendiren Ekrem İmamoğlu, hukuk ilkeleri ve içtihatlarının hiçe sayıldığını vurguladı:

Tanıklarımız dinlenmedi, sunduğumuz bilirkişi raporları dikkate alınmadı, hukuk ilkeleri ve içtihatlar hiçe sayıldı. Bağımsız yargının nasıl büyük bir ihtiyaç olduğu gerçeğini sanık olarak görüp yaşamak sırası bugün bendeydi. Hepsi geçer, adalet ve hukuk er geç üstün gelir.”

Ne olmuştu?

Tekrarlanan İstanbul seçimleri öncesinde Karadeniz Bölgesi‘nde mitingler düzenleyen Ekrem İmamoğlu, 5 Haziran tarihinde İstanbul’a dönüş için gittiği Ordu-Giresun Havalimanı’nda ekibiyle VIP alanına alınmamıştı. Bu esnada meydana gelen tartışmalar sırasında İmamoğlu’nun kendisine hakaret ettiğini iddia eden eski Ordu Valisi Seddar Yavuz, İmamoğlu’na dava açmıştı.