AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 20 Mart gecesi yayımlanan Resmi Gazete‘deki karara göre Diyarbakır’ın il sınırı değişti.
Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Şenyayla bölgesinin Muş’a bağlanmasına karar verildi. 31 Mart 2019 yılında yapılan yerel seçimlerde Kulp ilçesinde yüzde 53 HDP, yüzde 40,94 AKP oyu çıkmıştı. 3677 karar sayısı ile Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, şu ifadelere yer verildi:
Diyarbakır ili, Kulp ilçesi, Alaca Mahallesi’nde Şenyayla olarak bilinen, Muş-Diyarbakır il sınırı olan Berroşk Komları, Gencuk ve Misur derelerinin kesişim noktasından Billur Deresi’ni takiben Pizar Tepe, 2047 rakımlı Kartal Tepe, Seğla Tepe, Gelyememi Deresi, Vorikamera Tepe güney eteklerinden Muhammetemin Deresi’nden Orta Deresi’nin dere yatağını takiben Murat Nehri ile birleştiği yer arasında kalan bölgenin Muş iline bağlanmasına 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 2’nci maddesi gereğince karar verilmiştir.”
Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal‘ın Cumhurbaşkanı kararıyla gece yarısı çıkan bir kararnameyle görevden alınmasının ardından dolar/TL kuru sert bir şekilde yükseldi.
Geçtiğimiz haftayı 7,21 seviyesinden kapatan kur, gece saatlerinde 8,40 seviyesini aştı. Dolar, haftanın ilk işlem gününde ise 8,05 seviyesinden işlem görmeye başladı.
20 ayda dördüncü başkan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplam 875 baz puan faiz artışına giden Naci Ağbal‘ı Merkez Bankası başkanlığı görevinden almıştı. Yerine kendisi gibi yüksek faizi eleştiren eski AKP Milletvekili ve Yeni Şafak yazarı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu‘yu atadı.
Böylece, Cumhuriyet tarihinde ilk kez, Merkez Bankası’na 20 ay içinde dördüncü başkan atanmış oldu. Naci Ağbal’dan önce Merkez Bankası Başkanı olan Murat Uysal ve Murat Çetinkaya da Erdoğan tarafından görevden alınmıştı.
Naci Ağbal
Çift haneli değer kaybı
Türk lirası son 20 yılda tek günde çift haneli değer kaybını iki kez yaşadı. Biri 2018 Ağustos’ta yüzde 15.1 ile gerçekleşmişti. Diğeri ise yüzde 11,63 yükselişle bugün gerçekleşiyor.
Euro/TL kuru da yüzde 11,63 yükselişle 9,5817 seviyesinde işlem görüyor. Euro gece saatlerinde 10 TL seviyesine dayanmıştı. Gram altın da 465 liraya yükseldi.
‘Kurumların öngörülebilirliği düşüyor’
TÜSİAD Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç Bloomberg’e yaptığı açıklamada kurdaki ani değişikliğe ilişkin şu yorumda bulundu:
Sağlıklı bir büyüme ve öngörülebilir bir yatırım ortamı istiyorsak birtakım önemli kurumların politika yapma becerisini geri kazanması gerekiyor. Bunu kazanmaya çalıştığımız bir dört ayı geride bıraktık. Oldukça frekansı sık bir şekilde TCMB başkanımızın değiştiğini görüyoruz. Benzer şekilde TÜİK başkanları değişiyor. Bunlar kurumların öngörülebilirliğini ve politika yapma kapasitesini azaltıyor. Böyle bir durumda ülkenin uzun vadeli bir büyüme yakalaması imkan dahilinde değil.
TBMM‘de Adalet Nöbeti’ni sürdürürken, sabah saatlerinde çok sayıda polis tarafından gözaltına alınan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Gergerlioğlu, kesinleşen cezasının infaz sürecini ya HDP Genel Merkezi’ne ya da evinde geçecek.
Gergerlioğlu serbest bırakılmasının ardından yaptığı ilk açıklamada, “Çok ahlaksızca bir gözaltı yapılmıştır, Meclis Başkanı bunu organize etmiştir. Bahçeli emri vermiştir, şak diye yapılmıştır. Ülkede bir yönetim ciddiyeti kalmamıştır. Ne bir yönetim vardır, ne de Meclis Başkanlığı vardır. Meclis Başkanlığı birilerinin emriyle milletvekilliği düşürmekle meşguldür” dedi.
Suç duyurusunu Meclis Genel Sekreterliği yapmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise Gergerlioğlu’nun serbest bırakılışına ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği tarafından yapılan suç duyurusu ve eki belgeler ile yazılı ve görsel basından elde edilen diğer bilgi ve belgeler sonucunda, 17.03.2021 tarihinde hakkında verilen kesinleşmiş mahkeme kararının Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 60. birleşiminde okunması ile milletvekilliği düşen ancak TBMM binasından ayrılmayan ve ayrılmayacağını da yaptığı sosyal medya paylaşımları ile açıklayan eski Kocaeli milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU hakkında “17.03.2021 tarihinden itibaren gece gündüz aralıksız TBMM binasını terk etmemesi, düşmüş olmasına rağmen Mecliste milletvekili gibi hakaret etmesi ile 17.03.2020 tarihinde Meclis Genel Kurulundan ayrılıp HDP partisi grup katına çıktığı sırada kendisi ile birlikte yürüyüşe geçen gruptan biji serok apo şeklinde sloganlar atılması” sebepleriyle Türk Ceza Kanununun 262/1, 116/2-4 ve 3713 sayılı Kanunun 7/2. maddeleri kapsamında başlatılan soruşturmada, Cumhuriyet Başsavcılıgımızca Ankara Emniyet Müdürlüğüne verilen talimat ile şüpheli Ömer Faruk GERGERLİOĞLU’nun ifadesinin alınması sağlanmış, ifadesi ikmal edildikten sora şahıs serbest bırakılmıştır.”
‘İfade ve ibadet özgürlüğüm ihlal edildi, darp edildim’
TBMM’de sürdürdüğü ‘Adalet Nöbeti’nin beşinci gününde sabah namazı için abdest alırken gözaltına alınan HDP’li Gergerlioğlu’nun karakolda verdiği ifadesi de ortaya çıktı. Gergerlioğlu, polislere namazını kılmak ve üstünü değiştirmek için talepte bulunduğunu hatırlattı, “Kendimi ifade etme özgürlüğüm ve ibadet özgürlüğüm ihlal edildi, darp edildim“ dedi.
“Kesin hüküm giymeniz nedeniyle Meclis Genel Kurulu’nun 17.03.2021 tarihli 60. Birleşiminde milletvekilliğinizin düşürülmesine rağmen meclis binasını terk etmeyerek eylemler gerçekleştirdiğiniz iddiasını kabul ediyor musunuz?” sorusuna Gergerlioğlu, şu yanıtı verdi:
“Benim milletvekilliğinden düşürülme hadisem hukuka aykırı bir şekilde yapılmıştır. Usule ve Anayasaya aykırıdır. Anayasa Mahkemesi kararı beklenmeden Meclis Başkanlığı’nda TBMM okunmuştur. Meşru bir karar olmadığı için milletin vekili olmam nedeni ile Anayasanın uygulanması istedim. Genel Kurulda bulunurken karar okunduğu için 17.03.2021 günü saat: 19.25’e Genel Kurul’dan çıktım parti grup toplantı odamıza geçtik ve orada bu kararın hukuksuzluğa ve Anayasa’ya aykırılığına dair çeşitli açıklamalar yaptım. Milletvekilliğim o esnada düşmüş olabilir ama milletin bir ferdi olarak bu hukuksuzluğa itiraz ettim. Ben bir vatandaş olarak bana yapılan haksızlığa karşı TBMM’de millete seslendim bu da en doğal hakkımdır. Çünkü burası TBMM’dir. Ben TBMM’den çıkmak zorunda değildim. Ben milletin bir ferdiyim, barışçıl ve sivil olarak açıklamalar yaptım.” yanıtını verdi.
‘Savcılık sahte video kayıtları kullandı’
Gergerlioğlu’na ifadesi sırasında, vekilliği düşürüldükten sonra dahil olduğu gruptan “Biji Serok Apo’ sloganı attığı iddiaları da soruldu:
Gergerlioğlu’nun yanıtı şöyle: Meclis Genel Kurulu’ndan birçok gazeteci oradaydı ve çekim yapmaya başladı. Çekim kayıtları gazetecilerdedir. Sahte video görüntüleri savcılık tarafından kullanılmıştır. Bu görüntüler içinde bulunduğum grup ile alakalı değildir. Genel Kurul kapısından arkadaşlarım ile topluca çıktıktan sonra grup toplantı odasına geçeceğimizi ve oradan ayrılmayacağımı, AYM kararını bekleyeceğimi söyledim bütün bu kayıtlar gazetecilerde mevcuttur. Bana gösterilen video görüntüleri benim ve içinde bulunduğum topluluk ile alakalı değildir. Görüntüler sahte, ithamlar yanıltıcıdır.”
Avukatları ise, Gergerlioğlu hakkında yeni soruşturma konusu yapılan söz konusu videonun 2016 yılında yine HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının ardından çekildiğini açıkladı. Video iki gün önce “Avaz Türk” isimli haber sitesinin YouTube kanalına yeniden yüklenmiş.
Milletvekilliği düşürüldükten sonra TBMM‘de direnme kararı alan HDP‘li Ömer Faruk Gergerlioğlu, bu sabaha karşı Meclis’teki HDP grup odasında gözaltına alındı.
Sabah saat 06:30 civarında gözaltına alınan Gergerlioğlu’nun bulunduğu kata 100’e yakın polisin girdiği belirtiliyor. Gergerlioğlu, vekilliğinin düşürülmesi kararını protesto amacıyla dört gündür HDP’nin Meclis’teki grup odasında bekliyordu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın başlattığı soruşturmada gözaltı gerekçesi olarak, Gergerlioğlu’nun Meclisi terk etmediği, “milletvekili gibi davrandığı, sosyal medya üzerinden basın açıklamaları yaptığı, canlı yayınlar yaptığı, kamu binasında hakkı olmadan durması” gösterildi.
HDP milletvekili Hüseyin Kaçmaz, Gergerlioğlu’nun sabah saat 06:30 civarında gözaltına alındığını söyledi. Kaçmaz, “Gergerlioğlu, lavaboda abdest alırken onlarca polis memuru içeri girdi. Kıyafetini giymesine dahi izin verilmedi. Kolundan tutmak suretiyle sürekli çekiştirildi.” dedi.
Milletvekilimiz Gergerlioğlu, hukuksuzca gözaltına alınırken bile hakikati dillendirdi: “Biz bu görüntüleri 90’larda da gördük, 90’lardan bugüne maalesef hiçbir şey değişmedi.” Gergerlioğlu, her yerde, her koşulda direnmeye devam edecek. #HalkınVekiliGözaltındapic.twitter.com/KLe7JcdPSX
HDP’den yapılan açıklamada ise dün MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Derhal Meclis’ten çıkarılmalı” sözleri de hatırlatılarak şunlar dile getirildi:
“Kocaeli Milletvekilimiz Ömer Faruk Gergerlioğlu, bu sabah yüzlerce kişiden oluşan bir polis ordusu tarafından TBMM’de yaka paça zorla gözaltına alınmıştır. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gün önce attığı tweetleri kendisine talimat olarak gören savcılığın harekete geçmesi, Türkiye’de yargının geldiği noktayı açıkça göstermektedir. Yargı, talimatla hareket eden emir erine dönüşmüştür. Talimatla hareket eden savcılar, talimatla hareket eden hakimler ve bu talimatları veren siyasilerle beraber bu ülkeye en büyük kötülüğü yapmışlardır. Bizim açımızdan tablo oldukça açıktır.”
56 yaşındaki siyasetçi gözaltına alınırken, “Biz bu görüntüleri 90’larda da gördük, 90’lardan bugüne maalesef hiçbir şey değişmedi” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Gergerlioğlu için “Yer yatağı derhal kaldırılmalı, milletvekilliği düşürülen kirli şahıs Gazi Meclis’ten behemehâl çıkarılmalıdır” demiş ve TBMM Başkanı’nı göreve çağırdığını açıklamıştı.
Meclis Başkanı Şentop: Gereği yapılmıştır
TBMM Başkanı Mustafa Şentop da bugün gözaltı ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada, “Meclis’in eylem alanı olarak kullanmaya kalkılması kabul edilemez” dedi.
Şentop’un açıklaması şöyle:
“Anayasa’ya göre milletvekilliği kesin hüküm ile sona ermiş ve milletvekili sıfatı taşımayan bir kişinin Meclis’i eylem alanı olarak kullanmaya kalkması kabul edilemez. Tamamen Anayasa ve TBMM İçtüzüğü hükümlerinin gereği olarak yapılan bir işleme karşı TBMM çatısı altında bir eylemin devamına ve Meclis’in terörize edilmeye çalışılmasına müsaade edilmeyeceği bilinmelidir.” Şentop ayrıca, “”Hiç kimse, milletimizin temsil makamı olan TBMM’yi hukuk dışı bir propagandanın parçası kılamaz. Bunu yapmaya kalkanlara karşı gereği, hukuk dahilinde yapılır ve yapılmıştır.”
CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise gözaltı işlemine yönelik tepkisini dile getirdiği Twitter’dan paylaşımında “Sevgili dostum Gergerlioğlu TBMM’de lavaboda abdest alırken gözaltına alındı. Zulmünüze, zalimliğinize lanet olsun…” ifadesini kullandı.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun sosyal medyadan yaptığı bir haber paylaşımı nedeniyle “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasını öngören yerel mahkeme kararını 19 Şubat’ta onayladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Gergerlioğlu hakkında kesinleşen yargı kararının okunmasıyla birlikte HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliği düştü.
Kararla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunan Gergerlioğlu, aynı zamanda da “tedbir” kararı alınması talebinde bulunmuştu. Gergerlioğlu’nun bireysel başvurusuyla ilgili süreç devam ederken, tedbir kararı reddedildi. TBMM Başkanı Mustafa Şentop Gergerlioğlu hakkındaki bireysel başvurusu sonucunu beklemeyeceklerini açıklamıştı.
Gergerlioğlu, Meclis’te yargı kararı okunduğu sırada “TBMM’e darbeye karşı direneceğim, milletin iradesi ayaklar altına alınamaz. Barış istemek suç değildir” demişti.
Gece yarısı yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye‘nin, İstanbul Sözleşmesi‘nden ayrılmasına karşı çıkan kadınların Kadıköy’de gerçekleştirdiği eyleme polis müdahale etti.
Kadınların yürüyüşünü sonlandırmak isteyen kolluk kuvvetleri ile kadınlar arasında çıkan arbede sonucunda gözaltıların yaşandığı belirtildi.
Yürüyüşe polis engeli
“İstanbul Sözleşmesi Bizim” sloganıyla toplanan binlerce kadın Kadıköy Rıhtım’da bir araya gelmiş ve basın açıklamasının ardından Kadıköy ara sokaklarında yürüyüşe geçmişti.
Kadınlar “Ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” ve “Kadınlar artık susmayacaklar” sloganları eşliğinde Bahariye Caddesi üzerinden ilerlerdi. Bahariye Caddesi’nde yürüyüş yapan kadınların önü birçok kez polisler tarafından çevrildi.
Dokuz8 Haber tarafından yapılan paylaşımda polis müdahalesi sonucunda beş kişinin gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı.
Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda polis engeli
Polis Mehmet Ayvalıtaş Parkı‘na girmeye çalışan kadınları engellemeye çalıştı. Kadınlar “Aç aç aç barikatı aç” sloganlarıyla polise tepki gösterdi. Kadınlar polisin barikatlarını aşarak parka girdi.
Parkta bulunan kadınlara dağılması için anons yapan polislerle kadınlar arasında itişme yaşandı. Kadınlar polisin kendilerini itmesi üzerine “Ne yapıyorsun?” diyerek tepki gösterdi.
Rize‘nin İkizdere ilçesinde bulunan Gürdere ve Cevizlik köyleri arasında yer alan İşkencedere Vadisi‘nde Cengiz Holding tarafından yapılması planlanan lojistik liman inşaatında ihtiyaç duyulan taş ocağı için Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle acele kamulaştırma kararı alındı.
Rize İyidere Lojistik Limanı İnşaatı Projesi kapsamında deniz dolgusunda kullanılacak hammaddenin temini amacıyla ihtiyaç duyulan taş ocağı ile bağlantı yoluna isabet eden bazı taşınmazların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılması hakkındaki karar Resmi Gazete’de yayımlandı.
Mevcut durumda, Şimşirli Köyü, Cevizli Köyü ve Gürdere Köyü‘nden yılda 31.448.000 ton dinamit patlatılarak taş çıkarılacak.
Acele kamulaştırma kararı
Bugünkü Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararda şu ifadelere yer verildi:
Rize İyidere Lojistik Limanı İnşaatı Projesi kapsamında deniz dolgusunda kullanılacak hammaddenin temini amacıyla ihtiyaç duyulan taş ocağı ile bağlantı yoluna isabet eden ve ekli plan listede bulundukları yer ve ada/parsel numaraları gösterilen taşınmazlar ile muhdesatın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü) tarafından acele kamulaştırılmasına, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27nci maddesi gereğince karar verilmiştir.”
İDEF, bölge halkına dayanışma çağrısı yapmıştı
İkizdere Dernekleri Federasyonu, (İDEF) dünyada öncelikli korunacak 200 ekolojik bölgeden biri olan İşkencedere Vadisi’ne yapılacak olan taş ocağıyla ekolojik dengenin, yer altı ve yer üstü sularının ve bölge halkının geçim kaynağı olan çay ve bal üretiminin ortadan kalkacağını söylemişti. Federasyon, taş ocağına karşı bölgede yaşayan vatandaşlara dayanışma çağrısı yapmıştı.
İDEF daha önce de “Sende Katıl İkizdere İşkencedere Vadisi’ne Nefes Ol” isimli bir kampanya yaparak Rize İdare Mahkemesi‘nin yürütmeyi durdurma kararı verdiği alanda, Cengiz İnşaat’ın mahkemenin kararlarını yok sayarak zorla taş ocağı açmak istemesine karşı da harekete geçmişti.
Cengiz İnşaat’a taş ocağı için 21.08.2020 tarihinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Trabzon 11. Bölge Müdürlüğü tarafından, Rize İdare Mahkemesi’nin iptal kararı verdiği bölgenin hemen alt kısmı için “ÇED gerekli değildir” raporuyla ruhsat verildiği ortaya çıkmıştı.
Ne olmuştu?
130 futbol sahası büyüklüğünde olan İşkencedere Vadisi’nde daha önce taş ocağı için ruhsatlandırma izni alınmıştı.
Ruhsatlandırma iznine karşı Cevizlik ve Gürdere Köylüleri, Rize İdare Mahkemesi’ne 2019 yılı Ekim ayında ruhsat iptali ve yürütmeyi durdurma davası açmıştı. Verilen hukuki mücadele sonucunda, 2020 Ağustos ayında görülen karar davasında Cevizlik ve Gürdere Köylüleri haklı bulunarak yürütmeyi durdurma kararı verilmişti.
Bu karar sonrası İyidere Lojistik ihalesini alan Cengiz Holding, mahkemenin yürütmeyi durdurduğu aynı alanda taş ocağı açmak için başvurdu. Bu başvurunun ardından Cengiz İnşaat çalışanları, Cehennem Deresi Vadisi‘ne giderek keşif çalışması başlattı. Ancak, bölge halkı çalışanları bölgeden uzaklaştırdı.
Resmi Gazete‘de dün gece yarısı yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye‘nin, İstanbul Sözleşmesi‘nden ayrılmasına karşı çıkan kadınlar Türkiye’nin dört bir yanında sokakları doldurdu.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu‘nun ve Ankara Kadın Platformu‘nun ayrı ayrı çağrı yaptığı Ankara‘daki kadınların buluşma noktası Çankaya Belediyesi‘nin önü oldu.
Ankara’da bir kadın gözaltına alındı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fesih kararına karşı açıklama yapmak isteyen kadınlara Belediye önünü bariyerlerle çeviren polis engel olmak istedi. Kadınlar Sakarya Caddesi üzerinden yürüyüş başlattı. Yürüyüşü engellemek isteyen polis bir kadını gözaltına aldı.
Ankara Kadın Platformu tarafından yapılan açıklamada, “Bizler kadınlar olarak yasakları kabul etmiyoruz. Sokakları terk etmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesini kabul etmiyoruz. Tecavüzcülerin karşısına barikat kurmayanlar kadınların karşısına barikat kuruyorlar” denilirken polis tarafından kadınlar tartaklandı.
İzmir‘deki kadınlar Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya geldi.
Kadınlar adına açıklama yapan Pınar Çetinkaya “Milyonlarca kadının canı tek adamın bekasına kurban edilemez. Bu sözleşmeyi biz kadınlar dişimizle, tırnağımızla, mücadelemiz ile kazandık” ifadelerini kullandı.
Bu kararın Türkiye tarihine bir utanç sayfası olarak geçeceğini belirten Çetinkaya “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kadınların kazanımlarına yapılmış en büyük saldırıdır. Sözleşmeyi nasıl kazandıysak öyle savunacağız. İstanbul Sözleşmesi bizimdir, vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Tarsus: Tarihi bir hata
Tarsus Kadın Platformu’nun çağrısıyla toplanan kadınlar ellerinde “İstanbul Sözleşmesi bizim, vazgeçmiyoruz” yazılı pankartla kent meydanında basın açıklaması düzenledi.
Yapılan açıklamada “Her kadın+’nın kendini güvensiz hissettiği bu ülkede, şiddetle etkin bir mücadelenin, daha etkili önlemlerin, koruma mekanizmalarının konuşulması gerekirken, İstanbul Sözleşmesinden çıkılması tarihi bir hatadır” denildi.
Eskişehir’de kadınlar ayakta
Eskişehir’deki kadınlar 14.00’de Kanatlı AVM önünde, 15.30’da ise Dublin önünde bir araya geldi. Yüzlerce kadın sokaklarda “Asla yalnız yürümeyeceksin” sloganları eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi.
Eskişehir'de AKP'nin İstanbul Sözleşmesi feshinin biz kadınlar nezdinde hükmü olmadığını en yüksek sesimizle alanda haykırdık! Bir adım dahi geri çekilmeyeceğiz!#İstanbulSözleşmesiYaşatırpic.twitter.com/vXBUlqZkyS
Aydınlı kadınlar “İstanbul Sözleşmesi bizim” sloganıyla düzenledikleri eylemde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Kadınlar ellerinde “Kararı geri çek, sözleşmeyi uygula” yazılı pankart taşıdı.
Fotoğraf: sendika.org
Trabzon’da oturma eylemi
Trabzon’da ellerinde dövizlerle yürüyüş yapan kadınlar, “Yaşamak istiyoruz”, “Erkek adalet değil gerçek adalet”, “Sözleşmeyi kaldırma uygula” sloganları attı. Kadınlar polisin yürüyüşe müdahale etmeye çalışmasına tepki göstererek “Bu memlekette kadın cinayetleri olurken onlara müdahale etmek yerine ses çıkar kadınlara müdahale etmeyin” dedi. Kunduracılar Caddesi boyunca yürüyen kadınlar Meydan Park’ta oturma eylemi yaptı.
İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına tepki gösteren kadınlar Diyarbakır‘da da sokaktaydı. Kadınlar burada basın açıklaması gerçekleştirdi.
Kadınlar eylemde “Dünya yerinden oynasın! İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” yazılı pankart açtı.
Fotoğraf: merymcşknca/Twitter
Çorum: Kararnamenin hukuken bir anlamı yok
Çorum Kadın Meclisi üyeleri Saat Kulesi Hürriyet Meydanı’nda bir araya gelerek kararı protesto etti. Çorum Kadın Meclisi adına basın açıklamasını okuyan Eylem Aka Kaya şunları söyledi:
Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hukuken hiçbir anlamı yok. Anayasaya aykırı. TBMM’nin irade; iktidar kadınlara savaş açtığını açıkça beyan etmiş oldu. Bu kararın alınmasında payı olan bu kararı alan bütün kesimlere ve makamlara sesleniyoruz, bu savaşı kazanamazsınız.”
Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun’a eklenen geçici maddeyle Kanal İstanbul Projesi‘ne de devlet garantisi verildi.
Karar bugünkü (20 Mart) Resmi Gazete’de yayımlandı. Alınan kararı TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Cevahir Efe Çelik, Twitter hesabından duyurdu.
Bugün yayınlanan Resmi Gazete ile Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanuna geçici madde eklenerek Kanal İstanbul'a devlet garantisi verilmiş oldu. https://t.co/UViH3MvzCgpic.twitter.com/W5xL4XNve3
“15/3/2020 tarihinden sonra ihalesi yapılmış ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte henüz uygulama sözleşmesi imzalanmamış, yurt dışından finanse edilmesi planlanan yap-işlet-devret projeleri kapsamında, 11/A maddesi uyarınca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı özel bütçeli kamu idareleri tarafından imzalanacak borç üstlenim anlaşmalarına, ilgili idarenin borç üstlenim anlaşmasından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesini sağlayacak şekilde, 4749 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 8/A maddesi hükümlerine tabi olmaksızın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da taraf olabilir”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Sözleşmesi’nin Cumhurbaşkanı kararıyla feshi ve Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal‘ın görevden alınması gündemiyle Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi’ni (PM) olağanüstü toplantıya çağırdı.
Genel Merkezde yüz yüze yapılan toplantılarda Türkiye’nin ilk kez insan hakları ile ilgili bir sözleşmeden çekildiği ve Anayasa’nın 90. maddesine göre bir sözleşmenin ancak kanunla kaldırılabileceği, TBMM devre dışı bırakıldığı için kararın “yok hükmünde” olduğu belirtildi.
‘Bundan sonraki şiddet ve tecavüzden Erdoğan sorumlu’
Toplantılarda sözleşmedeki maddelerin önemine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, “Uluslararası anlaşmaların bir tanesini feshetmek, diğer uluslararası anlaşmaları da aynı yöntemle feshedebileceği anlamına geliyor. Bu Türkiye açısından çok sıkıntılı bir durumdur” dedi.
Gerçek Gündem‘in aktardığına göre, Kılıçdaroğlu’nun “Recep Tayyip Erdoğan, milli güvenlik sorudur” ve “Bundan sonra Türkiye’de herhangi bir kadın ve kız çocuğu şiddet, taciz ve tecavüze uğrarsa Cumhurbaşkanı bundan tek başına sorumludur” değerlendirmesi yaptığı öğrenildi.
’42 milyon kadın açılacak davaya taraf olmalı’
Toplantılar sonucunda İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine karşı Danıştay’a başvurulması kararı çıktı. Yapılacak başvuruda, kadın örgütleri ve 42 milyon kadının bu davaya taraf olması için çağrı yapılacak.
Kılıçdaroğlu’nun toplantıda Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınıp yerine Şahap Kavcıoğlu’nun getirilmesine ilişkin de “Türkiye yönetilemiyor. Bu savrulduklarının göstergesi. Recep Tayyip Erdoğan’ın bir an önce, erken seçimle, yönetimden uzaklaşması gerekiyor” yorumunu yaptığı öğrenildi
Resmi Gazete‘de dün gece yarısı yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye‘nin, İstanbul Sözleşmesi‘nden ayrılmasına karşı çıkan kadınlar Kadıköy Rıhtım‘da bir araya geldi.
“İstanbul Sözleşmesi Bizim” sloganıyla toplanan binlerce kadın sloganlar eşliğinde tepkilerini dile getirdi ve kararnamenin geri çekilmesini talep etti. Alanda yüzlerce kolluk kuvveti de yer aldı.
Kadınlar hep bir ağızdan “Asla yalnız yürümeyeceksin”, “Tayyip kaç kaç kaç kadınlar geliyor”, “Kadın, yaşam, özgürlük”, “Hak, hukuk, adalet” ve “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganları attı.
Fotoğraf: Kadınlar Birlikte Güçlü
‘Kadınların isyanı biter mi sandın?’
Kadınlar tarafından yapılan açıklamada “İstanbul Sözleşmesi hukuksuz bir biçimde feshedilebilir ama o sözleşmeyi yazan kadınların iradesi, dayanışması bitmez. Biter mi sandın? Kadınların isyanı biter mi sandın? Kadınların dayanışması biter mi sandın? Yaşasın kadın dayanışması” ifadeleri kullanıldı.
Yapılan açıklamada “Bir gece yarısı kararnameyle tek bir adamın kararıyla meclise biz kadınlara LGBTİ+’lara sormadan feshedilmeye çalışılıyor. Eşit yaşama kartınıza engel olamazlar ama yaptıkları İbrahim Zarrap gibi kadınları sokak ortasında dövenlerin sırtını sıvazlamaktır. Kadınlara Şiddete uğradığınızda çay ikram edin’ demektir. Kadınlara ‘Boşanmayın’ demektir” denildi.
— İlerici Kadınlar Meclisi (@ilericikadin) March 20, 2021
‘Hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz’
Kadınların bu kararnameyi kabul etmedikleri belirtilen açıklamada “Hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. Eşit yaşamaktan vazgeçmiyoruz. Cinselliğimizden, emeğimizden, gecelerden, sokaklardan, meydanlardan parklarımıza sahip çıkmaktan, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” ifadeleri kullanıldı.
“Bir kadının adını gördüğümüzde nasıl öldürüldü diye düşünmekten sıkıldık” denilen açıklamada “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı. Açıklamanın ardından öldürülen kadınların isimleri okundu ve kadınlar her bir kadın için “burada” diyerek cevap verdi.
İstanbul Sözleşmesi'nden ayrılarak kadınlara açılan bu savaşa karşı sokaklarda direniyoruz!
— Özgür Genç Kadın | ÖGK (@OzgurGencKadin) March 20, 2021
Meclis’te onaylandı, ‘tek adam’ kaldırdı
Basın açıklamasını İstanbul Sözleşmesini Uygula Platformu adına Tuğçe Canbolat okudu. Canbolat yaptığı konuşmada “İstanbul Sözleşmesi’ne karşı yürütülen kadın düşmanı, dinci ve muhafazakar kampanyalar sonuç verdi ve dün gece yarisi Cumhurbaşkanı kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığı ilan edildi. 2011 yılında mecliste onaylanan sözleşme ‘tek adam’ kararıyla kaldırıldı” dedi.
Açıklamada “Bir sonraki kadın cinayetinde ortalıkta ikiyüzlü açıklamalar yaparak, cezasızlığın kol gezdiği bir ülkede, ağır ceza getireceğiz safsataları ile kamuoyunu yatıştırmaya çalışacaklar. Biz ise diyoruz ki şiddete maruz kalan, öldürülen her kadının, fail kadar suçlusu, devlettir” ifadeleri kullanıldı.
Fotoğraf: Mor Çatı
‘Çıkma kararını tanımıyoruz’
İstanbul Sözleşmesi’nin kadınların yıllar süren mücadelesi sonucu yazıldığı belirtilen açıklamada “Çıkma kararını asla tanımıyoruz! Bir grup adamın sözünün, tek adamının kararının kadınlar tarafında hükmü
yoktur! Istanbul Sözleşmesi gerektiği gibi uygulanana, erkek şiddeti son bulana kadar mücadelemiz devam edecek” denildi.
Kadınlar basın açıklamasının ve sloganların ardından Kadıköy‘ün ara sokaklarında yürümek için harekete geçti. Polisin pandemi için dikkatli olunması gerektiğine dair anonsalarına kadınlar yuhalayarak yanıt verdi.
Yürüyüş sırasında kadınlar “Ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” ve “Kadınlar artık susmayacaklar” sloganları atmaya devam etti.