Ana Sayfa Blog Sayfa 1290

Akdeniz’deki petrol sızıntısı Samandağ kıyılarına ulaştı

Belediye: Temizleme çalışmaları sürüyor, denize girmeyin

Hatay Büyükşehir Belediyesi‘nin resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada da şu ifadeler kullanıldı: “24 Ağustos’ta Suriye’deki bir rafineriden sızan yaklaşık 15 bin ton petrol Samandağ sahilimize de maalesef ulaşıyor. Ulaştırma Bakanlığı ve Liman Başkanlıklarının açıklarda temizleme çalışmaları sürüyor. Büyükşehir ekiplerimiz sahilde temizliği yapıyor ancak, halk sağlığı açısından kirlilik görülen noktalarda vatandaşlarımızın denize girmemesi ve dikkatli olması önemle rica olunur.” denildi.

Banibas Santrali’ndeki tank, 15 bin ton yakıtla dolu

Suriye devlet haber ajansı SANA, çarşamba günü yaptığı açıklamada Suriye’nin petrol rafinerilerinin birinin içindeki bir elektrik santralinde meydana gelen arızadan dolayı büyük bir petrol sızıntısının yaşandığını açıklamış; sızıntının 20 km. ilerlediğini bildirmişti.

Yerel haber kaynaklarına göre, Baniyas Santrali’ndeki bir tankta meydana gelen patlama çok miktarda yakıtın denize karışmasına neden olurken, sızıntı yapan tankın 15 bin ton yakıtla dolu olduğu bildirildi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaosmanoğlu, deniz kirliliği konusunda Bakanlık olarak harekete geçtiklerini, sızıntıya karşı Akdeniz’i bariyerlerle kapattıklarını söyledi.

Petrol sızıntısının Akdeniz’de yaşamı tehdit ettiği uyarısı yapan WWF-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli de Suriye’deki elektrik santralinden kaynaklanan petrol sızıntısının yayılmasının önüne geçilmesi için Barselona Sözleşmesi’ne taraf ülkeler arasında teknik işbirliği çağrısında bulunmuştu.

Bilirkişi heyeti 7 Eylül’de Akbelen Ormanı’nın geleceğine karar verecek

Muğla İkizköy’de yer alan ve termik santrale yakıt sağlayan linyit madeni sahasının genişletilmesi için yok edilmek istenen Akbelen Ormanı’nda mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyetinin inceleme yapacağı tarih belli oldu.

740 dönümlük ormanlık alanın Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi‘ne (YK Enerji) tahsis edilmesine karşı açılan davanın bilirkişi incelemesi 7 Eylül Salı günü saat 13.00’da gerçekleştirilecek.

Neler yaşandı?

Akbelen Ormanı yaklaşık iki yıldır Orman Genel Müdürlüğü tarafından kesilmek isteniyor. 2019 yılındaki ilk girişimde idare tarafından alanın endüstriyel plantasyon olduğu söylenmiş; ancak İkizköylülerin ısrarlı eylemleri sonucu, orman kesim programından çıkarılmıştı.

Bu yıl başlatılan kesim çalışmalarının dayanağı olarak ise Kasım 2020 tarihinde Tarım ve Orman Bakanı tarafından bizzat imzalanmış ve 740 dönümlük ormanlık alanda YK Enerji’ye kömür madeni işletme izni veren bir karar olduğu ortaya çıkmıştı. YK Enerji’ye tahsis kararının iptal edilmesi için Muğla 1’inci İdare Mahkemesi’ne dava açıldı.

Ormanın kesilmesini engelleyen halk aylardır Akbelen Ormanı girişinde nöbet tutuyor

İlk bilirkişi heyetine itiraz edildi

Davanın bilirkişi heyeti incelemesinin ilk olarak 30 Temmuz günü yapılmak istendiğini hatırlatan İkizköy Çevre Komitesi’nden Deniz Gümüşel, “Ancak biz içerisinde sadece maden mühendisi, çevre mühendisi gibi mühendislerin bulunduğu bilirkişi heyetine itiraz etmiştik” ifadelerini kullandı.

Halk sağlığı uzmanı, hidrojeolog, ziraat mühendisi, biyolog, iklim değişikliği uzmanı gibi kişilerin de dahil olmasını talep ettiklerini belirten Gümüşel, bilirkişi heyetinin genişletileceği gerekçesiyle ilk incelemenin iptal edildiğini söyledi.

Gümüşel, “Ancak mesela halk sağlığı uzmanı, toplumsal maliyet analizi için iktisatçı, iklim değişikliği uzmanı gibi taleplerimiz kabul edilmedi” dedi.

‘Herkesi dayanışmaya bekliyoruz’

30 Temmuz günü için çok büyük bir çağrı yaptıklarını belirten Gümüşel, “İptal edilmesinin bir gerekçesinin de bu olduğunu düşünüyoruz. Birçok kişi ve kurum desteğe geleceklerini söylemişlerdi. Heyet incelemesi tarihi de hemen bir gün öncesinde iptal edildi” dedi.

Bu sefer 7 Eylül tarihinde gerçekleşecek bilirkişi incelemesine de çağrıda bulunan Gümüşel, “Gelebilecek herkesi bizimle dayanışmaya bekliyoruz. Kalabalık olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

İki ayrı yürütmeyi durdurma kararı

Muğla 3. İdare Mahkemesi’nde süren Entegre Tesis ÇED Muafiyeti iptal ve Muğla 1. İdare Mahkemesi’ndeki orman kesimi iptal davalarında ise daha önce yürütmeyi durdurma kararı verilmişti.

Kararla birlikte, bölgede yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılıp raporlar hazırlanacağı ve mahkemenin karar verene kadar ormanların koruma altında olacağı belirtilmişti.

Karar rağmen kesime devam edildi

Ancak 27 Ağustos Cuma günü sabah saat 04.30 sıralarında Akbelen Ormanı’nda nöbet tutan bölge halkı, kırıcı, kepçe ve kamyon sesleri ile uyandı.

Araçları ile alanı kontrol etmeye giden bölge halkı ve yaşam savunucuları, İkizköy mezarlığının arkasındaki tepede YK Enerji’nin iş makinelerinin çalıştığını, alanda hafriyat veya kömür çıkarma çalışması yapıldığını tespit etti.

Cengiz Holding’e Cumhurbaşkanı kararıyla gümrük vergisi ve KDV muafiyeti

Cengiz Holding‘e bağlı Eti Bakır Şirketi tarafından Samsun‘da kurulacak katot bakır ve kimyasal gübre üretim tesisine gümrük vergisi ve KDV muafiyeti başta olmak üzere birçok destek verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın imzasıyla Resmi Gazete’de bugün yayımlanan karara göre, 1,6 milyar TL değerindeki başlangıç tarihi 1 Mart olarak belirtilen katot bakır ve kimyasal gübre üretim tesisinin tevsi ve ürün çeşitlendirme yatırımına, proje bazlı devlet desteği sağlanacak. Sabit yatırım tutarı 1.6 milyar TL olarak belirlenen projenin dört yılda tamamlanması ve 300 ilave, 20 de nitelikli personel istihdamı yaratması öngörülüyor.

Alınan karara göre tevsi ve ürün çeşitlendirme yatırım süresi sonunda, işletmenin yıllık 15 bin ton katot bakır, 250 bin ton da DAP gübresi ek üretim kapasitesine ulaşması planlanıyor.

Resmi Gazete’nin yayımlanan kararın ek kısmında proje kapsamında; gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisna ve iadesi, vergi indirimi (vergi indirim oranı: yüzde 100, yatırım katkı oranı yüzde 80, yatırım katkı tutarının yatırım döneminde kullanılabilecek oranı yüzde 100), azami tutar sınırı olmaksızın 10 yıl süreli SGK işveren primi desteği, 10 yıl süreli gelir vergisi stopaj desteği, azami 20 milyon TL tutarında ve 5 yıl süreli nitelikli personel desteği, 75 milyon TL ile sınırlı 10 yıla kadar enerji tüketim harcamalarının yüzde 50 oranında enerji desteği ve yatırım yeri tahsisi teşvikleri sağlanacak.

Avrupa Konseyi’nden Kavala için bir uyarı daha: Yasa dışı tutukluluk hukukun egemenliğine saygısızlık

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 2017’den bu yana bin 403 gündür tutuklu bulunan iş insanı ve hak savunucusu Osman Kavala‘nın avukatlarının tahliye taleplerini 1 Eylül’de reddederek tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Kararda Kavala’ya isnat edilen suçun “vasıf ve niteliği, yargılamanın geldiği aşama, müsnet suçlara ilişkin kuvvetli suç şüphesini gösterir somut delillerin bulunması, atılı suçların yasada öngörülen cezanın üst sınırı, adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı” gerekçesiyle tahliye taleplerinin reddine karar verildiği belirtildi.

Karara ilişkin bir açıklama yapan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komisyonu, tutukluluğa devam kararının Kavala’nın haklarını ihlal ettiği ve Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘nin (AİHM) nihai kararına uyma yükümlülüğü ile bağdaşmadığı uyarısında bulundu.

‘Hiç tutuklanmaması gerekiyordu’

BBC‘nin aktardığına göre, AİHM’in ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi‘nin kararlarına karşın, Kavala’nın 46 aydır tutuklu olduğuna dikkat çeken Komisyon, “Kavala, insan hakları savunucuları, avukatlar, gazetecileri susturmak için kullanılan ve masumiyet karinesi, suçta ve cezada kanunilik ilkesi gibi hukukun en temel ilkelerini görülmemiş bir düzeyde hiçe sayan bir yargı sisteminin kurbanı” dedi.

“En başta tutuklanmamış olması gerekiyordu” denilen Komisyon açıklamasında, Kavala’nın yasa dışı tutukluluk hali insan hakları ve hukukun egemenliğine saygısızlık göstergesidir” ifadelerini kullandı.

Bakanlar Konseyi ‘ihlal prosedürü’ başlatacağını açıklamıştı

AİHM, 10 Aralık 2019 tarihli kararında, Kavala’nın “makul şüphe olmadan, siyasi nedenlerle tutuklanması ve bireysel başvurusunun makul sürede incelenmemesini” gerekçe göstererek, bu durumun hak ihlali olduğunu  belirtmiş;  Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de haziran ayında Türkiye’nin AİHM kararını uygulamadığı için  “ihlal prosedürü” başlatacağını açıklamıştı.

Orman yangınları arıcıları vurdu: Arıcılar destek bekliyor

İklim krizinin yol açtığı kuraklık ve aşırı sıcakların etkisiyle yaşanan orman yangınları arıcılığa da büyük bir darbe vurdu. Yangınlar sırasında kovanları büyük zarar gören arıcılar destek çağrısında bulunuyor.

Kırk senedir bal üreticiliği yapan Ahmet Bağran Aksoy “Devletimizin kovanları yanan arıcılarımıza ciddi destekler vermesi gerekmektedir” dedi.

Muğla’nın arıcılık için çok önemli bir bölge olduğunu ifade eden Aksoy, “Muğla, Türkiye’nin en çok bal üretimi yapılan ikinci bölgesi konumundadır. Bu yüzden arıcılar için son derece önemli olan Marmaris bölgemiz başta olmak üzere yanan bölgeler, arıların yaşamına uygun hale getirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Polenleşme de azalacak

Arıcılık için büyük öneme sahip yeşil alanların yok olması arıcılık sektörü için yarattığı risk kadar, arıların bölgeden gitmesi polenleşmeyle yeniden hayat bulacak bitkilerin de hiç yeşillenmemesi anlamına geliyor.

Başta çam balı olmak üzere Türkiye’nin bal üretiminde ikinci sırada bulunan Muğla’nın, 66 bin hektarlık alanın yok olması arıcılar ve gelecek için büyük kaygı uyandırıyor.

‘Üç bin civarında kovan yok oldu’

Konu hakkında açıklama yapan Etabal Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bağran Aksoy, “Arıcılarımızın kaybı maalesef ki çok büyük. Zor şartlar altında çalışan arıcılarımız, yangın ile başka mesleklere yönelmek zorunda kalabilir ve gelecekte arıcılık mesleği yok olmaya yüz tutabilir. Özellikle Marmaris bölgemizde 3 bin dolayında kovanın yok olması yaşanan yıkımın boyutunu gözler önüne sermektedir” dedi.

Aksoy, “Bu bölgemizde bulunan bal üreticilerine destek verilmemesi halinde, Muğla başta olmak üzere üretilen çam balının geleceğini tehlikede olarak görüyoruz. Yaşanan olumsuz durumlardan kaynaklı biz arıcılar olarak bu bölgedeki meslektaşlarımıza yardımlarımızı esirgemeyeceğiz. Devletimizin de yeşillendirme çalışmaları ile arıcılarımıza kovan ve maddi destek vermesi gerekmektedir. Çünkü arısız bir dünya düşünülemez” dedi.

‘Yeni yeşil alanlara ihtiyaç var’

Yanan bölgeler yeşillenip tekrar arılar için uygun hale gelene kadar arıcılarımıza yeni bölgeler tahsis edilmesi gerekmektedir diyen Ahmet Bağran Aksoy, “Kayıp çok büyük ancak geleceğimizin tamamen riske girmemesi için arıcılarımıza bir an önce bal üretimine uygun alanlar tahsis edilmelidir. Arıların en büyük özelliklerinden biri bitkilerin üreme ihtiyacı olan polenleri taşımasıdır. İnsan eli ile yapılması neredeyse imkânsız gibi duran polen taşıma işlemi, arılar sayesinde bir gün içerisinde binlerce kez yapılabilmektedir” dedi.

Aksoy, “Yeni belirlenen bölgelerde arılarımızın gerçekleştireceği polen taşıma işlemi, tahsis edilen bölgelerde canlı popülasyonunu arttıracak ve geçirdiğimiz bu zor günleri zararı en az seviyeye indirmiş şekilde atlatabilmemize yarar sağlayacaktır ayrıca arıların Marmaris’e geri dönüşüyle koloniler eski sayılarına ulaşmış olacak ve burada da polenleşmeyi sağlayarak canlılığı artıracaklardır” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

TÜİK: Enflasyon ağustosta yıllık yüzde 19.25

Buna göre, ağustosta enflasyon  bir önceki aya göre yüzde 1,12, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,25 arttı.  Bir önceki yılın Aralık ayına göre ise yüzde 11,65 artarken, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 15,78 artış gerçekleşti.

TÜFE’nin aylık yüzde 0,7 artması, yıllık enflasyonun ise yüzde 18,7 seviyesine sınırlı gerilemesi bekleniyordu.

MB’nin politika faizini de aştı

Yıllık enflasyon, Merkez Bankası‘nın (MB) yüzde 19’luk politika faizinin de üzerinde gerçekleşti. MB, yaptığı açıklamalarda faizin, enflasyon oranının üzerinde tutulacağına işaret ediyordu.

Yurt içi üretici fiyat endeksi ise ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,77,  bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 45,52 arttı. Bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 28,51 artarken, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,34 artış gösterdi.

Gıda fiyatlarındaki yıllık artış 22,91

Artış yaşanan gruplara yıllık bazda bakıldığında; en düşük artış yüzde 1,79 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, yüzde 4,79 ile haberleşme, yüzde 7,47 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 10,75 ile eğitim oldu.

Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 29,00 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 22,91 ile ev eşyası ve yüzde 21,76 ile ulaştırma.

Aylık en düşük artış giyim ve ayakkabıda

Aylık bazda ise düşüş gösteren ana gruplar; yüzde 3,08 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 0,77 ile ulaştırma oldu. Ana harcama grupları itibarıyla 2021 yılı ağustos ayında en az artış gösteren diğer ana gruplar yüzde 0,18 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 0,31 ile sağlık ve yüzde 0,58 ile eğitim oldu.

Buna karşılık, 2021 yılı ağustos ayında artışın yüksek olduğu gruplar ise sırasıyla, yüzde 3,18 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 2,27 ile lokanta ve oteller ve yüzde 1,38 ile ev eşyası oldu.

Çekirdek enflasyon geriledi

Temmuzda yüzde 17,22 olan yıllık çekirdek enflasyon yüzde 16,76’ya geriledi. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’de 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 0,74, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,98, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,46 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 16,14 artış gerçekleşti.

Araştırmaya göre kışın ABD’deki ekstrem soğukların sebebi Kuzey Kutbu’ndaki erime

Yeni bir çalışma, Amerika Birleşik Devletleri‘nin (ABD) bazı bölgelerinde aşırı kış havasındaki artışların, iklim krizinin yol açtığı Kuzey Kutbu’ndaki hızlı sıcaklık artışları ile bağlantılı olduğunu ortaya koydu.

Science dergisinde yayınlanan çalışmada bilim insanları, bölgedeki ısınmanın nihayetinde kutup girdabı olarak bilinen dairesel rüzgar modelini bozduğunu buldu.

Geçtiğimiz kış milyonlarca kişi elektriksiz kaldı

Geçtiğimiz kış ABD’de etkili olan aşırı soğuklar ve kar fırtınası birçok kişinin ölümüne neden olmuştu. Kar ve buz Oklahoma ve Arkansas’ı etkisi altına alırken Teksas eyaletinde insanlar elektriğin olmadığı evlerde mahsur kalmıştı.

11 yaşındaki çocuklarını soğuk yüzünden kaybeden bir aile ise elektrik şirketlerine 100 milyon dolarlık dava açmıştı. Teksas’ta elektrik işletmesini üstlenen ERCOT ile Entergy adlı şirketler sistemlerini soğuğa karşı hazırlamamakla suçlanmıştı.

Çalışmaya göre bu ekstrem soğukların arkasında iklim krizi var ve bazı bölgelerin daha soğuk kışlar görmesi oldukça muhtemel.

Meteorolojik zincir çıkarılıyor

bianet’in haberine göre bilim insanları, küresel değişimin bu büyümesinin gezegenin geri kalanı için etkileri konusunda uzun zamandır endişe duyuyorlar.

Bu yeni çalışma, Kuzey Kutbu’ndaki ısınmanın hem Kuzey Amerika’da hem de Doğu Asya’da kış havası üzerinde önemli bir etkisi olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, bu daha sıcak bölgeyi kutup girdabı olarak bilinen dönen bir soğuk hava modeline bağlayan karmaşık bir meteorolojik zinciri detaylandırıyorlar.

Fotoğraf: Shutterstock

Akım girdabı geriliyor

Barents ve Kara denizlerindeki buzun erimesinin Sibirya üzerinde artan kar yağışına ve Kuzey Kutbu üzerindeki stratosferde dönen rüzgarları etkileyen aşırı enerji transferine yol açtığı ortaya çıktı.

Buna göre ısınma girdabın gerilmesine neden oluyor ve bu da aşırı soğuk havanın ABD’ye akmasını sağlıyor.

1979’da uydu gözlemlerinin başlamasından bu yana bu esneme olaylarında bir artış oldu. Bilim insanları, doğal akımdaki bu girdap germe sürecinin bu yıl Şubat ayında ölümcül Teksas soğuk dalgasına yol açtığına inanıyor.

‘Sıcaklık arttıkça aşırı soğuklar da artacak’

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ve Atmosfer ve Çevre Araştırmaları Direktörü Judah Cohen, bulgularıyla ilgili “Kuzeybatı Avrasya’da deniz buzunun erimesinin, Sibirya’da artan kar yağışı ile birleştiğinde, Avrasya kıtasında batıdan doğuya sıcaklık farkının güçlenmesine yol açmasını inceliyoruz” dedi.

“Bu sıcaklık farkı arttığında, bunun kutup girdabında daha fazla bozulmaya yol açtığını biliyoruz. Ve zayıfladığında, bu, geçen Şubat ayında Teksas soğuk dalgası gibi daha aşırı kış olaylarına yol açıyor.”

Araştırmacılar bulgularının hem gözlemlere hem de modellemeye dayandığını ve Kuzey Kutbu’ndaki iklim değişikliği, kutup girdabının gerilmesi ve yerdeki etkiler arasında fiziksel bir bağlantı gösterdiklerini söylüyorlar.

Erken uyarı açısından önemli

Yazarlar, çalışmalarının aşırı soğuk kış olaylarının başlangıcı hakkındaki tahminleri iyileştirebileceğine inanıyor.

Dr Cohen, “Bu çalışmanın faydalarından biri, bu öncüleri tanırsanız ve bu tür olayları tetiklemek için uygun koşulları biliyorsanız, o zaman tahmin sürenizi uzatabilirsiniz” dedi.

“Teksas’ta insanlar daha iyi uyarılarla kesinlikle daha iyi hazırlanabilirdi, bazı insanlar evlerinde donarak öldüler ve belki de sığınmak için gidebilirlerdi.”

İklim krizinin karmaşıklığı

Kudüs’teki İbrahi Üniversitesi’nden bir başka araştırmacı büyük resme bakıldığında, araştırma ekibi bulgularının insanların küresel ısınmanın karmaşık olduğunu anlamalarına yardımcı olacağına ve belki de daha soğuk kışların iklim değişikliği olmadığı fikrini ortadan kaldıracağına inanıyor:

“Geçmişte, ABD ve Rusya üzerindeki bu aşırı uç noktalar, karbonu azaltmamayı haklı çıkarmak için kullanıldı, ancak artık emisyonları hemen azaltmaya başlamamak için hiçbir mazeret yok.”

A Milli Kadın Voleybol Takımı yarı final maçında Sırbistan ile karşılaşacak

Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2021 Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası yarı final maçında bugün Belgrad’da Sırbistan ile karşılaşacak. Stark Arena’da oynanacak maç Türkiye saati ile 18.00’de başlayacak.

A Milli Kadın Voleybol Takımı, turnuvada D Grubu’nu lider olarak tamamlamıştı. Grubunda sırasıyla Romanya‘yı 3-1; Ukrayna, İsveç, Finlandiya ve Hollanda‘yı 3-0 yenmişti.

Takım son 16 turunda Çekya‘yı 3-1, çeyrek finalde de Polonya‘yı da 3-0 mağlup ederek yarı finale yükseldi. Böylece oynadığı yedi müsabakayı da zaferle tamamlamış oldu.

Fotoğraf: AA

Rövanş maçı

Son iki şampiyonayı kazanan Sırbistan, 2019’da Ankara’da oynanan final maçında Türkiye’yi 3-2 mağlup etmişti. Kadın Voleybol Takımı, Sırbistan’dan rövanşı almak için sahaya çıkacak.

2021 Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası’nın diğer yarı final maçında ise Hollanda ile İtalya karşılaşacak. Türkiye Sırbistan yarı final maçı 18.00’den itibaren TRT 1’den yayınlanacak.

Prof. Dr. İlker: Kuraklık karşısında yazlık yağ bitkilerine alternatif kışlık yağ bitkileri ekilmeli

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre İlker, iklim değişikliğine bağlı aşırı sıcakların ve kuraklığın tarımsal üretimde ciddi bir stres faktörü yarattığını söyledi.

Strese dayanıklı bitkiler geliştirilmesi gerektiğini belirten İlker, “Kuraklık ve sıcaklık stresiyle beraber bunun yanında hastalık ve zararlı stresi de çok ciddi baskı altına almakta kültür çeşitlerimizi. Bunlara alternatif çeşitler geliştirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

‘Modern sulama yöntemlerine geçilmeli’

3’üncü Uluslararası Tarım, Biyoloji ve Yaşam Bilimleri Konferansı için geldiği Edirne’de AA muhabirine açıklama yapan İlker, değişen mevsim koşulları karşısında yeni yöntemler geliştirilmesi ve modern sulama sistemleriyle su tasarrufu sağlanmasının sürdürülebilir tarım için önemli olduğunu vurguladı.

Yazlık ekilen yağ bitkilerinin kuraklık ve aşırı sıcaklardan etkilediğini ifade eden İlker, kış aylarındaki doğal yağışlardan faydalanabilecek kışlık yağ bitkileri ekilmesi tavsiyesinde bulundu.

Kanola bitkisi

‘Kışlık yağlı bitki üretimi gerekli’

Prof. Dr. İlker,  “Ağırlıklı olarak yazın sulama desteğiyle ürettiğimiz yağ bitkilerine alternatif olarak kışlık yağ bitkilerini ekmeliyiz. Bu anlamda kışlık yağ bitkileri çok önemli. Doğal yağış koşullarıyla ürün elde edebilmemiz için kışlık yağlı bitki üretimini artırmalıyız. Örnek olarak aspiri verebiliriz. Aspir, Anadolu’nun orijinal yağ bitkisidir. Yine kanola uygun bir yağ bitkisi. Ketencik bitkisi de olabilir. Bunun üzerine doktora öğrencimle birlikte bir çalışma yapıyoruz. Ülkemizde farklı coğrafyalara uygun kışlık yağ bitkileri söz konusu. Örneğin soya yazlık bir yağ bitkisidir ve ciddi anlamda suya ihtiyacı vardır. Bu anlamda ülkemizin kuzey bölgelerinde daha çok ekilmesini tercih ediyorum. İç bölgelerde ve Ege’nin daha kurak bölgelerinde ise kışlık yağ bitkileri olan aspir, kolza, ketencik gibi bitkilere ağırlık vermemiz gerekecek” ifadelerini kullandı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi 125 itfaiyeci alımı için ilan açtı

İklim krizinin neden olduğu sıcak dalgaları ve kuraklık karşısında orman yangınlarına karşı daha kırılgan hale gelen Antalya‘da itfaiye ekibinin genişletilmesi için adım atıldı.

Resmi Gazete’de yayımlanan ilana göre, Antalya Büyükşehir Belediyesi memur olarak istihdam edilmek üzere açıktan atama yoluyla 125 itfaiye eri alacak.

En az 55 puan şartı

Alım, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu‘na tabi olmak üzere, İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği ya da Sivil Savunma ve İtfaiyecilik ön lisans programlarının birinden mezun olan adaylar arasından yapılacak.

Adayların en az C Sınıfı sürücü belgesi sahibi, 2020 KPSS’de P93 puan türünden en az 55 puan almış, sınavın yapıldığı tarihte 30 yaşını doldurmamış olmaları şartı aranıyor.

Sözlü ve uygulamalı sınav

Sözlü sınava katılmak isteyen adayların, 4-8 Ekim arası mesai bitimine kadar, belgeleriyle ile birlikte, sağlık personeli gözetiminde boy ve kilo ölçümlerinin yapılması için Kepez‘deki Gülveren Mahallesi’nde yer alan Büyükşehir Belediyesi içerisindeki İtfaiye Dairesi Başkanlığı‘na gitmesi ve buradaki İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı birimine şahsen müracaat ederek, başvurularını tamamlamaları gerekiyor.

Yerleşkede yapılacak sözlü ve uygulamalı sınav, 18-22 ile 25-27 Ekim ve 1-5 Kasım arasında saat 09.00’da başlayacak.