Ana Sayfa Blog Sayfa 1291

Dersim’in bir yanı ateş diğeri kül çölü

Video-Haber: Ruşen TAKVA

*

17 Ağustos günü Dersim‘e bağlı Ovacık ve Hozat ilçelerinde başlayan yangın, kentin farklı noktalarında devam ediyor.

Hozat ilçesi kırsalı ve Munzur Milli Parkı civarındaki yangınlar günler sonra söndürülürken Kutu Deresi ve kent merkezi yakınındaki birçok bölgede yeni yangınlar başladı.

Arazi koşullarından dolayı karadan müdahalenin sınırlı olduğu coğrafyada havadan müdahale iki helikopter aracılığıyla devam ediyor.

Yüzlerce hektar yandı

Bölgede devam eden iki yangın alanından biri olan Munzur Üniversitesi bölgesindeki yangınlar söndürülmüş. Soğutma çalışmaları devam eden bu mıntıkadaki bitki örtüsü, bir kül çölü gibi görünüyor. Bölgeye ulaşır ulaşmaz keskin bir yanık kokusu hemen duyuluyor.

Yangın sonrası başlatılan soğutma çalışmalarına iki TOMA da (Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı) eşlik ediyor ve çıkan yangın, Munzur Deresi/nin 3 kilometre uzağında başladığı için havadan müdahale de çok hızlı yapılabilmiş. Hızlı müdahale sonucu ormanlık alan tamamen yok olmadan söndürülmüş. Tanıklık ettiğimiz bu durum, havadan ve hızlı müdahalenin hayati öneme sahip olduğu gerçeğini bir kez daha gösteriyor.

Dersim bölgesinde 15 gündür devam eden yangınlarda yüzlerce hektar ormanlık alan küle döndü. Daha önce terk edilmiş iki yaşam alanının da etkilendiği yangınların soğutma çalışmaları devam ediyor. İki haftadır devam eden yangınları söndürmek için farklı kentlerden gelen bir çok kurum ve gönüllüler de çalışmalara destek veriyor.

Yangına ilk müdahale Mersinli itfaiyecilerden

Destek için gelen ve soğutma çalışmalarına katılan ekiplerden biri olan Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı itfaiye ekipleri, Munzur Üniversitesi bölgesinde çıkan yeni yangına, dönüş yoluna geçtikleri sırada tesadüfen görerek müdahale etti.

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından görevlendiren ve iki itfaiye aracı, bir arazör ile 5 kişilik ekibin başında bulunan Emin Karakuş şunları anlatıyor:

“Üç gün önce yapılan bir görevlendirme ile apar topar Tunceli bölgesine doğru yola çıktık. İlk gün Ovacık ile Tunceli arası bir yangın vardı oraya müdahale ettik. Orası sarp ve dağlık bir bölge olduğu için araçla müdahale etmemiz söz konusu değildi. Yukarıda yaralılar vardı ve biz de onlara beden gücüyle yardım etmeye çalıştık. Dönüş yolundayken bu bölgeden dumanlar çıktığını gördük ve müdahale etmek için bu bölgeye geldik. Hatta buradaki yangına ilk müdahale eden ekip biz olduk.”

Hayvan yanan bölgeden kaçabilirse, mutlaka geri döner

Bölgeye üç gün önce başka bir afet bölgesi olan Kastamonu/Bozkurt‘ta yaşanan selde çalıştıktan sonra gelen ve tamamen gönüllülerden oluşan Paw Guards (Pati Koruyucuları Grubu) üyesi Ayşe Taşkıran ise şunları anlatıyor:

“Normalde hayvan kurtarma ve acil müdahale ekibiyiz ama aynı zamanda afet bölgelerinde insani yardım ekibi  olarak da hareket ediyoruz. Yangın söndürme ve soğutma çalışmalarının tamamına katılıyoruz. Bugün de soğutma çalışması yapılan bu bölgeye yabani hayvan veya başka bir canlı var mı diye geldik ve tarama yapıyoruz.”

Ağır yaralı bir dağ keçisi veya yabani başka bir hayvan ile karşılaşmadıklarını söyleyen Taşkıran afet bölgelerinde sürekli tarama yapmak gerektiğini belirtiyor:

“Çünkü yanan bölgeden hayvan kaçar, yaralıysa bile kaçar ama soğutma yapıldıktan sonra mutlaka geri döner ve geri döndüklerinde tüm ekolojik sistem bozulduğu için aç veya susuz olur. Bu sebeple bölgeden el çekildikten sonra da devam etmek gerekiyor çünkü hayvanların su içecek yeri ve yemek yiyecek alanları kalmıyor. Bu ekolojik düzen sağlanana kadar tarama yapmaya devam etmek lazım. “

Ida Kasırgası’nda ölenlerin sayısı 45’e yükseldi

Amerika Birleşik Devletleri‘nin (ABD) altı eyaletinde etkili olan Ida Kasırgası nedeniyle yaşamını yitiren kişilerin sayısı 45’e yükseldi.

New Jersey Valisi Phil Murphy eyalette en az 23 kişinin öldüğünü, bu kişilerin çoğunun arabalarında mahsur kalan kişiler olduğunu söyledi. New York‘ta aralarında 2 yaşında bir çocuk da dahil olmak üzere ölü sayısı en az 14 olarak açıklandı. Yetkililer 11 kişinin bodrum katlarında boğularak öldüğünü bildirdi.

Pennsylvania’da beş kişi, Connecticut eyaletinde ise bir kişi sel nedeniyle hayatını kaybetti. Maryland ve Virginia‘da da ölümler bildirildi.

‘İklim krizinin burada olduğunun kanıtı’

BBC Türkçe’nin aktardığına göre ABD Başkanı Joe Biden, iklim krizi ile başa çıkabilmek adına tarihi bir yatırıma ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Biden, yaşanan sel felaketi için “İklim krizinin burada olduğunun kanıtıdır” yorumunu yaptı.

Eyalet yetkilileri ise kasırganın etkisine dair uzmanlardan gerekli uyarıları vaktinde alamadıklarını belirterek hava durumu uzmanlarını eleştirdi.

1 milyon kişi elektriksiz kaldı

Rüzgar hızının saatte 240 kilometreye ulaştığı Ida Kasırgası, 29 Ağustos tarihinde ABD‘nin Louisiana Eyaleti‘ni vurdu ve kuzeye doğru ilerlemeye başladı.

Kasırga nedeniyle New Orleans kentinin tamamı elektriksiz kaldı. Yaklaşık bir milyon kişiye elektrik verilemedi. Eyalet yetkilileri, elektrik ve iletişim kesintilerinin arama kurtarma çalışmalarını zorlaştırdığını açıkladı.

Mississippi Nehri ters aktı

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, kasırganın ardından  Mississippi Nehri‘nin bir süre ters aktığını bildirdi. Yapılan açıklamada bu durumun son derece nadir görülen bir olay olduğu belirtildi.

Kasırga, New York ve New Jersey‘de de şiddetli sağanak ve fırtınaya yol açtı. New York metrosu ile Newark Havalimanı sele teslim oldu. New York’ta olağanüstü hal ilan edildi.

Sebebi iklim krizi

Birleşmiş Milletler’in son iklim raporuna göre, son 40 yılda yüksek yoğunluklu kasırgaların sayısındaki artışın arkasında kuvvetle muhtemel ihtimalle fosil yakıt kullanımı ve diğer insan faaliyetlerinden kaynaklanan ısınma var.

Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi tarafından yapılan ölçümlere göre okyanus sıcaklığı normalin üzerinde yaklaşık 29,5 dereceydi. Uzmanlar ekstra ısının fırtına için yakıt görevi gördüğünü söylüyor.

Daha hızlı yoğunlaşıyor

Sıcaklık bir enerji ve daha fazla enerjiye sahip kasırgalar daha hızlı rüzgar hızlarına ve daha büyük fırına dalgalanmalarına neden oluyor. Bilim insanları dünya ısınmaya devam ettikçe Ida gibi hızla yoğunlaşan büyük kasırgaların meydana gelme olasılığının daha yüksek olduğunu belirtiyor.

2019’da yapılan bir araştırmaya göre Atlantik’te oluşan kasırgaların çok hızlı bir şekilde güçlenme olasılığı artan sera gazı emisyonları ve sıcaklıklar nedeniyle daha yüksek.

Ali Ağaoğlu, Mandalya Körfezi’ndeki 30 bin konutluk projesi için onay aldı

İş insanı Ali Ağaloğlu, doğaseverlerin ve sivil toplum örgütlerinin tüm tepkilerine ve itirazlarına karşın Milas’ın kalbinde milyar dolarlık rant projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Dünyanın sayılı sulak alanları arasında sayılan, yüzlerce çeşit kuş türüne ev sahipliği yapan doğa harikası Mandalya Körfezi’nin kıyısında inşa edilecek 30 bin kişilik dev konut projesi için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna bakanlıktan onay geldi.

İlk başvuru 2008’de yapıldı

Cumhuriyet’ten Erman Şentürk imzalı habere göre, Ali Ağaloğlu’nun sahibi olduğu Akdeniz İnşaat firmasının Muğla Milas’ta kurmayı planladığı 926 milyon 699 bin dolarlık turizm kenti projesi için ilk başvuru 2008 yılında yapıldı ancak Orman Bakanlığı engeline takıldı.

Mandalya Koyu bitişiğindeki 4 milyon 454 bin metrekarelik arazinin 743 bin metrekaresini yapılaşmaya açacak dev projenin önü Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nden gelen “adrese teslim” izinle birlikte açıldı.

Korunması gereken bölge

Projeyle 2001 yılında IBA (Important Bird Area) tarafından “korunması gereken bölge” ilan edilen Metruk Tuzlası Sulak Alanı Ekolojik Etkilenme Bölgesi ve doğal kaynakların büyük oranda zarar göreceği tahmin ediliyor.

Doğal sit alanları ve arkeolojik sit alanlarının yer aldığı bölgede 3 bin 683 villanın yanı sıra, 4 ayrı otel ve 6 adet günübirlik dinlenme tesisi ile alışveriş merkezi, hastane, okul, bankalar, su sporları merkezi, sinema, sanat merkezi, kongre merkezi, rezidans, kafeterya ve restoranlar inşa edilecek ve adeta lagün manzaralı yeni bir kent kurulacak.

197 kuş türüne ev sahipliği yapıyor

Aynı zamanda Bargylia antik kentine komşu olan, 197 ayrı kuş türüne ev sahipliği yapan, aralarında dünyada soyu tükenen tepeli pelikan gibi 52 ayrı türün daimi üreme alanı sayılan sulak bölgelerdeki doğal hayat projeyle birlikte tehlikeye girecek.

Sadece inşaatında bin kişinin çalıştığı turizm kentinin 5 yıl sürecek yapım sürecinde 1 milyon 337 bin 448 ton hafriyat çıkartılacak.

 

Doğalgaza yüzde 15 zam: Sanayi ve elektrik üretim santrallerine uygulanacak

Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.’nin (BOTAŞ) internet sitesinde eylül ayına ilişkin tarife tablosu yayınlandı.

Bu ay sanayi aboneleri için geçerli olacak tarife ağustostaki tarifeye göre 1000 metreküp doğalgaz için yüzde 15 artışla 2 bin 50 lira oldu. Elektrik üretim santrallerinin kullandığı 1000 metreküp doğalgaz ise yine yüzde 15 artışla 2 bin 369 lira oldu.

Mesken için zam yok

BOTAŞ’ın konut tüketicileri için gaz dağıtım şirketlerine uyguladığı satış fiyatı mevcut tarifede olduğu gibi 1000 metreküp doğalgaz için 1488 lira olarak belirlendi.

Doğalgazda fiyat tarifelerini aylık olarak belirleyen BOTAŞ’ın yayınladığı eylül ayı tarifesine göre, doğalgaz fiyatlarına ocak ayından bu yana 8 kez zam gelmiş oldu.

Kılıçdaroğlu: Şirketler biraz az kar etsin

Zamlarla ilgili açıklama yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Bir sonraki adım, zammın halka yansıtılmasıdır. Saray, gözüm üzerinde; hanelere ne elektrik ne de doğalgaz zammını aklından bile geçirme!” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu açıklamasının devamında “Size süre tanıdık, ‘Oturun elektrik şirketleriyle konuşun ve 84 milyonu ilgilendirecek bir kış destek paketi açıklayın’ dedik. Hazine’yi peşkeş çektiğiniz o şirketler biraz az kâr etsin, düşsün bu halkın sırtından artık!” dedi.

Bingöl’de bir yangın daha: Vadi içerisine doğru ilerliyor

Haber: Fırat BULUT

*

Bingöl’ün Xolxol (Yayladere) ilçesinde çıkan ve dört gün boyunca kontrol altına alınamayan orman yangını bugün söndürüldü. Ancak bu sefer de Solhan ilçesinde yangın başladı.

Saat 16.00 sıralarında Elmasırt köyü yakınlarında bulunan Gris Dağı eteklerinden dumanların yükselmesi üzerine bölgeye ekipler sevk edildi.

Yangına müdahale edilemiyor

Yarı ormanlık alanda başlayan orman yangınını söndürmek için Solhan Belediyesi‘ne ait iki itfaiye aracı yangın bölgesine gönderildi.

Alanın dağlık olması ve ulaşılması güç olması nedeniyle yangına müdahale edilemediği öğrenildi. Gris dağı eteklerinde başlayan yangının şu anda vadi içlerine doğru ilerliyor.

Yangının meydana geldiği bölgede şebeke sorunu yaşanması nedeniyle ayrıntılı bilgilere ulaşılamazken Elmasırt köyünde yaşayan yurttaşlar yangının devam ettiği ve henüz herhangi bir müdahalenin yapılmadığı bilgisini aktardı.

Eylül ayında hangi sebze ve meyveler tüketilmeli?

Hormon takviyesi, pestisitler ve doğal olmayan üretim teknikleri ile sebze ve meyvelere neredeyse istediğimiz her zaman market raflarından ulaşabiliyoruz. Ancak besinleri mevsiminde tüketmek hem doğa hem de sağlığımız için oldukça önemli.

Peki eylül ayında hangi sebze ve meyveleri tüketmeliyiz?

‘Kış hazırlıklarını tamamlayın’

Yeşil Düşünce Derneği tarafından hazırlanan takvim hangi mevsimde neleri yememiz gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor ve öneride bulunuyor:

“Eylül’de yaz ürünleri son meyvelerini olgunlaştırıp dökerken, bahçelerde ve evlerde kış hazırlıkları da tamamlanmaya başlıyor. Siz de mevsiminde yetişenlerin tadını çıkarabilir, kış hazırlıklarınızı tamamlayarak bu lezzetleri saklayabilirsiniz.”

Doğayı ve doğal olanı korumak için

Doğayı ve doğal olanı korumak, zehirsiz gıdaya ulaşmak, sağlıklı olmak, yerel küçük üreticileri desteklemek, evinizin ekonomisini korumak ve karbon ayak izini düşürmek için mevsiminde beslenmek en basit çözüm.

Ayrıca, mevsiminde yetişmemiş meyve-sebze, doğa şartlarıyla işbirliği yapılarak değil, doğayla mücadele ederek üretildiğinden, üretiminde hibrid tohum, böcek ilacı ve kimyasal gübre kullanım oranı yükseliyor.

Eylül ayı sebzeleri

  • Mantar
  • Patlıcan
  • Mısır
  • Biberiye
  • Kırmızı biber
  • Pazı
  • Barbunya
  • Kabak
  • Dolmalık biber
  • Fındık

Eylül ayı meyveleri

  • Karpuz
  • Kavun
  • Mürdüm eriği
  • Üzüm
  • İncir

Usta oyuncu Ferhan Şensoy’a veda

Bir süredir tedavi gördüğü İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi‘nde iki gün önce yaşama veda eden usta oyuncu Ferhan Şensoy bugün düzenlenen törenin ardından defnedildi.

Ferhan Şensoy’un Türkiye bayrağı ve tuttuğu takım olan Galatasaray bayrağına sarılı tabutu cenaze aracıyla İstiklal Caddesi‘nde bulunan Ses Tiyatrosu‘na getirildi.

Alkışlarla karşılandı

Tabutun indirildiği sırada cadde üzerinde bekleyenler Şensoy’u alkışlarla karşıladı.Tabut daha sonra törenin yapılacağı salona getirildi. Burada da Şensoy’un cenazesi dakikalarca ayakta alkışlandı.

DHA’nın aktardığına göre törene Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, eşi Elif Durdu Şensoy, eski eşi Derya Baykal, Derya Baykal’ın oğlu Mert Baykal, tiyatro oyuncuları Zeliha Berksoy, Şevket Çoruh, Ali Poyrazoğlu, yazar Nedim Gürsel, yakınları ve sevenleri katıldı. Törende sunuculuğu Okan Bayülgen yaptı.

Fotoğraf: Medya Tava

‘Bu sevgiyi sizinle paylaşmak çok değerli’

Törende konuşan kızı Müjgan Ferhan Şensoy, “Ne söylesem eksik kalacak, size babamı anlatmaya kalksam benim kadar seviyorsunuz, babamı benim kadar seviyorsunuz. Küçükken bu sevgiyi paylaşmak zor gelirdi, şimdi bu sevgiyi sizinle paylaşmak çok değerli geliyor” dedi.

Diğer kızı Derya Şensoy ise, üniversite öğrencisiyken babasına yazdığı şiiri okudu. Mert Baykal ise, “Anladım ki insanın iki tane babası olabilirmiş, dağ gibi iki tane babası olabilirmiş. Anladım ki benim bu babam Don Kişot’muş ve yel değirmenleriyle savaşıyormuş” ifadelerini kullandı.

Eşi Elif Durdu Şensoy da göz yaşları içinde, kendilerini yalnız bırakmadıkları için herkese teşekkür etti.

Fotoğraf: Gülseli Kenarlı /DHA

‘Sanattan kazandığını sanat için harcardı’

Bakan Mehmet Nuri Ersoy, yaptığı konuşmada “Sanattan kazandığının tamamını yine sanatı için harcadı” ifadelerini kullandı.

Ersoy, “Bu toprakları ve insanımızı çok sade ve yalın şekilde anlatan çok güçlü bir dili vardı. Toplumumuzun her kesimi tarafından seviliyordu. Onun eserlerini izleme şansına nail olduk ama bugün bu sahnede onu uğurlamak için buradayız” şeklinde konuştu.

Törende son olarak Mert Baykal’ın hazırladığı bir video gösterildi. Törenin sonunda salonda bulunanlar Şensoy’u ayakta alkışlayarak sahnede bulunan tabutuna kırmızı karanfiller attı.

Törenin ardından Şensoy’un cenazesi cenaze namazı için Teşvikiye Camii’ne getirildi. İkindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından Ferhan Şensoy’un naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı‘na defnedilecek.

Fotoğraf: Alper Korkmaz/ DHA

Ferhan Şensoy kimdir?

26 Şubat 1951 doğumlu olan Ferhan Şensoy, Samsun’un  Çarşamba ilçesinde dünyaya geldi.

İlk öykü ve şiirleri Yeni Ufuklar ve Soyut dergilerinde 1969 yılında yayımlanan Şensoy’un, yazdığı skeçler de Devekuşu Kabare‘de 1970 yılında oynanmaya başladı.

Galatasaray Lisesi‘nde de bir süre okuyan Şensoy, 1970 yılında Çarşamba Lisesi’nden mezun oldu. Şensoy, 1971 yılında Grup Oyuncuları çatısında ilk profesyonel oyunculuğunu yaptı.

Ferhan Şensoy, 1972-1975 yıllarında Fransa ve Kanada‘da tiyatro eğitimine ve çalışmalarına Jerome SavaryAndre-Louis Perinetti gibi isimlerle devam ederken Montreal‘de Ce Fou De Gogol adlı oyunuyla 1975’te En İyi Yabancı Yazar ödülünü aldı. Yine Montreal’de Theatre De Quatre – Sous’da da, yönetmenliğini yaptığı, Harem Qui Rit isimli müzikalde oynadı.

Ferhan Şensoy, 7 Mart 1987’den beri aralıksız olarak Ferhangi Şeyler oyununu oynuyordu. Ortaoyuncuları Kavuğu‘nu Münir Özkul‘dan devraldı ve Rasim Öztekin‘e devretti. Onlarca ödül alan sanatçı, aynı zamanda çok sayıda kitap kaleme aldı.

Define için tarihi köprünün taşlarını söktüler

Manisa‘nın Yunusemre ilçesindeki 73 yıllık Değirmen Köprüsü‘nün ayaklarında kazı yapan defineciler, yapının bir bölümündeki taşları söktü.

İlçeye bağlı Pelitalan Mahallesi‘ndeki Kocadere Çayı üzerinde bulunan köprüye verilen zararı gören bölge halkının ihbarı üzerine gelen jandarma ekipleri, yapıya kimin zarar verdiğinin belirlenmesi ve yakalanması için çalışma başlattı.

‘Restore edilmesini istiyoruz’

Bölgede yaşayanlar ise köprünün bir an önce restore edilerek eski haline getirilmesini istedi. Mahalle sakinlerinden Mustafa Ertürk, DHA’ya yaptığı açıkalamada köprünün 1948 yılında 5 mahalle sakini tarafından yapıldığını belirtti. Ertürk şunları söyledi:

“Bir gün önce tarlamı sulamaya geldim. Böyle bir durum yoktu. Ertesi gün geldiğimde, köprüyü bu şekilde buldum. Muhtemelen gece yaptılar. Defineciler öncelikle bu köprünün yeni bir köprü olduğunu bilsin. Burada define yok. Onarmak istedik ama SİT alanı diye dokunamıyoruz.”

 

Malatya’dan yardım çağrısı: Maden için ÇED başvurusu dört yıl içinde 814’e çıktı, kentimiz ölüyor

Haber: Burcu ÖZKAYA GÜNAYDIN

*

Malatya’nın birçok ilçesinde eski madenlere ek olarak yeni maden arama ruhsatları verildi. Son dört yıl içinde yapılan 814 yeni ÇED başvurusu  sayesinde alınan yeni ruhsatlarla altın, demir, bakır, kurşun olmak üzere çeşitli madenler için aramalar yapılacak. Bölge halkı ise yaşam alanlarında herhangi bir madencilik faaliyeti yapılmasını istemiyor.

Başta madenlere karşı örgütlenme olmak üzere Malatya’nın doğasına sahip çıkmak amacıyla 11 ay önce kurulan Malatya Çevre Platformu‘ndan  Hüseyin Çıplak, ildeki başta Arguvan, Hekimhan, Akçadağ gibi birçok ilçenin yanı sıra aramaların Nurhak’tan başlayıp, Sivas,  Erzincan, Dersim hattına doğru ilerlediğini söyledi.

 

Kenti saran maden ocaklarının bazıları kaçak. Birçoğuna ise, birbirinin kopyası olan ‘Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir’ raporu verilerek arama yapılıyor.

Şimdiye dek başvurusu yapılan ve “ÇED gerekli değildir” raporu verilen bölgeler ve başvuru sayıları şöyle: “Malatya Merkez: 10, Akçadağ: 110, Arapgir: 34, Arguvan: 29, Battalgazi: 67, Darende: 38, Doğanyol: 4, Doğanşehir: 123, Hekimhan: 72, Kale: 8, Kuluncak: 48, Pütürge: 41, Yazıhan: 43, Yeşilyurt: 223.”

Malatya’da kaçak açılan maden ocakları.

Madenlerin yararı şirkete, zararı bize

Hüseyin Çıplak, yerli ve yabancı olmak üzere büyük şirketlerin aramaları yaptığını, bazen küçük taşeron şirketlerin paravan olarak da kullanıldığını vurguladı.

Kentin temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Madencilik faaliyetleri ile toprağın, suyun zehirleneceğini, insanların doğduğu, büyüdüğü toprakları bırakıp göç etmek zorunda kalacağını vurgulayan Çıplak şunları söyledi:

“Madenler üç-beş şirketin yararı için açılıyor, bize yararı yok zararı var. ‘İnsanımızı ‘iş vereceğiz, toprak, su zarar görmeyecek’ diye kandırıyorlar. Geçtiğimiz sene Hekimhan Güvenç Köyü Muhtarı test yaptırdı, suda arsenik çıktı. Madenciliğe devam ederlerse zehir, sadece Malatya değil, Fırat üzerinden Suriye, Irak, Basra’ya kadar gidecek. Toplam 814 tane ÇED başvurusu var, komple bu bölgeyi bitirecekler herhalde.”

Çıplak, Pütürge’deki kaçak maden arayan şirketlere tepki gösteren köylülerin şirket yetkilileri tarafından jandarmaya şikayet edildiğini, jandarmanın da köylülere müdahale ettiğini anlattı.

Yarın Hükümet Meydanı’nda eylem var

Pütürge ilçesinde yakın zamanda bir maden araması başlayacağını hem Pütürge’ye hem de Malatya’nın tüm ilçelerinde süren maden aramasına dikkat çekmek için 3 Eylül Cuma günü (yarın) Pütürge Hükümet Meydanı’nda bir basın açıklaması yapacaklarını vurgulayan Hüseyin Çıplak, “Tüm hemşerilerimizi, doğaseverleri, toprağına, suyuna, tarımına sahip çıkan herkesi yarın 13.30’da hükümet meydanına bekliyoruz” diye konuştu.

 

 

İstanbul’un sivrisinek üreme haritası çıkarıldı

Dünyada ve Türkiye’de tehlikeli boyutlara ulaşan ve İstanbul‘da sayıları artan Asya Kaplan Sivrisineği‘ne karşı alınabilecek önlemler İstilacı Sivrisinekler Kongresi’nde ele alınıyor.

Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen kongrede İstanbul’un sivrisinek haritası açıklandı.

193 bin üreme alanı var

İBB Vektörlerle Mücadele Otomasyonu verilerine göre İstanbul’da tespit edilen 193 bin aktif sivrisinek üreme alanı var. En çok sivrisinek görülen ilçeler ise Beykoz, Sarıyer, Silivri Çatalca, Büyükçekmece, Şile ve Ümraniye ilçeleri.

En çok sivrisinek üremesine ev sahipliği yapan alanlar ise durgun sular, çiçek saksılarının altına konulan suluklar, atık araç lastikleri, mezarlarda bulunan kuş sulukları ve süs havuzları olarak sıralanıyor.

Fotoğraflar: DHA

‘Periyodik olarak takip ediliyor’

“İstilacı Sivrisinekler Kongresi”nde verileri paylaşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanı Uzman Doktor Önder Yüksel Eryiğit, “Bizim şu anda reel olarak tespit ettiğimiz kaynak sayısı yaklaşık 193 bin. Daha çok üreme kaynaklarımız kırsal diye tabir ettiğimiz, yani kendi alanında kırsalı olan ilçelerde üreme kaynakları daha çok fazla” dedi.

DHA’nın aktardığına göre Eryiğit, “Buralardaki üreme kaynakları yılın 12 ayı ve haftalık şekilde haftalık periyotlarla kontrol ediliyor. Eğer bu alanlarda larva görülürse biyolojik etkinlik testleri yapılmış ilaçlarla ilaçlama yapılmakta” bilgisini paylaştı.

Fotoğraf: Alper Korkmaz/ DHA

Alanların yüzde 80’i insan eliyle oluşturulmuş

Durgun su diye tabir edilen alanların hepsine üreme kaynağı denilebileceğini aktaran Eryiğit, “Maalesef bu üreme kaynağı olarak bahsettiğimiz alanların yüzde 80’ini insan eliyle oluşturulan alanlardır. Evimizdeki balkonumuzdaki çiçeklerin altındaki suluklar uygun sıcaklıkta üç günde, dört beş günde üreme kaynağı haline gelebilirler” dedi.

Eryiğit, “Bahçe içerisinde kontrol dışı bırakılmış süs havuzları, ikinci el lastikler, evin bahçesinde bırakılmış ikinci el lastikler. Yağmur sularıyla lastiklerin içerisinde kalan su birikintileri müthiş bir sivrisinek üreme alanı. Bu yüzden özellikle yaz aylarında sık periyotlarla maksimum beş günlük periyotlarla değiştirilmesi gerekir” ifadelerine yer verdi ve ikinci el lastiklerin depolanması ve saklanmasıyla ilgili yasal düzenleme yapılmasını gerektiğini belirtti.

Mezarlıklara dikkat çekti

İstanbul’da geniş bir alanı kaplayan mezarlıklara da dikkat çeken Eryiğit, “Mezarlıklarda kuşlar su içsin diye suluklar vardır. Yine uygun sıcaklıkta, uygun ortamda bu sulukların içerisindeki sular, durgun sular çok kısa süre içerisinde üreme kaynağı haline gelirler” dedi.

Eryiğit, “Biz oralara yönelik de çalışmalara geçen  yıl başladık. Ekiplerimiz belli periyotlarda oralarda larva üreyip üremediğini kontrol ediyorlar” bilgilerini paylaştı.