Köşe YazılarıYazarlar

Pandemi günlerinde dezenfektanlarla zehirlenmek

Yaşadığımız pandemi günlerinin belki de en tartışılmayan konusu dezenfeksiyon. Üstelik hemen hemen her gün yanlış uygulamalar nedeniyle insanların zehirlenmelerine yol açarken ve pandemi sonrası günlerde de etkisini sürdürebilecek toprak ve su kaynaklarının kimyasal kirliliği gibi çevresel sorunlara rağmen tartışmıyoruz yanlış ve abartılı dezenfeksiyon uygulamalarını. Yaşadığımız bu salgın günlerinde neredeyse her gün sabahtan akşama kadar tüm medya organlarında her türlü uzmanlık alanından çok sayıda hekim boy gösteriyor ve Covid-19 salgınını tartışıyorlar. Artık sokaktaki insan, kendisine hiç gerekli olmayan antibiyotiklerin, anti-viral ilaçların, sıtma ilaçlarının adını biliyor, sıklıkla bunlara kendi başlarına ulaşarak proflaktik (koruma amaçlı) olarak kullanmaya bile çalışıp daha büyük sağlık sorunlarına bile neden olabiliyorlar. Hatta bu televizyon programları sayesinde virüs konusunda o kadar uzmanlaştılar ki (!) sanırsınız BT (bilgisayarlı tomografi) görüntülerinden neredeyse covid-19 tanısı koyacaklar. Oysa sıradan insana gerekli olan bu bilgiler değil. Onların birincil olarak bilmesi gerekenler SARS-CoV-2 virüsünden nasıl korunabileceği ve çevresini nasıl koruyabileceği… Buna rağmen hala toplu yerlerde fiziksel mesafeyi korumayanlardan, maske kullanmayanlardan tutun her türlü uyarıya rağmen hala inatla eldiven kullanıp hem kendisini hem de çevresini tehlikeye atanlar var. 

Aşırı ve yanlış dezenfekte can alabilir

Bir de olayın diğer bir boyutu olan dezenfeksiyon var. Tüm dünyada Covid-19 salgınının başlaması ile birlikte dezenfektan kullanımı arttı. Gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde yanlış ve gereksiz temizlik ve dezenfeksiyon uygulamaları Covid-19 kadar olmasa da sağlık sorunlarına, hatta can kayıplarına neden olabiliyor. Henüz ülkemizde yaşadığımız bu pandemi günlerinde yanlış temizlik ve dezenfeksiyon uygulamalarının insan ve çevre sağlığı üzerine olumsuz etkilerini gösteren bir bilimsel çalışma yok. Fakat bugünlerde Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre pandeminin yeni merkezi olan ABD’de ülkenin köklü sağlık örgütlerinden olan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin (CDC) sayfalarında üç aylık bir çalışma yayınlandı temizlik ve dezenfeksiyon maddelerinin neden olduğu zehirlenmelerle ilgili… CDC, salgının başladığı ilk günden bu yana diğer sağlık örgütleri gibi temel olarak SARS-CoV-2’nin yayılımını önlemeye yardımcı olmak üzere yüksek temaslı yüzeylerin uygun şekilde temizlenmesini ve dezenfekte edilmesini öneriyor. Bu temizlik ve dezenfeksiyon işlemi de toplu taşıtlarda, metro istasyonlarında ve otobüs duraklarında, alışveriş merkezleri ve okullarda, hastanelerde vs. yapılmaya çalışılıyor. Bunlara ek olarak insanların bir de evlerinde yapmaya çalıştığı dezenfeksiyon var.

Ancak CDC tüm bu işlemlerin doğru dezenfektanlarla ve doğru zamanda yapılmadığını gözlemlemiş.  Ocak ayı başından mart sonuna kadar uzanan üç aylık dönemde uygulamadaki yanlışlıklar nedeniyle ortaya çıkan ve ABD’de Ulusal Zehir İzleme Merkezi’ne (NPDS) yapılan başvurular ve medyaya yansıyan haberlerden zehirlenme ihbarlarını izlemiş. Daha sonra Ocak-Mart 2020 tarihlerindeki zehirlenme başvurularını aynı dönemin 2018 ve 2019 yılları verileri ile karşılaştırmış.

Ocak- Mart 2020 döneminde dezenfektanların neden olduğu zehirlenmelerle ilgili olarak 45.550 başvuru alındığı ve başvuru sayısının 2019 yılı aynı dönemiyle karşılaştırıldığında % 16,4; 2018 yılı aynı döneminden ise % 20,4 fazla olduğu tespit edilmiş. Bu fazlalık doğrudan Covid-19 salgını ile ilgili yapılan temizlik ve dezenfeksiyon hatalarıyla bir bağlantıyı göstermiyor belki… Ama 2020’de artan ve yaygınlaşan dezenfektan kullanımının salgınla ile ilgili olduğu ve zehirlenmelerin artışına da bunun neden olabileceği genel kabul görüyor.  Yapılan analizler sonucu araştırmadaki zehirlenme sayılarındaki artış tüm yaş gruplarını kapsıyor. Ancak 5 yaş ve altı grupta dezenfektanlara maruziyet daha fazla görülmüş. Tüm vakaların %46,9’u bu grupta.  İkinci büyük grubu ise 20-59 yaş grubu oluşturuyor; 2020’nin ilk üç ayındaki zehirlenmelerin %23.3’ü bu yaş aralığında. – Bu durum küçük çocukların dezenfektanlarla kazalara daha açık olduğunu; bu karşılık yetişkinlerin uygulama hataları nedeniyle kendilerini zehirlediğini düşündürüyor. Araştırmaya göre 2020’deki zehirlenme ihbarlarındaki artışın büyük bölümünü beklendiği gibi insanların kolayca ulaştığı klorlu dezenfektanlardan kaynaklanmış. 2019’dan 2020’ye kadar zehirlenmeler ile ilgili çağrılar en çok çamaşır suları, alkolsüz dezenfektanlar ve el dezenfektanları kategorilerinde artmış.  Klorlu dezenfektanlardan zehirlenmelerde artış, 2019 yılı ile karşılaştırıldığında 2020’de %62.1’i buluyor. Alkolsüz dezenfektanlarından ve el dezenfektanlarından zehirlenme artışı ise 2020’’nin ilk üç ayında %36.7’ye ulaşıyor.

Yutma veya yiyeceklerle alma;  temizleyici ve dezenfektanlarla zehirlenmelerde yine birinci sırada… Ancak inhalasyon yoluyla zehirlenmelerde tüm temizleyiciler için görülen % 35.3 artış ve tüm dezenfektanlar için % 108.8 artış;  2019’dan 2020’ye kadar en büyük sıçramanın yaşandığı, insanlar için  tehlikenin katlandığı zehirlenme yolu.

Çocuklara dikkat

CDC’nin yazısında ülkemizde de örneklerini daha önce gördüğümüz, bugünlerde ise medyaya yansıyan haberlerden sayısını artırdığını düşündüğümüz iki örnek vaka da var: Birinci vakada bir marketten alış-veriş yapan bir kadının aldığı sebze ve meyveleri bir küvette %10’luk çamaşır suyu, sirke ve sıcak su karışımı ile yıkamak istemesinden kaynaklanıyor. Klorun etkisi ile nefes alma güçlüğü, hırıltılı solunum ve öksürük şikâyetleri gelişen kadın hastaneye kaldırılmış. Oysa sebzeleri ve meyveleri bol suyla veya sabunlu su ile yıkaması yeterli olacaktı… İkinci örnek vaka ise okul öncesi bir çocuk ile ilgili… Baygın bulanan çocuk ailesine göre masa üzerinde bulunan etanol bazlı bir el dezenfektanını içmiş ve bunun etkisi ile düşerek başını yere çarpmış.  Kandaki alkol seviyesi çok yüksek bulunan,  kafa içinde ise herhangi bir sorunla karşılaşılmayan çocuk neyse ki tedavi edilebilmiş. Hangi amaçlı olursa olsun tüm dezenfektanları ortada bırakmamamız gerektiğini gösteren güzel bir örnek bu…

Covid 19 ile kayıplar veriyoruz. Her gün bu kayıpların daha da artmasıyla üzüntümüz katlanıyor. Ancak gördüğümüz sadece buzdağının su üstündeki bölümü… Buzdağının altındaki bölümde ise pandemi nedeniyle, başka sağlık sorunları yaşayıp sağlık kurumlarına gitmeye korkan kronik hastalık sahibi insanlar, karantina nedeniyle sağlığını yitirenler, yeni oluşan başka hastalıkları için geç teşhis alanlar var. Tüm bunlara yaşadığı ortamda kulaktan dolma bilgilerle yanlış temizlik ve dezenfeksiyon yaparak sağlığını yitirenler de ekleniyor. Oysa temizlik ve dezenfeksiyon yapmak bizim için tehdit olmamalı… Biraz doğru bilgi ile gerek kendi sağlımız gerekse çevre için kolayca çözebileceğimiz ve tehdit olmaktan çıkarabileceğimiz bir konu. 

Sadece biraz dikkat, biraz bilgi ve gereksiz kimyasallardan kaçınmak… Çok zor olmasa gerek…