Köşe YazılarıYazarlar

Çevre mücadelesi için gençler geliyor

Geçtiğimiz hafta sonu İzmir’de; Tabip Odası adına katıldığım; Bilim, Sanat, Sosyal Etkinliklerde Gelişim Derneği’ne ait Gelişim Koleji’nin Menemen Ulukent kampüsünde düzenlediği ‘Doğal ve Sürdürülebilir Yaşamı Bilmek Neden Önemli’ başlıklı konferans ve atölye çalışmaları yapıldı. Benimle birlikte Deniz Bayram, Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Prof. Dr. Erdoğan Atmış, Prof. Dr. Tayfun Özkaya, TMMOB İzmir il koordinasyon kurulu dönem sözcüsü Melih Yalçın, Serdar Öner, gazeteci-yazar Pelin Cengiz, Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol Kocaer, Salih Güvenç Uslu, Doğancan Beşikçi ve Prof. Dr. Melek Göregenli, Mehmet Toker ve Abdullah Aysu’nun katıldığı iki günlük toplantılarda enerji, tarım, ormancılığımız, kooperatifçilik, sürdürülebilir kent yaşamı, enerji verimliliği, kentlere sosyal-psikoloji açısından yaklaşım, gıda ve tarım kooperatifçiliği gibi konular tartışıldı. Toplantının diğer bir ilgi çekici boyutu Ege Bölgesi’nin değişik yörelerinde çevre mücadelesi yürüten tüm sivil toplum örgütlerinin katılımları ve deneyimlerini hem birbirleriyle hem de izleyicilerle paylaşmalarıydı. Başlangıçta diğer çevre temalı konferans ve atölye çalışmaları ile benzerlik gösterdiği düşünülen iki günlük bu çalışmanın diğerlerinden en önemli farkı ise orta öğretim çağındaki gençlerin hafta sonu olmasına karşın bu toplantıya azımsanmayacak ilgileriydi.

Küresel çevre sorunları, iklim değişikliği, ormanlar ve tarım sorunlarının tartışıldığı oturumla başlayan iki günlük toplantının bu ilk paneline konuşmacı olarak Deniz Bayram, Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Prof. Dr. Erdoğan Atmış ve Prof. Dr. Tayfun Özkaya katıldı. Daha sonra TMMOB İzmir il koordinasyon kurulu dönem sözcüsü Melih Yalçın’ın kolaylaştırıcılığında Ege Bölgesi’nde  çevre sorunlarına karşı mücadele yürüten 11 sivil toplum örgütünün temsilcileri, bölgelerinde yaptıkları çevre mücadeleleri ve merkezi ve yerel yönetimlerin yaklaşımları konusunda katılımcılara bilgi verdi.

Öğleden sonraki bölüm de ise Bilim, Sanat, Sosyal Etkinliklerde Gelişim Derneği Başkanı Leyla Yakınol’un kolaylaştırıcılığında yapılan oturumda benim hava kirliliği; ülkemizdeki ve Ege Bölgesindeki boyutu hakkındaki sunumumdan sonra eğitimci Serdar Öner ilk ve orta öğretimde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen eğitim müfredatının yeni nesillere yaşadığımız ekolojik krizin gerçek ve temel nedenlerini aktarmak için yeterli olmadığını vurguladı. Oturumun son konuşmacısı olan gazeteci- yazar Pelin Cengiz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yürüttüğü ‘sıfır atık projesinin’ gerçek yüzü hakkında bilgi aktarımı yaptıktan sonra günün son oturumuna geçildi. Ardından genç izleyiciler ve ebeveynleri, günün konuşmacılarını soru yağmuruna tuttu. Günün en zor ve tatmin edici bir yanıtı bulunamayan sorusu ise ülkemizde son yıllarda yaşanan çevre sorunlarına karşı üniversitelerin neden suskun kaldığı ve neden yeterli bilimsel çalışma yapmadığı oldu.

İkinci günün ilk oturumu Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol Kocaer, Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, Salih Güvenç Uslu, Doğancan Beşikçi ve Prof. Dr. Melek Göregenli katılımı ile başladı. Sürdürülebilir kent yaşamı, enerji verimliliği, kentlere sosyal-psikoloji açısından yaklaşımı tartışıldı; bu oturumda… Özellikle rüzgar, güneş ve jeotermal enerji santralleri başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları konusunda Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar’ın verdiği bilgiler salondaki izleyiciler tarafından büyük ilgi ile izlendi.

İkinci oturumda ise Prof. Dr. Tayfun Özkaya, Mehmet Toker, Abdullah Aysu ve Prof. Dr. Tanay Sıdkı Uyar kooperatifçilik, tarım- gıda kooperatifleri ve enerji kooperatifleri konusunda sunumlar yaptılar.  Tarım, gıda tüketim kooperatifleri ve özellikle konutlarda güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi için yönetmeliklerle izin verilen enerji kooperatifleri konusunda konuşmacıların verdiği bilgiler izleyicilerin büyük ilgisini çekti. Öğleden sonraki bölümde ise atölye çalışmaları ve toplantıların değerlendirilmesi ile etkinlik sona erdi.

Ülkemiz her geçen gün özellikle merkezi yönetimin politikaları nedeniyle değişik çevre sorunları ile karşılaşıyor. Kazdağları, Murat Dağı altın madeni girişimleri, orman kıyımları, günden güne kömüre dayalı termik santrallerin sayısının artırılması, Ergene ve Büyük Menderes havzalarında sanayiye bağlı kirlilik, kentlerimizin her gün sayısı artan gökdelenlerle daha da yaşanamaz hale getirilmesi, artan hava kirliliği son dönemde karşılaştığımız çevre sorunlarından sadece bir kaçı… Diğer taraftan bazı sağlıklı çevrede yaşam mücadelesi yapan grupların yeterli bilimsel donanımdan yoksun bu mücadeleyi sürdürmesi sorunun bir başka önemli boyutu… Bunun örneklerinden biri ise ülkemizde özel sektörün daha fazla para kazanma hırsı ile eksik ve yanlış uygulamaları nedeniyle çevre üzerine olumsuz etkileri görülen jeotermal enerji santrallerine tüm dünyadaki bilimsel ve doğru uygulamaları görmezden gelinerek toptan karşı çıkılması…

Tüm bu sorunların içinde ise umutları artıran bu konferans ve atölye çalışmalarında da ortaya çıktığı gibi orta öğretim kurumlarından her türlü müfredat eksikliğine rağmen dinleyen ancak dinlediğine hemen inanmayıp araştıran, her gün daha fazla okuyan ve bilimsel düşünce ile çevre ve ekosistemlerine sahip çıkan yeni bir gençliğin gelmesi…