Dış Köşe

Çözüm sizsiniz ya da çözümsüzsünüz…

‘Kapıya gelip dayanan dünyanın olağan döngülerinden biri değil. İnsanoğlu ve insan kızlarının elbirliği ile yarattıkları ve yaratmaya devam ettikleri bir çöküş.’

Siz kimsiniz diye soranlara, “Devletler, şirketler iklimi değiştiriyor, biz ise sistemi değiştirmek için greve duranlarız” deyin
Duymamış olamazsınız. Bu ülkede duymayanlar çok, biliyorum. Ama T24 okurusunuz, duymamış olamazsınız: Yarın küresel iklim grevi başlıyor!..

Yarın başlıyor ve 27 Eylül’e kadar sürecek. 7 gün, 7 gece…

Küresel, çünkü eskilerin deyişi ile yedi iklim dört bucakta, Cemal Süreya’nın deyişi ile “bütün kara parçalarında – Afrika dahil” iklim grevi var…

Grev… Bildiğimiz grev diyeceğim ama epeydir grev de görmedik. Gençler hiç görmedi, bizler de adeta unuttuk. Olsun bellek tazeleyelim. Grev işte. Sürüp giden hayatı durdurmak; hayatın olağan akışına bilinçle ve eylemli “müdahale”… Bir hafta da sürebilir, bir gün de, bir saat de. (“Bir dakika da” diye devam edip eylemi sulandırmayalım. Bu ciddi bir yazı ve bu yazı ciddi bir eylemden söz ediyor)

Küresel iklim grevi yarından itibaren başlıyor. Çok şaşırtıcı, yürek kabartıcı eylemlerle karşılacağız. Çok üstünkörü, yasak savma gibisinden eylemlerle de… Grevi bir basın açıklaması ile geçiştirenlere de tanık olacağız, yaratıcılığı ısırgan bir zeka ile buluşturanlara da…

* * *

Peki yarından itibaren siz ne yapacaksınız ?

Siz, evet siz!…

Şu anda ekranda Tırmık’ın burasına kadar okumuş olan siz. Yüzünü buruşturarak, dudak büzerek okuyan siz…

Ya da “Hay Allah yarın başlıyor öyle ya. Peki ben ne yapacağım” diye dudağını ısıran siz…

Ya da “Yav ben orta yaşı bile geçmişim. Nasıl olsa bu dünya beni çıkarır” deyip omuz silkip geçen siz…

Ya da “Amaaaaaan, bu Aydın Engin de kafayı bu iklim meselesine takmış. Dünya bu güne kadar kaç kez böyle dönemler yaşadı. Kaç defa buzul çağı oldu” deyip kendine ve çevresine “Anı yaşa abicim, ötesine takma kafayı” diye öğüt verip plastik torbadan çıkardığı hamburgerini yiyip, plastik bardaktaki kolasını yutup, plastik bardağı da, kutuyu da, torbayı da çöpe fırlatıp sonra da unutan siz…

Haklısınız eğer orta yaşları geride bırakmışlardansanız bir olasılık bu dünya, bu haliyle sizi çıkarır. Ama çocuğunuzu çıkaramaz; torunlarınızı hiç. Eğer gençseniz sizi de çıkaramaz.

Kapıya gelip dayanan dünyanın olağan döngülerinden biri değil. İnsanoğlu ve insan kızlarının elbirliği ile yarattıkları ve yaratmaya devam ettikleri bir çöküş.

Öyle ani bir ölüm olmayacak. Can yakacak, çok acıyacak…

Açlıktan eriyerek, susuzluktan kuruyarak, soğuktan titreyerek, sıcaktan eriyerek, asit yağmurlarında sırılsıklam ıslanarak, kükürt soluyarak ve yükselen okyanusların insanları yukarılara, sonra daha yukarılara, taa ki gidilecek “yukarı” kalmayıncaya kadar yukarılara tırmandırdığı o kaçınılmaz ve ağır ağır gelen ölüm…

Gençseniz aynada kendinize bakın; değilseniz kızınıza, oğlunuza, daha da yaşlıysanız torununuza iyice bakın. Yukarıda aktardığım dehşet dünyası onların yaşayacakları bir dünya olacak.

İçme suyu ulaşılamaz olunca yedi iklim dört bucaktan fışkıracak vahşet, birbirini boğazlayan insan yığınları geçmiş kitlesel savaşları basit savaş oyunları derekesine indirecek.

İçinizi mi kararttım?

İyi ettim. Bu Tırmık zaten neredeyse salt bu amaçla yazılıyor.

Çünkü çözüm sizsiniz.

Yoksa dört nala kalkmış felaket karşısında çözümsüzsünüz

* * *

“Peki, peki, uzatma sözü Aydın efendi. Yazdıklarını, söylediklerini biliyoruz” diyen ama küresel iklim grevine neresinden nasıl katılacağını, katkı sağlayacağını kestiremeyenlerden misiniz?

Valla hazır bir reçete yok; herkese uyan bir eylem modeli yok.

Mesela İstanbul’da 20 Eylül’de Yoğurtçu Parkı iklim grevini bir şenlikle şenlendireceklerin buluşma yeri…

Mesela İzmir’de 20 Eylül’de küresel iklim grevcileri saat 15′.00de Gündoğdu Meydanında buluşmaya başlayacak. Sonrası yürüyüş var. Daha da sonra Kültür Park’ta şenlik…

Mesela Diyarbakır’da bisiklet pedalları küresel iklim grevi için dönecek…

Mesela…

Vazgeçtim, sonu yok. Kendi kentinizde., kasabanızda grevle ilgili bilgi almak ve katılmak istiyorsanız iklimhaber.org adresini tıklayın…

Kentinizde, kasabanızda bir grev etkinliği yoksa…

Siz başlatın.

Mesela Hatay’ın Ermeni köyü Vakıflı’da, Hergel (hergele değil Hergel) çısçıbıldak soyunup dereye girmek niyetinde. Nedenini soranlara da küresel iklim değişikliğinin yaklaştığını ve geldiğinde ne olacağını anlatacak.

Gezi direnişi sırasında kendi özgün eylemini yaratan ve ses getiren “duran adamı” hatırlıyor musunuz ? Hiç bir şey yapamıyorsanız, kentin, kasabanın kalabalık bir meydanında dikilin, durun. Merak edip soranlara yaklaşan felaketi anlatın.

Verdiğim örneklere aklınız yatmadı mı ?

Öyleyse kendi eyleminizi kendiniz bulun.

Siz kimsiniz diye soranlara, “Devletler, şirketler iklimi değiştiriyor, biz ise sistemi değiştirmek için greve duranlarız” deyin.

Ötesi gelir…

Haydi…

(T24’den alınmıştır)

Kategori: Dış Köşe