Sydney Opera Binası ve Özgürlük Heykeli deniz suyu seviyesinin yükselmesine teslim olacak

Adam Vaughan‘ın Guardian’da yayınlanan yazısını Yeşil Gazete Gönüllü Çevirmenleri’nden Mine Tekman‘ın çevirisiyle sunuyoruz

* * *

Bilim insanları dünya kültürel miraslarının yaklaşık beşte birinin küresel ısınmadan etkileneceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Rising sea levels : Still from The Day After Tomorrow

 

Yarından Sonra filminden bir sahnede Özgürlük Heykeli’nin yükselen deniz suları altında kaldığı görülür. Bilim insanları küresel sembollerimizin deniz suyu seviyesinin yükselmesine bağlı olarak sular altında kalacağı konusunda uyarıda bulunuyor. Fotoğraf: 20th Century Fox/Rex Features

Bilim insanları Özgürlük Heykeli, Londra Kulesi ve Sydney Opera Binası gibi küresel sembollerimizi iklim değişikliğine bağlı deniz seviyesinin yükselmesine bağlı olarak kaybedeceğimiz konusunda uyarıda bulundu.

Sadece 3c’lik bir ısınmayla – Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nde açıklanan yüzyıl sonuna kadar beklenen sıcaklık artışı aralığı – buz kütlelerinin eriyerek ısınan okyanuslara yayılmasının 720 dünya mirasının yaklaşık beşte birini etkileyecek.

 

Sydney Opera Binası deniz seviyesi yükselmesinden etkilenebilir. Fotoğraf: Chris Phillips/AFP/Getty Images

Sydney Opera Binası deniz seviyesi yükselmesinden etkilenebilir. Fotoğraf: Chris Phillips/AFP/Getty Images

Çevresel Araştırma bülteninde yayınlanan ve Unesco varlıklarından kaç tanesinin önümüzdeki 2000 sene içinde yükselen deniz seviyesinden ötürü tehdit altında kalacağını inceleyen araştırmanın yazarları, eğer önlem alınmazsa ilk etkilerin kesinlikle çok daha önce hissedileceğini belirtiyor.

Avusturya’daki Innsbruck Üniversitesinden araştırmanın baş yazarı Prof. Ben Marzeion Guardian’a yaptığı açıklamada “Vu varlıklara olan ilk etkileri 21. yüzyılda göreceğimizi söylemek yanlış olmayacaktır. Küresel ısınma hakkında yapılan açıklamalar genelde ekonomik ya da çevresel boyutlarının maliyeti hakkında. Biz kültürel etkilerini incelemek istedik,” diyor.

Marzeion açıklamasında aralarında Pisa Kulesi’nin de olduğu Avrupa’daki hassas kültürel varlıkların deniz kıyısında olmasalar bile az miktardaki sıcaklık artışına bağlı deniz seviyesi yükselmesinden etkileneceğini belirtti. Marzeion ayrıca Venedik’in ve Hansa Birliği Şehirleri’nden Almanya’daki Hamburg, Lübeck ve Bremen’in bir bakıma şu anda bile etkilenmekte olduğunu söyledi.

 

2013'te Venedik'te bulunan Otel Principe'nin Büyük Kanal'ın sularıyla dolan giriş salonu. Şehir bir bakıma şu anda bile deniz seviyesi yükselmelerinden etkileniyor. Fotoğraf: Paul Brown/Rex Features

2013’te Venedik’te bulunan Otel Principe’nin Büyük Kanal’ın sularıyla dolan giriş salonu. Şehir bir bakıma şu anda bile deniz seviyesi yükselmelerinden etkileniyor. Fotoğraf: Paul Brown/Rex Features

Araştırmaya göre Westminster Abbey ve Westminster Sarayı, Belçika’daki Brugge, İtalya’daki Napoli, Rusya’daki St. Petersburg da yükselen sulardan etkilenecek diğer yerler arasında bulunuyor. Güneydoğu Asya alçak, kalabalık şehirleri ve deniz seviyesi yükselmesinin en fazla görüleceği bölge olmasından dolayı en çok sayıda insanın etkileneceği kısım olacak.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli IPCC, geçtiğimiz eylül ayında yayınladığı raporda bilim insanları arasında kesin bir anlaşma sağlanamasa da 2100 senesinde deniz seviyesi yükselmesinin 26-82 cm olacağını duyurdu. Bilim insanları küresel seviye yükselmesinin 2100’de 0.7-1.2 m ve 2300’de 2-3 m olacağına ilişkin yeni bir araştırma verilerine dayanarak IPCC’nin yükselme miktarını küçümsediğinden endişe ediyorlar.

Marzeion’a göre, deniz seviyesi yükselmesine uzun vadede – 200 sene- bakmak, kısa vadedeki belirsizlikleri ortadan kaldıracaktır. Araştırmanın ortak yazarı Postdam İklim Etkileri Araştırma Enstitüsü’nden Anders Leverman şunları söyledi: “2000 sene sonra okyanuslar yeni bir denge seviyesine gelecek. Grönland ve Antartika’daki buz kaybına bağlı olarak fiziksel modellerden hesaplamalar yapabiliyoruz. Ayrıca 2000 seneyi değer verdiğimiz kültürel varlıklarımızın devamlılığı için oldukça kısa bir zaman olarak görüyoruz.”

Araştırmaya göre geçtiğimiz Aralık ayında İngiltere’nin doğu kıyılarını vuran fırtınaya bağlı yükselmeler gibi geçici yükselmeler dikkate alınmadığından kültürel miraslarımızın karşı karşıya olduğu tehdit azımsanıyor. Marzeion, “Bu belirsizlikler, ölçemediğimiz belirsizlikler; bu yüzden tahminlerimizde muhafazakar davrandık,” şeklinde açıklamada bulunuyor.

Marzeion kültürel varlıklardaki etkilerin iklim değişikliği tartışmalarına yeni bir boyut katacağına inansa da, araştırmanın iklim değişikliği konusundaki kuşkuları gidereceğini düşünmüyor ve devam ediyor: “Kültürel varlıkların konuya daha fazla ilgi çekeceği konusunda emin değilim. Sorun olduğunu düşünmeyen insanları sorun olduğuna inandırmak çok zor. İklim değişikliğinin sorun olduğuna inanan ve inanmayanlar arasında ciddi bölünme var.”

Yeşil Gazete için çeviren: Mine Tekman 

Yazının orjinal linki

 (Yeşil Gazete, Guardian)