Ana Sayfa Blog Sayfa 1750

Asgari ücret açıklandı: 2 bin 825 TL 90 kuruş

İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2021’de geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında dördüncü ve son toplantısını bugün gerçekleştirdi.

Toplantı sonrasında açıklamada bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, 2021 asgari ücretinin brüt 3 bin 577 lira 50 kuruş, net ise 2 bin 825 lira 90 kuruş olacağını duyurdu.

Böylece bir önceki yıla göre asgari ücret 500 lira artmış oldu. Yeni asgari ücret tutarı ocak ayından itibaren geçerli olacak.

Selçuk: İşçiyi enflasyona yedirmedik

Selçuk açıklamasında, “2022 kasım ayı enflasyonu yüzde 14,03 olarak gerçekleşmişti. Dolayısıyla bu oran kasım ayı enflasyonunun 7 puan üzerinde bir artış sağlayarak işçimizi enflasyona ezdirmeyeceğimize dair sözümüzü bir kez daha tutmuş olduk” ifadelerini kullandı.

Bakanlık olarak bu süreçte temel rollerinin işçi ve işveren arasında hakem görevi üstlenmek olduğunu belirten Selçuk, “Asgari ücretle birlikte sadece çalışma hayatındaki ücret politikaları için bir seviye belirlenmiş olmuyor. Aynı zamanda sosyal güvenlik primlerinden vergi cezalarına, sosyal yardımalrı9n kapsamından asgari geçim indirimine pek çok değişken asgari ücrete dayanmakta. Aynı zamanda asgari ücretin artış oranı istihdamı ve kayıt dışı ekonomiyi, fiyat istikrarını, rekabet gücünü de doğrudan veya dolaylı olarak etkilemekte” dedi.

Türk İş: Fedakarlık çalışanlardan bekleniyor

Türk-İş Genel Sekreteri Nazmi Irgat, asgari ücretle ile ilgili düzenlenen basın toplantısında, “İşçi kesimi olarak alınan karara muhalif kalıyor ve katılmıyoruz” dedi.

Irgat yaptığı açıklamada “Net 3 bin liranın üzerinde bir rakam vermelerini bekledik. Bu rakam işçilerin beklentilerini karşılamakta yetersizdir. İnsan onuruna yaraşır bir ücret bizim de taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin en önemli maddelerinden biridir. Yine fedakarlığın ücretlilerden beklendiğini görüyoruz. Hükümetin tercihini dar gelirlilerden yana kullanmadığını görüyoruz” dedi.

DİSK meydanlarda

Asgari ücretin açıklanmasının ardından DİSK Türkiye’nin birçok noktasında basın açıklaması için meydanlara indi. Beşiktaş‘ta yapılan eylemde konuşma yapan DİSK Genel Merkez Başkanı Arzu ÇerkezoğluBu ülkenin işçisini emekçisini sefalet ücreti ile açlığa mahkum ettiniz. Ama bilin ki bu dava burada bitmez Bu hesap burada bitmez!” ifadelerine yer verdi. 

2020 yılında asgari ücret

Asgari ücret 2020 yılında bekar bir işçi için aylık brüt 2 bin 943 lira, vergiler ve kesintiler düşüldüğünde net 2 bin 324 lira 71 kuruş olarak uygulanıyordu.

Asgari ücretin işverene toplam maliyeti, bir işçi için 3 bin 458 lira 3 kuruş. Bunun 2 bin 943 lirasını brüt asgari ücret, 456 lira 17 kuruşunu sosyal güvenlik primi, 58 lira 86 kuruşunu işveren işsizlik sigorta fonu oluşturuyor.

Botanik Park, şehir hastanesi yapmak için söküldü, şimdi hayvanlar otluyor

 

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca 2015 yılında kurulan ve içinde oturma alanları, yürüyüş parkuru, kır düğünü alanı, ağaç fidanları, çeşitli bitkiler ve sosyal tesislerin olduğu şehrin tek Botanik Parkı, 2016 yılında Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmişti. 

Sağlık Bakanlığı‘nın kente yapmak istediği 800 yataklı şehir hastanesi için yeterli büyüklükte arazi bulunamayınca park, 2017 yılı mayıs ayında söküldü. Ancak etrafında Ordu’nun ilk yerleşim yeri olması nedeniyle tarihi kalıntıların bulunması ve dere yatağı sınırında olması nedeniyle hastane projesinden de vazgeçildi. Botanik Park üzerindeki ağaçlar ve fidanlar da adeta yağmalandı.

CHP: Soruşturma açılmalı

Cumhuriyet’ten Cemil Ciğerim‘in haberine göre, alan hayvanların otlak alanına dönüştü. CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel, Botanik Park için harcanan 15 milyon TL’nin o dönemde 5.2 milyon dolar ettiğini, bugün ise bu harcamanın karşılığının 39 milyon TL olduğunu belirterek, bu kamu zararının sorumlularından tahsilini ve haklarında soruşturma açılmasını istedi.

Ordu Çevre Derneği Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül de “15 milyon TL çöpe gitti. Bu, halkın parasıydı. Toprağa gömüldü” dedi.

Siz Orhanlı Köyü’nü bilir misiniz?

Orhanlı, İzmir kent merkezine kuş uçumu 20 kilometre mesafede olan ve kent merkezine en yakın kadim tarım arazilerinin içinde yer alan şirin bir köy. Yüzyıllardan beri tarım yapılan bu şirin köyün en önemli geçim kaynağı ise zeytincilik. Bölgede geniş zeytinlikler bulunuyor. Hatta bazı zeytin ağaçlarının asırlık geçmişi var. Bölgede ayrıca köylüler tarafından mevsimine uygun sebzeler de yetiştiriliyor. Ayrıca son yıllarda bölgede gelişen bağcılığa ve butik şaraphanelere de çok yakın bir noktada Orhanlı köyü…

Kabus gibi geçen 2020 yılının son günlerinde bu küçük, şirin köyün bir anda gündemimize girmesinin nedeni ise köyün hemen yakınlarındaki sıcak su kaynaklarının üzerine kurulmak istenen jeotermal elektrik santralleri… Üstelik bu santraller, yaşadığımız pandemi günlerinde sanki ülkemizde elektrik üretiminde açık varmış gibi aceleye getirilerek, doğru düzgünÇevresel Etki Değerlendirme çalışmaları (ÇED) yapılmadan ve her şeyden önemlisi bölge insanının görüşleri alınmadan yapılmaya çalışılıyor.

3 bin hektar alanda 14 jeotermal sondaj kuyusu

Bir süredir bölgede 3220 hektarlık alanda 14 adet jeotermal sondaj kuyusu açılması ve jeotermal enerji santrali yapılmasının planlandığı, hatta Orhanlı yakınlarındaki Kavaklıdere köyünde yapıldığı biliniyor. Yöre halkı, iki özel şirketin henüz ÇED süreci tamamlanmamışken, pandemi günlerinde yangından mal kaçırırcasına sürdürdüğü hukuksuz JES kurma çalışmalarına karşı bir an önce bu çalışmalara son vermesi için suç duyurusunda bulunarak hukuk mücadelesi başlattı.

Ayrıca bölgede daha önceden Kavaklıdere köyünde yapılan JES’in derelere bıraktığı sıcak su nedeniyle toplu balık ölümlerine neden olduğu biliniyor. Atmosfere bırakılan çeşitli gazlar ve buhar nedeniyle de bölgenin ünlü zeytinlerinin son birkaç yıldır eskisi kadar verimli değil. Yüzyıllardan bu yana kadim bir tarım merkezi olan bölgede yaşayanlar sadece topraklarını, suyu kaynaklarını ve havalarını korumak; tıpkı ataları gibi özgürce tarım yapmak istiyorlar.

Seferihisar- Kavaklıdere köyü yakınlarına kurulan jeotermal enerji santrali/ Fotoğraf: Hasan Ter.

Jeotermal enerji kaynakları bir ülkenin yeraltı zenginliklerinden kabul ediliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından jeotermal kaynaklar ‘yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısı ve basıncın oluşturduğu sıcaklıkların, bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığın üzerinde olan ve çevresindeki yeraltı ve yerüstü sularına göre daha fazla çözülmüş mineraller, çeşitli tuzlar ve gazlar içerebilen sıcak su, buhar ve gazlar ile yüzeye taşınan ısı enerjisi.’ olarak tanımlanıyor. 

Bu kaynaklar kentsel ısınma amaçlı olarak, elektrik üretimi için, turizm ve sağlık amaçlı kullanılabiliyor. Bu nedenle son yıllarda bu tip kaynaklara sahip batı ülkelerinde jeotermal kaynaklar, turizm ve sağlık amaçlı kullanım dışında sera gazı emisyonlarını Paris İklim Antlaşmasın’a uygun olarak sınırlamak için güneş ve rüzgar enerjisi santrallerinin yanı sıra artan oranda elektrik üretiminde kullanılmaya başlandı. Ülkemizde ise daha önce kaplıca turizmi amaçlı kullanılan sıcak su kaynakları 90’lı yıllarda kentsel ısınma, seracılık amaçlı değerlendirilirken, 2010’lu yıllardan itibaren ise elektrik üretimi amacıyla kullanılmaya başlandı.

Yenilenebilir, ama kuralına göre kurulursa…

Yenilebilir enerji kaynağı olmasına ve sera gazı emisyonları son derece düşük olmasına karşın; önce JES’lerin yoğun olarak kurulduğu Aydın ve Manisa’dan sonra şimdi de İzmir’de neden yörede yaşayanlar tarafından bu santrallere karşı çıkılıyor? Çünkü bu santraller Türkiye’de kuralına göre kurulmuyor, kurulsa bile işletilmiyor.

Kentsel ısınma amaçlı kurulan tesislerde tam olarak uyulan çevresel önlemler ve soğuyan suyun geri yeraltına deşarjına elektrik santrallerinde uyulmuyor. Birinci derece tarım arazilerinin üzerine, yerleşim merkezlerine çok yakın noktalara kurulan bu santrallerde yer altından ortalama 150º-200º derece olarak çıkarılan su ve buharın, elektrik üretiminde kullanıldıktan sonra tekrar yeraltına, çıkarıldığı derinliğe geri verilmesi gerekiyor. Bunun yerine maliyetten kaçınmak için bu atık sular ülkemizde genelde kuru dere yataklarına boşaltılıyor.

İzmir-Balçova’da kentsel ısıtma amaçlı jeotermal kuyu, kuralına uygun çalıştırılıyor

Üstelik özellikle bor mineralinden zengin bu sular bitki ve ağaçların kurumasına yol açarak tarıma zarar veriyor. Ayrıca bu suların içinde bulunabilen başta arsenik olmak üzere ağır metallerin büyük bölümü de insanlar için kanserojen. Sıcak su ile beraber yerüstüne çıkan SO₂, H₂S başta olmak üzere çeşitli gazlar ise atmosfere bırakılıyor. 

Aydın’dan sonra Seferihisar’ın zeytincilikle geçinen şirin köyü Orhanlı’ya JES’ler kurulmak isteniyor; hem de yangından mal kaçırırcasına, acele edilerek,  bölge insanı hiçe sayılarak… Ülkemizin tarım alanlarının enerji ve maden şirketlerine kurban edilmesinin küçük ama önemli bir örneği Orhanlı…

Yüzyıllardan beri orada tarım yapılıyor ve Orhanlılar ata topraklarını enerji şirketlerinin pandemiden faydalanarak yaptığı saldırıdan korumaya ve çocuklarına aldıkları gibi tertemiz devretmek istiyorlar, bunun için de direniyorlar. Onlara bugün el uzatmazsak yarın gerçekten çok geç olacak…

Trump, koronavirüs ekonomi destek paketini imzaladı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, ABD Kongresi’nin de onayladığı koronavirüs salgınına yönelik 900 milyar dolarlık ekonomik destek paketiyle 1,4 trilyon dolarlık bütçe tasarısını imzaladı.

Bütçe tasarısının imzalanmasının ardından 2019 yılında yıllık geliri 75 bin dolar ve altında olan kişilere doğrudan 600 dolar nakit yardımı yapılacak. Haftalık 300 dolar olan işsizlik maaşları ödenmeye devam edecek. Kirasını ödeyemeyenler ocak ayına kadar evlerinden tahliye edilemeyecek. Küçük iş yerleri, hava yolu şirketleri ve çiftçiler desteklenecek.

Trump, paketi reddetmişti

Trump, ilk başta ABD Kongresi’nin onayının ardından kendisine sunulan koronavirüs salgınına yönelik destek paketindeki 600 dolarlık nakit yardımına rezalet demiş ve imzalamamıştı. Donald Trump, destek paketindeki bu yardımın 2 bin dolara çıkarılması gibi bazı değişikliklerin yapılmasını istemişti.

ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi üyeler, Trump’ın destek paketinde 600 dolarlık nakit para yardımını 2 bin dolara çıkarma girişimini reddetmişti. Trump’ın paketi imzalamaması ABD’nin seçilmiş başkanı Joe Biden olmak üzere birçok kişiden tepki toplamıştı.

Fransa ve Birleşik Krallık’ta etkili olan Bella Fırtınası on binlerce kişiyi elektriksiz bıraktı

Fransa’nın kuzey ve batı kesiminde pazar günü etkili olan Bella Fırtınası beraberinde getirdiği kuvvetli rüzgarlar ve sağanak yağmur sebebiyle on binlerce kişiyi elektriksiz bıraktı. Uçaklar ertelenmek veya yeniden rota belirlemek zorunda kaldı.

Elektrik şirketi Enedis, Brittany ve Normandiya’nın elektrik kesintilerine uğrayan ilk bölgeler olduğunu, ancak pazar günü akşam saatlerinde 18 bin haneye elektriğin yeniden bağlandığını duyurdu. Ancak fırtına ülkenin iç kesimlerine ilerlerken 34 bin hanede hala elektrik olmadığı belirtildi.

Uçuşlarda gecikme

Paris‘in kuzeyindeki Charles de Gaulle ana havaalanından uçuşların üçte birinden fazlası, fırtına nedeniyle ortalama 50 dakikalık gecikmeler yaşadı.

Havaalanına giden üç uçuş, Paris’in güneyindeki Paris Orly havaalanına yeniden yönlendirilirken, bir Aeroflot uçağı Amsterdam‘a indi ve Lüksemburg‘dan bir uçak geri dönmek zorunda kaldı.

Birleşik Krallık’ı da etkiledi

France 24’ün aktardığına göre kuvvetli rüzgarlar ve yağmur gün içerisinde azalma gösterdi. Ancak meteoroloji uzmanları pazartesi gününe kadar ülkenin güneyindeki yüksek zeminde yoğun kar yağışı beklendiğini belirtti.

Birleşik Krallık’ın güneyinde yer alan Wight Adası‘nda da saatteki hızı 170 kilometreye ulaşan rüzgarlar sebebiyle zor anlar yaşandı. Galler’de yaklaşık 20 bin hanenin elektriği kesilirken hatta düşen ağaçlar sebebiyle demiryolu seferlerinde de aksama yaşandı.

AB ülkeleri koronavirüs aşılamasına başladı

Avrupa İlaç Ajansı‘nın (EMA) Pfizer ve BioNTech‘in ortaklaşa geliştirdiği koronavirüs aşısına onay vermesiyle birlikte Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde de dün itibariyle aşılar yapılmaya başlandı.

İspanya‘da koronavirüse karşı geliştirilen aşıyı ilk olarak ülkenin Guadalajara kentinde bir bakımevinde yaşayan 96 yaşındaki Araceli Rosario Hidalgo‘ya yapıldı.

Almanya da dün itibariyle aşı kampanyasına başladı. Ülkenin huzurevi ve bakımevlerinde kalan, aşı yaptırmak isteyen bununla birlikte de sağlık durumu uygun olan 80 yaşındaki kişilere mobil ekipler tarafından aşı yapılıyor.

Koronavirüse karşı aşılar İtalya‘da başkent Roma‘da ülkenin önemli bulaşıcı hastalıklar merkezi olan Lazzaro Spallanzani Hastanesi‘nde sağlık çalışanlarına uygulanmaya başlandı.

Fransa‘da koronavirüse karşı ilk aşıyı 78 yaşındaki bir kadına yapıldı.

Polonya ve Hırvatistan

Polonya‘da dün sabah itibariyle aşılar yapılmaya başlandı. Hırvatistan da ise koronavirüse karşı ilk aşıyı başkent Zagreb‘de bir yaşlı bakımevinde kalan emekli sağlık çalışanı Branka Anicic‘e yapıldı.

Aşıya bir gün önce başlayan devletler

AB üyesi olmasına rağmen Macaristan ve Slovakya diğer AB ülkelerinden bir gün önce aşılama çalışmalarına başladı. Slovakya’da ilk doz hükümetin pandemi komisyonunun üyesi Vladimir Krcmery‘ye yapıldı. Macaristan ise ilk etapta 4 bin 875 kişiyi aşılayacak miktarda aşı aldı. 

Öte yandan, AB ülkelerinin dışında başka ülkelerde de aşılama çalışmaları başladı. Umman‘da dün koronavirüse karşı ilk aşıyı ülkenin sağlık bakanı oldu.

Kuveyt, Pfizer/BioNTech’ten sipariş ettiği aşıların ilk 150 bin dozunu teslim aldı ve aşı kampanyasına 24 Aralık’ta başladı. Şili’de ilk aşı 24 Aralık’ta, 42 yaşındaki hemşire Zulema Riquelme‘ye yapıldı.

İsviçre‘de 23 Aralık’ta aşılama kampanyasına başlandı ve ilk dozlar bir bakımevinde uygulandı.

Tarım arazileri dijital ortamda kiralanabilecek

Tarım ve Orman Bakanlığı atıl tarım arazilerini üretime kazandırmak amacıyla Dijital Tarım Pazarı platformunda tarım arazileri kiralama modülünü kullanıma sunuldu.  Böylece arazileri kiraya veren ile kiralamak isteyen kişiler dijital ortamda bir araya getirilecek.

AA’nın haberine göre daha fazla tarımsal üretim yapmak isteyen üreticiler arazi kiralama modülü ile kiralık tarım arazilerini dijital ortamda görebilecek. Bu sayede daha fazla üretim ve gelir elde edilebilecek.

Sistemden görebilecek

Tarım arazisini kiraya vermek isteyenler sisteme giriş yaparak, Tapu Kadastro Bilgi Sistemleri üzerinden üzerine kayıtlı tarım arazilerini dijital ekranda görebilecek ve modülde istenilen bilgileri sisteme kolaylıkla girebilecek.

Bu kapsamda, tarım arazisini kiralamak isteyenler; arazisinin sulama sisteminin olup olmadığını, kuru ya da sulu tarıma uygunluğunu, geleneksel, iyi tarım, organik tarım ya da örtü altı üretim mi olduğunu, araziye ekilen, ekilebilecek ürünleri ve dönüm bilgilerini sisteme kaydedecek, ayrıca arazinin fotoğrafını koyabilecek ve detay bilgilerini de açıklama bölümüne yazabilecek.

Yeni İnsan’dan yılbaşı hediyesi: ‘Küçülmek güzeldir’ kitabı kısıtlı süre boyunca ücretsiz

Yeni İnsan Yayınevi, pandemi sonrasında yeni normali konuşurken ülkemizde var olan ekonomi tartışmalarına katkı sunması için “Yeşil ekonomi: Küçülmek güzeldir” kitabını ücretsiz okumaya açıyor.

Darren Zhang, Flipo Fabrice, Giorgos Kallis, Jeroen van der Bergh, Raoul Weiler ve Roefie Hueting tarafından kaleme alınan yazılardan oluşan ve Seren Erengezgin‘in Türkçeye kazandırdığı kitap “büyüme” kavramının bir mit, bir dogmatik tek yol gibi önümüze sunulduğunu, aslında farklı bir yol olduğunu tartışmaya açıyor.

Dayanışma ve paylaşmanın önemi

Yeni İnsan tarafından yapılan açıklamada “Halen yaşamaya devam ettiğimiz pandemi, var olan tüm eşitsizlikleri daha net bir biçimde gözler önüne sererken, yaşadığımız ekonomik sistemin sorunlarını bir bir yüzümüze vurmaya devam ediyor” ifadeleri kullanıldı.

Yapılan açıklamada “Sadece büyümeyi hedefleyen politikaların toplum refahını ve sürdürülebilir yaşamı sağlamakta ne kadar yetersiz olduğunu tüm dünya acı bir şekilde deneyimlerken, dayanışmanın ve paylaşmanın önemini bir kez daha kavramamız gerektiğine inanıyoruz” denildi.

2021 yılında daha sürdürülebilir bir dünya dileğinde bulunan Yeni İnsan Yayınevi tarafından basılan kitaba 5 Ocak 2021 tarihine kadar burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Hafta sonu sokağa çıkma yasağına uymayan 40 bin 591 kişiye işlem yapıldı

İçişleri Bakanlığı, hafta sonu uygulanan sokağa çıkma yasağı kapsamında 40 bin 591 kişiye 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında adli ya da idari işlemin yapıldığını açıkladı.

Yapılan açıklamada “Covid-19 salgını ile mücadelede toplumsal ve bireysel sağlığımızın korunmasına yönelik olarak uyguladığımız sokağa çıkma kısıtlamasına devam edilmektedir” denildi.

‘Virüsle mücadele henüz bitmedi’

Bu kapsamda; hafta içi 21.00 ila 05.00 saatleri arasında, hafta sonu ise Cuma akşamı saat 21.00’den Pazartesi günü saat 05.00’e kadar sokağa çıkmanın kısıtlandığı açıklamada “Dördüncüsünü uyguladığımız sokağa çıkma kısıtlamasına vatandaşlarımız büyük oranda uyum sağlamıştır. Kısıtlama kararına uymayan vatandaşlarımıza ise idari ya da adli işlem uygulanmıştır” ifadeleri yer aldı.

Açıklamada “Sağlık çalışanları başta olmak üzere, tüm kesimlerin büyük fedakarlıkları ve yürütülen sıkı denetimler sayesinde vaka sayılarında düşüş devam etmektedir. Ancak virüs ile mücadele henüz bitmiş değildir” ifadelerine yer verildi.

İçişleri Bakanlığı’ndan yılbaşı genelgesi: Parti ve kutlamalara karşı denetim yapılacak

İçişleri Bakanlığı, yılbaşında uygulanacak koronavirüs tedbirlerine ilişkin 81 il valiliğine genelge gönderdi.

Genelgede hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının gelecek hafta için yılbaşı akşamını da kapsayacak şekilde, 31 Aralık 2020 Perşembe günü saat 21.00’den 4 Ocak 2021 Pazartesi günü saat 05.00’e kadar uygulanacağı hatırlatıldı.

Genelgede, kalabalıkların kontrolsüz şekilde bir araya gelmesine neden olacak yılbaşı partilerinin yapılmamasının “tercih değil zorunluluk olduğu” belirtildi.

Denetim yapılacak

Yapılan açıklamada konaklama tesisleri ve kiralık villa benzeri yerler dahil hiçbir mekanda yılbaşı partisi veya kutlaması yapılmasına izin verilmeyeceği ve bu sebeple başta kolluk kuvvetleri olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşların tam mesai yapacağı belirtildi.

Açıklamada “Covid-19 salgınıyla mücadelede alınan diğer önlemlerle birlikte, konaklama tesisleri ve kiralık villa benzeri yerler de dahil olmak üzere hiçbir mekanda yılbaşı partisi veya kutlama organizasyonu yapılmamasına yönelik gerekli planlama, koordinasyon ve denetim faaliyetleri eksiksiz şekilde yerine getirilecek. Alınan tedbirlerin tam anlamıyla uygulanması amacıyla ilgili tüm birimlerin kesintisiz mesai yapması sağlanacak” denildi.

Uygulanacak tedbirler

Genelgeye göre, uygulanacak tedbirler şöyle:

  • İçişleri Bakanlığının ilgili merkez birimleri ve bağlı kuruluşlarında yeterince personel planlaması yapılacak ve sahadaki durum 24 saat esasına göre takip edilecek.
  • Sosyal medyaya yansıyabilecek Kovid-19, terör, asayiş ve trafik tedbirlerine aykırılık ve benzeri her türlü olumsuz durum tespit edilecek. Bu durumlara ilişkin gerekli müdahalenin yapılabilmesi için Emniyet Genel Müdürlüğü siber suçlarla mücadele ve istihbarat birimleri takip faaliyetlerini anlık yürütecek.
  • İl ve ilçelerde alınan tedbirlerin eksiksiz uygulanmasının sağlanmasına yönelik vali ve kaymakamlar, kolluk kuvvetleri, 112 Acil Çağrı Merkezleri, zabıta teşkilatı başta olmak üzere tam mesai yapılarak, herhangi bir aksamaya, boşluğa meydan verilmeyecek.
  • Vali ve kaymakamların koordinasyonunda, 31 Aralık 2020 Perşembe saat 21.00’den başlayarak, 1 Ocak Cuma, 2 Ocak Cumartesi ve 3 Ocak Pazar günlerinin tamamını kapsayacak ve 4 Ocak 2021 Pazartesi saat 05.00’de bitecek şekilde uygulanacak sokağa çıkma kısıtlaması süresince, Vefa Sosyal Destek Grupları vasıtasıyla, engelli vatandaşlar ile 65 yaş ve üzeri ya da kronik rahatsızlıkları bulunan vatandaşların temel ihtiyaçlarının temin edilmesi ve giderilmesine yönelik çalışmalara ağırlık verilmesi sağlanacak.

Barınma ihtiyacı olan vatandaşlara öncelik

  • Kolluk birimleri ve Vefa Sosyal Destek Grupları tarafından, daha önce valilere gönderilen talimatla tüm tedbirlerin alınmış olmasına rağmen anlık olarak barınacak yeri olmaması nedeniyle sokakta yaşamak durumunda kalan vatandaşların mevsimsel etkiler de göz önünde bulundurularak barınma dahil her türlü temel ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik tedbirler alınacak.
  • Valilik ve kaymakamlıklar bünyesinde teşkil edilen Hayvan Besleme Gruplarınca, gerek kış mevsimi gerekse sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle yiyecek bulmakta güçlük çeken, çekebilecek sokak hayvanlarının beslenmesine yönelik ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde gerekli tedbirler alınacak. Barınaklar ile orman, park, bahçe gibi sokak hayvanlarının doğal yaşam ortamlarına mama, yem, yiyecek bırakılmasına özen gösterilecek.
  • İçişleri Bakanlığının ilgili birimleri, bağlı kuruluşları, valilikler ve kaymakamlıklar, kolluk kuvvetleri ile diğer kurum ve kuruluşlar tarafından gerekli planlamalar yapılacak ve uygulamada herhangi bir aksamaya meydan verilmeyecek.
  • Alınan önlemlere aykırılık teşkil ettiği belirlenen eylem ve davranışlar ile bu durumlara sebebiyet verenlere ilgili mevzuat doğrultusunda gerekli idari işlemler uygulanacak. Konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin adli işlemler başlatılacak.