Ana Sayfa Blog Sayfa 1285

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndaki üst kadrolarda yalnızca üç yılda 36 isim değişikliği

Tarım ve Orman Bakanlığı görevini üç yıldır sürdüren Bekir Pakdemirli‘nin göreve geldiği günden bu yana sekiz merkez birimin daire başkanı ve genel müdürünü toplam 36 kez değiştirildi.

Sözcü’den Hayati Arıgan’ın haberine göre, Pakdemirli’nin göreve gelmesinin ardından bugüne Strateji Geliştirme Başkanlığı‘na altı daire başkanı, Eğitim Yayım Dairesi Başkanlığı‘na beş daire başkanı atandı.

Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü‘ne dört genel müdür, Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı‘na dört daire başkanı, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı‘na dört daire başkanı, Personel Genel Müdürlüğü‘ne dört genel müdür, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü‘ne üç genel müdür ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü‘ne üç genel müdür atandı.

Pakdemirli son olarak Brüksel’e tarım müşaviri olarak petrol mühendisi, Cenevre elçiliğine ise siyasal bilgiler mezunu iki kişiyi atadı.

Türk Hava Kurumu Kayyım Heyeti Başkanı Cenap Aşçı istifa etti

Türkiye’de etkili olan orman yangınlarıyla mücadeledeki yetersizliğin ardından eleştirilen Türk Hava Kurumu (THK) Kayyım Heyeti Başkanı Cenap Aşçı, istifa etti.

Görevden alınması için Ankara 9’uncu Sulh Hukuk Mahkemesi‘ne başvuran Aşçı, orman yangınları döneminde lince maruz kaldığını söyledi.

Tepki toplamıştı

THK yönetimine Ekim 2019 tarihinde Cenap Aşçı, Adnan Zengin ve Abdullah Kaya’dan oluşan üç kişilik kayyım heyeti atanmıştı. Aşçı ise THK’nın yeni Başkanı olarak seçilmişti.

Yangın söndürme uçakları nedeniyle eleştirilen Aşçı, yangınla mücadelenin en yoğun olduğu günlerde bir düğüne gitmiş olmasından dolayı da tepki toplamıştı.

‘Linç kampanyasına kurban edilmek istendim’

Kayyım Heyeti Başkanı, mahkemeye sunduğu istifa dilekçesinde “2019 ve 2020 yılı içerisinde mahkemenizin desteği ve verdiği izinler doğrultusunda yapılanlar, gelir gider durumu detaylı yıllık raporlar halinde mahkemenize arz edilmiştir. 2021 yılında da yine mahkemenizin desteği ve verdiği izinlere istinaden görev yapılmaya çalışılmıştır” dedi.

İstifa gerekçesini ise “Ancak hepimizin yüreğini yakan orman yangınlarında pek çok mecra THK’yı ve özellikle şahsımı odağa koymuş, linç kampanyasına kurum ve ziyadesiyle şahsım kurban edilmek istenmiştir. Bu güzide cumhuriyet kurumu, 96 yıllık ulu çınar asla bu tartışmaların odağında olmamalıdır. Kurumun yeniden eski günlerde olduğu gibi milletin hizmetinde ve yüce milletimiz nezdinde saygın konumunu korumak hepimizin görevidir” sözleriyle anlattı.

‘Borç batağından çıkıldı’

“Keza herhangi bir görev talebimiz yokken millete hizmet etmenin en temel ödevimiz aldığı anlayışıyla; bitmiş, tükenmiş, borç batağına saplanmış kurumda özveri ile çalışmalar yapılmış ve yapılıyorken ağır ve haksız ithamlarla muhatap olmak şahsımızı ziyadesiyle üzmüştür” ifadelerini kullanan Aşçı, fedakarca çalışmanın karşılığının bu olmaması gerektiğini söyledi.

Görev yaptığı dönemde banka, vergi ve SGK borçlarının başarılı bir şekilde yapılandırıldığını ifade eden Aşçı, “Durma noktasına gelmiş işler yeniden yapılır hale getirilmiş, yeni işler yapılmaya başlanmış ve gelir elde edilmiştir. Verimsiz hantal yapı küçültülmüş ciddi tasarruf yapılmıştır. Borç batağından çıkılmıştır. Kurum kendisine yüklenen göre amacına uygun tüm işleri yapar ve yapabilecek hale gelmeye başlamıştır. Kurumu batıranlar, bunlarla hareket eden mihraklar ve maalesef bu kişilerin yalan ve iftiralarının peşinden gidenlerin haksız itham ve saldırıları da devam etmektedir” dedi.

Aşçı istifa dilekçesini “Yukarıda verilen gerekçelerle etik kurallar ve geleneklerimiz de dikkate alınarak Medeniz Kanunu’nun 477. Maddesi uyarınca kayyımlık görevimden çekilmek istediğimi bildirir, sayın mahkemenizden bu madde uyarınca kayyımlık görevinden alınmam hususunda gereğini arz ederim” sözleriyle sonlandırdı.

 

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu açıkladı: İstanbullulara Destek Avans Kampanyası

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbullular için Destek Avans Kampanyası’nı başlattıklarını açıkladı.

Sıfır faizle alınacak avans, Halk Bakkallarda, ulaşımda ve İstanbulkart’ın geçtiği tüm noktalarda kullanılabilecek.

‘Kimse ekonomik zorluklar karşısında çaresiz hissetmesin’

Kampanyayı çektiği videoyla Twitter hesabı üzerinden duyuran İmamoğlu, destek avans sistemiyle ilgili şu bilgileri verdi:

Sevgili İstanbullular,

sonbaharın gelişi ve okulların açılmasıyla birlikte aile bütçelerinin zorlandığı günler yaşıyoruz. Bu sıkışık dönemde İstanbulkart sahiplerinin nefes almalarını sağlayacak bir iş birliği geliştirdik. İştirak şirketimiz Belbim’in Denizbank ile yaptığı anlaşmayla 600 ya da 1200 TL avans kullanabileceğiniz ve kullandığınız miktarı herhangi bir faiz ya da masraf olmaksızın 100 TL’lik aylık taksitlerle geri ödeyebileceğiniz bir sistem geliştirdik. Destek Avans adını verdiğimiz bu uygulamayla alacağınız avans İstanbulkart’ınıza yatacak ve ulaşım başta olmak üzere İstanbulkart’ın geçtiği her yerde ve Halk Bakkallarda kullanabileceksiniz.

İstanbul’da ihtiyaç sahipleri bir parça rahat nefes alsın. Hiç kimse ekonomik zorluklar karşısında kendini çaresiz hissetmesin. Özlemimiz bu, gayretimiz bunun için.

200’den fazla sağlık dergisi iklim krizine karşı acil eylem çağrısında bulundu

Dünya çapındaki 200’den fazla sağlık dergisi, dünya liderlerini iklim değişikliği konusunda acil önlem almaya ve sağlığı korumaya çağıran bir bildiri yayımladı.

The Guardian’ın haberine göre British Medical Journal (BMJ), iklim krizinin ciddiyetini yansıtan açıklamayı yapmak için ilk kez bu kadar çok yayıncının bir araya geldiğini belirtti.

‘İnsan sağlığı zarar görüyor’

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve 2021 Kasım ayında Glasgow’da yapılacak COP26 İklim Değişikliği Konferansı öncesi yayımlanan yazıda, “COP26 öncesinde, dünya çapındaki sağlık dergilerinin editörleri olarak, küresel sıcaklık artışlarını 1,5 derecenin altında tutmak, doğanın tahribatını durdurmak ve sağlığı korumak için acil eylem çağrısında bulunuyoruz. Sağlık profesyonellerinin onlarca yıldır belirttiği gibi insan sağlığı, küresel sıcaklık artışları ve doğanın yok edilmesiyle zarar görüyor” ifadeleri kullanıldı.

Medyascope’tan Zeynel Yıldırım tarafından Türkçeleştirilen bildiri şu şekilde:

Bilim kesindir. Sanayi Devrimi öncesi ortalamanın 1,5 derece üzerinde küresel bir sıcaklık artışı ve devam eden biyoçeşitlilik kaybı, insan sağlığı üzerinde geri döndürülmesi imkansız felaketlere yol açabilecektir.

Dünyanın koronavirüs ile mücadelesini biliyoruz ama bu durum emisyonu hızla azaltmak için salgının bitmesini beklememiz gerektiği anlamına gelmiyor.

Fotoğraf: Shutterstock

‘Liderler başarısızlığa sürükleniyor’

Küresel halk sağlığına yönelik en büyük tehdit, dünya liderlerinin küresel sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutma ve doğayı restore etme konusunda sürekli olarak içerisine sürüklendikleri başarısızlığıdır.

Acilen, dünya çapında değişiklikler yapılmalı. Daha adil ve daha sağlıklı bir gezegen inşa edilmelidir.

Dünya genelindeki 200’den fazla sağlık dergisinin editörleri olarak, hükümetleri ve diğer liderleri acilen harekete geçmeye davet ediyoruz. 2021 yılını dünyanın felaketine gidişi durdurabileceğimiz kritik bir yıl olarak görüyoruz.

‘Zengin ülkeler daha hızlı hareket etmeli’

BMJ’nin Genel Yayın Yönetmeni ve bildirinin ortak yazarlarından Dr Fiona Godlee, “Sağlık profesyonelleri koronavirüs krizinin ön saflarında yer alıyor. Profesyoneller, küresel sıcaklık artışının 1,5 derecenin üzerine çıkmasının ve doğanın sürekli tahribatına izin vermenin çok daha ölümcül krizlere yol açacağı konusunda birleşiyor. Zengin ülkeler daha hızlı hareket etmeli ve halihazırda yüksek sıcaklıklardan muzdarip olan ülkeleri desteklemek için ellerinden geleni yapmalıdır. 2021 yılını dünyanın gidişatının değiştirdiği yıl olarak görmek istiyoruz. Zira sağlığımız bugün atacağımız adımlarla şekillenecek” dedi.

Bildiri, Lancet, New England Journal of Medicine, East African Medical Journal, Chinese Science Bulletin, National Medical Journal of India, Medical Journal of Australia ve BMJ Global dahil olmak üzere önde gelen dergilerde yayınlanıyor.

Meteoroloji uyardı: Bazı bölgelerde sağanak yağış bekleniyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelerde, Türkiye‘nin kuzey, iç ve batı kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Marmara’nın kuzey ve doğusu, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları, Bolu, Düzce, Sinop, Artvin ve Ardahan çevreleri, Çanakkale’nin doğusu ile Akdeniz’in Toroslar kesiminin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin de az bulutlu ve açık geçeceği belirtildi.

Rüzgarın, Marmara ile Kuzey Ege’de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

‘Ulaşımda aksamalar yaşanabilir’

Marmara Bölgesi’nde bugün sabah saatlerinden itibaren kuvvetli rüzgar ve fırtına bekleniyordu.

Meteoroloji 1. Bölge Müdürlüğü İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi‘nden yapılan açıklamada, sabah saatlerinden itibaren rüzgarın, kuzey ve kuzeydoğu (poyraz) yönlerden eseceği belirtildi.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Sabah saatlerinden itibaren rüzgarın, kuzey ve kuzeydoğu (poyraz) yönlerden Marmara’nın kuzey ve batısı ile Kuzey Ege kıyılarında fırtına ve yer yer kısa süreli kuvvetli fırtına (60-90 km/sa) şeklinde esmesi beklendiğinden ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.”

Batı Karadeniz Marmara ve Ege Denizi’nde etkili olacak fırtınanın etkisinin ise, çarşamba günü sabah saatlerinde azalacağı tahmin edildi.

Akbelen Ormanı için kritik gün: 7 Eylül’de bilirkişi incelemesi yapılacak

Muğla İkizköy’de yer alan ve termik santrale yakıt sağlayan linyit madeni sahasının genişletilmesi için yok edilmek istenen Akbelen Ormanı’nın kesim izninin iptali için açılan davada mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyeti 7 Eylül Salı günü saat 13.00’da inceleme yapacak.

Bilirkişi heyeti incelemesi için destek çağrısında bulunan İkizköylüler “7 Eylül’de Akbelen Ormanı’nda bir aradayız. Akbelen Ormanı’nda Açık Maden İşletme İzni’nin iptali için açtığımız davada bilirkişi keşfi sırasında hep birlikte #AkbelenOrmanınıVermeyeceğiz diyoruz. Destekleriniz çok önemli, lütfen bu çığlığa siz de katılın!” dedi.

7 Eylül Dünya Temiz Hava Günü’ne de dikkat çekilen açıklamada kömürün bir gelecek olmadığı, termik santrallerin halkı zehirlemeye devam ettiği ve Akbelen Ormanı’nın bu bağlamda ne kadar kritik bir öneme sahip olduğu belirtildi.

Neler yaşandı?

Akbelen Ormanı yaklaşık iki yıldır Orman Genel Müdürlüğü tarafından kesilmek isteniyor. 2019 yılındaki ilk girişimde idare tarafından alanın endüstriyel plantasyon olduğu söylenmiş; ancak İkizköylülerin ısrarlı eylemleri sonucu, orman kesim programından çıkarılmıştı.

Bu yıl başlatılan kesim çalışmalarının dayanağı olarak ise Kasım 2020 tarihinde Tarım ve Orman Bakanı tarafından bizzat imzalanmış ve 740 dönümlük ormanlık alanda YK Enerji’ye kömür madeni işletme izni veren bir karar olduğu ortaya çıkmıştı. YK Enerji’ye tahsis kararının iptal edilmesi için Muğla 1’inci İdare Mahkemesi’ne dava açıldı.

Mahkemenin atadığı bilirkişi heyeti inceleme tarihi ilk etapta 30 Temmuz olarak belirlenmişti. Ancak İkizköylülerin içerisinde halk sağlığı uzmanı, hidrojeolog, ziraat mühendisi, biyolog, iklim değişikliği uzmanı gibi kişilerin yer aldığı daha geniş bir bilirkişi heyeti talep etmesi üzerine bilirkişi keşfi iptal edildi. Yeni tarih ise 7 Eylül olarak belirlendi.

Şirket yürütme durdurma kararını tanımadı

Akbelen Ormanı’nın kömür madeni için yok edilmek istenmesiyle ilgili çok kritik bir süreç ilerlerken 12 Ağustos günü Entegre Tesis ÇED Muafiyeti iptal ve Muğla 1. İdare Mahkemesi’ndeki orman kesimi iptal davalarında yürütmeyi durdurma kararları verildi.

Köylüler ve gönüllüler hukuksuz ilerleyen termik santrallere hiçbir güvenlerinin kalmadığını belirterek mahkemeden nihai karar çıkana kadar nöbeti sürdüreceklerine dair açıklama yaptı.

Nitekim iki ayrı yürütmeyi durdurma kararına rağmen YK Enerji, bir kısmı arkeolojik kazı alanı olan bölgede kömür çıkarma çalışmasına devam etti. Şirket hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Çocuk şenliği

Bütün bu süre zarfında İkizköylüler tarafından başlatılan çadır nöbeti ise devam etti. 29 Ağustos günü Çocuk Şenliği gerçekleştirildi.

Masal atölyesi, resim ve boyama etkinlikleri, uçurtma şenliği, yaratıcı drama atölyeleri, çeşitli çocuk oyunları ve sürpriz etkinliklerle devam eden şenlikte ormanların tüm canlılar için yaşam kaynağı olduğu mesajlarını içeren etkinliklere yer verildi.

Bodrum Kadın Kolektifi ile söyleşi

1 Eylül Dünya Barış Günü’nde ise Bodrum Kadın Kolektifi ile İkizköy Kadınları Buluşması düzenlendi. Akbelen Ormanı’nda “Kadınlar Barışı ve Direnişi Konuşuyor” başlıklı söyleşiyle mücadele eden kadınlar bir araya geldi.

Söyleşide, Akbelen mücadelesinde köylü kadınların yeri ve önemi, genel mücadelelerde kadınların etkin rolleri ve başarıları, yerel mücadelelerde öne çıkan kadın direnişi ve dayanışması konuşuldu.

Tolga Çandar konseri

4 Eylül tarihinde ise ise Tolga Çandar, Akbelen Çadırlı Nöbet alanında konser verdi.  Konser sırasında sık sık Akbelen Ormanı’yla ilgili konuşan Tolga Çandar “Bu ağaçlar bizimle yaşıt, bizim arkadaşlarımız. Para için arkadaşlarımıza kıyamazlar. Mücadelenizi sevgiyle selamlıyorum” dedi.

6 Eylül Pazartesi akşamı 17.00’de ise Milas’lı Türk Halk Müziği ses sanatçısı Makbule Kaya Akbelen Ormanı’na desteğe gelecek, türkülerini Akbelen Ormanı için söyleyecek.

Kanal İstanbul güzergahındaki bazı araziler için acele kamulaştırma kararı alındı

Resmi Gazete’de yayınlanan karar ile Kanal İstanbul projesiyle bağlantılı Kuzey Marmara Otoyolu projesinin Nakkaş-Başakşehir kesimi için acele kamulaştırma kararı alındı.

Karar, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 4 Eylül gece yarısı yayınlandı.

Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre projenin bu bölümü Çatalca, Yeşilbayır kavşağında başlıyor, Başakşehir kavşağında bitiyor. Kararda yer alan kroki incelendiğinde yolun Kanal İstanbul güzergâhıyla da bağlandığı görülüyor.

Çoğunluğu tarlalardan oluşuyor

Kamulaştırılacak alanların da parsel parsel yer aldığı karar Arnavutköy, Avcılar, Başakşehir, Büyükçekmece ve Çatalca ilçelerinin bazı mahallelerini kapsıyor. Bu listeye göre arazilerin çoğunluğu tarla alanı. Sazlıbosna Mahallesi’nde çok sayıda tarla alanının yola gittiği görünüyor.

Avcılar, Firüzköy üzerinde ise bazı yerleşim ve işyeri alanları da karar kapsamına alınmış. Ayrıca kararda Başakşehir, Hoşdere Mahallesi’nde konut, sosyal tesis, İkitelli-2 Mahallesi’nde park ve ilköğretim alanı, Büyükçekmece’de ise tarla ve villaların olduğu araziler de var.

‘Yakında ihaleye çıkacaklar’

İBB’nin CHP’li meclis üyesi Nadir Ataman, yaptığı açıklamada şu ifadeleri “İlgili yolun köprüsünün temelini 26 Haziran’da atmışlardı, şimdi de yol için acele kamulaştırma kararı aldılar. İktidar tüm toplumsal muhalefete rağmen Kanal İstanbul inadını sürdürüyor, bu ay İmar Kanunu’nun 18. maddesi uygulamasını askıya çıkaracaklar. Bu demektir ki yakında ihaleye çıkacaklar” ifadelerini kullandı.

Ataman açıklamasında “Bir Kanal İstanbul kanununun hazırlığı olduğu, ihaleyi alacaklara Cumhuriyet tarihinin en büyük teşviklerinin verileceği (KDV, SGK, ÖTV, gümrük vergisi indirimlerini) duyumlarını alıyoruz. İktidar-müteahhitler ve ilgili yerde arsa sahiplerinden başka Türkiye’de kimsenin Kanal İstanbul diye bir derdi yok. İktidarın seçimler öncesi inşaat sektörünü canlandırmak niyeti ile vargücü ile Kanal İstanbul projesine sarıldığı açık net ortada. Kanal İstanbul da iktidarın erimesini durduramaz ve bu toplumsal muhalafet ile bu projenin yapılacağına da inanmıyorum” dedi.

CHP, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı disiplin kuruluna sevk etti

CHP, katıldığı bir Youtube programında kendisinden tüp bebek konusunda yardım isteyen bir kadın ile ilgili cinsiyetçi ifadeleri nedeniyle tepki çeken CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın uyarılması istemiyle disipline sevk edileceğini açıkladı.

Tanju Özcan’ın daha önce de sığınmacılara ilişkin yaptığı açıklamalar tartışma konusu olmuştu. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Özcan hakkında soruşturma başlatmıştı.

‘Karar oy birliğiyle verildi’

Bugün saat 12.00’da yapılan CHP MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Özcan ile ilgili “Yaptığı yakışıksız açıklamayı kabul etmemiz ve sindirebilmemiz mümkün değil. Kendisi özür diledi, bunu dikkate alarak, yakışıksız açıklamalar nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu’na uyarılması talebiyle sevkine oy birliği ile karar verildi” ifadelerini kullandı.

‘Takdir parti yetkililerinindir’

Tanju Özcan tepki çeken açıklamasının ardından durumunun partinin MYK toplantısında görüşüleceğini öğrendikten sonra, sosyal medya hesabı üzerinden şu açıklamaları yapmıştı:

Hayırlısı neyse o olsun.Ben Türk Milleti’nin bir neferiyim.Sığınmacılar ile ilgili söylediğim sözlerden dolayı yandaş basın ve fetöcülerin lincine uğruyorum.Sığınmacılarla ilgili sözlerimden dolayı pişman değilim.Ben Atatürk’ün CHP’sinin neferiyim.Takdir parti yetkililerinindir!”

Yeni Zelanda’da iklim krizi etkisi: Kış sıcaklıkları rekor seviyeye ulaştı

Yeni Zelanda Ulusal Su ve Atmosfer Araştırmaları Enstitüsü, bu yıl haziran-temmuz-ağustos dönemindeki sıcaklığın ortalama 9,8 santigrat derece olan sıcaklığın 1,3 derece üzerinde ölçüldüğünü açıkladı.

Ülkede haziran, temmuz ve ağustos aylarında kış mevsimi yaşanıyor. Bu kış görülen sıcaklıklar bir önceki yılın kış sıcaklıklarının da 0,2 derece üzerindeydi.

Enstitüde meteorolog olan Nava Fedaeff, yüksek sıcaklıkların arka planında küresel ısınmanın yanı sıra bu yıl kuzeyden normalin üzerinde ılık rüzgar gelmesi ve deniz sıcaklıklarının daha yüksek olması faktörlerinin olduğunu söyledi.

Kar yağışı azaldı

Artan sıcaklık eğiliminin Yeni Zelanda’da bulunan karbondioksit konsantrasyonu ile izlenebileceğini belirten Fedaeff, daha düşük rakımlardaki kar yağışının bu kış ortalamanın oldukça altında olduğunu ve genellikle yağmurla yer değiştirdiğini söyledi.

Bunun da daha az kar erimesi anlamına geldiğini belirten Fedaeff, bu durumun yılın ilerleyen aylarında nehir seviyelerinin düşmesine neden olabileceğini kaydetti.

Aşırı hava olayları arttı

AA’nın haberine göre Fedaeff, bazı yerlerde şiddetli sel ve bazı yerlerde kuraklık da dahil olmak üzere aşırı hava olaylarının da gerçekleştiğini aktardı.

Wellington Victoria Üniversitesinde iklim bilimcisi Profesör James Renwick de değişikliklerin, doğal ekosistemler üzerinde de baskı oluşturduğunu ve zamanla daha fazla türün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını belirtti.

İnsanların sera gazı emisyonlarını yavaşlatmasının zorunlu olduğunu dile getiren Renwick, “Yakın zamanda ısınmanın üstesinden gelmezsek, dünyanın büyük kesimi için bir felaket olacak” dedi.

İklim eylemleri hızlamalı

Yeni Zelanda’nın, iklim değişikliği hakkında çok konuştuğunu ancak şimdiye kadar emisyonlarını azaltmak için çok az şey yaptığını anımsatan Renwick, buna karşın 2050’ye kadar karbonsuzlaşma taahhüdü de dahil olmak üzere şu anda yürürlükte olan iyi hükümet politikalarının bulunduğunu da ifade etti.

Ülkenin enerji ihtiyacı için yenilenebilir enerji sağlayabilecek rüzgar, güneş ve su gibi birçok doğal kaynak olduğunu vurgulayan Renwick, “Yeni Zelanda yeşil enerji ve yeşil ekonomide dünya lideri olabilir” diye konuştu.

Üç aylık ücretleri ödenmeyen ve Irak’ta mahsur kalan 28 işçi gözaltına alındı

Irak’ın Kut şehrinde sözleşme imzaladıkları Al-Kawani isimli firma tarafından üç aylık ücretleri ödenmeyen ve bunun üzerine Türkiye Başkonsolosluğuna başvuran 28 işçi, Irak askerleri tarafından gözaltına alındı.

Evrensel’de yer alan Fırat Bulut imzalı habere göre işçilerin telefonlarına el konulduğu ve şantiyeden zorla çıkarıldıkları öğrenildi. Gözaltına alınan işçilerin nereye götürüldüğü ise öğrenilemedi.

Cezaevi inşaatında çalıştılar

Gözaltına alınmadan önce yaşadıklarını anlatan işçilerden Hüseyin Demir, 24 Nisan’da Irak’ın Kut şehrine Irak Adalet Bakanlığının cezaevi inşaatında çalışmak için geldiklerini söyledi.

Rakan Kamal Saber isimli Iraklı bir iş insanına ait Al Kawani isimli şirket ile sözleşme imzaladıklarını ve çalışmaya başladıklarını belirten Demir, firmanın üç aydır kendilerine ödeme yapmadığını ve Irak’ta mahsur kaldıklarını söyledi.

‘Firma sahibi tehdit etti’

Can güvenliklerinin olmadığını ve firma sahibi tarafından tehdit edildiğini belirten Demir, Türkiye Bağdat Büyükelçiliği yetkililerinden yardım istediklerini kaydetti.

Vize sorunu nedeniyle Kut’ta adeta esir kaldıklarını belirten işçiler Rakan Kamal Saber isimli firma sahibinin kendilerini ve Türkiye Bağdat konsolosluğunu tehdit ettiğini ileri sürdü. Çektikleri video ile yaşananları aktaran işçiler kamuoyuna ve yetkililere seslendi.

‘150 bin dolar alacağımız var’

Türkiye Cumhuriyeti Bağdat Büyükelçiliği yetkileri ile telefon ile irtibat kurduklarını, elçiliğin kendileri ile ilgilenmesi için bir avukat görevlendirdiğini belirten işçiler, vize işlemleri ve çalışma izinlerinin firma tarafından yapılmadığını belirten işçiler vize sorunları nedeniyle şantiyeden dışarı çıkamadıklarını ve üç ay boyunca ücret alamadıklarından Türkiye’ye de dönemediklerini söyledi.

İşçiler adına konuşan formen Hüseyin Demir, “Toplam 150 bin dolar alacağımız var. Konsolosluğa durumu aktarıp yardım istedikten sonra firma sahibi tarafından tekrar tehdit edildik. Bana ‘Siz beni nasıl şikayet edersiniz, beni konsoloslukla mı korkutacaksınız. Onlara (konsolosluktakilere) ‘Ya siz bunları çıkarır ülkenize gönderirsiniz ya da ben çıkarmasını bilirim’ dedim” dedi.

‘Hayati tehlikemiz var’

Alacakları ücretten vazgeçmelerine rağmen sorunun çözülmediğini ve can güvenlikleri konusunda kaygılarının olduğunu ifade eden Demir, yardım çağrısını yineleyerek şunları söyledi:

“Ben bütün devlet yetkililerimize, sivil toplum kuruluşlarına, derneklere ve siyasi partilere sesleniyorum. Bize yardım edin. 28 Türkiye vatandaşı hayati tehlikemiz var. Elçiliği arıyorum. Bugün sabahtan beri gelen giden araçların haddi hesabı belli değil. Arkadaşlarımın hepsini yemekhaneye topladım, korkuyorum. Sözleşme var, her şey var. Konsolosluk benim paramı alamıyor.”