Köşe YazılarıManşetYazarlar

Akdeniz’in medyatik ama tehlikeli istilacıları: Balon balıkları – Ali Rıza Köşker *

Balon balıkları, yakın zamana kadar Akdeniz insanının akvaryumlarda gördüğü ya da belgesellerden izledikleri şirin ve ilginç bir balık grubuydu. Kısa süre içerisinde bu algı değişti ve sadece ülkemizde değil tüm Akdeniz ülkelerinde son yılların en popüler ve medyatik balıkları oldular. Balon balıklarının bu kadar popüler olmalarının iki önemli nedeni var: İçerdikleri ölümcül tetrodotoksin (TTX) ve çok kısa sürede tüm Akdeniz geneline yayılmaları.

TTX ve balon balıkları ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için linkteki makale faydalı olabilir. Ancak konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bazı önemli bilgilere değinmenin faydalı olacağı kanaatindeyim.

Tetrodotoksin (TTX) nedir?

TTX bilinen en güçlü deniz kökenli toksindir. İlk olarak Tetraodontidae familyası üyelerinde tespit edildiği için isimlendirilmesi bu doğrultuda yapılmış, balon balığı-fugu toksini olarak bilinegelmiştir. Ancak daha sonra yapılan araştırmalar denizyıldızları, ahtapotlar gibi farklı deniz canlılarında ve bazı kurbağa ve semender türlerinde de bulunabildiğini göstermiştir. Toksinin kökeni ve üretim mekanizması henüz tam olarak aydınlatılamamış olsa da en kabul gören hipotez; bakteriler tarafından üretildiği, balon balıkları ve diğer canlılar tarafından besin zinciri yoluyla alınarak biriktirildiği şeklindedir.

Akdeniz ülkelerinde balon balığı tüketiminden kaynaklı zehirlenme vakaları bildirilmişse de ölümle sonuçlanmış vaka yoktur. Ancak TTX zehirlenmeleri ve bundan kaynaklı ölümler hala Japonya, Çin, Malezya, Singapur, Bangladeş, Tayland, Avustralya, Yeni Zelanda, Meksika, Brezilya, Güney Afrika gibi ülkelerde yaşanmaktadır. TTX zehirlenmesi teşhisi klinik semptomlara ve balon balığı tüketiminin geleneksel olduğu ülkelerdeki deneyimlere dayanmaktadır. Semptomları felç, solunum yetmezliği, bulantı, kas koordinasyon bozukluğudur. Vücuda alınan toksin miktarına bağlı olmakla birlikte, semptomlar genellikle 10-45 dk. içerisinde görülmeye başlar. Bazı hastalarda bilinç kaybı, zihinsel yeti kaybı yaşanabilirken çoğu hastada 6-24 saat boyunca bilinç açık olur. Hasta eğer 24 saat içerisinde solunum yetmezliğinden ölmezse herhangi bir kalıntı olmaksızın iyileşir. TTX zehirlenmelerinde bilinen bir panzehir ve tedavi prosedürü yoktur. Sağlık personelinin balon balığı TTX zehirlenmelerinin klinik bulguları ve komplikasyonları ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmaları, tedaviyi doğru yönetebilmeleri için oldukça önemlidir.

Akdeniz ekosisteminin yeni fenomeni

Balon balıklarını Akdeniz ülkelerinde popüler kılan bir diğer olgu ise oldukça hızlı bir yayılım sergilemeleri. Akdeniz’de yaşadığı bildirilen 12 farklı balon balığı türü bulunsa da en popüler olan benekli balon balığı (Lagocephalus sceleratus) Süveyş Kanalı vasıtasıyla Kızıldeniz’den Akdeniz’e giriş yaptı (Lesepsiyen) ve ilk olarak 2003 yılında Antalya Körfezi’nde yakalandı.  Ardından yaklaşık 10-15 yıl içerisinde İtalya, İspanya, Libya, Tunus ve Cezayir kıyılarına kadar yayılarak tüm Akdeniz’e yayıldı. Bu tür, bilim insanları tarafından en tehlikeli istilacı türler arasında sınıflandırılmaktadır.

Benekli balon balığı (L. Sceleratus)

Avrupa Birliği hızlı bir şekilde 2004 yılında Tetraodontidae familyasında yer alan tüm balon balıklarının avlanmasını, karaya çıkarılmasını, satışını ve tüketimini yasakladı. Özellikle Yunanistan ve İtalya gibi ülkelerde ilgili devlet kurumları tarafından yaygın bilgilendirme çalışmaları yapıldı. AB üyesi olmayan diğer ülkeler de benzer yasaklar getirdi. Kıyılarımızda görülmeye başladığı ilk yıllarda ülkemizde de balon balıkları balık tezgâhlarında kendine yer bulabilmişti, neyse ki herhangi bir zehirlenme vakası gerçekleşmedi. Türkiye’de de gerekli önlemler alındı ve –ilk aşamada tüm balon balıklarını içermiyor olsa da- iki balon balığı türünün (L. seleratus ve L. spadiceus) avlanması ve satışı yasaklandı, ardından diğer türler de yasak kapsamına alındı.  

Yanlış bilinenler

Peki ülkemizde balon balığı algısı ne durumda? Maalesef balon balıkları hakkındaki popülarite ciddi bir bilgi kirliliği yaratmış halde. Konu ile çalışmaları olan olmayan birçok bilim insanı dönem dönem medyaya demeçler vermeye başladı ancak bu bilgilendirmelerin bazıları yanlış algılar oluşmasına da neden oldu. Bunlardan belki de en önemlisi, “balon balıklarının Japonya’ya ihraç edilebileceği” düşüncesi.

Balon balığı tüketimi Japonya’da geleneksel mutfak içerisinde çok eski zamanlardan beri yer alıyor, ancak 1954-1963 yıllarında Japonya’da 1153 kişinin balon balığı kaynaklı zehirlenmeler sonucu hayatını kaybetmesi üzerine Japon Hükümeti “balon balığının satışı ve hazırlanması-tüketilmesi” ilgili yasal düzenlemelerle ölüm sayısının düşmesini sağladı. Ayrıca kültür ortamında yetiştirilen balon balıklarının zehirsiz olduğunun tespit edilmesi sonrasında, balon balığı yetiştiriciliğini teşvik ettiler ve bu balıkların sertifika sahibi eğitimli aşçıların görev aldığı ‘Fugu’ restoranlarında satışına izin verdiler. Buna rağmen Japonya’da günümüzde hala zehirlenme vakaları ve az sayıda ölüm gerçekleşmekte. Bu vakaların geneli ise restoranların dışında, evde tüketimlerden kaynaklanmakta. Fakat Japonya’da restoranlarda satılan balon balığı türlerinden hiçbiri ülkemiz ve diğer Akdeniz ülkelerindeki balon balığı türlerinden (L. spadiceus hariç) deği. Bu bağlamda balon balıklarının Uzakdoğu ülkelerine ihracı argümanı da çok gerçekçi değil.

Bir diğer yanlış algı ise, ‘bu balıkların ekosistemden temizlenebileceği.’ Bu kapsamda Tarım Bakanlığı bir çözüm yolu olarak yakın zaman içerisinde balon balığı toplama seferberliği başlattı ve balıkçıların getireceği her balık kuyruğu için ödeme yapılacağı duyuruldu.  Balıkçılardan toplanan balon balıkları için ödeme yapılması gibi uygulamalar farklı Akdeniz ülkelerinde de daha önce denendi, KKTC gibi ülkelerde hala sürdürülüyor. Ancak bu yöntem tüm Akdeniz genelini istila etmiş ve artık yerleşmiş balık türleri için gerçekçi ve efektif bir çözüm yolu değil. Ayrıca bu uygulamanın medya organları tarafından sıklıkla ‘Balon balığında avlanma yasağı kaldırıldı’ şeklinde duyurulması, halk sağlığı açısından ciddi riskler oluşturabilir.

Sorular yanıt bekliyor   

Akdeniz sahillerinde neredeyse tüm amatör olta balıkçıları istemeyerek olsa da balon balıklarını yakalıyor.  Amatör ya da profesyonel hangi balıkçı ile konuşsanız balon balıklarından (yerel adlandırmayla, kurbağa balıklarından) şikâyetçidir. Bu haberlerin etkisiyle bir kişinin dahi yakaladığı balığı tüketmesi ölümcül zehirlenmeler ortaya çıkabilir. Mevcut yasakların esnetilmesi değil daha da genişletilmesi, bu hususta bilgilendirme çalışmalarının yapılması bu aşamada daha da önem arz ediyor. Sahil bölgelerimizde çalışan sağlık personelinin de  balon ve aslan balıkları kaynaklı zehirlenmeler konusunda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Zira bölgemizde yapılan bilimsel araştırmaların gösterdiğine göre, benekli balon balığı dışında,  kıyılarımızdaki diğer yaygın balon balığı türü olan cüce balon balığı (Torquigener flavimaculosus) ve Süveyş balon balığı (Lagocephalus suezensis) da yüksek oranlarda TTX içeriyor. Neyse ki 24.03.2020 tarihinde yapılan değişiklik ile bu türlerde dâhil olmak üzere sekiz balon balığı türü yasak kapsamına alındı.  

Yakın zamanlarda balon balıkları ile ilgili önemli bir haber daha medyada kendine yer buldu. Haberde balon balıklarının içerdiği toksinin ilaç hammaddesi olarak bir Kanada firmasına satışına dair anlaşma yapılacağı belirtiliyordu. Fakat bu plana dair de sorulması gereken bazı sorular var: Balon balığı zehrinin modern tıpta ilaç olarak kullanımı hangi düzeylerdedir? İlaç hammaddesi ya da endüstriyel bir ürün olarak kullanılacak ise kıyılarımızdaki balon balığı stokları yeterli midir? Bu soruların yanıtları bilimsel olarak henüz ortaya konulabilmiş değil.  

Cüce balon balığı (T. Flavimaculosus)

Balon balıklarından nasıl kurtuluruz?

Balon balıklarının yayılımını azaltmayı amaçlayan tüm bu öneri ve çabalar elbette ki oldukça değerli. Ancak balon balıkları ekosistemden söküp alabileceğimiz canlılar değil ve artık ülkemiz ve tüm Akdeniz ekosisteminin bir gerçeği haline geldiler. Tüm Akdeniz’e yayılmaları Süveyş Kanalı’nın açılması ve küresel ısınma gibi insanoğlunun doğaya olumsuz etkilerinin ortaya çıkardığı sorunlardan biri. Bu nedenle balon balıklarından kurtulmayı değil onlarla yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Bu balıkların artık Akdeniz’e yerleştiği bilinci ile toplumun bilgilendirilmesi, aynı sorundan mustarip diğer ülkeler ile birlikte ortak çözüm arayışlarına girilmesi ve balon balıklarının ticari bir değer olarak avlanmasını sağlayabilecek gerekçelere yönelik bilimsel araştırmaların teşvik edilmesi daha gerçekçi olacaktır.

* Dr./ Çukurova üniversitesi- Su Ürünleri Fakültesi