Hafta SonuHaftasonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

Mutluluk üzerine -3: İstanbul’u yönetenlere ne tavsiye edilebilir?

‘İstanbul’un öne çıktığı iki alan devlet, belediye hizmetleri ve maddi esenlik olarak görülüyor. Buna karşın, boş zaman kullanımı, eğitim hizmetlerinden ve toplumsal ilişkilerden duyulan memnuniyet Türkiye ortalamasının gerisinde.’

Bu yazıda birkaç yıl önce iki öğrencimle birlikte yazdığım Türkiye Mutluluk Atlası isimli kitaptaki bulguları paylaşmaya çalışacağım.

Belli bir eşik gelir düzeyinden sonra mutluluğun artmıyor olmasının siyaseti devamlı ekonomik büyüme gibi bir otomatik pilota bağlamış siyasetçiler için hayal kırıklığı olduğundan bahsetmiştim. Mutluluk iktisatçıları bu bulgudan sonra gelirin yanında mutluluğu arttıracak faktörleri araştırmaya yöneldi. Ülkelerin istatistik enstitüleri, TÜİK dahil olmak üzere, bu ihtiyaca binaen halklarının yaşam kalitelerinin nasıl değiştiğini anketler yoluyla ölçmeye başladı. TÜİK ilkini 2003 yılında, ülkenin o yılki yetişkin nüfusunu temsil eden yaklaşık 9 bin kişi ile gerçekleştirdiği Yaşam Memnuniyeti Anketi’nde, mutluluğa etki ettiğini düşündüğü konularda yaklaşık 300 soru sordu. Sorular çoğunlukla nesnel durumu değil de öznel algıyı ölçmeye yönelikti. Yani, sorular “geliriniz ne kadar?” yerine “gelirinizden ne kadar memnunsunuz?” biçimindeydi.

Sorulardan biri de “hayatınızı tüm yönleriyle düşündüğünüzde kendinizi ne derece mutlu hissediyorsunuz?” idi. Bu soruya “çok mutlu” ya da “mutlu” yanıtını verenlerin toplam içindeki oranı o yılki mutluluk düzeyini verir.Sonuçta YMA verisetine bakan biri, kim ne kadar mutlu ve yaklaşık 300 ilgili alandaki memnuniyet düzeyini görebilir. Regresyon, karar ağacı gibi kimi istatistiki yöntemleri kullanarak, mutluluk düzeyini belirleyen faktörleri ölçmek mümkündür.

2013 yılında TÜİK, Yaşam Memnuniyeti Anketi’ni 196 bin kişi ile kent düzeyinde gerçekleştirdi. O yıl Türkiye halkının mutluluk oranı %59 çıktı. Yani ankete katılanların- aslında tüm yetişkin nüfusu temsil ettiği için Türkiye halkının demek daha doğru- %59’u “kendinizi ne kadar mutlu hissediyorsunuz?” sorusuna “çok mutlu” ya da “mutlu” cevabını vermiş. Kent düzeyinde yapıldığı için, hangi kentte mutluluk oranının ne düzeyde olduğunu görmek mümkün. Hepimizin medyadan aşina olduğumuz gibi o yıl Sinop, nüfusu içinde en fazla mutlu kişi oranına sahip, yani en mutlu il olmuş. Tunceli ise en mutsuz.

Tabii, mutluluk düzeyleri gibi farklı yaşam alanlarından, hizmetlerden memnuniyet düzeyleri de iller arasında farklılık gösteriyor. Zaten en başından beri araştırdığımız konu bu. İller hangi konularda ne ölçüde birbirinden ayrılıyor diye bir görselleştirme çalışması yapmıştık. İki öğrencimle birlikte yazdığımız Türkiye Mutluluk Atlası isimli kitabın linkini buraya bırakıyorum. Sonuçlar 2013 yılındaki durumu yansıtıyor ama ülkede iyiye ya da kötüye değişen durumlar, kentlere de benzer etki yapmış ve sıralamaları yıllar içinde pek değiştirmemiş olmasını bekleyebiliriz.

Örneğin, nüfusun neredeyse beşte birinin yaşadığı İstanbul’u ele alalım. Aşağıdaki radar grafiği, dirliği belirleyen sekiz başlıkta İstanbul’un Türkiye ortalamasına göre ne durumda olduğunu gösteriyor.  Kırmızı halka Türkiye, mavi halka ise İstanbul ortalamasını yansıtmakta.

Buna göre, İstanbul çoğu bileşende Türkiye ortalamasına yakın. Türkiye ortalamasına göre İstanbul’un öne çıktığı iki alan devlet, belediye hizmetleri ve maddi esenlik olarak görülüyor. Buna karşın, boş zaman kullanımı, eğitim hizmetlerinden ve toplumsal ilişkilerden duyulan memnuniyet Türkiye ortalamasının gerisinde.

Peki İstanbul’u yönetenlere ne tavsiye edilebilir?

Aşağıdaki grafik yine Türkiye geneline göre İstanbul’da hangi alanlarda iyileştirme yapılabileceğini gösteriyor. Kırmızı barlar, birim iyileşmenin Türkiye genelinde mutluluğu ne kadar arttıracağını gösterirken, mavi barlar ise İstanbul’u temsil ediyor. Buna göre, devlet hizmetlerinde bir birim iyileşme Türkiye’nin ortalama mutluluğunu %20’ye yakın arttırabilecekken, İstanbul için bunu diyemiyoruz çünkü mavi barın etrafındaki siyah çizgi, bulunan sonucun sıfırdan farklı olmadığını gösteriyor. İstanbullular maddi esenlik anlamında Türkiye ortalamasının üzerinde olsa da, hane geliri memnuniyetindeki iyileşmenin yapacağı katkının Türkiye ortalamasının üzerinde olacağı görülüyor. Benzer bir durum borçluluk için de geçerli. Borçluluktaki birim düşmenin İstanbullunun mutluluğuna etkisi Türkiye ortalamasından daha yüksek.

TÜİK’in Yaşam Memnuniyeti Anketleri, özellikle kent düzeyinde yapıldığında, yerel yönetimler için çok değerli bilgiler içeriyor. Benzer analizlerle şehirlerde yaşayanların farklı alanlardaki memnuniyetleri nasıl değişmiş, bunları tespit edip önceliklendirmek mümkün deyip bu bahsi kapatalım.

Bir sonraki yazıda Türkiye’de kim neden mutlu ya da mutsuz sorusuna cevap aradığım son çalışmamın bulgularını paylaşacağım.

(Yeşil Gazete)

 

Kategori: Hafta Sonu