Balkanların göçmenleri: Kuşları süzülerek, İnsanları üzülerek göç eder – Göksal Çidem

Balkanlar göç yoludur. Kuşlar her yıl doğal döngü içerisinde Avrupa ve Afrika arasında ki yolu  süzülerek kat ederken, İnsanlar ise siyasi nedenler ve savaşlar nedeniyle bu topraklarda üzülerek göç etmişlerdir. Bazı göçler acılarla dolu, bazı göçler ise kışın  ve baharın habercisidir.

Göçlerin en güzeli  kuşların olsa gerek. Ancak bu göçler bile acılar yaşanmasına hızla  ilerliyor. Kuşların uçtukları gökyüzünde  dönen devasa RES pervaneleri,iletim hatları. Beslenme ve dinlenme için indikleri alanlarda sanayi tesisleri yerleşim alanları.  Ormanda yaşayan hayvanların karşısında ise jiletli dikenli teller. Yüzyıllardır göç ettikleri yollar kapanıyor.

İnsanoğlu el birliği ile bu göç döngüsünü tehditler ve tahribatlar    ortadan kaldırana kadar işbirliği içerisinde sürdürmelidir. Kuşların göçü durduğunda, leylekler bir şey getirmediğinde, yaşam alanlarında ki yapılaşmanın ve RES lerin bir işe yaramadığını anladığımızda çok geç olduğunu göreceğiz.

Elbette sanayi de, RES de olmalı. Ama doğru yerde olmalı. Hayvanların ve kuşların yaşadığı, beslendiği ve göç yolları yok olursa bu canlılar da yok olacaktır.

Komşumuzda, Sınırın hemen diğer tarafında bu yönde çok olumlu çalışmalar var. Bu çalışmaları yerinde görme fırsatı bulduk.

Doğa Derneği ve Bulgaristan Kuşları Koruma Derneği (BSPB) küçük akbaba ve şah kartal konusunda yaptıkları çalışmaları yerinde görmek için Elhovo ve Macarova’da incelemelerde bulunduk. İncelemelere Bulgaristan Istranca, Sakar ve Rodop dağları bölgesinde Elektrik Dağıtım Şirketi (EVN), Türkiye’den ilgili bakanlık yetkilileri TEDAŞ  katıldı.

BSPB, kuşlar konusunda faaliyet gösteren, projeler üreten geçmişi oldukça eski bir stk.

Kartal – akbaba yuvalarının ve beslenme alanlarının bulunduğu bölgeleri dernek adına satın alıyorlar. Köylerde ölen hayvanları veteriner kontrolünden sonra beslenme alanlarına bırakıyorlar. Kartal ve akbaba bilgilendirme merkezinde gelen ziyaretçileri yazılı ve görsel sunumlarla bilgilendiriyorlar. Ayrıca orman içi dinlenme tesisi ve restoran işletmeciliği yaparak derneğin güçlenmesini, dernek güçlendikçe de nesli tehlike altında olan kuşları korumaya çalışıyorlar.

Satın aldıkları alanlara kuşların yuvalanacağı ağaçlar ekilip, rüzgar ve fırtınaya dayanaklı yapay yuvalar inşa edilerek, kuşların üremesine kalıcı çözümler üretiyorlar.

Bu kuşları GPS uydu takibi ile göç takibi yapıyorlar.

Istrancalar, Sakar ve Rodopların bir kısmında RES yok. Çünkü kuş göç yolu. Afrika üzerinden gelip, Avrupa’ya Trakya üzerinden gidiyorlar. Gitmeye çalışıyorlar.  Büyük bir kısmı her yıl yeni yeni engelleri aşarak Avrupa’ya ulaşıyor. Ana kuş göç yolu üzerinde bulunan Istrancalarda 31 Adet çed gerekli değildir kararı verilen RES projesi var. Bugün onlarca olan RES’ler yarın yüzlerce, öbürgün binlerce olması çok yüksek ihtimal.

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım ve düşünelim. Komşu kuş göç yolu üzerine RES kurmuyor. Gerekçe göçmen kuşlar zarar görür. RES leri iç kısımlara kuruyorlar.

Bizde ise kuşların göç ve beslenme yolları üzerinde, Taş, Kil, Kalker, Çimento, mermer, kum v.b ne kadar madencilik faaliyeti varsa, hepsi bir arada. Biz bugüne kadar epey dava açtık. Açtığımız dava RES’lere değil, onların yanlış yere kurulmasına dava açtık. Bir örnek vermek gerekirse; Evlerimizde enerjiye ihtiyaç var, tuvalete de ihtiyaç var ama tuvaleti salonun ya da mutfağın ortasına yapmıyoruz. Evin ayrı bir köşesine yapıyoruz.  Yani doğru bir yere yapıyoruz. RES ler de doğru yere yapılmalı.  Dava açma nedenimiz de doğru yer seçimi yapılmadığındadır. Edirne İdare Mahkemesi ve Danıştay kararları da haklılığımızı ortaya koymaktadır.

BSPB ve EVN tarafından projelendirilen çok basit önlemlerle, çok doğru bir çalışma var. Hem elektrik şirketi, hem de kuşlar kazançlı çıkıyor. Enerji nakil hattındaki izalatör ve kablonun yalıtkan ile kapatılması. Kuşların direk üzerine konmasıyla, akıma kapılmasının önüne geçiliyor.

Ülkemizin de taraf olduğu 9 Ocak 1984 tarih ve 84/7601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak, 20 Şubat 1984 tarih ve 18318 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi.

Madde 3. Akit Taraflar, II ve III no’lu ek listelerde belirtilen göçmen türler için önem taşıyan ve kışlama, toplanma, beslenme, üreme veya tüy değiştirme yönlerinden göç yollarına uygun ilişki konumunda bulunan sahaların korunmasına özel dikkat göstermeyi kabul ederler hükmü vardır.

Madde  4. Akit Taraflar, bu maddede belirtilen doğal yaşam ortamlarının sınır bölgelerinde bulunmaları halinde, bunların korunması amacıyla, çabalarını uyumlu kılmak yönünden eşgüdüm sağlamayı taahhüt ederler hükmü vardır.

Sınırın sıfır noktasına kurulması planlanan RES sahası, Istranca Park Direktörlüğü Bulgaristan MalkoTarnova Kasabasında olup, Kasaba RES sahasına  kuş uçuşu 5-6 km’dir.

AB’nin Bulgaristan-Türkiye Sınır ötesi işbirliği programı kapsamında desteklenen, Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü  koordinasyonunda yürütülen Kırklareli ili’nin Karadeniz’e bakan kısmını olusturan Yıldız Dağlarında uygulanan “TR 06 02 16 Yıldız Dağlarında Biyolojik Çesitliliğin Korunması ve Sürdürülebilir Gelistirilmesi Projesi” Aralık 2008 tarihinde uygulanmaya başlanmıs ve Aralık 2009 tarihinde tamamlanmııtır. Projenin faaliyetlerinden birisi de Yıldız Dağları’nın Biyosfer Alan olarak deklare edilmesine yönelik bir adaylık başvuru dosyasının hazırlanmasıdır. Projenin sonucunda Yıldız Dağları Biyosfer  Adaylığı dosyasının hazırlıkları da  tamamlanmıstır. Dosya UNESCO MAB Komisyonu tarafından istenen formatta ve içerikte hazırlanmıstır.

Bu kapsamda hazırlanan dosyalardan birisi Yıldız Dağları Biyosfer Projesi Rapor Serisi No. 6. Yıldız Dağları’nda kuş çeşitliliği ve dağılımı. Rapor Çevre ve Orman Bakanlığı için AGRERA  griconsulting-  AGRIN adına 2010 yılında Korhan Özkan tarafından hazırlanmıştır.

 

 

Raporda  “Yıldız Dağları tüm Palaearktik bölgenin ana kuş darboğazlarından birinin üstünde yer alır. Bu nedenle, bölgede rüzgâr santralleri inşa edilmesi tüm biyocağrafya bölgesindeki avifaunayı çok ciddi olarak  etkileyecek olumsuz sonuçlar doğurabilir. Yıldız Dağları’nın kuş göç yolları açısından stratejik konumu göz önüne alınarak bölgede rüzgâr santrali kurulumundan kaçınılmalıdır.” denilmektedir.

Bazı Proje tanıtım dosyalarında ve ÇED raporlarında kuş göç yolunu farklı güzergahlarda  göstermeye çalışanlar da görsünler ve bilsinler ki, gün gibi ortada olan bilimsel veriler GPS takılarak uydudan takip edilen kuşların göç yolu Istrancalardır.

Bilime ve hukuka aykırı olduğu açık olan, kuş göç yoluna rüzgar santrali kurmak telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmadan hepsi  tekrar tekrar değerlendirilmeli ve buna göre karar verilmelidir.

Biz de, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu kuşların yaşamlarını tehdit edecek, yok edecek projeler yerine, komşumuzun yaptığı gibi, koruma ve kurtarmaya yönelik projeler yaparak uygulamaya koymalıyız.

Göksal Çidem

 

Göksal Çidem
Trakya Platformu Yürütme Kurulu Üyesi
Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page