Yenilenebilir enerji devriminin ayak sesleri-Oral Kaya

Uluslararası Enerji Ajansı tarafından hazırlanan “Dünya Enerjisine Bakış 2014” raporu, TÜSİAD’ın ev sahipliğinde İstanbul’da tanıtıldı. Raporun önemini ise Hürriyet gazetesinde Gila Benmayor köşesinde açıklıyor. Benmayor yazısında kısaca önümüzdeki süreçte yenilenebilir enerjiye yatırımın artacağını belirtiyor ve TÜSİAD başkanı Haluk Dinçer’in aynı yöndeki sözlerine de yer veriyor. Ayrıca yenilenebilir enerji yatırımlarındaki bürokrasi engelinden örnekler de veriyor. Vermiş olduğu bir örnek gerçekten can alıcı. Evinizin çatısına su ısıtma sistemi kurmak istediğinizde hiçbir bürokratik engel yok. Yani hiçbir yere başvurmanız gerekmiyor veya kimseden izin almanız gerekmiyor. Bu serbestlik de su ısıtma teknolojisi sektörünü Türkiye’yi dünyada ikinci sıraya çıkarıyor. Hatta bu alanda kullanıcı olarak da dünya ikincisi olduğumuzu belirtiyor. Aynı çatıya bu kez elektrik üretmek için panel koyduğunuzda karşınıza bir sürü bürokrasi, uzun zaman ve bürokratik maliyet çıkıyor. İşte bunu aşmak için de, Solarbaba platformunun kurucusu Ateş Uğurel’in önerdiği daha fazla insanın talebiyle yenilenebilir enerji devriminin tavandan değil tabandan gelmesidir.

İşte tam da burada başka bir rapordan söz etmek gerekiyor. Friends of the Earth İngiltere birimi de bir rapor yayınladı. Bu raporda da belirtildiği gibi özellikle yenilenebilir enerjide üretici profilini genişletmek, bu sektöre yatırımları arttırıyor ve sektörün gelişmesini sağlıyor. Almanya’da yenilenebilir enerji sektöründe 8 farklı aktör bulunuyor. Bunların en geniş kesimi %51 ile bireysel üreticiler. Bireysel üreticilerin büyük bir kesimi kooperatifler ve çiftçiler. En büyük 4 enerji üretim firmasının yenilenebilir enerji sektöründeki payı ise sadece % 6,5. Evet yanlış okumadınız sadece %6,5. İşte bu üretici zenginliği yenilenebilir enerji alanında üretim artışına neden olmakta ve Almanya’yı bu alanda zirveye çıkarmakta.

almanya_enerji

Almanya’da yenilenebilir enerji sektöründe 8 farklı aktör bulunuyor.

Yenilenebilir enerjide bu çok profilli üretim tekniği aynı zamanda sermayenin de eşit ve adil dağıtılmasına neden oluyor. Yukarıda da belirtildiği gibi, büyük yatırımcılar bu alanı henüz riskli ve yeterli derece yenilikçi bulmuyorlar. Bu da bireysel üreticilere çok büyük fırsatlar tanıyor. Özellikle küçük yerleşim birimlerindeki (çiftlik, köy, belde, site vb.) bireylerin ortak olarak kuracakları bu kooperatifler, temiz enerjiye ucuz fiyatlarla ulaşmasını sağlayacak. Bu yatırımların bir de yerelde yapılması, bölgesel istihdama ve kalkınmaya da olumlu etki edecektir.

Yenilenebilir enerjiler alanında birçok fırsatın olduğu ülkemizde, bireysel kullanıcıların talebi ile bu alanda bir devrim gerçekleşecek. Görüştüğüm birçok kurum, site, çiftçi ve çiftçi örgütleri, yenilenebilir enerji alanında üretime geçmek istiyor. Bu alanda özellikle üretim maliyetlerinin de düşmesi, çok önemli avantajlar yaratıyor. Hem yeni “Yeşil Meslekler”e yönelmeyi de sağlayacak olan bu süreç, sanırım çok uzak değil. Sınırsız ve temiz bir enerji devriminin seslerini duyuyorum.

Oral Kaya

 

(Yeşil Gazete)