Park Forumlarının işleyişine dair bir yazı / Emre Ertegün

Gezi Parkı’nın dağıtılmasından sonra İstanbul’un dört bir yanında ve birçok şehirde ortaya çıkan park forumlarının daha iyi çalışması için kısaca gözlemlerimi aktarmak ve bazı öneriler sunmak istiyorum.

Ama öncelikle,

– Bu önerileri, 3 gün Yoğurtçu Parkı’nda, 2 gün Cihangir Parkı’nda ve 1 gün Abbasağa Parkı’ndaki forumlara katılımım sonrası oluşan gözlemlerimden, süreçte sohbet ettiğim arkadaşlarımdan, geçtiğimiz günlerde 350 ekibinden Nadine‘in vermiş olduğu kısa bir eğitimden sonra aklımda kalanlardan ve kendi fikir yürütmelerimden süzmeye çalışacağım.

– Bu öneriler, her zaman iyileştirilmeye ve geliştirilmeye muhtaçtırlar; ulaşılabilecek en iyi fikirler olduğunu düşünmüyorum elbette.

– Burada yazdıklarımın bütün süreci ve konuları kapsadığını da sanmıyorum. Yüksek ihtimalle, değinmem gereken çok önemli konulara değinmemiş olabilirim. Her türlü öneri, ekleme ve itiraza açığım.

– Ayrıca tüm bunlar her parkta ve ortamda, farklı şekillere eğilerek bükülerek kullanılabilirler. Tek tip bir yöntem oluşturmak gibi bir derdim yok; zaten istesem de yapamam bunu.

Gözlemler

–          2 haftadan daha uzun bir süre devam eden Gezi direnişinin dağıtılması sonrasında Abbasağa’da başlayan forumlar tüm İstanbul parklarına -zamanla diğer illere de- yayılmış ve direniş güç kazanmıştır.

–          Forumlara katılım oranı ve heyecan epey yüksek bir şekilde devam etmektedir.

–          Forumlarda hiyerarşik bir ortam yaratılmamaya çalışılmakta, zaten bu tip belirtiler hissedildiği anda katılımcılar tepki vermektedir. Bu, çok olumlu bir durum olmakla birlikte, ortak hareket etme ve belli konulara yönelme konularında bazı zaaflara yol açtığını da not etmek lazım.

–          Bununla birlikte, forumlarda organizasyonu ve koordinasyonu sağlayan ekipler kendiliğinden ortaya çıkmakta ve -umuyorum- bu ekiplere katılmak isteyenler kolayca katılıp işlerin ucundan tutabilmektedir.

–          Forumlarda her gün 1 veya 2 kişi kolaylaştırıcı olarak görev almaktadır.

–          Forumların en başında katılımcılar listeye isim yazarak veya sıra numarası alarak, sırayla söz almakta ve paylaşmak istediklerini paylaşmaktadır.

–          Söz alanlar sıkça aynı konuları tekrar etmekteler. Ayrıca herkesin gündemi ve aklındakiler farklı olduğu için bir konudan diğerine sıçramalar halinde devam ediyor konuşmalar.

–          Forumlarda hem yerel sorunlarla ilgili paylaşımlar (bir otobüs durağının kaldırılması gibi), hem de çok daha uzun boylu talepler (seçim barajının düşmesi) dile getiriliyor.

–          İlk birkaç günün sonucunda çalışma grupları, atölyeler kurulmuş ve bu gruplar da çalışmalarına devam etmektedirler.

–          -Bildiğim kadarıyla- her forumun facebook grupları ve/veya sayfaları açılmış ve tartışmalar, öneriler, fikirler, forum haricinde buralarda da paylaşılmaktadır.

–          Bu facebook grupları ve sayfalarına üye olan binlerce kişi, süreçle ilgili -ve hatta bazen doğrudan ilgisi olmayan- her türlü videoyu, haberi, kampanyayı, fotoğrafı buralarda paylaşmakta; bu nedenle yüzlerce, binlerce paylaşım arasında ilgilenilebilecek paylaşımları takip etmek mümkün olmamaktadır.

–          Bütün forumların toplantı notlarını toparlamayı hedefleyen bloglar, web siteleri ve yine facebook grupları da kurulmuştur.

— Önerilere geçmeden önce bütün bu süreci çok sağlıklı bulduğumu paylaşmak isterim. Yani kimi aksaklıklar, konu tekrarları, facebook gruplarının çok karmaşık olması vs… Bütün bunları geçmemiz gereken adımlar olarak görüyor ve yavaş yavaş düzenlenip toparlanmaya başlamamız gerektiğini düşünüyorum. Bu yazıyı yazma nedenim de bu sürece katkıda bulunmak zaten.—

Öneriler

Forum işleyişi

–          3 haftaya yakın süren Gezi direnişi ve sonrasında yaklaşık 10 gündür süren bir forum süreci var. Bu, özellikle çalışan kesim için çok yorucu ve yıpratıcı bir durum. Yavaş yavaş yorgunluklar ve yılmalar olmaya başlamadan önce, biz bilinçli bir şekilde makul bir hale çekmeliyiz bu forumları. Büyük forumların haftada bir veya iki kere yapılması, onun dışında çalışma grupları, atölye ve masaların kendi verecekleri kararlara göre, istedikleri sıklıkta toplanmalarını gerçekleştirmelerini öneriyorum.

–          Büyük forumun haftada bir veya ikiye çekilmesinin sonucunda atölyelerin ve çalışma gruplarının toplantılarının forumla çakışmamasını sağlamamız gerekiyor.

–          Forumlardaki kaotik ortamı yavaş yavaş daha verimli toplantılara çevirebilmemiz gerekiyor. Bunun için, forumları ne gibi yöntemleri uygulayarak gerçekleştirmemiz gerektiği başlı başına bir konu ve uzun uzun tartışılmayı, bunun için de komite kurulmasını gerektiriyor. Cihangir’de 23 Haziran günü uygulanan Açık Alan Teknolojisi tarzı çalışmalar uygulanabilir mesela. Ayrıca 27 Haziran’da Abbasağa’da sıraya girerek söz alanlardan önce, grupların toplantı sonuçlarının paylaşıldığını gördüm; bu da çok olumluydu.

–          Yöntem konusu gerçekten çok önemli, altını çizmek istiyorum. Toplantı veya forum ne şekilde işleyecek, karar alma gibi bir işlevi olacak mı, olacaksa karar alma süreci ne şekilde olmalı (oy birliği, oy çokluğu, 2/3 çoğunluk, uzlaşma vs.) gibi konuların üzerinde tartışılmasını çok önemli buluyorum.

–          En başta onlarca -ve hatta- yüzlerce kişinin söz almak için isimlerini yazması ve bu liste üzerinden gidilmesini sağlıklı bulmuyorum. Ortalama 5 kişinin söz almak için sıraya girmesi, sonra yeni bir 5 kişinin belirlenmesi çok daha sağlıklıdır. Böylece dinamizm yükselecek, başta konuşmak istemeyip sonrasında bir şeyler paylaşmak isteyen kişiler söz alabilecek, başta söz almak için isim yazdırıp toplantıdan ayrılanları anons edip bekleyerek vakit kaybedilmeyecektir. Daha birçok faydasını sayabilirim bu yöntemin.

–          Hatta kolaylaştırıcının inisiyatif ve yönlendirmesiyle, konuşmayan grupların söz almasını sağlaması çok güzel olmaz mı? ‘Şimdiki 5 kişiyi kadınlardan seçelim’, ‘daha gençlerden seçelim’, ‘diğer parklardan gelenlerden seçelim’, gibi.

–          Konuşmacılar arasında genelde duraksama olmuyor ve hemen bir sonraki konuşmacı konuşmaya başlıyor; dinlediklerimizi sindiremiyoruz. Her konuşmacıdan sonra, yine kolaylaştırıcının gözlemleri ve yönlendirmeleri doğrultusunda 30 saniye veya 1 dakika gibi bir zaman beklenebilir; olumlu veya olumsuz çok tepki alan bir konuşmadan sonra -belki- herkes yanındakiyle kısacık fikir alışverişi yapabilir.

Web’den örgütlenme

–          Kurulan facebook sayfalarında çok fazla şey paylaşıldığı ve bu çok verimsiz bir ortam doğurduğu için facebook üzerinden kurulan oluşumların, facebook sayfası olarak kurulması gerektiğini, forumda herkesin onayıyla seçilen bir grubun toplantı notlarını, -alınıyorsa- kararları, atölyeleri ve çalışma gruplarını duyurduğu  bir mecra haline getirmesi gerektiğini düşünüyorum. Facebook gruplarında da bir yandan paylaşımlar yapılmaya devam edilir elbette, ama paydaşların olan biteni hızlıca anlamasını sağlayacak bir mekanizma olarak sayfalar daha uygun.

–          Bundan da iyisi, her forumun kolay takip edilebilir, kullanıcı dostu bir web sitesine veya bloga sahip olması aslında. Bununla ilgilenebilecek kişiler varsa bu yol daha da olumlu bana kalırsa.

–          Forum notlarının yayınlandığı web sitesi, blog ve facebook sayfalarının koordineli olması ve her birinin kendine ulaşan notları diğerlerine de iletmesi gerekiyor. Tek bir site üzerinden gitmesini önermeyi düşündüm ama olası bir sayfa kapanması veya hacklenmesi gibi durumlara karşı yedekli gitmekte fayda var.

Siyasi Hareketler

–          Bu süreçte kaçınılmaz olarak kimi siyasi denemeler, girişimler başladı ve bunun arkası gelecektir. İlk aşamada ayrı ayrı örgütlenmeler ve toplaşmalar yaşanması doğaldır. Ancak tüm bu örgütlenmelerin çalışmalarının, zaman içinde diğerleriyle ortaklaşmak ve buluşmak üzere yapılandırılması gerekiyor. Aksi takdirde birçoğuna sempati duysam da sürekli birbirleri ile didişen -oy oranları itibarı ile söylüyorum- küçük sol partilerin kaderiyle karşı karşıya kalınacaktır.

 

 

Emre Ertegün

Twitter:[email protected]

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page