İklim Krizi

Walker sirkülasyonunun yavaşlaması – Zeynep Pelin Çeber

Walker sirkülâsyonu;  tropikal bölgelerde atmosferde meydana gelen hava akımı olayıdır.  Bu hava akım olayının sonucu, Tropikal batı ve doğu Pasifik Okyanusu’nda yüzey basıncı ve sıcaklığının değişimidir. Normalde, tropikal batı Pasifik sıcak ve yağışlı olan alçak basınç sistemi içerisinde, tropikal doğu Pasifik ise serin ve kuru olup yüksek basınç sistemindedir. Basınç değişimi doğudan batıya olduğundan yüzeydeki hava doğudan batıya taşınır, yani taşınım yüksek basınçtan alçak basınca doğrudur.

Walker sirkülâsyonu birkaç yılda bir tersine çalışır ya da yavaşlar diyebiliriz, yani basınç değişimi doğudan batıya değil de batıdan doğuya doğru olur. Basınçtaki değişiklik, rüzgar şiddeti, okyanus akıntıları, deniz yüzeyi sıcaklıkları ve yağış olaylarındaki dalgalanmalar ile yakından ilişkilidir. Eğer rüzgârlar yavaşlarsa Tropikal doğu Pasifik Okyanusu’nda Walker sirkülâsyonunun yavaşlaması sonucu, deniz yüzeyi sıcaklığı yaklaşık 4-5 C° kadar yükselir. Bu olaya İspanyolca bir kelime olan El Nino denilmiştir. El Nino İspanyolca “küçük erkek çocuk” anlamına gelir, Güney Amerika’da deniz suyunun sıcaklığındaki değişim Christmas zamanında olduğu için çocuk “Küçük İsa” yı simgelemektedir.

Walker sirkülâsyonu El Nino’nun normal akışının tersine çalışır. Yani tropikal batı Pasifik’ten batılı rüzgârlar ve deniz akıntıları ile taşınan sıcak yüzey suyu, doğu Pasifik bölgesinde deniz yüzeyi sıcaklığını arttırır, böylece orta ve doğu Pasifik’te etkili yağışlara neden olan yükselici hava hareketleri artar. O bölgedeki Deniz yüzey suyunun ısınması ve besince zengin soğuk suyun dipte kalması balık üretiminde azalmaya neden olur.

Hava olaylarının kaydedilmeye başlandığı 1877 yılından beri, El Niño her 2-5 yılda bir oluşmuştur. Fakat son 60 yılda meteorolojik gözlemlere göre Walker sirkülâsyonu yavaşlamış, El Nino ise etkisini göstermeye devam etmiştir. Bu dönemde, ekvatoral orta Pasifik’teki deniz suyu sıcaklıkları, önceki yıllara göre önemli ölçüde yükselme eğilimi göstermiştir.

Tropikal orta ve doğu Pasifik Okyanusu’ndaki yaygın Walker sirkülasyonunun yavaşlaması ve El Nino’nun olmasının etkileri, küreseldir. Ekvador, Peru, Küba ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin güneyindeki şiddetli yağışlar, çoğunlukla kuvvetli El Niño yıllarındaoluşur. Avustralya, Endonezya, Filipinler ve Güney Afrika’daki kuraklıklar da El Niño’nun izlerini taşır.

Peki bu yıl El Nino’nun etkisinin nasıl olacağına gelirsek; gelecek yaz Kuzey Amerika’nın orta kesimleri, Güney Asya, Avustralya ve Batı Afrika fazla yağış almayacak. Bu bölgelerde kuraklık, buna bağlı olarak da tarım üretiminde düşüşler yaşanacak. Özellikle Güneydoğu Asya’da azalan yağış tarıma zarar verecek. Uzun yıllardır kıtlıkla içinde olan Somali-Etiyopya-Tanzanya bölgesi yağış alacağı için buradaki sorunlar kısa süreli de olsa azalacak.

El Niño, etkileri açısından yüz yıllardır görülen küresel bir olay olarak kabul edilmektedir, fakat El Nino’nun Avrupa’daki hava olayları ve iklim üzerindeki etkisi, güney yarım kürenin tropikal iklim kuşağındaki kadar etkili ve belirgin değildir. Ama yine de ülkemize etkileri olacaktır; bu yıl özellikle kış ve ilkbahar yağışlarında beklenen bir azalma görülecektir. El Nino’nun yüzyıllardır görülmesine rağmen son yıllarda etkisinin artmış olmasının esas sebebi; mevcut sıcaklıkların zaten doğanın kabul edebileceğinin üstünde olmasıdır. İnsanoğlunun atmosferdeki karbondioksit miktarını günden güne hızlıca artırmasının beraberinde getirdiği sıcaklık artışına bir de El Nino’nun etkisini eklediğimizde doğa bu yükü daha fazla taşıyamayıp felaketlerle kendisini göstermeye başlayacaktır.

 

Zeynep Pelin Çeber

Boğaziçi Üniversitesi
İklim Değişikliği Çalışma Grubu

 

Kategori: İklim Krizi