Dış Köşe

Tohumun var mı? – Nilgül Ertekin

Dikkat, Dikkat, ALARM!..    İmdat, sesimizi duyun! Nefes alamıyoruz ve farkında olmadan yavaş yavaş ölüyoruz.

Kentleşme, modernleşme uğruna ekim alanları, bostanlar, bahçeler tek tek değil birdenbire yok olmuş, ormanlarımız sinsice katledilerek dört bir yanımız beton yığını olmuş durumda. Güneşi bol, toprağı verimli ülkemizde ormanlarımız, bitki bilimcilerin gözbebeği onbirbin bitki türümüzden iki bini, hiçbir yerde bulunmayan endemik türden bitkilerimiz ve hayvan çeşitliliğimizle, yer altı kaynaklarımızın yanı sıra tarihin derinliklerine sahibiz; ne kadar zengin ve değerli olduğumuzun biz farkında değiliz ama eller, gizli düşmanlar çok iyi farkındalar.

Anlamsız yapılaşma ile kaybettiğimiz ekim alanlarına paralel bizi yok etmeyi hedeflemiş sağlıksız kalitesiz GDO’lu ürünlerin yarattığı tehlikeyi hala kavramış ve bilincine varmış değiliz maalesef. GDO: Genetiği değiştirilmiş organizmalar; kısacası başımızdaki kara bela..

GDO’lu tarımla yetişen ürünlerle ne damak tadımız kaldı ne de keyfimiz. Hastaneler dolup taşıyor, isteksiz, huzursuz, mutsuzuz Bir yandan toprağımız zehirlenirken, atadan miras kalan tohumlarımızın genetiği farklılaşıyor ve en önemlisi farkında olmadan içten içe metabolizmamız bozuluyor. Haberimiz yok yavaş yavaş ölüyoruz.

İstanbul Tuzladaki köfteci dükkanları arasında bakliyat, yumurta, kendi eli ile yaptığı tarhana, salça, erişteyi eski tahta evinin önündeki küçük tezgahta yaz kış satış yapan Bingül Ablayı, yirmi seneden fazladır tanır ve Tuzlaya her gittiğimde ondan alış veriş yaparım. İki gün önce “ Eskiden sebze satardın neden artık getirmiyorsun” diye sordum.”Ah ah eskiden tarla, bahçe vardı, sebze de vardı. Çok özlüyorum tarlamı, bahçemi. Şimdi hiçbir şeyin tadı tuzu yok” dedi. Yüzü bir hoş, hüzünlü özlem dolu nemli bakışlarla…

Büyük şehirde doğmuş büyümüş biri olarak geçen gün bir arkadaşım sordu “Tohumun var mı ?” Aklıma ilk gelen üreme, doğum ve çocuk oldu. Sebze ve meyveyi market tezgahlarında görmeye öylesine alışmışım ki nereden gelir, nerede nasıl yetişir aklıma gelmediği gibi sorulan soruda, sebzenin meyvenin tohumu olabileceği aklıma zerre kadar gelmedi. Öylesine unutmuşum ki pencere kenarında yetiştirdiğim bana büyük huzur veren domates ve biberlerimi saksıda fideyle aldığımdan “tohum” kavramı hafızamdan silinmek üzere iken; Can dost arkadaşım, doğa sevdalısı Zeynep Şebnem Çağlayan’ın daveti üzerine gittiğim Şile-Ovacık Tohum Takas şenliğinde yalnız benim hafızam değil, birçok insanın hafızası tekrar canlandı.

2010 yılında tohum takas şenliklerinin ilkini Torbalı’da Karaot Tohum Derneği ile Ekolojik Üreticiler Derneği birlikte gerçekleştirmişler. Ege köy ve şehirlerinde başlayan tohum takas şenlikleri, İstanbul’da ilk defa Şile Belediyesi desteğinde 4 Kasım 2012 tarihinde Ovacık köyünde Karaot Tohum Derneği ve Ekolojik Üreticiler Derneği birlikteliğiyle gerçekleştirildi. Şenlikte; Tohum takası, Köylü pazarı,Müzik dinletisi, Ekmek yapımı, Geleneksel yemekler, Ebru sanatı, Sergiler ve söyleşiler yapıldı. Karaot köylüleri misafir olarak katılırken İstanbul ve Kocaeli’nden gelen yüzlerce katılımcı ile muhteşem bir şenlik gerçekleştirildi.

Ekolojik Üreticiler Derneği Başkanı Levent Gürsel Alev ile yaptığımız söyleşide;

-Neden Tohum takas şenliğini Şile Ovacık köyünde yapıyorsunuz?

-Şile’de bulunan 57 köyde tarım unutulmak üzere, Ekolojik üretim yapıldığı takdirde Şilenin tamamını ve İstanbul’un büyük bir nüfusunu besleyebilirler. Toprağın sadık bekçilerinin, emeklerinin karşılığını almalarını istiyoruz. Tohum Takas Şenlikleri ile geleneksel tohumlarını korumuş kişileri birbiri ile tanıştırıp, sebze ve meyve çeşitlerinin tohumlarını korumak çoğaltmak yaygınlaştırmak, tüketiciye sağlıklı gıdaları ulaştırmak ve bu konuda farkındalık yaratmak istiyoruz. İstanbul’da Şişli, Topkapı Merkezefendi, Zeytinburnu, Kadıköy Özgürlük Parkı, Maltepe  Altayçeşme, Kartal’da organik halk pazarları kurulmakta, her geçen gün talep artmakta ve halkımız bu konuda bilinçlenmektedir.

– Tohum nedir ?

-Tohum yaşamın kaynağıdır. Yaşamın kendini ifadesidir. Kendini yenilemesi ve özgürce çoğaltmasıdır.  Tohum özgürlüğü gıda özgürlüğünün temeli olduğu gibi insanın insanca yaşaması için sağlıklı ve gerçek gıdanın başlangıcı ve özü tohumdur.

Geleceğe miras bırakacağımız  tohumlara özgürlük diyerek, tohum takas şenliğinden sebze ve meyve tohumlarımız, tohum yerine takas yaptığımız çocuk kitaplarımız ve yeni dostlarla tanışmanın mutluluğuyla, Ovacık köylülerinin ‘her zaman gelin’ sıcak sevecen daveti ile arabamızda çıtır çıtır biberler, kıvırcıklar, domatesler, kabaklar, tarhana, eriştelerle birlikte Şile’den bilinçli, mutlu, huzurlu, hoş bir keyifle ayrıldık.

Ekolojik Üreticiler Derneği ve Karaot Tohum Derneği, ülke geleceği ve bizim sağlığımız için en önemli tohumu attılar. Pendik, Tuzla ve diğer belediyelerimizden Organik Halk pazarlarını açmalarını, Tohum Takas Şenlikleri düzenlemelerini bekliyoruz.  Bizim ise birey olarak yapabileceğimiz iki şey var. Birincisi; en yakın organik pazara giderek alışverişlerimizi oradan yapmak. İkincisi; Sağlıklı gerçek tohumu sakla.  Tohumunu getir ve  paylaş. Yüreğini getir ve yaşat. Bilincini getir ve çoğalt.

Derneklere internet sayfaları üzerinden ulaşabilirsiniz.

Sağlıcakla kalın.

Bu yazı ilk olarak pendikgazetesi.com/ da yayınlanmıştır.

 

 

Nilgül Ertekin

 

Kategori: Dış Köşe