TürkiyeDoğaManşet

Prof. Dr. Murat Türkeş: Hortumlar hem iklim değişikliğinin hem insan etkisinin sonucu 

İzmir‘in Çeşme ilçesinde, dün denizde meydana gelip karaya çıkan hortum, kenti kırdı geçti. Yetkililerin açıklamalarına göre, 16 kişi ve pekçok hayvan yaralandı, onlarca araç, ev hasar gördü, ağaçlar köklerinden söküldü, kiremitler yerlerinden fırladı. 

Balıkesir‘in Ayvalık ilçesinde de kısa süreli bir hortum etkili oldu. Hortum nedeniyle mahalledeki bazı binaların çatıları ve araçlar zarar gördü. 

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu ve TEMA Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, hortumların neden çıktığını, hangi mekanizmaların işlediği, hortum esnasında neler yapılması gerektiğini Yeşil Gazete’ye anlattı.

Yerkürenin ısınması bir etken

Hortumu “İyi gelişmiş derin bir konvektif fırtına bulutunun tabanından siklonik bir sirkülasyonla birlikte yeryüzüne ulaşan küçük ama şiddetli-derin bir alçak basınç alanının çevresinde hızla dönen bir hava sütunu” olarak tanımlayan Prof. Türkeş, daha önceleri sık görmediğimiz hortumun Türkiye’de neden görülmeye başlandığını şöyle açıkladı:

Doğal iklimsel değişmelere ek insan kaynaklı iklim değişikliğinin beklenen bir sonucu olarak Yerküre iklimi giderek daha sıcak olmaktadır . Yeryüzünün ve alt atmosferin ısınmasının önemli sonuçlarından biri, buharlaşma ve terlemenin (evapotranspirasyon) artmasıdır. Hava sıcaklığı arttıkça o hava kütlesinin nem kapasitesi, nem içeriği artar. Bu ise hidrolojik döngünün kuvvetlenmesine ve/ya da hızlanmasına, bu da gök gürültülü fırtınaların, süper hücre sistemlerinin, süper hücreler ise son 10 yıllık dönemde Türkiye’de de çok açıkça görüldüğü gibi kara ve deniz üzerinde daha fazla hortum olaylarının, gök gürültülü sağanak ve dolu fırtınalarının oluşmasına neden olmaktadır.”

İnsan etkileri de önemli bir faktör

Yaşanan hortum olaylarını insan etkilerinin de şiddetlendirdiğini hatırlatan Türkeş şunları söyledi:  

Son 30 yıllık dönemde, özellikle son 10 yılda, Türkiye’de gözlenen şiddetli hava
olayları, taşkın ve seller ile kuraklıkları -yanlış arazi kullanımı, yanlış yerleşme yer seçimleri, doğanın bozulması, özellikle ormanların ve çalılıkların yok edilmesi, fiziki coğrafyasının (ör. yüzey özelliklerinin, bitki örtüsünün, havza jeomorfolojisinin ve üst toprağın, vb.) bozulması, dere, çay vb. akarsuların, sel ve selcik yarıntılarının azalması, zayıflaması ya da ortadan kaldırılması, kentsel alanların, asfalt ve beton gibi geçirimsiz yüzeylerin su havzalarında geniş yer tutması, vb. gibi- çeşitli doğrudan ve dolaylı insan etkilerinin de şiddetlendirdiğini unutmamak gerekir.

Uygun yüzey ve yüksek atmosfer koşullarında tam gelişme olanağı bulan şiddetli bir gök gürültülü fırtına, özellikle bir ya da birden fazla hortumla birlikte geliştiğinde,
kara üzerinde çok yıkıcı ve afet boyutunda hava koşulları oluşturabilir.”

Prof. Türkeş gelecekte en fazla hortum olayının görülebileceği yerlerin Güneybatı Anadolu, Batı Akdeniz ile özellikle de Antalya Körfezi olacağını söyledi. 

Son 10 yıllık dönemde hortum olaylarının sıklığı arttı

Özellikle son on yıllık dönemde hemen her etkili hortum olayından sonra, ‘Türkiye’de giderek daha fazla hortum olayı oluşmakta’ olduğuna ilişkin çeşitli görüşler ve açıklamalar yapıldığını belirten Prof. Dr. Murat Türkeş, böyle bir yorumun yapılabilmesi için Türkiye’de gerçekleşen hortum olaylarının alansal ve zamansal değişimlerini incelemek gerektiğini söyledi ve şu noktalara değindi:

En doğru yaklaşım ise, hortum olayı sıklıklarına ilişkin zaman dizisi verilerinin alansal ve zamansal değişmelerinin istatistiksel çözümlemeleridir.

Henüz Türkiye’de bu tür ayrıntılı klimatolojik ve istatistiksel çözümlemeleri yapabilecek bir hortum veri tabanı ne yazık ki henüz yoktur. Bugünkü koşullarda, bu tür bir temel analiz ancak Şiddetli Hava Avrupa merkezinin tüm Akdeniz ve Avrupa ülkeleri için topladığı ve doğrulamasını yaptığı hortum olayları veri tabanından yararlanılarak yapılabilir.

Türkiye’de oluşan hortum olaylarının alansal dağılışı
(Türkeş, 2019 ve 2020)

Bu veri tabanına dayanarak gerçekleştirdiğimiz bir ilk çalışmada, geçen yaklaşık son 10 yıllık dönemde (Ocak 2010-Şubat 2019) gözlenen hortum sayısının, ondan önceki 10 yıllık dönemde (Ocak 2000-Aralık 2009) gerçekleşen hortum olayı sayılarından belirgin olarak daha fazla olduğunu göstermektedir. Başka bir deyişle, son 10 yıllık dönemde hortum olaylarının sıklığında önceki yıllara göre belirgin bir artış söz konusudur.

Çözümleme sonuçları incelendiğinde, başka bir dikkat çekici durumun varlığı da göze çarpmaktadır. Bu ise asıl olarak son 10 yıllık dönemde daha önce hiç hortum olayı kaydı olmayan Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu bölümlerinde artık hortum olaylarının oluşmakta oluşudur.”

‘Hem iklim krizinin hem insanın etkisi’

Murat Türkeş, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin büyük bölümünde, daha fazla ve şiddetli yağış, gök gürültülü fırtına ve hortum olayının görüleceğini söyledi:

Tüm bu olanlar hem iklimin tüm alan ve zaman ölçeklerindeki kendi değişkenliğinin ve insanın küresel iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkilerinin, hem de insanın yerel ve bölgesel iklimler, jeomorfoloji (eğim, eğimin şekli, yamaç ve toprak kararlılığı, vb.), bitki örtüsü, etkili yağış (buharlaşma-terleme, toprağa sızma ve yüzey akışı arasındaki denge), hidroloji ve hidrolojik ağ deseni (sıklığı, biçimi, rölyef enerjisi, vb.) üzerindeki olumsuz etkilerinin sonuçlarıdır.

Model çalışmaları da gelecekte iklimimizin dünyanın birçok bölgesinde yüksek olasılıkla daha fazla değişken (oynak) olacağını gösteriyor. Değişkenliğin artması ise, özellikle Akdeniz Havzası ve Türkiye’nin büyük bölümünde, daha fazla ve şiddetli yağış, gök gürültülü fırtına ve hortum olayı, daha fazla ve şiddetli sel, taşkın ve kütle hareketi, daha fazla ve şiddetli sıcak hava dalgası, kuraklık ve orman yangını ile karşı karşıya kalacağımız anlamına geliyor.”

Hortum esnasında ne yapılmalı?

Hortum sırasında neler yapmak gerektiğine de değinen Prof. Dr. Türkeş, hortumun ilerleme ve sapma yönünün tersine doğru uzaklaşmak gerektiğini kaydetti:

Tüm fırtına ve gök gürültülü fırtına olaylarında yapılması gerektiği gibi, bir hortum
olayı oluştuğunda, olabildiğince hortumun ilerleme ve sapma yönünün tersine doğru olay yerinden uzaklaşmak, eğer bu yapılamıyorsa, hortumun zarar veremeyeceği sağlam yapıların camlardan uzak iç bölümlerinde saklanmak gerekir.

Eğer hortum olayı anında hortuma yakında ve açıktaysak, bir yandan hortumdan kaçmaya çalışmak bir yandan da ağaçlardan ve ahşap ya da eski çatılı ve balkonlu ev vb. yapılardan uzak durmak gerekir. Hortum ile birlikte gelişen alçak basınç ve yerel fırtına koşulları, basit çardak, ev, barınak, köy evi vb. yapıların parçalanmasına, havalanmasına, insanların havaya kaldırılmasına ya da savrulmasına da yol açabilir.

Kategori: Türkiye