Ana Sayfa Blog Sayfa 1492

Bayramın ikinci gününde de İkizdere’de çalışmalar devam ediyor

Rize‘nin İkizdere ilçesi Eskencidere Vadisi‘nde taş ocağı yapımı çalışmalarının bayram süresince durdurulacağının söylenmesine rağmen, bayramın ikinci gününde de çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor.

Zeynep Baş isimli bir yurttaş, taş ocağının yapıldığı alandan çektiği bir videoyu paylaşarak, çalışmaların devam ettiğini, güvenlik önlemlerinin de artırıldığını kaydetti.

Bölgeye girilmesine izin verilmiyor

Bölgede çalışmaların devam ettiğini öğrenen İkizdere halkının bir kısmı, çalışma yapılan alana zorla da olsa girmeyi başardı.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu da bugün çalışma yapılan bölgeye girdi. Bekaroğlu, daha önce de çalışmasını engellemek için iş makinesinin önüne oturmuştu.

Yürütmeyi durdurma talebinde bulunuldu

İkizdere Dernekleri Federasyonu tarafından yapılan paylaşımda, projenin durdurulması için bir kez daha yürütmeyi durdurma talebinde bulunulduğu ifade edildi:

Projedeki hukuksuzluklar tek tek belgelenerek bir kez daha yürütmeyi durdurma talebinde bulunduk.”

https://twitter.com/idef_ikizderere/status/1392922855420186626

Prof. Dr. Levent Akın: Koronavirüs vaka sayısında 5 binin altına ulaşmak mümkün değil

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Akın, mayıs ayı sonunda koronavirüs vaka sayısında 5 binin altına ulaşmanın mümkün olmayacağını söyledi.

Prof. Dr. Akın, normalleşmeyle birlikte vaka sayılarının yeniden 20 binli rakamlara ulaşmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Salgını kontrol altına almak için alınan 17 günlük tam kapanma kararında, koronavirüs vaka sayılarında 5 binin altına düşülmesi hedeflenmişti.

‘Kademeli açılma planı devreye sokulmalı’

HaberTürk‘ten Muharrem Sarıkaya, bugünkü köşesinde Prof. Dr. Levent Akın ile yaptığı görüşmeye yer verirken, Prof. Dr. Akın’ın bugünkü gibi yarı kapanmayla gidilirse ancak temmuz başında 5 binli rakamlara ulaşılacağını belirttiğini söyledi.

Sarıkaya, Prof. Dr. Akın’ın daha önce hazırlayıp Sağlık Bakanlığı‘na sundukları, ancak uygulanmasında sorun yaşanan kademeli açılma planının devreye konulmasını önerdiğini kaydetti.

Bu öneriye göre, kırmızı kentlerde tam kapanmaya gidilirken, mavi olan şehirlerde normalleşmeye gidilmesi gerekiyor.

Yazıda, Prof. Dr. Levent Akın’ın toplam vaka sayısından iyileşen ve ölenlerin sayısı çıktığında geriye kalan aktif vaka sayısının 300 bini aştığı ülkede normalleşmeden söz edilemeyeceğini söylediği ve “Bir yandan gösteri, diğer yandan şampiyonluk kutlaması için sokağa gidişle 5 binli rakamlara ancak Temmuz başında ineriz” ifadelerini kullandığı belirtildi.

ABD, aşıları tamamlanmış kişilerin maske takma zorunluluğunu gevşettiğini duyurdu

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) koronavirüs aşıları tamamlanmış kişilerin maske takma zorunluluğunu gevşettiğini açıkladı.

Buna göre, aşı olan kişiler birçok kapalı mekanda ve dışarıdaki kalabalık ortamlarda maske takmak zorunda değil. Ayrıca, aşı olanlara sosyal mesafe kuralı da kalkmış oldu.

Toplu taşımada maske takılacak

CDC, toplu taşıma gibi kalabalık kapalı ortamlarda maske takılması gerekeceğinin de altını çizdi.

CDC Direktörü Rochelle Walensky, “Biraz normallik duygusuna geri dönebilmek için, bu an için hepimiz özlem duyduk” ifadelerini kullandı.

ABD’de koronavirüs vaka sayıları eylül ayından beri en düşük seviyede. Ölüm sayıları da nisan 2020’den bu yana en düşük seviyede bulunuyor.

ABD Başkanı Joe Biden konuyla ilgili, “Bugün Amerika için harika bir gün” derken, Biden ve ekibi, açıklamanın yapıldığı Beyaz Saray’daki toplantıya da maskesiz katıldı.

‘Aktivitelere katılabilecekler’

Rochelle Walensky, aşılanması tamamlanan bireylerin kapalı ve açık mekanlardaki aktivitelere maske-mesafe kuralına gerek kalmadan katılabileceklerini söyledi:

Aşılanması tamamlanan bireyler kapalı ve açık mekanlardaki küçük veya büyük aktivitelere katılabilecek ve maske takması veya mesafe kuralına uyması gerekmeyecek.

Eğer aşılamanız tamamlandıysa salgın nedeniyle yapmaya ara vermek durumunda kaldığınız şeyleri tekrar yapabilirsiniz.”

Ülkede, şimdiye kadar nüfusun yaklaşık yüzde 47’sine (154 milyon) en az bir doz aşı yapıldı. 119 milyon kişinin de aşılanmasının tamamlandığı belirtiliyor.

Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu: İklim krizi ve kuraklık hayatlarımıza yeni normaller getirecek

Meteoroloji‘nin nisan ayındaki kuraklık ve sıcaklık raporunda yer alan verilere göre, Türkiye’de Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Ege’nin güney kesimlerinde şiddetli, çok şiddetli ve olağanüstü kuraklık görüldü.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, küresel iklim krizi ve kuraklık sorununun aynı pandemide olduğu gibi hayatlarımıza yeni normaller getireceğini söyledi.

‘Beklenenin ötesinde kuraklık yaşanacak’

BirGün‘de yer alan habere göre, Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, kuraklık sorununun özellikle 2030 yılından sonra en üst seviyeye ulaşacağını tahmin ettiğini, ancak şu anki durumun bu sürecin hızla yaşanacağını gösterdiğini ifade etti:

Beklenenin çok daha ötesinde kuraklıkta yaşanacak. Kuraklık sorunu yaşayacağız ama 2030’dan sonra pik seviyelere çıkacağını düşünüyordum.

Ama görünen tablo bugünden bunları beklenenin ötesinde hızla bu süreci yaşayacağımızı bize işaret ediyor. Van Gölü’nün bu mevsimde yağışlar ve eriyen kar suları ile maksimum seviyede olması gerekiyordu fakat şu anda kıyılarda durum tam tersi. Geriye doğru çekilme devam ediyor. Bu bize buharlaşmanın boyutunu gösteriyor. Van Gölü’nde ki bu taşlar normalde bu aylarda sular altında kalırdı. Maalesef şu anda görebiliyoruz.”

‘Hayatımıza yeni normaller sokacak’

Prof. Dr. Alaeddinoğlu, bundan sonra yaşanacak sürecin ve kuraklığın hayatlarımıza yeni normaller sokacağını kaydetti:

Su ile ilgili hayatımızda karşılaşacağımız şeyler var. Bundan sonra yaşanacak süreç ve kuraklık hayatımızda yeni normaller sokacak. Yani içme ve kullanma suyunun kullanımı, yağış ile ilgili çok şeyin değişeceğini düşünüyorum. Kuraklığın hayatımızda değişikliğe neden olacağını ve sadece bölge için değil tüm dünya için böyle olacak.”

Tartışmalara yol açan ‘Ben aşılıyım’ videosu tepkiler üzerine kaldırıldı

Kültür ve Turizm Bakanlığı‘na ait “Go Türkiye” isimli hesaptan yayınlanan ve turistleri Türkiye’ye davet etmek için çekilen video, gelen tepkiler üzerine kaldırıldı.

Reklam videosunda turizm sektöründe çalışan kişilerin maskelerinde “Keyfini çıkarın, ben aşılıyım” yazıyordu.

Videoda, “Hijyenik oteller ve aşılı personeller! Biz diyoruz ki: Turizmde çifte güven! Gelin ve keyfini çıkarın. İçiniz rahat olsun” ifadeleri de yer alıyordu.

Bu içeriğe, özellikle sosyal medyadan büyük tepki yağdı.

Muhalefetten sert tepki

Yayınlanan videoya tepki gösteren isimlerden biri olan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından şu mesajı yayımladı:

Bayramı da milletimize zehir etmeyi başardınız. Kendi milletini aşağılayan bir bakanlığımız da oldu en sonunda! Turizm sektörünün bu gelirlere ihtiyacı var. Arada sırada liyakatlı birileriyle çalışsanız çok iyi olurdu.”

‘Yazıklar olsun’

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak, videoyla ilgili, “Pandemide sadece çile ve zorluk çektirdiğiniz bu aziz millete, şimdi de utanmadan bunu yaptınız. Yazıklar olsun” dedi.

‘Vatandaşını aşağılayarak ülke yönetilmez’

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise tepkisini şöyle dile getirdi:

Kendi vatandaşını bu kadar değersiz gören bir iktidarı hak etmiyoruz.

Bu milleti aşısız bıraktılar. Turizm sektörü de dahil tüm ülkeyi batırdılar.

Algı yönetimi için yine tweet sildiler ama video her yerde dolaşımda.

Vatandaşını aşağılayarak, kandırarak ülke yönetilmez.”

Art arda gelen tepkilerin ardından Bakanlık geri adım atarak videoyu hesaptan kaldırdı.

Bakanın açıklaması da tepki çekmişti

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, turizm sektöründe görev yapanların aşılanmasına ilişkin geçen hafta bir açıklama yapmış, bu açıklama da tepki toplamıştı. Çavuşoğlu’nun açıklaması şöyleydi:

Aşılama konusunda özellikle turizm bölgelerine ağırlık verdiğimiz gibi tüm turizm çalışanlarını, otellerde, restoranlarda, şoförler, havaalanlarında çalışanlar, aynı şekilde tur rehberleri dahil turistin görebileceği herkesi Mayıs sonuna kadar aşılayacağız ki bu anlamda da tedbirlerimizi alalım. “

İsrail Gazze’yi karadan ve havadan vuruyor: Can kaybı 119’a yükseldi

İsrail ve Filistin arasındaki gerilim artarak devam ederken, İsrail Savunma Kuvvetleri‘ne bağlı hava ve kara birliklerinin Gazze’ye saldırıları gece boyunca devam etti.

Gece saatlerinde önce ordu sözcüsü tarafından “Gazze’ye girildi” açıklaması yapıldı, ancak daha sonra bundan geri adım atıldı. İsrail, karadan topçu atışlarıyla gece boyu ve bugün Gazze’ye saldırılarını sürdürüyor. İsrail basını, orduyu basını Gazze’ye kara operasyonu konusunda yanlış bilgilendirmekle eleştirdi.

Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Gazze‘ye yönelik saldırılarında can kaybının 119’a yükseldiğini, 830 kişinin de yaralandığını açıkladı. Hayatını kaybedenlerden 28’i ise çocuk.

‘Son söz henüz söylenmedi’

Operasyona ilişkin açıklamalarda bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, şunları ifade etti:

Hamas’a çok ağır bir bedel ödeteceğimizi söyledim, bunu yapıyoruz ve büyük bir güçle devam edeceğiz. Son söz henüz söylenmedi ve bu operasyon gerektiği sürece devam edecek.”

Hamas 100 roketle karşılık verdi

Hamas da İsrail’de birçok kente 100 roket attığını duyurdu.

Hamas’ın bir kolu olan El Kassam Tugayları, Aşdod ve Aşkelon şehirlerinin bombalandığını duyurdu ve “El Kassam Tugayları, İsrail ordusunun sivilleri ve evleri hedef almasına, çocukların ve kadınların öldürülmesine yanıt olarak Aşdod ve Aşkelon şehirlerine 100 füzeyle büyük bir füze saldırısı başlattı” açıklamasında bulundu.

İsrail’in Filistin’in Beyt Hanun kentine ve Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yer alan Umm Al-Nasr köyüne düzenlediği saldırılar sonucu birçok evin hasar gördüğü kaydedilirken, bölgedeki sivillerin evlerini terk etmek zorunda kaldıkları da belirtildi.

Bölgede daha önce bir çocuk hayatını kaybetmiş, 15 kişi de yaralanmıştı.

Lübnan’dan roket saldırısı

Öte yandan, Lübnan‘ın İsrail’e roket saldırısı düzenlediği duyuruldu.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, Güney Lübnan’da İsrail’in kuzeyine üç roket atıldığı, roketlerin boş alana düştüğü söylendi.

İsrail medyasına yansıyan haberlere göre, roket saldırısında hava savunma sistemleri devreye girmedi ve bölgede sirenler çalmadı.

İsrail’e atılan roketlerin kaynağı belirsizliğini koruyor.

Polonya uçuşları askıya aldı

Polonya ulusal havayolu şirketi LOT, Tel Aviv uçuşlarını askıya aldığını açıkladı. Şirket bu kararı için son günlerde İsrail ve Gazze Şeridi’nde yaşanan olayları gerekçe gösterdi.

LOT, haftada üç kez Varşova-Tel Aviv seferini düzenliyordu.

LOT Basın Sözcüsü Krzysztof Moczulski, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

Bugünkü uçuş dahil Tel Aviv’e gerçekleştirilecek tüm uçuşlarımızı askıya aldık. Uçuşların yeniden açılması İsrail’deki durumun gidişatına bağlı. Her seferinde güvenlik analizi yapıp kararlarımızı bu doğrultuda alacağız. Ancak önümüzdeki birkaç gün içerisinde Tel Aviv’e uçmayacağımızı varsayıyorum.”

BM Güvenlik Konseyi pazar günü toplanacak

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield, BM Güvenlik Konseyi’nin pazar günü İsrail ve Gazze’deki durumu görüşmek üzere toplanacağını söyledi.

ABD, çatışmalar nedeniyle vatandaşlarını İsrail’e seyahat etmemeleri konusunda da uyardı.

Diyarbakır’ın ‘karpuzda çocuk’ ve ‘tatlıcı’ heykelleri kaldırıldı

Kayyım yönetimindeki Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Yonca Kavşağı’ndaki alana yerleştirilen ve çok fazla eleştiri alan iki heykelin kaldırıldığı bilgisini paylaştı.

Karpuz içinde çocuk ve tatlıcı figürleri olan heykeller birçok kişi tarafından “zevk yoksunu” olarak değerlendirilirken CHP ve DEVA partileri il başkanları da bu heykeller için yapılan israfı eleştirmişti.

‘O rakam sadece heykeller için değil’

Belediyenin açıklamasında, heykellere 4 milyon 412 bin 835 lira ödendiği iddiasının “yalan ve iftira” olduğu belirtildi.

Açıklamada bu bedelin drenaj hatları, su depoları, çimlendirme, ağaçlandırma, çalı ekimi gibi işlerin tamamını içeren ihalenin tutarı olduğu belirtildi.

‘Ürünler yenilenecek’

Heykellerin gelen eleştirilerin değerlendirildikten sonra kaldırılmaya karar verildiği aktarılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Alana yerleştirilen iki maket hakkında yapılan eleştiriler, Valimiz Münir Karaloğlu’nun talimatıyla belediyemizin ilgili birimlerince değerlendirilmiş, maketler bulundukları yerden kaldırılmıştır. Maket yapımcısı, eleştirileri dikkate alacak şekilde ürünlerini yenileyecek, ilgili birimlerin onayıyla belediyemize teslim edecektir. Duyarlılık ve yapıcı eleştirileri için Diyarbakır kamuoyuna teşekkür ediyoruz.”

Düşük gelirli kentlerde ağaç sayısı daha az, sıcaklıklar daha yüksek

Ağaçlar oksijen üretme ve havadan kirletici maddeleri emme konusunda oldukça etkili. Ancak özellikle kentsel alanlarda yer alan ağaçların çevreye ve sağlığa etkileri bununla sınırlı değil.

Çevrelerinden çok daha sıcak olan şehirlerde ağaçlar ihtiyaç duyulan soğumayı sağlıyor. Aynı zamanda su akışını düzenlemeye ve erozyonu önlemeye yardımcı oluyor. Araştırmalar kent ağaçlarının daha iyi kalp ve akciğer sağlığı ile akıl sağlığı ile bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Ancak araştırmalar aynı zamanda kentsel ağaç örtüsünün eşitsiz bir şekilde dağıldığını, düşük gelirli ve azınlık topluluklarının yaşadığı bölgelerde, zengin muhitlere kıyasla daha az ağaç olduğunu ortaya koyuyor.

Ortalamadan 1,5 derece daha sıcak

Durumun böyle olup olmadığını görmek için Virginia’da yer alan The Nature Conservancy’den Robert McDonald ve meslektaşları, ABD’deki toplamda 167 milyon insana ev sahipliği yapan 5 bin 723 şehir, kasaba ve köyde ağaç örtüsünün ve kentsel sıcaklıkların gelire göre ne kadar değiştiğini inceledi.

Ağaç örtüsünü incelemek için uydu görüntülerinden faydalanan araştırmacılar düşük gelirli yerleşim yerlerinin ortalama olarak yüzde 15,3 daha az ağaç örtüsüne sahip olduğunu saptadı. Ve bu yerler ortalamadan 1,5 derece daha sıcaktı.

Öte yandan birçok bölgede bu farklıklar daha da belirginleşiyor. Araştırmacılar ABD’nin Kuzeydoğu’sunda düşük gelirli bölgelerin yüzde 30 daha az ağaca sahip olduğunu, sıcaklıkların ise 4 derece fazla olduğunu ortaya koydu.

İkizdere’de Cengiz bayram dinlemedi: Çalışmaları bölge halkı durdurdu

Rize‘nin İkizdere ilçesinde yer alan Eskencidere Vadisi‘nde Cengiz Holding tarafından açılmak istenen taş ocağının çalışmaları bayram gününde de devam etti.

Bayramın ilk gününde çalışmayacaklarını söylemelerine rağmen iş makinelerinin çalışmasına bölge halkı tepki gösterdi. İnşaat alanına giden köylüler iş makinelerinin önüne oturarak çalışmayı engelledi.

https://twitter.com/idef_ikizderere/status/1392782660913750019

‘Bu ne acele Cengiz?’

Şirket tarafından yerleştirilen ve inşaat alanına açılan demir kapıdan yalnızca milletvekillerinin geçişine izin verildiği için halk alana patikaları aşarak gitmek zorunda kaldı.

İkizdere Dernekler Federasyonu (İDEF) tarafından yapılan açıklamada “Patikaları aştık geldik. İş makinesinin önünde oturduk. Bu makine çalışmayacak” ifadeleri kullanıldı.

Yapılan başka bir paylaşımda ise “Bayram sabahına iş makineleri ile girdik Bayramda çalışmayacaklarını söylemişlerdi, ama vadiyi yok etmeye karlılar. Bu ne acele Cengiz?” diye soruldu.

 

Yeni araştırma: İnsan kaynaklı karbon emisyonları stratosfer tabakasını daraltıyor

Yapılan yeni bir çalışma insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının stratosferi daralttığını ortaya koydu. Bu değişim uydu işlemlerini, GPS navigasyon sistemini ve radyo iletişimini de etkileme potansiyeline sahip.

Araştırmacılar, atmosfer tabakasının kalınlığının 1980’lerden bu yana 400 metre daraldığını saptadı. Emisyonlarda büyük kesintiler olmazsa 2080 yılına kadar yaklaşık bir kilometre daha incelme yaşanması muhtemel.

İnsanın gezegen üzerindeki yıkıcı etkisi

The Guardian’dan Damian Carrington’ın haberine göre bu çalışma insanların gezegen üzerindeki yıkıcı etkisini gösteren en son keşif. Nisan ayında yayınlanan başka bir çalışmada ise muazzam miktarlardaki buzulların erimesiyle dünyanın ağırlığının değiştiğini ve ekseninin kaydığını ortaya koymuştu.

Stratosfer tabakası Dünya yüzeyinin yaklaşık 20 ile 60 kilometre yukarısında yer alıyor. Altında ise insanların yaşadığı troposfer tabakası var. Burada karbondioksit havayı ısıtıp genişletiyor. Böylece stratosferin alt sınırı yukarıya itiliyor. Ancak bunlara ek olarak karbondioksit stratosfere girdiğinde havayı soğutarak büzülmesine neden oluyor.

60 km yukarıyı bile etkiliyoruz

Araştırma ekibinin bir parçası olan İspanya Ourense’deki Vigo Üniversitesi’nden Juan Añel‘e göre küçülen stratosfer, iklim acil durumunun ve insanlığın şu anda uyguladığı gezegensel ölçekte etkinin keskin bir işareti.

Çalışma sonuçlarını “şok edici” olarak niteleyen Añel “Bu sonuç, atmosferin 60 kilometre uzağına kadar etki ettiğimizi gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Daralma sebebi Ozon tabakası zannediliyordu

Bilim insanları karbon emisyonları arttıkça troposferin de yükseldiğini biliyorlar ve stratosferin de küçüldüğünü varsayıyorlardı. Ancak yeni çalışma bunu kanıtlayan ilk çalışma ve en azından uydu verilerinin toplandığı 1980’lerden beri dünya çapında daralma olduğunu gösteriyor.

Güneşten gelen UV ışınlarını emen ozon tabakası da stratosferde yer alıyor. Bu sebeple araştırmacılar son yıllarda ozondaki kayıpların küçülmenin nedeni olabileceğini düşünmüşlerdi.

Ancak Environmental Research Letters’da yayınlanan yeni çalışma gösteriyor ki stratosferin sürekli daralmasının arkasındaki sebep ozon değil karbondioksit miktarındaki artış.

Araştırmacılar “Uydu yörüngelerini, yörünge yaşam sürelerini ve geri kazanımları […] radyo dalgalarının yayılmasını ve nihayetinde Küresel Konumlandırma Sisteminin ve diğer uzay tabanlı seyir sistemlerinin genel performansını etkileyebilir” tespitinde bulunuyor.