Hafta SonuKültür-SanatManşet

[FotoÖykü] Reyhan – Fatma Nuran Avcı

Reyhan,

Bu mektubu daha önce yazmak vardı kardeşim. Hayırlı olsun, demek vardı ya. Elim ancak kalemi kâğıdı buldu. Haber alamayınca sana darıldım, öfkelendim sandın belki. Yalanım yok Reyhan, rıza almadan yaptığın bu işe kızdım. Ama… Nasıl, dedim, bizim uslu, ağırbaşlı Reyhan nasıl yapar bunu? Hele kaçtığın adamın adını okuyunca deli oldum. O gün babamın Fevzi’ye yazdırdığı mektubu açar açmaz satırlar kara solucanlara döndü gözümde, her biri yüzüme sıçradı. Ertesi sabah makinelerin başında iplik değiştireceğim, elimi uzatıyorum, yine solucanlar geldi. Olduğum yerde sallanırken beni görmüş ustabaşı. Kulağımın dibinde bağırdı. “Bileğinden koparır atar bu canavar. Ne sandın, şaka değil. Üç ay rapor çakıp arkasından tekmeyi vururlar. Sokaklar işçi dolu.” Şimdi düşünüyorum da iyi ki de öyle demiş. Canı da, malı da öğrendim sayesinde. Dizlerimin üstüne yemek molasında anca çöküverdim. Eh, dedim içimden. Fukaralık yarımlık değil de ne? İyi etmiş bizim Reyhan. Ne var deli olacak? Adamın adını çıkardılarsa, ne malum? Parası olanın keyfi olmaz mı?  Kardeşim ne gördü babamın kapısında. Yanaklarını boyar, çeşit çeşit giyinir kuşanır. Diyeceğim dargınlık girmedi aramıza, sen merak etme kardeşim. Var gönlünce yaşa sen de. Mevlam yuvanı hayırlı eylesin.

fatmanuranavci

Gördüğün gibi oğlan büyüdü halası. Büyüyene kadar yengen çok çekti. Yaramaz, ağlak. Ben biraz da oğlanın ele avuca gelmesini, mektubun yanına belki hasret giderirsin diye bir fotoğraf koymak için de oyalandım. Aylığımdan üç beş biriktirdim. Pazar günleri sokaktan geçen seyyar fotoğrafçıyı beklemeye başladım. Adamı köşeden görünce yengene de haydi giyin, dedim. Kapının önüne oturdum, oğlan benim dizimde, yengen yanımda. Adam perdenin içine başını soktu. Ne olduğunu şaşırdım. Yengen gülüyor. Bilirsin onun gülmesini. Kaya üstünde taş oynar gibi. Kadın susmadı, durmadı bir türlü. Adam artık gidecek oldu. Bizim sokağın şekeri bu kız, nereden çıktıysa yıldırım gibi kucağıma atladı. Parmağı perdeyi gösteriyor. Bak, diyor, bak. Oğlan da gülmesin mi o ara. Beyaz takımları sırtında, ben saçımı taramışım yeni aldığım Amerikan pazarındaki tarakla. Adam da, hiç bozmayın bu pozu, deyince böyle bir hatıramız oldu Reyhan. Ne diyelim her şeyin vardır bir sebebi.

Lafı dolaştırıyorum, demeyi kendime yakıştıramıyorum ya. Ebe Anamız senin kız doğuracağını yazdırmış. Bu kadın ölse gitse kerametini söylemeden duramaz. Belki senin kulağına da gelmiştir. Sakın ha kızın olacak diye üzülme Reyhan. Bilirim erkek adam, hele kocan olacak övünmeye pek meraklıdır. Boş ver sen onu. Bak, diyen şeker kızı aklına getir o vakit. Kız çocuğu başkaymış Reyhan. Sen bundaki fikirleri bilsen şaşırıp kalırsın. Bildiğin kocakarı. Her akşam yolumu gözler. Yoruldun mu, der el kadar masum, inanır mısın? Daha yengenin ağzından çıkmamıştır böyle söz. Varsa yoksa para.

Sözün gerisi sonraya kalsın Reyhan. Mevlam eli ayağı düzünden hayırlı evlat versin, yuvanda geçimin daim olsun Reyhan. Benim bundan fazlasını yapacak gücüm yok, kusuruma bakma. Bu fotoğraf hatıra kalsın ağabeyinden sana…

NOT: Fotoğraflı kısa öykülerinizi (öykü yazarı ve fotoğrafı çeken farklı kişiler olabilir) ‘[email protected]’ adresine gönderebilirsiniz.

17-fatma-nuran-avcı

 

Öykü: Fatma Nuran Avcı

Fotoğraf: Pazar günleri sokaktan geçen seyyar fotoğrafçı

Kategori: Hafta Sonu