Masalcı İhmal Amca 105 yaşında- Ercüment Gürçay

İhmal Amca 22 Mart 1913’de Konya’da dünyaya gelmiş, yani bugün yaşasaydı 105 yaşında olacaktı. Masalcı İhmal Amca 1987’de de Moskova’da hayata veda etti.

Çocuklar için masal tadında hikayeler yazmaya Nazım’ın önerisiyle başlamış. İlk kitabı Bulgaristan’da Türkçe olarak yayımlanan Sihirli Çiçek kitabı olmuş. Sonra sırasıyla Şeytan Uçurtması, Güneşe Vurgun Çocuk, Eşek Eşekken, Boyalı Kırlangıç ve İhmal Amca kitaplarını yazmış. 1972’de Duş adlı masalı ile Türkiye’de bir ödül almış. İhmal Amca adlı kitabı Türkiye’de Cem Yayınevi tarafından basıldı.

İhmal Amca ya da gerçek adıyla Vartan İhmalyan bir komünist. Tarihi TKP’de yer alan birçok Türkiyeli gayri müslim komünistten bir tanesi. 1933’de, henüz 20 yaşında arkadaşı Rasih Gürhan aracılığıyla Nazım’la tanışmış ve TKP’ye girmiş. Das Kapital’i İngilizce çevirisinden okumuş.

Konya’da doğan İhmalyan, ailesiyle birlikte 6 yaşında İstanbul’a gelmiş. Yoksullukla geçen bir çocukluk yaşamış. İstanbul Kadıköy Lisesi’ni bitirmiş. O yıllarda masallar yazmaya başlamış. Tezgâhtarlık, gömlekçilik, düzeltmenlik, desinatörlük vb. gibi birçok işte çalışmış. Sonra varlıklı bir aile dostunun desteğiyle Robert Koleji Yüksek Okulu’nda inşaat mühendisliği eğitimi almış. Ardından Güzel Sanatlar Akademisi’nde mimarlık eğitimi almaya başlamış. 2. Dünya Savaşı yıllarında, 1937’de mimarlık eğitimi sırasında askere alınmış. 1937-1939 arasından askerliğini Denizli- Çivril’de ‘taş kırıcısı’ olarak yapmış.

Robert Koleji’nden mezun olduğu yıl, 1944’de tutuklanıp Sirkeci’de Sansaryan Han’da yargılanmış. 1946’da tekrar Sansaryan Han’a konuk edilmiş ve 3 ay burada yatmış. Sonra yurt dışı macerası başlamış.

Ressam ağabeyi Jak İhmalyan ve Vartan İhmalyan

Eşi Sona ile birlikte Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne geçmek düşüncesiyle 1948’de Paris’e gitmiş, ancak Paris’e vardığında göçün durdurulduğunu öğrenmiş. Sekiz yıl Fransa’da yaşamak zorunda kalmış. 1956’da Türkiye Komünist Partisi tarafından Budapeşte Radyosu Türkçe bölümüne gönderilmiş. Macaristan’da karşı-devrim yapılması üzerine Çekoslovakya’ya sığınmış. Prag’da Nâzım Hikmet ile yeniden karşılaşmışlar ve dostlukları devam etmiş.

Vartan, Nazım, Jak, Sona ve Mari, Varşova, 1958

Onun aracılığı ile Varşova’ya atanmış. Varşova Radyosu Türkçe bölümün kapanınca Pekin Radyosu Türkçe servisinde çalışmak üzere Polonya’dan Çin’e gönderilmiş. Orada Nazım’ın Si-Ya-U’su ile tanışır. Çin-Sovyet anlaşmazlığı üzerine 1961’de Çin’den ayrılıp Moskova’ya gelmiş ve Moskova Radyosu Türkçe Servisi’nde çalışmış. İhmalyan’ın 1913’de Konya’da başlayan yaşam yolculuğu 1987’de Moskova’da sonlanmış.

İhmalyan’ın adını ilk kez 1985 yılında duydum. O yıl Kumkapı’da, TKP’nin 1970’li yılların ikinci yarısında kurduğu birçok halk kooperatifinden birisi olan Kumkapı Halk Tüketim Kooperatifi’nde çalışmaya başlamıştım. Son kalan 2-3 yerel kooperatiften birisiydi ve TBKP’nin kuruluşunu takip eden günlerde, 1990’lı yılların başlarında o da diğerleri gibi işlevini tamamlayarak tarihin sayfaları arasında yerini almıştı.

Orada bir başka Türkiyeli gayri müslim komünistle, Sarkis Çerkezyan’la tanışmıştım. Tüm TKP’lilerin ustasıydı. Marangozdu. SBKP’nin marangozu Halturin gibi o da TKP’nin marangozuydu. Usta ile aramızdan ayrıldığı 3 Ağustos 2009’a kadar uzun yıllar birlikte oldum. Benim için hayatımın en güzel günleriydi diyebilirim.

1980’lerin sonları Sovyet sisteminin de değişim sancılarıyla sarsıldığı günlerdi. Uzun yıllar emek verdiği partisi TKP de yer altından yasal siyasete doğru eviriliyordu. Yurt dışından geri dönüşler başlamıştı. Ustamın bu dönüşümü kabul etmesi pek de kolay olmadı. Partinin o günlerde önderliğini yapan isimler onun çocukları gibiydi. Onları da anlamaya çaba gösteriyordu ve bu dönüşümü pek gönüllü olmasa da desteklemekten geri durmuyordu.

Ayakta Aram Pehlivanyan, Dr. Hayk Açıkgöz, Jak İhmalyan

Türkiyeli Ermeni TKP’lilerin isimlerini de ilk kez ustadan duymuştum:  Aram Pehlivanyan, Barkev Şamikyan, Hayk Açıkgöz, Jak ve Vartan İhmalyan…

1989 yılıydı. Vartan İhmalyan’ın hayatı, Mete Tuncay’ın yazımıyla “Bir Yaşamın Öyküsü” başlığıyla Cem Yayınevi tarafından yayımlanmıştı. Ustayla bir hafta sonu oturup kitabı okumuştuk. Daha doğrusu ben okumuştum o da dinlemişti. Yaşarken tanışmamışlar. İhmalyan’ın TKP’ye eleştirel bakışı da ustanın pek hoşuna gitmemişti. Usta inançlı bir komünistti ve sağ olsun partinin eleştirilmesi ona bayağı uzak bir tutumdu. “Kitabı o yazmamıştır” dedi önce. “Birisi dinlemiştir, sonra oturup kendince bir derleme yazmıştır!” Kitabın tarzının dedikoduya kayan bir dili vardı ona göre ve eski partili kuşakların birbiri ardından bu tür yakıştırmalarla konuşmasının aşılamayan bir hastalık olduğundan dem vurmuştu. Sonra pek üzerinde durmadık. Uzun yıllar uğruna mücadele ettiği değerlerin birkaç yıl içerisinde yerle bir olmasının onun için ne anlama geldiğini tahmin edebiliyorum. 93 yıllık hayatını, geride bizler için paha biçilmez değerler bırakarak 3 Ağustos 2009’da tamamladı. Ustamın ruhu şad olsun.

İhmal Amca’nın masal tadında hikayeleri bugün ve daima, özellikle çocukların hayal dünyalarında ve gerçek yaşamlarında güzel duygulara, insani erdemlere yer açmaya devam ederler.

Ercüment Gürçay