[Babil’den Sonra] İyi müziğin yeni adresi: Sofar Sounds İstanbul

Epey zamandır tıpkı İstanbul’un itiş-kakış sokaklarından uzakta olduğum gibi kalabalık konser salonlarından, sinemalarından da uzaktayım. Artık küçük arkadaş gruplarıyla evde müzik dinlemeyi, film izlemeyi daha çok tercih ediyorum. Belki oturduğum semtin kent merkezine uzaklığı, ekonomik nedenler bunu da beraberinde getiriyor, bilemiyorum, ama nedeni her ne olursa olsun çevremde de böyle bir eğilimin varlığını gözlemliyorum. Hemen çoğu insanda bu ve benzeri daha steril bir hayata doğru gelişen meyil var.

Dünyadaki Sofar Sounds kentleri

Sofar (Songs From A Room) Sounds dünyadaki benzeri bir tüketici davranışının, kültür-sanata yaklaşımın, geleneksel konser ortamının itiş kakışından, gürültüsünden sıkılıp “Başka bir konser mümkün” deyip, yerel sesleri küresel arenada duyurmak için kurucuları tarafından geliştirilen yeni bir yöntem olarak, önce Londra ve New York’ta ortaya çıkan ve bugün dünyanın 270’den fazla kentinde gerçekleştirilen, küresel alternatif-interaktif bir müzik hareketi.

Bu projeyi Gezi eylemleri öncesinde Türkiye’ye taşımaya çalışan Eda Demir reklamcılık okuduktan sonra Berklee College of Music’te ‘Music Business’ eğitimi almış. Reklam ajansları, trend danışmanlık şirketleri ve dijital medya ajanslarında çalışmış. Bir trend şirketinde reklam, kültür-sanat, pazarlama, tasarım gibi alanlarda dünyada ne olup bittiğini takip edip, markalara bunları raporlama esnasında Sofar Sounds ile tanışmış. Araya Gezi olaylarının girmesiyle bu düşünü bir süre ertelemek zorunda kalmış. O da sokak eylemlerine katılmış. Gezi sonrası sokaklardan evlere, mahalle forumlarına dönüldüğü günlerde 2009’da projeye Moda’da bir evde yapılan konserle başlamışlar.

Kısa zamanda Türkiye’nin en çok bilinen birkaç müzik projesinden birisi hâline gelen Sofar Sounds İstanbul dinletileri 9 kişilik bir ekip tarafından gerçekleştiriliyor. Teknik ekipte 3 görüntü elemanı, 2 sesçi, 1 de fotoğrafçı var. Ekibin diğer 3 üyesi de basın, sosyal medya, ev içinde şişe toplama, evi temizleme gibi işleri üstleniyor.

Konser katılımcılarından bir ücret alınmıyor. Zaman zaman sponsorlar bulunuyor ve teknik-lojistik masraflar karşılanmaya çalışılıyor.

Sofar Sounds İstanbul müzisyenleri de bu konserlerden herhangi bir ücret almıyorlar. Konserlerin video kayıtları yapılıyor. Bu kayıtlar iki işe yarıyor: Müzisyenler, Sofar Sounds’un Youtube kanalına yüklenen videolar aracılığıyla dünyanın diğer yerlerindeki yüzbinlerce müziksevere de ulaşabiliyorlar. Konserlere izleyici olarak katılım başvurusu yapan ve binlerce başvuru arasından seçilip katılma şansı bulamayanlar için de konserleri videoları aracılığıyla izleme şansı doğuyor. Ben de birçok Sofar müzisyenini ilk kez bu videolar aracılığıyla tanıma şansını yakaladım.

Bu buluşmalar sıradan bir ev partisi gibi olmuyor, gerçek bir konser organizasyonu yapılıyor. Önce ağırlıklı olarak hâkim müzik piyasasından bağımsız müzik yapan, kendi bestelerini çalan-söyleyen müzisyenler bulunuyor. Müzisyenlerin kendi bestelerini yapıyor olmaları da tek başına yetmiyor. Bu müzisyenlerin iyi müzik yapıyor olmaları da gerekiyor. Bu beğenide kesin bir formül yok. Burada seçici grubun hisleri belirleyici oluyor. Organizasyonu yapan ekip herkese açık bir iletişim ağı üzerinden başvuran çok sayıda müzisyeni adil karar verebilmek kaygısıyla defalarca dinliyorlar. Emin olamadıkları zaman bir başka bestesini daha istiyorlar. Her konser için 3 müzisyen veya grup seçiliyor.

Sonra 60-70 kişinin müzik dinleyebileceği bir salonu olan, kent merkezine yakın bir ev bulunuyor. Komşulardan gereken izin ev sahibince alınıyor. Her ay evini bu konserlere açmak için çok sayıda baş vuru yapılıyormuş.

Her ay İstanbul’da bir kez yapılan konserlere dinleyici olarak başvuranların sayısının 3000 civarında olduğu söyleniyor. Sofar İstanbul dünyada en çok kayıtlı takipçisi olan ve en çok rezervasyon talebi alan Sofar olma unvanına sahip bir organizasyon.

Konsere katılacak izleyicilerin seçiminde de Sofar Sounds’ın dünya genelinde kullanılan sofarsounds.com adresi kullanılıyor. Bu adrese girdiğinizde şehir seçebiliyorsunuz. İstanbul’a tıkladığınız zaman konser tarihini görebiliyor ve tıklayarak rezervasyon yaptırabiliyorsunuz. Başvurular alınıyor ve adil şekilde kura çeken bir web sitesine bütün hepsi giriliyor. 30 isim kurayla belirleniyor ve bu isimlere konserden bir gün önce “Yarın şu saatte, şu evde ol ama kimseye de söyleme, şu gruplar, şu müzisyenler çalacak…” notunu içeren bir davetiye gönderiliyor. Davetiyede yanınızda bir kişi ile gelebilirsiniz de deniyor ve 60 kişi bu şekilde tamamlanmış oluyor.

Sonra konser günü konserin yapılacağı evin salonu düzenleniyor, bir köşeye sahne kuruluyor, müzisyen ses sistemi ile çalmak istiyorsa ses sistemi kuruluyor ve video çekimi için kameralar yerleştiriliyor.

Katılımcılardan istenen konser saatinden önce gelmeleri ve iki- iki buçuk saat süren konser sırasında da müziğe ve müzisyene saygılı olmaları. Bir şey yemek, konuşmak, mesajlaşmak yasak. Sadece nefes alabiliyorsunuz!

Konserler her ay 1 kez İstanbul’da yapılıyor. Ankara’da ve Eskişehir’de bir kez yapılmış. Anadolu kentlerinden de çok sayıda teklif geliyormuş ama müzisyenlerin, teknik ekipmanların uzak kentlere taşınması bir problem. Bir de organizasyonun bence de geçerli bir nedeni daha var: Bu konserlere İstanbul’dan müzisyenler götürmek yerine o kentte müzik yapan müzisyenlerle bu konserleri gerçekleştirmek ve onların sesini küresel Sofar Sounds platformuna taşımak. Eğer uygun koşullar yaratılabilirse davet aldıkları İzmir, Bursa ve Antalya gibi kentlerde de bu konserleri gerçekleştirmeyi düşünüyorlar.

Sofar Sounds İstanbul’un ilk festivali 18 Aralık 2016’da gerçekleştirildi.

Festivalin video kaydını buradan izleyebilirsiniz

Tüm dünyada olduğu gibi Sofar Sounds İstanbul’un da temel kaygısı müzisyenlerin, müziğin ve konserlerin kalitesini en yükseğe taşımak. Video kaydında en iyi kaliteyi yakalamak. Ben kendi adıma Sofar Sounds İstanbul’un her açıdan bu kaliteyi yakaladığını düşünüyorum.

Onlar sayesinde adını ilk kez duyduğum çok sayıda iyi müzik yapan iyi müzisyeni tanıyabildim. Projenin kurucularına çok teşekkür ediyorum bunun için. Bugün Yeşil Gazete’ye yazarak ve Açık Radyo’ da Sofar şarkıları çalarak çabalarına katkıda bulunmaya çalıştım

Eğer siz de Sofar Sounds İstanbul’a destek olmak isterim, evimi Sofar’a açabilirim, müzisyen olarak Sofar’da çalabilirim, konserlerine müzisyen önerebilirim, etkinliklerinde gönüllü çalışabilirim, video veya fotoğraf çekebilirim diyorsanız [email protected]  adresine yazabilirsiniz.

Sofar İstanbul etkinliklerini www.sofarsounds.com/istanbul, facebook veya twitter adreslerinden takip edebilir. Konser videolarını ise youtube adresinden izleyebilirsiniz.

 

Ercüment Gürçay

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page