Özgür tohumlar için yerel tohum takas şenlikleri – Tayfun Özkaya

Bu yazı birgun.net/ den alınmıştır

Lezzetli domates, hıyar çeşitleri ülkemizin birçok yerinde bir özlem olmak yolunda. Diğer yandan tek tipleşmiş şirket tohumları geniş bölgelerde ancak zirai ilaç, zirai gübre ile yetiştirilebilmektedir. Bunların etkisine girmiş çiftçiler bir yandan her yıl artan bir bağımlılık içine girerken, diğer yandan da hem kendilerini hem de ürünlerini sattıkları tüketicileri zehirlemektedirler. Üstelik de bu ürünler çoğunlukla daha lezzetsiz, plastik benzeri sebze ve meyvelerdir.

Bu kâbustan kurtulmak için çoktandır dünyada gayret gösterilmekte. Tohum bankaları, tohum ağları kurulmakta, yerel tohumlar saklanılmakta, değişilmektedir. Yerel tohum takas şenlikleri de bu olumlu çabalardan birisi.

Yerel tohum takas şenlikleri nerede ise bütün dünyada gerçekleşiyor. 2006 yılında yasalaşmış bulunan “Tohumculuk Kanunu” yerel tohumların ve bunlardan üretilen fidelerin satılmasını yasaklayarak çoğu yabancı olan tohum şirketlerine büyük bir destek olmuştu. Buna karşın ilk tohum takas şenliği ülkemizde İzmir Torbalı’da 2010 yılında gerçekleştirildi. O yıldan bu yana hızla yayıldı. Ancak Çankırı, Ankara, Samsun gibi bazı iller dışında bu etkinliklerin daha çok ülkemizin batısında gerçekleştirilebildiğini söyleyebiliriz. Diyarbakır gibi Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da planlanan bazı etkinlikler o bölgelerdeki ciddi sorunlar nedeniyle ne yazık ki yapılamadı. Yerel tohum takas şenliklerinde yapıldığı bölgeden gelen tohumlar takasa giriyor. İlk birkaç şenlikte yerel olarak kaybolduğu düşünülen bazı buğday çeşitleri daha uzak illerden getirilerek bu konuda deneme yapacak bilinçli az sayıdaki çiftçilere verilmişti. Bilinçli tohum ve fide yetiştiricileri memnun kaldıkları çeşitlerin bozulmamasına özen göstermektedirler. Ancak yerel çeşitlerin yayılması ve denenmesini çok kısıtlamak da anlamsızdır. Unutmayalım ki domates, biber, vb birçok Latin Amerika kaynaklı tür sadece yüzyıldan biraz daha önce ülkemizde yetiştirilmeye başlanmıştır. Bu süre içinde yerel çeşitler bile oluşmuştur.

Yerel tohumlar korunuyor

Takas şenliklerinde önemli değişimler gerçekleşiyor. En önemli amaç olan yerel tohumların kaybolmasının önüne takas şenliği yapılan her yerde dur deniyor. Zamana karşı bir yarış içindeyiz. Çünkü yerel tohumu saklayanlar genellikle yaşlı kadınlar. Ancak bu yaşlı kadınlar ölüp giderse birçoğunun tohum hazinelerini devredecekleri gençler ya yoklar ya da kentlerde oturuyorlar ve bu işin önemini anlamamış bulunuyorlar. Böyle bir durumda bezlere sarılı bu değerli tohumların çoğunun çöpe gitmesi kaçınılmaz. Bu nedenle bu koruma kısa bir süre içinde bütün Türkiye düzeyinde gerçekleşmeli. Manisa’nın bir köyünde yapılan takas şenliğinde o köyde yaşayan kadınların bir kısmının hemen şenlikte karar vererek takas masasına gittiklerini ve tohum aldıklarını gözlemiştim. Birbirlerine “artık hiç olmaz ise kendimiz için yerel tohumla tarımsal ilaçsız ve kimyasal gübresiz ürün yetiştirelim” dediklerini duydum.

Yerel tohumların kaybı gelişmiş ülkelerde yüzde doksanlar düzeyinde oldu. (FAO, 1996. State of the World Genetic Resources, Rome) Bu tohumlar bütün bir insanlığın en önemli hazinesi. Ancak ne yazık ki Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı yerel kuruluşlarının birkaç şenlikteki kısıtlı katkısı dışında bir destekleri olmadı. Hatta tohum merkezleri ve araştırma enstitüleri bildiğim bir tanesinin dışında şenliklere uğramıyorlar bile. Bakanlığın tohum ve gen merkezleri de tohumları saklamaya çalışıyorlar ancak bu çabalar hem yetersiz kalıyor hem de esas amacımız bu tohumların merkezlerde saklanması değil, üretilerek doğadaki evrime paralel geliştirilmesi ve bunların yararlarından faydalanılmasıdır.

Aleyhtarlarının komik iddiaları

Yerel tohum takas şenlikleri aleyhtarlarının en komik iddiası bu şenliklere yabancı tohum şirketi elemanlarının tohum almak için bir imkân olarak gördükleridir. Bir kere yabancı tohum şirketlerinin böyle bir yolu kullanmasına gerek yoktur. Çünkü Türkiye, Uluslararası Tarımsal Araştırma Danışma Grubu (Consultative Group on International Agricultural Research-CGIAR) denilen bir sisteme katılmıştır. Bu sistem FAO, Dünya Bankası tarafından desteklenmektedir ve kuruluşunda Rockefeller ve Ford Vakıfları önemli roller oynamıştır. Bu sistem daha çok ABD ve Avrupa ülkeleri gibi ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin yerel tohumlardan yararlanmasına yöneliktir. Bu sisteme göre yabancı bir araştırmacı ülkemizden istediği tohumdan örnek alabilmektedir. Yani bakanlık yabancılara istediği tohumu kendi eliyle vermektedir. Ayrıca Svalbard küresel tohum merkezine Türkiye bol miktarda tohum vermiştir. Diğer yandan önemli bütün yabancı tohum şirketleri Türkiye’de şirketlerini kurmuşlar, bazıları da Türk şirketlerini satın almışlardır. Kısacası bu yabancı tohum şirketleri ülkemizde çalışmaktadırlar. İstedikleri tohumu her yerden temin edebilirler. Yerel tohumlar açık sistemlerdir. Pazarda fasulye alırsanız tohumunu da almış olursunuz. Yerel tohum takas şenliklerini destekleyenler tohum şirketlerinin hegemonyasına karşı mücadele vermektedirler. Bu iddia komiklikten daha da öte bir olaydır. Tartışmaya devam edeceğiz.

Bu yazı birgun.net/ den alınmıştır

Prof. Dr. Tayfun Özkaya

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page