İklim KriziManşet

[Özel Haber] Bakanlıktan iklim için ilginç öneriler

“İklimin Sesini Dinle” videosu, iklim değişikliği konusunda ilginç tespit ve önerileriyle ilgi çekiyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇevreYönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “İklimin Sesini Dinle” adlı bilgilendirme videosunda çözüm olarak “uyum” sunuluyor. İklim değişikliğiyle mücadele ise, filmin ana temasında yer almıyor.

Bu bağlantıdan izlenebilen videoda ilginç ifade ve öneriler var.

Film, hayatımızı devam ettirmemiz için gerekli öğelerin arasında “yer altı kaynaklarımızın” da bir maden görüntüsüyle birlikte geçmesiyle başlıyor.

İklim değişikliğini anlatırken ise “dünyamız kendi doğal dengesi nedeniyle ısınıyor” diyerek şaşırtan film, “ama insanlığın payı da büyük” diyerek bir nebze de olsa rahatlatıyor.

İnsanlığın payını ise şu sözlerle açıklıyor film: “Kalkınma için fosil yakıtları tüketiyoruz. Doğal kaynakları bilinçsizce tahrip ediyoruz. Toprağı, suyu ve havayı kirletiyoruz.”

İklim değişikliğinin temel dinamiklerini anlatmaya devam eden filmde, “değişime ayak uyduramadığı için risk altında olan”lar arasında sanayi ve ticaret de sayıldıktan sonra, filmin esas “mesajı” da büyük harflerle veriliyor:

“Çözüm, iklim değişikliğine uyum sağlamak.”

Filmdeki bir başka ilginç ifade ise, “iklim değişikliğine uyum…iyi bir yönetimle (iklim değişimin yarattığı) bu etkilerden faydalanmayı içeriyor” cümlesi. İklim değişikliğinin yaratmakta olduğu felaketlerden faydalanmanın ne anlama gelebileceği konusunda soru işaretleri oluşturan bu ifadeleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu konuda yaptığı “yoğun çalışmaları” anlatan bölüm takip ediyor.

İklim değişikliğinin ziraat ve hayvancılıkta yarattığı gelir kayıplarına çözüm olarak ise “iklime dayanıklı, verimli türlere yönelim” sunuluyor. Film, “verimli” olduğu iddia edilen tohum çeşitleri ve hayvan ırklarının büyük oranda yüksek enerji girdisi isteyen ve yöresel iklim koşullarına dayanıksız olduğu gerçeğine ise değinilmiyor.

Filmden başka bir detay ise, iklim değişikliğinin popülasyonlarını arttırabileceği “zararlı” böceklere karşı önlemler almak gerektiğini belirtirken arka plana yerleştirilen konvansiyonel böcek zehirlemesi görüntüleri.

Filmdeki şaşırtan bir detay ise, kimyasal gübrenin toprağı öldürdüğünün kabullenilmesi ve “iyi tarım uygulamalarına ve organik gübreye” geçmenin tavsiye edilmesi. Bu ifadeleri, hükümetin mevcut tarım politikasında bir değişikliğe gideceğine ve küçük ölçekli – ekolojik tarımın ön plana alınacağına dair ufak da olsa bir umut ışığı olarak yorumlamak mümkün. Öte yandan, iklim değişikliğiyle uyum noktalarından biri olarak toprağı ve yaşamı öldüren bir başka uygulamanın (böcek zehirlemesi) önerilmesi kafaları karıştırıyor.

Enerji politikaları konusu ise filmde “Fosil yakıtlar sera gazı salımlarımızı arttırıyor, yenilenebilir enerjiye yönelmeli ve enerjide verimliliği arttırmalıyız” ifadeleriyle yer buluyor. Filmdeki bu ifadelere uygun olarak  hükümetin sayıları 50’yi geçen kömürlü termik santral projelerinden vazgeçip geçmeyeceği ise önemli bir soru işareti.

Bu filmle ilgili görüşlerini aldığımız TEMA Vakfı Çevre Politikaları Koordinatörü ve İklim Projesi Sorumlusu Gökşen Şahin, “İklim değişikliği konusunda kapasite arttırmak için Bakanlık

TEMA Vakfı Çevre Koordinatörü ve İklim Projesi Sorumlusu Gökşen Şahin

tarafından böyle bir videonun hazırlanması çok önemli. Üstelik, bilim insanlarının söylediği gibi  iklim değişikliğine uyum sağlayamamanın bedelinin ağır olacağının Bakanlık tarafından kabul edildiğini görmek de, bizim için çok önemli.” diyor.

Şahin sözlerine “Ancak, bu videoda gözden kaçan bir nokta var. O da iklim değişikliği ile mücadele için sera gazı salımlarımızı azaltmadığımız yani fosil yakıt tüketimimizden vazgeçmediğimiz sürece, ne kadar mükemmel iklim değişikliği uyum politikaları geliştirirsek geliştirelim; insan türünün küresel sıcaklık artışına uyum sağlayamayıp yok olacağı noktası.” şeklinde devam ediyor.

Şahin, “bilim insanlarının, mevcut fosil yakıta dayalı enerji politikalarımızı acilen enerji verimliliği ile desteklenmiş yenilenebilir enerji politikalarına dönüştürmezsek; küresel sıcaklık artışımızın 6 dereceyi bulabileceğini ve bunun bir canlı türü olarak insanın uyum sınırlarının dışında olduğunu belirttiğinin” altını çiziyor.

Gökşen Şahin, sözlerini bir dilekle sonlandırıyor: “Bilinçlendirme için hazırlanan bu videonun ve politikaların eksik olan bu bölümü de tamamlandığında ancak iklim değişikliği ile mücadele için üzerimize düşeni yapmış olacağız.”

 

(Yeşil Gazete)


Kategori: İklim Krizi