Koronavirüs SalgınıManşetSağlıkTürkiye

Vakalar artıyor, test karmaşası sürüyor: Pandeminin ilk günlerine dönmüş gibiyiz

Türkiye’de iç hat uçuşlarına binecek aşısız yolculardan PCR testi istenmesi zorunluluğunun kaldırılmasından sonra yeni bir kararla iç hat uçuşlarında PCR testi zorunluluğu tekrar geri getirildi.

Türkiye’de aşısız kişiler için PCR testi uygulamasına 15 Ocak 2022 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından valiliklere gönderilen genelgeyle son verilmişti. Alınan kararda, “Aşısız veya aşı sürecini tamamlamayan ve son 180 gün içinde hastalığı geçirmemiş kişilerden, uçak, otobüs, tren veya diğer toplu ulaşım araçlarıyla gerçekleştirecekleri şehirler arası seyahatlerden önce, konser, sinema ve tiyatro gibi etkinliklere katılmadan önce, Milli Eğitim Bakanlığı okullarında görev yapan personele (öğretmen, servis şoförü, temizlik personeli vb.), tüm kamu ve özel iş yerlerinde çalışanlara, kamu ve özel kurumlar tarafından düzenlenen öğrenci kamplarına katılacak kişilere, PCR testi ile tarama yapılmasına gerek olmadığının değerlendirildiği bildirilmiştir” denilmişti.

İçişleri Bakanlığı tarafından 81 ilin valiliklerine gönderilen yeni genelgeyle aşısızlara PCR testi şartı tekrar geri getirildi. Valiliklere gönderilen genelgeye göre, bazı durumlarda aşısız, aşı sürecini tamamlamayan, son 180 günde Covid-19 geçirmemiş kişilerden PCR istenmesine devam edilecek.

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü‘nün değerlendirmesi uyarınca uçakla şehirler arası seyahat edecek olan aşısız veya aşı sürecini tamamlamayan ve son 180 gün içinde hastalığı geçirmemiş kişiler için de PCR testi uygulaması devam edecek.

Türk Tabipler Birliği (TTB) alınan bu kararlar üzerine yaptığı açıklamada, “Salgın anlık değişen kararlarla değil, bilimsel verilerle yönetilmeli. SARS-CoV-2 virüsünün uçakta bulaşıp tren ve otobüste bulaşmama gibi bir özelliği yoktur. Alınan kararlar her zamanki gibi bilim dışıdır. Toplumu hastalığa mahkum edenleri bir kez daha istifaya çağırıyoruz” eleştirisinde bulundu. 

‘İnsanların hastalanmasına neden olacaklar’

İstanbul Tabip Odası Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Saip ile Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği‘den (KLİMİK) Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, bakanlığın aldığı yeni kararları ve salgın yönetimini Yeşil Gazete‘ye değerlendirdi. Her iki uzman isme göre salgının yönetilmesi bu şekilde devam ederse vaka ve hasta sayıları artacak.

Prof. Dr. Pınar Saip, aşısızlardan PCR testi istenmesi zorunluluğunun önce kaldırılıp ardından tekrar uçak yolculukları için uygulanması kararı için “suç işliyorlar” diyor:

“Suç işliyorlar. Aşı kampanyası yaparak herkesin aşı olması da sağlanmıyor. Test istenmesi zorunluluğunun da ortadan kalkmasıyla birlikte insanların hastalanmasına neden olacaklar. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Sadece uçak yolculukları için uygulanması da halkın sağlığını hiçe saymaktır. Dar ve orta gelirliler daha çok otobüs kullanacaktır. Onların sağlığını bu şekilde tehdit eden bir karar alınması halk sağlığı açısından son derece sakıncalıdır.”

Prof. Dr. Saip, salgının bu şekilde yönetilmesinin devam etmesi durumunda ölümlerin artabileceği uyarısında bulunuyor:

“Salgın yönetimi bu şekilde devam ederse bir sürü ölüm olacaktır ve bu ölümlerden iktidar sorumludur. Sonuçta bu ölümcül bir hastalık. Ne kadar çok kişiye yayılırsa o kadar kişi ölecek demektir. Omicron hastalığın daha hafif geçirilmesine sebep oluyor da diyemeyiz. Çünkü daha çok kişiye bulaştığı için daha çok insan etkilenecektir. Sonuçlarını tam bilemeden bu tür uygulamaların kaldırılması çok yanlış. Test sayıları azalınca vaka sayıları azalmış gibi görülecek. Vaka sayılarının az görülmesi de gerçek tabloyu yansıtmayacak. Bu ölüm oranlarına da yansıyacak. Belki bir sürü insan test yaptırmadığı için bu hastalıktan dolayı ölecek ama bu hastalıktan öldüğü anlaşılmayacak. Bu bir kısır döngü. Bu ‘vakamız az, salgın az, az ölüm oluyor’ görüntüsünü yaratmak için yapılan bir şey. Halbuki hızlı testlerin yaygınlaşması sağlanmalı, aşılar insanların ayağına gidip yapılmalıdır. Bu tabloyu çok sakıncalı buluyoruz.”

‘Pandeminin ilk günlerine dönmüş gibiyiz’

Prof. Dr. Bülent Ertuğrul da aynı görüşte ve “Pandeminin ilk günlerine dönmüş gibiyiz” diyor:

“Aslında bu karar başından beri hatalıydı. Bu şekilde kontrolü kaldırmak demek salgını kendi haline bırakmak anlamına gelir. Bizim buradaki asıl çekincemiz aşısızların hastalığa yakalanma sayısı arttıkça vaka sayısının da artmasıdır. Şu anda yurt dışından gelen veriler aşısızların hastaneye yatış oranında artış olduğunu gösteriyor. Bu durumda biz artık salgını kendi haline bırakıp hastalananları tedavi etmeye devam edeceğiz anlamına gelir. Pandeminin ilk günlerine dönmüş gibiyiz.”

Sağlık Bakanlığı‘nın güncel vaka sayılarının “gerçekçi olmadığını” söyleyen Prof. Dr. Ertuğrul, temaslıların taramalarının da kaldırıldığını belirterek; “Kontrolleri, önlemleri bırakırsanız toplumsal bağışıklığa doğru kendiliğinden bir gidiş olacak gibi” dedi:

“Bir kere bakanlığın açıkladığı salgın rakamlarının çok gerçekçi olmadığını biliyoruz. Çünkü temaslıların taramalarını da kaldırdılar. Bakanlık şu an ne kadar test yapıldıysa o testlerin sonuçlarını açıklıyor ama taramaları kaldırıp, temaslıların da taramalarını kaldırırsak o zaman biz ülkemizde salgının ne boyutta olduğunu hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz demektir. Bunu bilmediğimiz için salgının hangi boyutta olduğunu ölçemeyeceğimizden dolayı sıkıntılı bir süreç içerisideyiz. Önümüzdeki dönemde özellikle aşısız grupta hastaneye yatışların artacağını düşünüyorum. Önlem almadan bu şekilde devam ederse özellikle Şubat ayında artacaktır. Kontrolleri, önlemleri bırakırsanız toplumsal bağışıklığa doğru kendiliğinden bir gidiş olacak gibi.”

‘Sağlık sisteminin sıkıntıya düşmesiyle karşı karşıya kalabiliriz’

Prof. Dr. Ertuğrul’a göre Türkiye’nin salgın yönetimi ve olası sonuçlarıyla ilgili iki olasılık bulunuyor:

“Burada iki senaryodan bahsedebiliriz. Birincisi, ‘Omicron hafif geçiyor o nedenle toplum bağışıklık kazanabilir.’ Ben buna inanmıyorum. Yurt dışından gelen verilere göre hastaneye yatışlarda delta varyantına göre azalış olduğu görülüyor ama yine de çok fazla insan enfekte olursa sayısal olarak hasta artışı da gündeme gelecek. İkinci senaryo ise, özellikle aşısızlar arasında hastalığın yayılması ve risk gruplarının da hastalığa yakalanması durumunda sağlık sisteminin sıkıntıya düşmesi gibi bir durumla karşı karşıya kalabiliriz. Şu an hastaneye yatan hasta sayısındaki artışı bire bir gözlemliyorum.”

Yeni vaka sayısı 63 bin 967

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı ‘Günlük Kovid- 19 Tablosu’ verilerine göre; son 24 saatte yapılan 384 bin 263 testte 63 bin 967 vaka tespit edildi. Koronavirüs nedeniyle 177 kişi hayatını kaybederken, 52 bin 16 kişinin de tedavisi ve karantinası sona erdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca‘nın açıkladığı illere göre her 100 bin kişide görülen haftalık vaka tablosuna göre ise 1-7 Ocak arasında vaka yoğunluğu bir önceki haftaya göre en çok artan 10 il Bingöl, İstanbul, Eskişehir, Muğla, Gümüşhane, Kırklareli, İzmir, Yalova, Ankara ve Karabük oldu.

18 yaş ve üzeri nüfusun aşılanması verilerinde birinci doz Türkiye ortalaması yüzde 92,23, ikinci doz ortalaması yüzde 83,96 olarak ölçüldü. Ayrıca, birinci dozda 57 milyon 245 bin 210, ikinci dozda 52 milyon 112 bin 351 ve üçüncü dozda 23 milyon 259 bin 903 olmak üzere toplam 139 milyon 71 bin 821 aşı uygulandı.

En az iki doz aşı olan kişi sayısının en yüksek olduğu iller; Osmaniye, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa olurken, iki doz aşı yapılan kişi sayısının en düşük olduğu iller ise Şanlıurfa, Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ oldu.

Dünyada da kafalar karışık

Dünya genelinde Covid-19 vaka sayısı 328 milyonu geçti. Covid-19 salgınında tespit edilen toplam vaka sayısı 328 milyon 70 bin 693’e yükseldi.

Covid-19 nedeniyle bugüne kadar 5 milyon 539 bin 569 kişi hayatını kaybetti.

Buna karşın Delta varyasyonuna göre daha hafif geçen Omicron varyantı nedeniyle “toplum bağışıklığı” stratejisine geçtiği anlaşılan Türkiye’nin dışında İspanya, İtalya, İsrail gibi ülkeler de “virüsle yaşama” politikasına geçme hazırlıkları yapıyor.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez geçen hafta, hükümetin Covid-19’u artık bir pandemi olarak değil endemik bir hastalık olarak görmeye başlayacağını belirtti. Ülkenin  Covid-19 ile mücadele şeklini değiştirecek bu yaklaşımda, hastalığın mevsimsel grip gibi izlenmesi planlanıyor.

Pandeminin başında sağlık sistemi çöken İtalya da da bazı hekimler günlük vaka sayısı ve Covid-19 testi takıntısına son verilmesi gerektiğini belirtirken, bazı bölgeler de önlemlerin hafifletilmesini istiyor. Asemptomatik yani belirti göstermeyen Covid-19 vakalarının günlük vaka sayılarına dahil edilmemesi de  gündemde.

İsrail’de ise 60 yaş üstü ve risk grubundakileri korumaya öncelik verildi. PCR testleri sadece dördüncü doz aşısını olacak yaşlı nüfusa ayrılırken diğerleri evde kullanım için test kitleri veya antijen testlerle yetinmek zorunda. Karantina süreleri kısaltılırken turistler için sınırlar açık.