Ana Sayfa Blog Sayfa 4085

HDP: “CHP ile ittifak değil seçim rekabeti içindeyiz”

hdp-chpHalkların Demokrasi Partisi’nden (HDP) yapılan açıklamada CHP ile bir seçim ittifakının sözkonusu olmadığı bildirildi.

HDP Eşbaşkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü ile Eşbaşkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önder ve İstanbul Milletvekili Levent Tüzel dün akşam CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etmişlerdi. Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin ve Adnan Keskin‘in de hazır bulunduğu ziyaretin basında HDP-CHP seçim ittifakı mı yapıyor şeklinde yer almasının ardından Halkların Demokrasi Partisi bir açıklama yaptı.

Görüşmenin bir nezaket ziyareti olduğu belirtilen açıklamada  Türkiye’de yaşanan son gelişmeler, yolsuzluk ve rüşvet operasyonları, AKP Hükümeti’nin otoriter ve antidemokratik yönelişlerine karşı demokrasi ve özgürlük güçlerinin ortak mücadele gerekliliği üzerinde durulduğu, görüşmede bir süredir kamuoyunu meşgul eden CHP ile bir seçim işbirliği olasılığının da dile geldiği belirtildi.

HDP Basın Bürosu imzasıyla yapılan açıklamada iki partinin yerel seçimlerde işbirliği değil rekabet şiçinde olacağı belirtilerek şöyle deniyor:

“HDP heyeti, Kürt sorununun, halkların eşitliği ve özgürlüğü temelinde, müzakere yoluyla çözümü, yerel yönetimlerin özerkliği, demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi bir yeni anayasa temelinde ilkeli ve saydam bir siyasi ittifaka kapalı olmadığını yineledi.

CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu ise “17 maddelik deklarasyon”larının arkasında olduklarını, ancak hiçbir parti, bu arada HDP ile de yerel seçimlerde açık bir ittifakı düşünmediklerini, böyle bir ittifakın zarar getireceğini düşündüklerini ifade etti.

Bu çerçevede 2014 yerel yönetim seçimlerinde iki partinin İstanbul’da ve bütün yerel birimlerde ittifak değil, seçim rekabeti içinde olacakları karşılıklı olarak teyit edildi.”

(Yeşil Gazete)

Yeşil Politika Okulu İstanbul başvuruları başladı

Geçtiğimiz sene ilki gerçekleşen ve 2013 yılının Kasım ayında İstanbul dışındaki illerde ikincisi gerçekleşen Yeşil Politika yesildusunceOkulu’nun İstanbul başvuruları başladı.

Yeşil Düşünce Derneği ve Avrupa Yeşil Vakfı (Green European Foundation-GEF) işbirliği ile organize edilen Yeşil Politika Online Eğitimi; yeşil politikanın teorik, tarihi ve pratik temellerini inceleyerek olanaklarını tartışmayı amaçlıyor.

 Program içeriği ve işleyişi

Önceki eğitimlerde olduğu gibi yerel ekolojik mücadeleler, barış hareketleri, enerji ve gıda politikaları, feminist ve LGBTIQ mücadeleleri, ekonomi ve hayvan özgürlüğü, toplumsal adaleti, şiddetsizlik ve doğrudan demokrasiyi ele alınacak konu başlıkları arasında.

Uzman eğitmenlerin katılımıyla 9 hafta sürecek eğitimde katılımcıların aktif katılımı ve karşılıklı paylaşım alanı oluşturulması önemseniyor. Okuma, video, sunum ve tartışma yöntemlerinin kullanılacağı eğitimde yeşil politik teori ve pratikleri doğrultusunda bilgi, yeti ve tutumların yaygınlaştırılması, tartışma alanlarının genişletilmesi ve olanaklarını beraber üretmeyi amaçlıyor.

 Başvuru koşulları

Yeşil Politika alanlarına ilgili, Yeşil Politika eğitim programının yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmak isteyen ve İstanbul’da ikamet eden kişilerin başvurabileceği eğitimin başvuru formunu 19 Ocak saat 23:59’a kadar doldurmak gerekiyor.

Eğitim hakkında daha detaylı bilgiyi www.yesildusunceder.org ve www.gef.eu adreslerinden alabilir, sorularınız için [email protected] ve [email protected] adreslerinden Proje Sorumlusu Asena H. Ulus ile iletişime geçebilirsiniz.

(Yeşil Gazete)

Almanya futbol takımının eski kaptanı Hitzlsperger eşcinsel olduğunu açıkladı

2004-2010 yılları arasında da 52 kez Almanya futbol takımında forma giyen ve takımda kaptanlığa kadar yükselen Thomas Hitzlsperger, faal futbolculuk hayatına son verdikten sonra yaptığı açıklamada eşcinsel olduğunu belirtti.

thomas-hitzlsperger-stimmen-514...

Kariyerine Bayern Münih altyapısında başlayan son olarak Premier Lig’de Everton forması giyen Thomas Hitzlsperger, Avrupa’nın ve Dünya’nın futbolda söz sahibi olan üç ülkesi durumundaki Almanya, İngiltere ve İtalya liglerinde top koşturdu. Bayern Munich ve Everton dışında West Ham, Wolfsburg, Stuttgart, Lazio formalarını terleten Alman futbolcu kariyeri boyunca eşcinsel olduğunu sakladığını ama artık erkek arkadaşı ile yaşamak istediğini söyledi.

http://www.youtube.com/watch?v=hzGgZVzwBqY

Oynadığı liglerde ve ülkelerde eşcinselliğin sorun olmadığını belirten Alman futbolcu, bunu tüm dünyaya açıklamanın vaktinin de geldiğini ifade etti. Eşcinselliğinin altında aranması gereken başka sebepler olmasın diye konuşmadığını açıklayan Hitzlsperger, futbol sahasında hoşlandığı isimler de olduğunu da sözlerine ekledi.

(Eurosport, Yeşil Gazete)

İspanya yenilenebilir enerji artışı ile emisyonları düşürdü

ree

İspanya Elektrik İletim Şirketi (REE)’ nin 2013 Aralık ayının sonlarında yayınladığı ön rapora göre  ilk kez 2013’ te rüzgar, en çok enerji elde edilen kaynak oldu.

Rapordaki sonuçlara göre İspanya yarımadasında enerji talebi 2012’ ye göre %2,1 oranında azaldı. Yenilenebilir enerji kapasitesinde 2012 ile kıyaslandığında %14,2’ lik artış oldu. Buna karşın kombine çevrim enerjisinde %34,2’lik,  kömür yakıtlı enerjide %27,3’ lük ve nükleer enerjide %8,3’lük azalma gerçekleşti.

Talep karşılamaya bakıldığında ilk kez rüzgar enerjisi yıllık elektrik talebinin çoğunu karşıladı. Elektrik talebinin %21,1’ ini karşılayarak nükleer enerji seviyesini(%21) az da olsa geçti. Hidroelektrik enerji, talebin %14,4′ ünü; kömür yakıtlı enerjiler %14,6′ sını ve kombine çevrim istasyonları %9,6’ sını karşıladı. Toplamda yenilenebilir enerji bir önceki yıla göre %10,5’ lik artış ile talebin % 42.4’ ünü karşıladı.

Yenilenebilir enerjinin yükselişiyle beraber genel enerji talebindeki yüzde 2.1’ lik düşüş olması enerji sektöründeki emisyonlarda ciddi azalmaya neden oldu. Yenilenebilir enerjinin ağırlığının artması, 2012 yılı ile kıyaslandığında CO2 emisyonlarını %23,1’ lik düşüşle 61,4 milyon tona geriletti.

Son rakamlara göre, İspanya elektrik fiyatları, Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde olmasına rağmen Almanya ve Çek Cumhuriyeti gibi birçok güçlü ekonomilerden daha ucuza enerji sağlıyor. 

(Yeşil Gazete)

“Kan grubuna göre beslenme doğru mu?”

Blood-Type-Table-SettingsSoru 1

Sevgili Güneşin,

Son zamanlarda yeni bir şey duydum. Kan grubuna göre beslenme varmış. Buna da dikkat etmeli miyiz acaba?

Sevgiler

Seray

Yanıt 1

Sevgili Seray,

Evet böyle bir şey var. Kan gruplarına göre beslenme konusunda yazılmış kitaplar mevcut. Ayrıca bu beslenme biçimini benimseyerek mucizeler yarattıklarını iddia edenlerle de tanıştım.

Bu beslenme işi öyle iddialı bir iş ki, ne desem bilemiyorum. Kan grubuna göre beslenme konusunun dayandığı bir sav var. Kan grubumuza göre insanın beslenme evrimi arasında bir bağlantı kuruluyor. Buna göre de şunlar bunlar iyidir, bunlar şunlar da zarar verir bünyeye gibi öneriler var. Denemek lazım.

Benim mesela buna göre aslında neredeyse sadece kırmızı et ile beslenmem gerek ama bak şu işe ki vejetaryenim. Sonra, asla yememem gerektiği söylenen bakliyattır, tahıldır, bayılırım, afiyetle yerim.

Benim önerim, herkesin kendi bünyesine uyan gıdayı araması, araştırması ve bulması… Denemesi, yanılması… Sonra tekrar denemesi.

Güneşin

 

tatutaSoru 2

Sevgili Güneşin,

Ben orta yaşlı kent yaşamından sıkılmış ve de bunalmış bir beyim. Kaz Dağları’na yerleşerek doğal bir yaşam sürmek, ekolojik ilkelerle uyumlu tarımsal faaliyetlerde bulunmak, benzer ilgileri olan insanlarla tanışmak hevesindeyim. Acaba önerileriniz neler olabilir ablacığım, yardımcı olabilirseniz sevinirim.

Rumuz: Goncagül

Yanıt 2

Selamlar,

Bence TaTuTa çiftliklerine gidip biraz gönüllü olarak çalışın derim. Böylece hem yer, hem de insan tanımış olursunuz. TaTuTa çiftlikleri ile ilgili bilgiye www.tatuta.org adresinden ulaşabilirsiniz.

Keyifli keşifler

Güneşin

Sor vatandaş sor! Ekolojik yaşamda her soruya beş cevap kampanyası başlıyor!

GÜNEŞİN’E SOR, CEVABINI AL!

Organik ürünler neden bu kadar pahalı? Organik ürünler gerçekten organik mi?, Köyde canınız sıkılmıyor mu?, Buzdolapsız mutfak olur mu?, Evde çöpleri ayırsam ne işe yarar, gittiği yerde hepsi birbirine karışıyor?, Katkılı gıdalar neden zararlı?, Dünyayı ben mi kurtaracağım? Çocuğun karma aşısı geldi, yaptırayım mı?, Cemreler hala düşüyor mu?, Nasıl çiftçi olurum?, Nereden tohum bulurum? Hem yoga yapıp hem et yiyebilir miyim? Akdeniz Fokları yok olsa ne olacak?, Çobanlık trend olmuş, doğru mu? Ben vejeteryan oldum ama annemler bilmiyor, onlara nasıl söylerim?, Yeşil zeytin ile siyah zeytin ağaçları arasındaki 5 fark? Gönüllü çalışasım var ama nerede? Dolunayda saçımı kestirirsem kel mi kalırım?  Homeopati mi dedin? Buyur?!….

Ve daha nice enteresan sorunun cevaplarını bulup buluşturacağız bu köşede.

Soruları hazırlayın, [email protected] adresine yollayın ve bekleyin, artık ne çıkarsa bahtınıza…

Güneşinesor, verdiği cevaplardan mesul değildir.

(Yeşil Gazete)

ABD’deki aşırı soğuklar iklim değişikliğinin sonucu

New York'ta Hudson nehri dondu
New York’ta Hudson nehri dondu

ABD’de dondurucu soğuklar sürerken 50 eyalette de sıcaklıklar sıfırın altına düştü. Dün ölçülen sıcaklıklar sadece kuzey eyaletlerinde değil, sıcağıyla meşhur Hawai ve Florida’da bile sıcaklıklar sıfırın altında seyretti.

Sıcaklıkların Minnesota’da -40’la rekor kırdığı belirtilirken, bazı yerlerde rüzgar nedeniyle hissedilen sıcaklığın -60 dereceye düştüğü bildiriliyor. ABD’nin pek çok yerinden ölçülen sıcaklıklar şu anda Antartika’da ölçülen sıcaklıklardan çok daha düşük. Öte yandan Kuzey Kutbu’na yakın Alaska’da ölçülen sıcaklıklar diğer eyaletlerin çoğundan daha yüksek.

Bu sıradışı soğukların nedeni kutup girdabı denen bir hava olayı. Normalde tropiklerden kuzey kutbuna doğru düz esmesi gereken jet hava akımlarının kuzey kutbundaki sıcaklıkların artmasına bağlı olarak kavisli bir hal alması ve kuzey kutbu üzerinde bulunması gereken ve polar vortex, ya da kutup girdabı denen soğuk hava kütlesinin zayıflamasıyla soğuk havanın güneye doğru yer değiştirmesinin ABD genelinde hissedilen kutup soğuklarının nedeni olduğu belirtiliyor.

Zayıflayan kutup girdabı kutup havasının güneye kaymasına neden oluyor. Kaynak: NOAA
Zayıflayan kutup girdabı kutup havasının güneye kaymasına neden oluyor. Kaynak: NOAA

Bazı iklim bilimciler aşırı soğukların iklim değişikliğinin beklenen bir sonucu olduğu yorumunu yapıyorlar. ABD’yi derin dondurucuya çeviren soğuk hava, kuzey kutbundaki soğukların beklenenden daha az olmasıyla birlikte seyrediyor. Hatta Alaska ve İskandinav ülkeleri normalden daha ılıman bir kış geçiriyorlar.

Rutgers Üniversitesi’nden iklimbilimci Jennifer Francis, bu tür soğuk dalgalarının kuzey kutbunun orantısız bir biçimde ısınması devam ettiği sürece sıklaşacağı görüşünde.

Yani soğuk geçen kışların küresel ısınmanın olmadığı anlamına geldiğini sananlar bir kez daha yanılıyor. İklim değişikliğinin zaten iki uçtaki dğerlerin de artması anlamına geldiğini berlirten iklim bilimciler bu aşırı soğukların da iklim değişikliğinden kaynaklandığı konusunda pek şüphe duymuyorlar.

Climate Progress ve The Guardian’dan derlenmiştir.

(Yeşil Gazete)

8 Ocak 2014

140 kilo kokain süpermarkete gitti

Almanya’nın başkenti Berlin’de süpermarketlere gelen meyve kaslarının içinden yaklaşık 6 milyon Euro değerinde 140 kilo kokain çıktı. Toptancılarlarla tek tek irtibatat geçerek 140 kilo kokaine ulaşan polis, uyuşturucu tacirlerinin adresleri karıştırdığını düşünüyor. Yetkililer 6 milyon Euro değerindeki uyuşturucunun Kolombiya’dan gönderildiğini belirtiyor.

Mursi bugün yargılanıyor

Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin yargılandığı davanın ikinci duruşmasının bugün yapılması bekleniyor. Ancak İskenderiye yakınında tutulan Mursi’nin başkent Kahire’deki Polis Akademesi’ne getirilmesi kötü hava koşullarından dolayı ertelendi. Davada Mursi ile birlikte 14 kişi daha yargılanıyor. Mursi, çıktığı ilk duruşmada Mısır’ın seçilmiş meşru Cumhurbaşkanı olduğunu ve darbe yönetiminin atadığı mahkemenin kendisini yargılamaya yetkisinin olmadığını söylemişti.

Bir mahalle yerin dibine girdi

Brezilya’da bir nehir yatağı yakınındaki onlarca ev, çöken krater tarafından yutuldu. Kameraya yansıyan o görüntülerde insanların çökmek üzere olan evlerden panik içinde kaçıştığı görülüyor. Bir kadının çocuğunu camdan komşularına atarak kurtardığı görülen görüntülerin devamında ise evlerin yıkılma anı yer alıyor. Alt yapı ve elektrik şebekelerine de büyük hasar veren olayda 80’den fazla ailenin evsiz kaldığı öğrenildi.

New York’ta yolsuzluk operasyonu

New York’ta onlarca polis ve itfaiyeci sosyal yardım dolandırıcılığı iddiasıyla gözaltına alındı. Savcılık geniş çaplı yolsuzluk soruşturması kapsamında 72 polis, 8 itfaiyeci ve 5 cezaevi görevlisi bulunduğunu açıkladı. Gözaltına alınanların bazılarının 11 Eylül 2001 saldırılarında görev yaparken sakatlandıklarına dair sahte başvurularda bulundukları söyleniyor.

Yanardağ 2 günde 100 kere patladı

Endonezya’nın batısında bulunan Sinabung yanardağı, havaya kül püskürtmeye devam ediyor. 2460 metreye kadar yükselen kül ve lavlar nedeniyle bölgede yaşayanlar, evlerini terkederek daha güvenli yerlere sığındı. Aylar geçmesine rağmen halen aktif olan yanardağda iki gün içerisinde 100 kereden fazla patlama yaşandı. Endonezya’da yaklaşık 130 aktif yanardağ bulunuyor.

Gates Obama’yı suçladı

ABD’nin eski savunma bakanı Robert Gates, başkan Obama’yı Afganistan savaşında benimsediği startejiye inanmamakla suçladı. George W. Bush’un savunma bakanlığını yapan Gates’e gre Obama’yla üst düzey subaylar arasındaki ilişkiler kötü gidiyor.

(Yeşil Gazete)

8 Ocak 2014

Savcı Öz artık Bakırköy Başsavcıvekili

17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturmasını yürüten savcı Zekeriya Öz Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğinden, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine atandı.

Savcı Öz’ün Dubai tatili masraflarının Ali Ağaoğlu’na ait firma tarafından karşılandığı iddia edilmişti. Konuyla ilgili gazetecilere açıklama yapan Öz “Dubai seyahatindeki masrafları kendim karşıladım. Faturaları var. Dubai’den 20 Ekim’de çıktık, 21 Ekim’de buradaydık. Söz konusu fatura (Safari yapıldığına dair) biz döndükten sonraki bir tarihte düzenlenmiş.” dedi. Yazılı açıklama yapıp tüm belgeleri göstermek için HSYK’ya izin başvurusu yaptığını, ancak henüz yanıt gelmediğini de açıkladı.

16 ilin Emniyet Müdürü değişti

İçişleri Bakanlığı kararıyla 16 ilin emniyet müdürü değişti. Ankara, Diyarbakır, İzmir, Adana, Antalya, Bursa, Erzurum, Gaziantep, Hatay, Kocaeli, Malatya, Mersin, Sakarya, Samsun ve Trabzon Emniyet Müdürleri merkeze çekildi. Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne Kırıkkale Emniyet Müdürü Kadri Kartal atandı.

Alabora’nın “Mesele sadece Gezi değil” tweetine takipsizlik kararı

Bianet’in haberine göre Oyuncu Memet Ali Alabora hakkında Gezi Direnişi’nde attığı “Mesele sadece Gezi Parkı değil arkadaş, sen hala anlamadın mı? Hadi gel” tweetiyle ilgili yapılan suç duyurularından birinde daha takipsizlik kararı verildi. İlker Şahin, Alabora’nın tweeti hakkında  ‘sanal ortamda millete zarar vermek için ortam oluşturmak’ gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu.

İzmir Liman İşletmesi yolsuzluğuna operasyon yapan polisler görevden alındı

İzmir Liman İşletmesi’nde doğrudan teminde usulsüzlük ihbarı üzerine yapılan operasyonda kapsamında incelenen ihale dosyalarında 60 milyon TL’lik usulsüzlükler saptandı. Bu operasyonu yapan üç polis şefinin görevden alındı ve yerlerine jet atamalar yapıldı.

İzmir’de Terörden Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ramazan Karakaya da görevinden alınarak Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Sorumlu Müdür Yardımcılığı’na atandı. Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Sorumlu Müdür Yardımcısı Hakan Karahan da Terörden Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı oldu.

GIF’lerle yeni internet sansürü kanunu

Korsan Parti’nin canla başla durdurmaya çalıştığı, son hızla meclise getirilen ve onaylatılmaya çalışan yeni internet sansürü kanun teklifini duymuşsunuzdur. 3 farklı adı var bu kanunun:

17 Aralık’ta Meclis’e sunulduğunda adı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücade Edilmesi Hakkında Kanun”

06 Ocak’ta bir torba yasaya katıldığında adı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”

Yalnız kaldığımızda ben ona yeni internet sansürü kanunu diyorum.

Bu IP, log, erişim, VPN gibi kelimeleri bilen ve kendine güvenen arkadaşlar Korsan Parti’nin 17 sayfalık açıklamasını okuyabilirler.

Ben anlamadım.

Ömrümün çoğusunu mühendislerle geçirsem ve hatta torrent indirip kullanmakla gurur da duysam bu kanun ne demek anlamam için Korsan Parti, hukukçular, Eric Schmidt, ssg, bol miktarda muzlu süt ve şu videoyu tüketmek zorunda kaldım.

Yaklaşık 48 saatlik çalışmam sonucu benimle aynı durumda olanlar için dev hizmeti sunuyorum.

Bu yasayla şu oluyor:

Bizi daha uzun süre izleyecekler

Bizim internette neyi likeladığımızı, facebookta nereyi tuşladığımızın kayıdını eskiden altı ay önceki kayıtlara kadar tutuyorlardı, şimdi bir sene. 

Kişilik haklarına ihlal varsa* ihlal eden o içerik 24 saat içinde kalkacak arkadaş!

Kalkmazsa da tamam, o içerik orada duracak ama içeriğe erişim engellenecek. Yani hiçbiriniz göremeyeceksiniz.

FKX0YTKFB7FYD1U.MEDIUM

*İhlalin var olup olmadığına duruşma yapılmadan ceza sulh hakimi 24 saat içerisinde karara bağlar.

Diğer yandan ötekileştirdiğimiz beyaz, Türk, Müslüman, sünni, heteroseksüel erkekler adına gerçekten sevindirici bir gelişme.

 

Özel hak ihlali varsa* erişim sağlayıcılar 4 saat içerisinde erişimi engelleyecek

Hayır matematik hatası yok, dört saat içerisinde. Davasız, duruşmasız, büyük hizmet! Eğer talep gece 3’te erişim sağlayıcı uyurken gelirse de memleket uğruna 7/24 çalışan Başkanlık doğrudan içeriği engelleyecek.

*Özel hak ihlallerine davasız, duruşmasız Başkanlık (nedir aramaya üşendim) veya Başkanlığın bağlı olduğu Bakanlık (bu ne demek biliyorum) karar verir.

Eğer eski sevgililere sarhoşken atılan Facebook mesajları özel hak ihlaline girmiyorsa böyle bir kural ancak kasedim çıksa işime yarardı

Sen de engelleme lafının 34 kere geçtiği bir kanun tasarısına hayır diyorsan haydi  #SansüreDurDe #SansüreHayırDe

Hamburg da soylulaştırmaya karşı direniyor!

danger zoneHamburg’da “Rote Flora” ve “Esso Houses” isimli sosyal merkezlerin devlet tarafından boşaltılmak istenmesine karşı çıkmak ve “Lambedusa” daki mültecilerle dayanışmak için 21 Aralık’ta gerçekleştirilen gösteride, polis göstericilere müdahele etmiş, çok sayıda kişi yaralanmış ve gözaltında alınmıştı. Geçtiğimiz haftasonu ise Hamburg Polisi  üç ilçeyi “tehlike bölge” ilan ederek, gözaltıları ve kontrolleri arttırdı.

Hamburg’da düzenlenen gösteriye katılan yaklaşık 8 bin kişi “Şehir hepimize aittir” aittir diyerek,  “Rote Flora”nın ve “Esso Houses” isimli merkezlerin güvenlik güçleri tarafından boşaltılmak istenmesine ve bölgedeki mültecilerle ilgili uygulanan politikalara karşı çıkmış, gösteriye müdahele eden polisle göstericiler arasında çatışma çıkmıştı.

Olayların ardından Hamburg Polisi,  kültür merkezlerinin de bulunduğu bölge dahil üç semti (Altona, St. Paulis, ve Sternschanze) “tehlikeli bölge” ilan edip, kimlik kontrolü ve şüpheli gördüğü kişilere karşı gözaltı uygulamalarını sıklaştırmıştı. Sosyal Demokrat Parti ve Hristiyan Demokrat Parti alınan önlemleri memnuniyetle karşıladıklarını açıklarken, “tehlikeli bölge” uygulaması Yeşiller Partisi, Sol Parti ve Hür Demokrat Parti (FDP) tarafından eleştirildi. Sol Parti, polisin uygulamasını yasalara aykırı olduğunu iddia etti. Yeşiller Partisinden yapılan yazılı açıklamada da uygulamayla binlerce kişinin şüpheli ilan edildiği savunuldu. FDP ise uygulamanın ölçülü olup olmadığını incelediklerini bildirdi.

Hamburg’da yaşanan son olaylarla ilgili bölgeyi yakından bilen  Kamil Ertürk’ün Yeşil Gazete için yaptığı değerlendirmeyi paylaşıyoruz:

“Hükümetler gelir hükümetler gider Rote Flora kalır”

Bugün Hamburg’da yaşanan olayları anlayabilmemiz için seksenli yıllardan başlayıp bugüne dek yaşanan süreci gözden geçirmemiz lazım. Medyanın olayları ele alış biçimiyle Sol Otonom grupların Karakola saldırıları sonucunda sıkıyönetim sayabileceğimiz tehlike bölgeleri ilan edildi argümanı yanlı ve eksik bir argümandır.

St. Pauli bölgesi Kültür, Sanat, Eğlencenin merkezi olmasının yanı sıra alt gelir grubuna mensup bireylerin ikamet ettikleri de bir bölgedir. Yıllardır Hamburg’un kalbi olan bu bölge lüks alışveriş merkezine pahalı bir yerleşim alanına dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Ancak tepkiler karşısında bir çok kez geri adım atılmak zorunda kalınmıştır.

Rote Flora bu dönüşüme karşı duruşun bir simgesidir ve Rote Flora’yı yıkıp dönüşümün önü açılmak istenmektedir… 2011’de Tarihi kültür merkezi ilan edilip inşaat yasağı getirilen bir Kültür merkezi olan Rote Flora’nın yıkılıp yerine altı katlı alışveriş merkezi yapılmak istenmesi ve 20 Aralık 2013’e kadar binayı boşaltmak için süre verilmesi haliyle büyük bir protestoya sebep olmuştur.. Bu protestolar ne ilktir ne de son olacaktır. Ancak Polisin protesto yürüyüşünü sert bir şekilde dağıtmak istemesi çatışmalara sebep olmuştur birçok insan yaralanmıştır.

Gerilim Polis tarafından gün be gün tırmandırılmıştır. Sadece Rote Flora değil aynı süreçte 2011’de Sosyal eşitsizliğe karşı kurulan Occupy Hamburg kampı zorla boşaltılmış. Barışçıl Lampedusa protestolarına çok sert müdahalelerde bulunmuş akabinde Hamburg’da yaşayan göçmenlere aşağılayıcı bir şekilde sokakta parmak izi alma uygulaması başlatılmıştır.

Karakol saldırısında 3 memurun ağır yaralandığı iddiası da çok şaibelidir. Evet Karakolun önünde duran polis araçları zarar görmüştür fakat onca kameranın olduğu sokakta Polislerin yaralanma görüntüleri henüz hiç kimse tarafından görülememiştir.

Sonuç olarak belki de Avrupa’da birlikte yaşama sanatının en iyi icra edildiği yerleşkelerinden biri olan St. Pauli, Altona, Sternschanze bölgesi tehlike bölgesi ilan edilmiş durumda.. Almanya’nın en önemli kültür ve eğlence merkezinde sıkı yönetim göze alınabiliyorsa Rantın büyüklüğünü de siz düşünün artık.

Beyoğlu dönüşüm projesi ve akabinde gelişen olaylara ne kadar benziyor değil mi?

Kamil Ertürk”

(Yeşil Gazete)