DünyaManşet

Hamburg da soylulaştırmaya karşı direniyor!

danger zoneHamburg’da “Rote Flora” ve “Esso Houses” isimli sosyal merkezlerin devlet tarafından boşaltılmak istenmesine karşı çıkmak ve “Lambedusa” daki mültecilerle dayanışmak için 21 Aralık’ta gerçekleştirilen gösteride, polis göstericilere müdahele etmiş, çok sayıda kişi yaralanmış ve gözaltında alınmıştı. Geçtiğimiz haftasonu ise Hamburg Polisi  üç ilçeyi “tehlike bölge” ilan ederek, gözaltıları ve kontrolleri arttırdı.

Hamburg’da düzenlenen gösteriye katılan yaklaşık 8 bin kişi “Şehir hepimize aittir” aittir diyerek,  “Rote Flora”nın ve “Esso Houses” isimli merkezlerin güvenlik güçleri tarafından boşaltılmak istenmesine ve bölgedeki mültecilerle ilgili uygulanan politikalara karşı çıkmış, gösteriye müdahele eden polisle göstericiler arasında çatışma çıkmıştı.

Olayların ardından Hamburg Polisi,  kültür merkezlerinin de bulunduğu bölge dahil üç semti (Altona, St. Paulis, ve Sternschanze) “tehlikeli bölge” ilan edip, kimlik kontrolü ve şüpheli gördüğü kişilere karşı gözaltı uygulamalarını sıklaştırmıştı. Sosyal Demokrat Parti ve Hristiyan Demokrat Parti alınan önlemleri memnuniyetle karşıladıklarını açıklarken, “tehlikeli bölge” uygulaması Yeşiller Partisi, Sol Parti ve Hür Demokrat Parti (FDP) tarafından eleştirildi. Sol Parti, polisin uygulamasını yasalara aykırı olduğunu iddia etti. Yeşiller Partisinden yapılan yazılı açıklamada da uygulamayla binlerce kişinin şüpheli ilan edildiği savunuldu. FDP ise uygulamanın ölçülü olup olmadığını incelediklerini bildirdi.

Hamburg’da yaşanan son olaylarla ilgili bölgeyi yakından bilen  Kamil Ertürk’ün Yeşil Gazete için yaptığı değerlendirmeyi paylaşıyoruz:

“Hükümetler gelir hükümetler gider Rote Flora kalır”

Bugün Hamburg’da yaşanan olayları anlayabilmemiz için seksenli yıllardan başlayıp bugüne dek yaşanan süreci gözden geçirmemiz lazım. Medyanın olayları ele alış biçimiyle Sol Otonom grupların Karakola saldırıları sonucunda sıkıyönetim sayabileceğimiz tehlike bölgeleri ilan edildi argümanı yanlı ve eksik bir argümandır.

St. Pauli bölgesi Kültür, Sanat, Eğlencenin merkezi olmasının yanı sıra alt gelir grubuna mensup bireylerin ikamet ettikleri de bir bölgedir. Yıllardır Hamburg’un kalbi olan bu bölge lüks alışveriş merkezine pahalı bir yerleşim alanına dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Ancak tepkiler karşısında bir çok kez geri adım atılmak zorunda kalınmıştır.

Rote Flora bu dönüşüme karşı duruşun bir simgesidir ve Rote Flora’yı yıkıp dönüşümün önü açılmak istenmektedir… 2011’de Tarihi kültür merkezi ilan edilip inşaat yasağı getirilen bir Kültür merkezi olan Rote Flora’nın yıkılıp yerine altı katlı alışveriş merkezi yapılmak istenmesi ve 20 Aralık 2013’e kadar binayı boşaltmak için süre verilmesi haliyle büyük bir protestoya sebep olmuştur.. Bu protestolar ne ilktir ne de son olacaktır. Ancak Polisin protesto yürüyüşünü sert bir şekilde dağıtmak istemesi çatışmalara sebep olmuştur birçok insan yaralanmıştır.

Gerilim Polis tarafından gün be gün tırmandırılmıştır. Sadece Rote Flora değil aynı süreçte 2011’de Sosyal eşitsizliğe karşı kurulan Occupy Hamburg kampı zorla boşaltılmış. Barışçıl Lampedusa protestolarına çok sert müdahalelerde bulunmuş akabinde Hamburg’da yaşayan göçmenlere aşağılayıcı bir şekilde sokakta parmak izi alma uygulaması başlatılmıştır.

Karakol saldırısında 3 memurun ağır yaralandığı iddiası da çok şaibelidir. Evet Karakolun önünde duran polis araçları zarar görmüştür fakat onca kameranın olduğu sokakta Polislerin yaralanma görüntüleri henüz hiç kimse tarafından görülememiştir.

Sonuç olarak belki de Avrupa’da birlikte yaşama sanatının en iyi icra edildiği yerleşkelerinden biri olan St. Pauli, Altona, Sternschanze bölgesi tehlike bölgesi ilan edilmiş durumda.. Almanya’nın en önemli kültür ve eğlence merkezinde sıkı yönetim göze alınabiliyorsa Rantın büyüklüğünü de siz düşünün artık.

Beyoğlu dönüşüm projesi ve akabinde gelişen olaylara ne kadar benziyor değil mi?

Kamil Ertürk”

(Yeşil Gazete)

Kategori: Dünya