Ana Sayfa Blog Sayfa 1721

İstanbul barajlarındaki son durum ne?

İstanbul 2020 yılında iklim krizine bağlı olarak mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklarla birlikte en kurak yıllarından birini yaşadı. Bu durum su yönetimindeki eksikliklerle birleşince baraj seviyelerinde kritik düşüşlere yol açtı.

Ancak son beş gündür etkili olan yağmur barajlara büyük oranda katkı sağladı. 30 Aralık tarihinde genel doluluk oranı yüzde 20,49 olarak ölçümlenen barajların seviyesi 13 Ocak tarihi itibariyle yüzde 24,66’ya yükseldi.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘ne bağlı İSKİ tarafından yayınlanan verilerde neredeyse bütün barajların doluluk oranlarında yükselme yaşandığı gözüküyor.

Yıllara göre genel doluluk oranlarında kısıtlama

Her ne kadar artan yağışlar barajların doluluk oranlarına olumlu bir katkıda bulunsa da Türkiye’nin karşı karşıya olduğu kuraklık ve su sıkıntısı riski, İstanbul’daki barajların genel doluluk oranlarının yıllara göre kıyaslaması ile gözler önüne seriliyor:

Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali bu yıl 27 Mayıs-3 Haziran tarihlerinde düzenlenecek

Türkiye‘nin ilk kadın filmleri festivali olan ve kadın sinemasının görünürlüğünü sağlayan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, bu yıl 27 Mayıs-3 Haziran tarihlerinde düzenlenecek. Festivalde online gösterimlerin yanı sıra, sinema salonlarında da gösterimler olması için çalışmalar yapılıyor.

Festivalde kısa, uzun, orta metraj kurmaca, deneysel ya da belgesel filmlerinin gösterilmesini isteyen Türkiye’den kadın sinemacılar, 26 Şubat tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.

‘En büyük hedefimiz festivali fiziksel olarak gerçekleştirmek’

24. kez düzenlenecek festivalinin direktörlüğünü ise dokuz yıl İstanbul Film Festivali’nin 2018’den beri de Başka Sinema Ayvalık Film Festivali‘nin direktörlüğünü yapan Azize Tan yapacak. Tan, festival direktörlüğüyle ilgili şu açıklamaları yaptı:

2020 pek çok kişinin bir an önce bitmesini ve unutmayı istediği bir yıl oldu. Pandemi nedeniyle alınan önlemleri yakından takip etmekle birlikte bu yıl en büyük hedefimiz festivali fiziksel olarak gerçekleştirmek. Online gösterimler için her türlü altyapı çalışmasını yaparken, festivali sinema salonlarında gerçekleştirmek için de çalışıyoruz. Ayrıca festival boyunca Ankara’nın çeşitli mahallelerinde ücretsiz açık hava gösterimleri de düzenlenecek.”

‘Artık araftan çıkma zamanıdır’

Festivalin geçen yılki teması “evde kaldık” idi. Festival, aynı zamanda Türkiye’de çevrimiçi düzenlenen ilk festival olmuştu.

Bu yılki tema ise araftan çıkmak olarak belirlendi. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali de “Artık bu araftan çıkma zamanıdır” diyerek şunları paylaştı:
 
 
 

Tüm mesele, yıllardır verilen mücadelelerin lafta kalmaması, başka bir hayatın mümkün olduğunu müjdelemekle kalmayıp onu yaşayabilmekte, yaşadığımız özgürlüğün ta kendisi olmakta, hem de neredeysek orada, hangi bedenin içindeysek onunla. Değişim ancak biz yaparsak olur, bu araf halinden çıkmanın yolu dayanışmaktan, çalışmaktan ve en önemlisi doğru bildiklerimizi yapmaya devam etmekten geçiyor. Kadın mücadelesinin şimdiye kadar verdiği mücadele ve elde ettiği kazanımlar bu konuda hepimize ilham olabilir.”

Bu yıl 25. yılını geride bırakacak olan Uçan Süpürge, film festivalinin yanı sıra 25. yıla özel birçok etkinlik ve proje hazırlığında. Yıl boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerle birlikte 25 yılın belgeselinin de yıl sonuna kadar bitmiş olması planlanıyor.

Festivalin başvuru formuna buradan ulaşabileceğiniz gibi, başvuruyla ilgili detaylara festivalin sitesinden de bakabilirsiniz.

İzmir’de sağanak yağış sel felaketine sebep oldu

İzmir’de akşam saatlerinden itibaren yer yer şiddetini artıran sağanak, Buca, Karabağlar ve Konak başta olmak üzere merkez ilçelerde su taşkınlarına ve sele sebep oldu.

Gaziosmanpaşa ve Özbekistan caddelerinin kesiştiği noktada sele kapılan 66 yaşındaki Bahtiye Tuna, bölgedeki bekçiler tarafından kurtarılarak polis aracıyla Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

Vücudunun çeşitli yerlerinde sürüklenmeye bağlı yaralar oluşan kadının hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Araçlar sürüklenmemesi için halatla bağlandı

İlçeye bağlı Kozağaç Mahallesi‘nde de selle sürüklenen 4 otomobil, birbirine çarparak durabildi. Bazı vatandaşların park halindeki otomobillerini, sürüklenmemesi için halatla evlere bağladıkları gözlendi.

AA’nın aktardığına göre otomobili sel sularıyla sürüklenerek diğer araçlara çarpan Mevlüt Çelik, yağmurun şiddetini birden artırdığını, park halindeki araçların sürüklendiğini ve birbirine girdiğini belirterek, “Bu sokakta ilk defa böyle bir sel olayı yaşandı. Benim arabamın içi de su doldu, muhtemelen artık kullanılamayacak” dedi.

Üçkuyular Mahallesi’nde yükselen sular nedeniyle kullandığı motosikletten düşen kurye Mustafa K’ye çevredeki vatandaşlar yardım etti.

Fotoğraf: AA

Köprü hasar gördü

Konak ilçesindeki Lale Mahallesi’nde Kayasuyu Camisi önündeki derenin üzerindeki köprü, yükselen sular nedeniyle hasar görerek trafiğe kapandı. Aynı mahalledeki bazı evlerin zemin ve bodrum katlarını su bastı.

Evini su basan Tarık Yalur, sağanağın şiddetini artırmasıyla derenin suyunun taştığını gördüklerini belirterek, “Bir anda evi su bastı. Evde 3 tane çocuk vardı, onları kurtardık. Belimize kadar su geliyordu. Evin yarısına kadar su bastı” dedi.

Konak’taki Yenişehir semtinde de İzmir İtfaiye Daire Başkanlığı binası önündeki Kemer alt geçidinde mahsur kalan araçtaki vatandaşlar itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.

Yollar trafiğe kapatıldı

Sağanak sonrası su birikintileri ve yolda kalan araçlar nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi önündeki alt geçit, Konak Tüneli, Yeşillik Caddesi ve Akçay Caddesi bir süre trafiğe kapandı.

Kemalpaşa ilçesindeki Ulucak alt geçidinde de bir otomobil mahsur kaldı. Kendi imkanlarıyla sudan çıkan sürücünün ihbarı sonrası alt geçit trafiğe kapatıldı, İZSU ekipleri tahliye çalışması yaptı.

Aynı ilçede sağanağa eşlik eden şiddetli rüzgar nedeniyle Sekiz Eylül Mahallesi 135 Sokak‘ta bulunan bir evin bahçesindeki ağaç, park halindeki araçların üzerine devrildi. Araçlarda hasar meydana geldi.

Öte yandan kent genelinde evlerini su basan vatandaşların öğrenci yurtlarına yerleştirilmesi için çalışma başlatıldı. Türk Kızılay ekipleri de selden etkilenen mahallelerde vatandaşlara gıda desteği bulundu, ihtiyaçları tespit etmek üzere çalışma yaptı.

Trump’ın YouTube hesabı da askıya alındı

Twitter ile Facebook‘un ardından, sosyal medya platformu YouTube da ABD Başkanı Donald Trump‘ın hesabının en az bir hafta süreyle askıya alındığını duyurdu.

ABD’de 6 Ocak’ta gerçekleşen Kongre Binası işgalinin ardından, Donald Trump’ın Twitter ve Facebook hesapları ‘şiddeti kışkırttığı’ gerekçesiyle askıya alınmıştı.

‘Şiddet potansiyeli sebebiyle’

YouTube ayrıca, Trump’ın kanalına yorum yapılmasını da engelledi. Platform tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Yapılan dikkatli bir incelemenin ardından, devam eden şiddet potansiyeline ilişkin endişeler ışığında, Donald Trump’ın kanalına yüklenen yeni içeriği kaldırdık. Sonuç olarak, uzun süredir devam eden ihtarlar sistemimize uygun olarak, kanalın en az yedi gün boyunca yeni video veya canlı yayın yüklemesi engellendi ve bu süre uzatılabilir.

Erdoğan BiP ve Telegram uygulamalarına katıldı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın BiP ve Telegram uygulamalarına katıldığı belirtildi.

Açıklamada, Erdoğan’ın bilgilendirme yapmak için kullanacağı BİP ve Telegram hesaplarına da yer verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BİP uygulamasında “https://channels.bip.ai/join/rterdogan” adresinden, Telegram uygulamasında ise “https://t.me/RTErdogan” adresinden takip edilebilecek.

Bunun üzerine tepki gösteren kişiler WhatsApp uygulamasını silerek başka mesajlaşma uygulamalarına yönelmeye başladı.

ABD ve Yeni Zelanda’ya uçuşlarda negatif Covid-19 testi zorunluluğu

Koronavirüs vakalarının her geçen gün daha fazla artması sebebiyle Amerika Birleşik Devletleri ve Yeni Zelanda‘da yeni tedbirler getirilerek Covid-19 testi pozitif olanların ülkeye girmesi engellendi.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) Direktörü Robert Redfield, 26 Ocak’tan itibaren ülkeye hava yoluyla giriş yapan herkesten son 72 saat içinde yapılmış “negatif” Covid-19 testi sonucu isteneceğini açıkladı.

‘Test tüm riskleri ortadan kaldırmaz’

AA’nın aktardığına göre konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Redfield, “Test tüm riskleri ortadan kaldırmaz, ancak bir süre evde kalmak, maske takmak ve sosyal mesafeyi korumak gibi önlemlerle desteklendiğinde, seyahatlerimiz daha güvenli ve sağlıklı hale gelebilir” dedi.

Ülkede test zorunluluğu 25 Aralık’tan itibaren uygulanmak üzere, mutasyonlu virüsün keşfedildiği Birleşik Krallık’a getirilmişti.

Yeni Zelanda’da istisnalar hariç test zorunluluğu

Yeni tip koronavirüse karşı aldığı sıkı tedbirlerle bilinen Yeni Zelanda ise Avustralya, Antarktika ve bazı pasifik ülkeleri hariç yurt dışından gelecek yolculardan Covid-19 testi pozitif çıkanları ülkeye almayacağını duyurdu.

Ülkeye seyahat edeceklerin uçağa binmeden en fazla 72 saat önce yaptırdıkları koronavirüs testini yetkililere sunması gerektiğini belirten  Covid-19 ile Mücadele Bakanı Chris Hipkins, bu kuralın ilk olarak 15 Ocak Cuma, ABD ve Birleşik Krallık’tan gelenlere, daha sonra da diğer ülkelerden geleceklere uygulanacağını bildirdi.

 

 

Trump hakkında azil tasarısı onaylandı ancak Pence süreç için adım atmayacak

Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi‘nde (ABD) Başkan Donald Trump‘ı görevden alma çağrısı yapan tasarı kabul edildi. Tasarı, Başkan Yardımcısı Mike Pence’e, Trump’ın görevden alınması konusundaki cevabını Kongreye iletmesi için 24 saat süre tanıyor.

Ancak, Pence oylamadan önce Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi‘ye gönderdiği mektupta “25. maddeyi devreye sokmak gibi bir eylemin ülkemizin çıkarına olduğunu ya da anayasa ile uyuştuğunu düşünmüyorum.” dedi.

Pence’in bu kararından ötürü de tasarının mecliste onaylamasının sembolik bir anlamı dışında herhangi bir işlevi yok.

Tasarıya 223 evet oyu

Demokratlar, Trump’ın zamanından önce görevden alınması için harekete geçeceklerini açıklamıştı.

Trump’ın görevden alınması için ilk adımı atan Demokratlar, tasarıyla ilgili tartışma bölümünde şiddetli bir şekilde Trump’ı eleştirdi.

Cumhuriyetçi vekiller de Demokratların tek dertlerinin Trump’tan kurtulmak olduğunu iddia etti.

Tasarı 223 evet, 205 hayır oyu aldı. Oylamada sadece bir Cumhuriyetçi vekil evet oyu kullandı.

‘Daha fazla bölücü eylemlerden kaçınılmalı’

Pence, oylamadan önce Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi’ye gönderdiği mektupta 25. ek maddenin kullanılarak Trump’ın görevden alınmasının kötü bir emsal oluşturacağını savundu. Pence, bu maddenin yalnızca başkanın sağlık sorunları nedeniyle görevini yapamaması durumunda devreye sokulması gerektiğini belirtti.

Pence, mektupta şu ifadeleri kullandı:

Kongrenin her bir üyesini, daha fazla bölücü eylemlerden kaçınmaya davet ediyorum. ABD’nin bir sonraki başkanı olacak Joe Biden’ın yemin törenine hazırlanırken, tansiyonun düşürülmesi ve ülkemizin birleşmesine yönelik çabalarımızda bizimle çalışın. Ben de gelecek yönetime, hükümetin düzenli bir şekilde devredilmesi için iyi niyet çerçevesinde üzerime düşeni yapacağım.”

Fotoğraf: AA

25. ek madde, ABD başkanının görevini yerine getiremeyeceğine kanaat getirilmesi durumunda, başkanın görevden alınarak yerine geçici olarak başkan yardımcısının gelmesini söylüyor.

Maddenin uygulanması için de Pence’in başkanı görevden alma kararının yanı sıra kabine üyelerinin salt çoğunluğunun da bu karara destek vermesi gerekiyor.

Pelosi, Pence’in Trump’ın görevden alınması konusunda herhangi bir adım atmaması durumunda çarşamba günü Trump’a karşı azil maddesinin oylanacağını açıklamıştı.

Azil maddesinin Temsilciler Meclisi’nde kabul edilmesi beklenirken Senato gündemine ne zaman geleceği ise hala belli değil.

‘Cadı avının devamı’

Donald Trump, kendisi için başlatılan azil süreciyle ilgili yaptığı açıklamada sürecin tamamen saçmalık olduğunu söylerken “Azil süreci siyasi tarihimizdeki en büyük cadı avının devamıdır” ifadelerin kullandı.

Yeşiller Partisi: Tehlikedeki hamsilerin sorumlusu yunuslar değil

Karadeniz‘deki hamsi balığının azalmasının faturasının yunus balıklarına kesilmesine karşı Yeşiller Partisi bir açıklama yayınladı.

Açıklamada “Türkiye balıkçılığının yaklaşık yüzde 50’sini oluşturan hamsi sayısındaki düşüşün sorumlusu yunuslar değil, küresel iklim krizi, aşırı avcılık, deniz kirliliği ve kıyısal alanlara yapılan müdahalelere kapı açan, bunlara karşı önlem almayanlardır!” denildi.

‘Hamsiler kuzey bölgeleri tercih ediyor’

Hamsilerin iklim kriziyle birlikte gelen sıcaklık artışından doğrudan etkilendiği belirtilen açıklamada balıkların kıyılarımız yerine daha soğuk kuzey bölgelerini tercih ettikleri belirtildi.

Kıyılarımızda görece daha küçük hamsiler kaldığı söylenen açıklamada “Bu durumda avcılığa devam etmek stokların geleceğini ciddi şekilde tehdit ediyor” ifadeleri yer aldı.

‘Hamsi avcılık sezonu kapatılmalı’

Bakanlığın getirdiği avcılık yasağının önemli ama yetersiz olduğuna değinilen açıklamada “Sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyretme ihtimalinin yüksek olduğu bu yıl, hamsi avcılık sezonu kapatılmalı; durumdan etkilenecek balıkçıların zararının en aza indirilmesi için gerekli önlemler alınmalı” denildi. Açıklamanın devamında şu önerilerde bulunuldu:

  • Avrupa’nın en büyük ve en yüksek kapasiteyle çalışan balıkçılık filosu acilen önemli düzeyde küçültülerek aşırı avcılık baskısı yaratılmasının önüne geçilmeli
  • Karaya çıkartılan balıkların çıkış noktalarındaki kontrolü sıklaştırılmalı.
  • İstanbul ve Çanakkale boğazları her tür balıkçılık faaliyetine süresiz olarak kapatılmalı; her iki boğaz da biyoçeşitlilik geçiş koridoru ilan edilmeli.

‘HES projeleri durdurulmalı’

  • Özellikle hamsi gibi balıkların avlanmasında kullanılan gırgır teknelerinin ağ boyutlarına sınırlama getirilmeli.
  • Avlanma derinliği derhal 24 metreden AB ülkelerinin standardı olan 50 metreye çıkartılmalı!
  • Başta HES projeleri ve Karadeniz sahil yolu olmak üzere Karadeniz’e dökülen derelere yapılan müdahaleler, balıkların beslenmesinde kilit rol oynayan planktonların besinlerinde düşüşe neden oluyor; Karadeniz ekosistemini dengesizleştiriyor. Derhal tüm HES projeleri durdurulmalı!

’55 türün 17’si yok oldu’

Ülkemizdeki balıkların boy ortalamasının 1960’lardan beri dünyanın oldukça altında olduğu belirtilen açıklamada “Ayrıca Karadeniz’de avlanan 55 türün 17’si yok oldu; birçoğu avlanabilirlik özelliğini yitirdi. Bu durum diğer denizlerimiz için de geçerli” denildi.

Açıklama “Balıksız bir geleceğin önüne geçmek için ekoloji odaklı politikaları hayata geçirmek zorundayız!” ifadeleriyle sona erdi.

Sivas’ta 91 yılın sıcaklık rekoru kırıldı

Kış mevsiminde sıcaklığın en çok düştüğü kentlerden biri olan Sivas’ta bugün sıcaklık 18,4 dereceydi. Kentte sıcaklığın 18,4 dereceye ulaşmasıyla da 91 yılın rekoru kırılmış oldu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü‘nün verilerine göre, kentte ocak ayında görülen en yüksek sıcaklık 1930 yılında 14,6 derece olarak kayıtlara geçtiği belirtiliyor. 1930 yılından sonra en sıcak ocak ayı 2021 yılında görülmüş oldu.

İki fotoğraf arasındaki fark

Uzun yıllardır bu kadar sıcak bir hava görmediklerini belirten kent sakinleri de sıcak havadan endişe duyduklarını belirtti. Sivas, kış mevsimi en soğuk geçiren ilk beş il arasında yer alıyordu.

İki fotoğraf da ilde bir sene içinde yaşanan sıcaklık değişimini gözler önüne seriyor:

Fotoğraf: DHA
Ocak 2020 Sivas
Fotoğraf: DHA
Ocak 2021 Sivas

 

 

Kayı İnşaat işçileri bir araya geldi: Coşkun Yılmaz hakkımızı vereceksin

Kayı İnşaat’tan iki yıldır maaşlarını alamayan 250’ye yakın işçi, şirketi protesto etmek için birçok şehirden İstanbul‘a gelerek bugün saat 12.00’de Levent‘te şirketin patronu Coşkun Yılmaz‘ın ofisinin bulunduğu Yapı Kredi Plaza‘nın önünde buluştu.

İşçilerin taleplerinin duyurulmaya çalışıldığı eylemin ardından Kayı İnşaat İşçileri İnşaat-Sen Koordinasyonu, şirketin yetkilileriyle görüşme gerçekleştirdi.

Perşembe günü Coşkun Yılmaz ile görüşme yapılana dek eylemlerin süreceğini söyleyen işçiler, yarın da saat 11.00’de Yapı Kredi Plaza’nın önünde olacaklarını belirtti.

Yapılan açıklamada işçilerin defalarca patrona ulaşıp maaşlarını istediklerini, ancak maaşları alamadıkları belirtildi. Açıklamada şu konulara dikkat çekildi:

Kayı İnşaat koca şantiyeler üzerinden milyonlar kazandı. Sermayesine sermaye kattı. Öyle ki Kayı İnşaat 2007 yılından bu yana her sene en büyük 250 uluslararası müteahhit listesine giriyor. Bununla övünüyor. Ancak sıra işçilerin alacaklarını ödemeye gelince para yok.

Bununla birlikte Kayı Holding sadece inşaat alanında değil birçok iş kolunda büyüdükçe büyüdü. Enerji ve medikal alanlarında şirketleri var ama işçilerin alacaklarını ödemeye gelince para yok.

Yazın sıcağında, kışın soğuğunda şantiyelerde, ofislerde işçiler çalıştı. Ailelerinden, sevdiklerinden aylarca ayrı kaldı. İşe geç başlama lüksleri olmadı. Önlerine ne yemek konduysa onu yediler. Nereyi yatak diye gösterdilerse orada yattılar. Yani kimse Kayı İnşaat patronlarından sadaka istemiyor. Tüm çalışanlar hak edişlerini istiyor.