Perseverance isimli keşif aracını başarılı bir şekilde Mars‘a göndermeyi başaran Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), bir ilke imza atarak Kızıl Gezegen‘de oksijen üretmeyi başardı.
NASA tarafından yapılan açıklamaya göre 20 Nisan’da Mars’ın atmosferinden çekilen karbondioksit, başarılı bir şekilde oksijene dönüştürüldü.
Bir astronota 10 dakika yetecek
NASA ve Jet Propulsion tarafından geliştirilen MOXIE, gezegenin atmosferinden çektiği karbondioksiti 1470 derecede ısıtarak, karbon monoksit elde etti.
Oluşturulan karbon monoksiti moleküllerine ayırmayı başaran cihaz, beş gram oksijen üretti. Yapılan açıklamada bu miktarın bir astronota 10 dakika yetecek miktarda olduğu belirtildi. Cihaz saatte 10 gram oksijen üretme kapasitesine sahip.
MOXIE isimli cihaz Perseverance keşif aracına yerleştirilirken.Fotoğraf: NASA
Gelecek görevler için oldukça önemli
NASA, Mars deneyinin gelecekteki görevlerinin önünü açmaya vesile olduğunu belirtti. Çünkü hem insanlar hem de onları taşıyan roketler, uzayda oksijene ihtiyaç duyuyorlar. Dört Astronot taşıyan bir uzay aracının, gezegenin yüzeyinden kalkabilmesi için 24 tondan fazla oksijen gerekiyor.
Shift Delete’in aktardığına göre bu kadar oksijeni taşımanın imkansız olduğunu belirten Ulusal Havacılıkve Uzay Dairesi, gelişen teknoloji sayesinde gerekli oksijeni bizzat üretmeyi hedefliyor. Ancak bu durum, gezgende yaşama yetecek oksijenin kolayca üretilebileceği anlamına gelmiyor.
Oksijen oranı yüzde 13
Karbondioksit Mars’ın atmosferindeki gazın yüzde 96’sını oluştururken, gezegendeki oksijen miktarı ise sadece yüzde 13. Bu oran Dünya atmosferinde yüzde 21’e kadar çıkıyor.
NASA’nın, Mars yüzeyinde yaşanılabilir bir ortam yaratmak için MOXIE’den100 kat daha büyük oksijen jeneratörleri kurması gerekiyor. Ne yazık ki mevcut teknoloji, böyle bir imkânı hayata geçirmek için yeterli değil.
Bazı belediyeler tarafından gri pasaport aracılığıyla yurt dışına insan gönderilmesi ve bu kişilerin de geri dönmemesine ilişkin CHP tarafından Meclis’e verilen araştırma önergesi AKP ve MHP’li vekillerin oylarıyla reddedildi.
CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, araştırma önergesinin reddedildiğini duyurdu.
‘İnsan kaçakçılığı araştırılmasın dendi’
Tuncay Özkan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, araştırma önergesinin reddedilişini şöyle duyurdu:
AKP ve MHP, belediyelerdeki insan kaçakçılığı ‘araştırılmasın’ dedi!
Belediyeler aracılığıyla alınan gri pasaportla yapılan insan kaçakçılığı araştırılsın önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.”
AKP ve MHP, belediyelerdeki insan kaçakçılığı "araştırılmasın" dedi!
Belediyeler aracılığıyla alınan gri pasaportla yapılan insan kaçakçılığı araştırılsın önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. pic.twitter.com/tsQldNgS3u
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Belediyelerin #GriPasaport kullanarak yurtdışına insan kaçakçılığını #Meclis araştırsın dedik, AKP ve MHP reddetti!..” ifadelerini kullandı.
İçişleri Bakanlığı, mahalli idarelerce kamu personeli olmayan kişilere hizmet damgalı pasaport düzenlemesinin geçici olarak durdurulduğunu ve konuyla ilgili başlatılan soruşturmaların kapsamının da genişletildiğini duyurmuştu.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, pandemi döneminde zorluk yaşadıkları bahanesiyle elektrik şirketlerine yapılacak 3 milyar liralık yardımı Meclis gündemine taşıdı.
Kenanoğlu, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’na verdiği soru önergesinde yardımın elektrik faturalarını yansıtılacağını belirterek milyonlarca insanın işsiz kaldığı bir dönemde bu kararla sermayeden yana tavır alındığını belirtti.
‘Faturalara yansıtılacak’
Açıklamada “Elektrik Piyasası Kapasite Mekanizması Yönetmeliği’nde yapılması düşünülen değişikliğe göre; destek kapsamı dışında kalan santraller ile 13 yıldan fazla faaliyet gösteren ithal kömür ve doğalgaz santrallerinin yardım kapsamına alınacağı öngörülmektedir” denildi ve şu değerlendirme yapıldı:
Söz konusu şirketlere ödenmesi düşünülen yardım parasının kamuya ait olan TEİAŞ’ın gelir tavanına eklenmesi ve buradan yapılacak harcamalarında elektrik faturalarına yansıtılarak halktan tahsil edilmesinin planlandığı anlaşılmaktadır.
‘Halktan gizlenecek’
TEİAŞ’ın yaptığı harcamaların daha önce faturalarda iletim sistemi kullanım bedeli olarak görüldüğü hatırlatılan açıklamada “Halktan gelen tepkiler üzerine artık gizli şekilde tahsil yoluna gidilmektedir. Yapılacak olan bu yeni yardım bedellerinin de aynı yöntemle faturalarda gizlenerek vatandaşların faturalarına ekleneceği bilinmektedir” denildi.
Açıklamada ek olarak “Elektrik uzmanları; EÜAŞ’ın dağıtım şirketlerine elektriğin kilowatsaatini Ocak 2020’de 27.56 kuruştan verirken, Nisan 2021’de 16.91 kuruşa düşürdüğünü açıklamıştır. Yapılan indirim tutarı yüzde 38,64 civarındadır. Ancak, EÜAŞ’ın pandemi döneminde dağıtım şirketlerine yaptığı bu indirim tutarları vatandaşın elektrik faturasına yansımadığı bir yana tam aksine vatandaş zamlı faturalarla baş başa kalmıştır” bilgisi paylaşıldı.
Fatih Dönmez’e sorular
“Pandemi döneminde sermayeden ve yandaşlardan yana tavır alan AKP-MHP iktidarının yoksulluğa, işsizliğe, açlığa çare üreteceğine, sözde zarar eden elektrik şirketlerine yardım etmeyi planlaması bizleri hiçte şaşırtmamaktadır” denilen açıklamada Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez‘e şu sorular yöneltildi:
Bakanlığınızca, elektrik ve doğalgaz faturalarını ödeyemeyen vatandaşlara yardım etmek yerine elektrik şirketlerine yardım edilmesi neden tercih edilmektedir?
Elektrik ve doğalgaz borçlarını ödeyemediği için aboneliği iptal edilen vatandaş sayısı kaçtır? Bu vatandaşlara da yardım edilecek midir?
EÜAŞ’ın dağıtım şirketlerine yaptığı indirimler yeterli gelmemiştir mi ki ayrıca yardım yapılmak istenmektedir?
Bu şirketlere yapılacağı belirtilen yardımlar, vatandaşların elektrik faturalarına yansıtılacak mıdır?
Pandemi döneminde elektrik tüketimi ne kadar azalmıştır?
Pandemi döneminde elektrik üretim fiyatları ne kadar düşmüştür?
Zor duruma düştüğü ifade edilen elektrik şirketleri hangileridir?
Bu şirketlere yapılması düşünülen yardım miktarı ayrı ayrı ne kadardır?
Yardım yapılması planlanan ithal kömür ve doğalgaz santralleri hangileridir?
Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW), kimyasal gaz kullanmakla suçladığı Suriye‘nin üyelikten kaynaklanan tüm hak ve imtiyazlarını askıya aldı.
193 üyeli örgütün Lahey‘deki merkezinde yapılan oylamada 87 ülke kabul ve 15 ülke ret oyu verirken 34 ülke çekimser kaldı. Böylece karar için gerekli üçte ikilik çoğunluğa ulaşılırken örgüt tarihinde ilk kez bir üye devletin oy hakkı askıya alınmış oldu.
OPCW yıllık toplantısı çerçevesinde ABD, İngiltere ve Fransa‘nın başını çektiği 46 ülke salı günü Suriye’nin oy hakkının askıya alınması için girişim başlatmış, tasarıyla ilgili uzlaşmaya varmak için yapılan diplomatik girişimler sonuç vermemişti.
Tüm tesis ve silahlar deklare edilene kadar
DW Türkçe’nin haberine göre kabul edilen kararda Şam yönetimi tüm kimyasal silahlarını ve kimyasal silah üretim tesislerini deklare edene kadar Suriye’nin OPCW’deki tüm hak ve imtiyazlarının askıya alındığı belirtiliyor.
Askıya alınan hak ve imtiyazlar arasında oy kullanma hakkının yanı sıra idare konseyi için aday gösterme ve örgütte görev üstlenme de bulunuyor.
Karar ayrıca OPCW Başkanı Fernando Arias‘ın, Suriye’nin kendisinden talep edilen koşulları tamamen yerine getirip getimediği konusunda düzenli rapor sunmasını da öngörüyor.
Geçtiğimiz yıllarda da suçlamalar olmuştu
Örgüte 2013 yılından beri üye olan Suriye ise kimyasal silah kullandığı suçlamalarını reddederek bu girişimi propaganda aracı diye nitelendirdi.
OPCW’nin oluşturduğu araştırma komisyonu, geçen hafta yaptığı açıklamada Suriye hava kuvvetlerine ait bir askeri helikopterin 2018 yılında bir köye “zehirli klor gazı içeren bir silindir bombası attığına inanılması için makul nedenler olduğunu” bildirmişti.
Komisyon, geçen yıl da Suriye‘yi 2017 yılında, Letamina bölgesinde klor ve sarin gazı kullanmakla suçlamıştı. 2015-2018 yılları arasında Suriye birliklerinin kimyasal silah kullanımı sonucu binlerce kişinin yaşamını yitirdiği ya da zarar gördüğü düşünülüyor.
Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği‘nden yapılan açıklamaya göre, Birleşik Krallık‘tan Türkiye’ye yolcu taşıma uçuşlarına yeniden başlandığı duyuruldu.
Büyükelçilik tarafından bugün yapılan açıklamada, “Birleşik Krallık’tan ülkemize doğrudan uçuşla seyahat edilmesine yönelik COVID-19 salgını tedbirleri çerçevesindeki kısıtlamalar kaldırılmıştır” ifadeleri kullanıldı.
Negatif PCR testi sonucu ibraz edilmesi gerekiyor
Birleşik Krallık’tan Türkiye’ye seyahat etmek isteyen altı yaş ve üzerindeki kişilerin son 72 saat içinde yapılmış negatif PCR testi sonucunu ibraz etmeleri gerekli olduğu bilgisi de paylaşıldı.
Öte yandan, açıklamada “Birleşik Krallık’ta son 10 gün içinde bulunan” ve Türkiye’ye gelen kişilere yönelik 10 günlük karantina uygulamasının da sona erdiği kaydedildi.
Genel Müdür de duyurdu
Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Bilal Ekşi de Twitter hesabından yaptığı bir paylaşımda Birleşik Krallık ve Danimarka’dan Türkiye’ye uçuşların açıldığını duyurdu:
İngiltere ve Danimarka’dan Türkiye’ye uçuşlar açılıyor.
Otoritelerimizce alınan karara istinaden son 72 saatte yapılan PCR testi NEGATİF olmak kaydı ile İngiltere ve Danimarka’dan Türkiye’ye yolcu gelişine müsade edilecektir.
Köşe yazılarıyla tanınan, uzun yıllar Sabah ve Vatan gazetelerinde yöneticilik ve yazarlık yapmış olan gazeteci Selahattin Duman sabaha karşı yaşamını yitirdi.
Duman, 14 Temmuz 2020 tarihinde İzmir‘in Torbalı ilçesinde bir çekiciyle çarpışarak trafik kazası geçirmişti. Torbalı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Duman’ın kazada kolu kırılmış ve aort damarında büyüme tespit edilmişti. Duman, kazanın ardından 19 gün yoğun bakımda kalmış daha sonra taburcu edilmişti.
Gazeteci Hasan Cemal yaptığı paylaşımda “Selahattin Duman’ı, sevgili Selo’yu, kıymetli dostumu, değerli meslektaşımı sabaha karşı kaybettik. Acım çok büyük. Gazeteci milletinin başı sağolsun. Hayat böyle, bir varsın bir yoksun. Huzur içinde yat kardeşim, seni hep iyi hatırlayacağım” dedi.
Selahattin Duman’ı, sevgili Selo’yu, kıymetli dostumu, değerli meslektaşımı sabaha karşı kaybettik. Acım çok büyük. Gazeteci milletinin başı sağolsun. Hayat böyle, bir varsın bir yoksun. Huzur içinde yat kardeşim, seni hep iyi hatırlayacağım.
Türkiye’de gazete mutfaklarının önde gelen tecrübeli isimlerinden olan ve kendisine özgü bir üslupla kaleme aldığı hiciv yazıları büyük ilgi gören Selahattin Duman, 1950 yılında doğdu.
Uzun süre Sabah ve kurucularından olduğu Vatan gazetesinde yöneticilik ve yazarlık yaptı.
İlgi gören yazılarını kitaplarda topladı; Kendimi Tebrik Ederim, Suçumuz Mükemmel Olmak, Kadınları Anlamış Gibi Yapma Sanatı adlı kitapları yayınlandı. Komser Şekspir, Romantik ve Bir Erkeğin Anatomisi filmlerinde rol aldı.
Duman, son olarak Oksijen Gazetesi’nde yazmaya başlamıştı.
Resmi Gazete‘de yer alan Cumhurbaşkanı kararlarına göre, Samsun ve Bitlis’teki bazı alanlar kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edildi.
Denizli, Tunceli, Aydın ve Malatya’da arazı toplulaştırmasına gidileceğinden ötürü tarla içi geliştirme hizmetleri yapılmasıyla bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildiği açıklandı.
Kentsel dönüşüm alanı ilan edildi
AA‘da yer alan habere göre, Samsun’un İlkadım İlçesi Kale Mahallesi (Cumhuriyet Meydanı) bölgesi ve Bitlis’in Tatvan İlçesi Çayırönü Mahallesi (Yeşilmezra) sınırları içerisinde kalan alanların kentsel dönüşüm alanı ilan edildiği açıklandı.
Karar, 5393 sayılı Belediye Kanun’un 73. maddesi gereğince verildi.
Devlet Su İşleri (DSİ) 21. Bölge Müdürlüğünce Denizli’nin Çameli ile Acıpayam ilçelerindeki 10 mahalle ile Aydın’ın Koçarlı ve Germencik ilçelerindeki birer mahallede, DSİ 9.Bölge Müdürlüğünce Tunceli’nin Ovacık ilçesindeki 13 mahalle ve köy ile Malatya’nın Arguvan ilçesindeki altı köy ve mahallede zorunlu arazi toplulaştırmasına gidileceği açıklanırken; kamu yararının gözetileceği de ileri sürüldü.
Arazi toplulaştırma kriterlerine uygun olmayan tepelik, taşlık, çukurluk alanlar ve yoğun sabit tesis bulunan yerlerin toplulaştırma dışında bırakılacağı bilgisi de paylaşıldı.
Kesin korunacak alanlar
Ankara’nın Ayaş ilçesindeki Şıngırdaklin Mağarası, Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesindeki Soğanlı köyü, Antalya’nın Demre ve Finike ilçeleri sınırlarındaki Beymelek Kıyı Bandı, İzmir’in Kemalpaşa ilçesi sınırlarındaki 31. Grup alanı, Çankırı’nın merkez ilçesindeki Çorakyerler Fosil Lokalitesi, Edirne’nin Keşan ilçesindeki Mecidiye köyü sınırlarında yer alan Uzunkum ve İtalyan koyları ile Sivas’ın Gürün ilçesindeki Gökpınar Gölü‘nün Doğal Sit Alanı‘nın koruma statüsünün yeniden değerlendirildiği, sınır ve koordinatları belirlenen alanların kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edildiğine karar verildiği de belirtildi.
Kamulaştırılacak alanlar
Resmi Gazete’de bazı bölgelerin acele kamulaştırılması için dokuz karar yer aldı. Bu kararlara göre,
Türkiye Elektrik İletim A.Ş Genel Müdürlüğünce “154 kV Karaman OSB-Ereğli Enerji İletim Hattı Projesi”, “154 kV Çumra-Karaman Brş. N. Enerji İletim Hattı Yenileme Projesi”, “154 kV (Karaman-Ereğli) Brş. N.-Karaman OSB Enerji İletim Hattı Projesi” kapsamında güzergahlara isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle ve “154 kV Yaylaköy TM ve Bağlantı Yolu Projesi” alanında yer alan taşınmazları acele kamulaştırılacak.
Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünce, Ankara sınırları içerisinde tesis edilecek enerji nakil hattının yapımı amacıyla belirtilen güzergahlarda bulunan direk ve trafo yerlerini mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle acele kamulaştırılması yapılacak.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığınca, Osmangazi ilçesindeki Şehreküstü Mahallesi sınırları içerisinde bulunan bazı taşınmazların, Hanlar bölgesindeki alanında yer alan hanların meydana çıkarılması amacıyla yürütülecek “Tarihi ve Kültürel Mirasın Korunması ve Yaşatılarak Gelecek Nesillere Aktarılması” temalı proje çalışmaları kapsamında acele kamulaştırılması kararlaştırıldı.
Ardahan’ın Posof ilçesi Merkez Mahallesi sınırları içerisinde yer alan 143 ada, 10 parsel numaralı taşınmazın, ilçenin ihtiyacı olan Atık Su Arıtma Tesisinin yapımı amacıyla Posof Belediye Başkanlığınca acele kamulaştırılmasına karar verildi.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Kayacık Projesi (GAP) kapsamında yer alan Kayacık Sulaması 1. Kısım (Kayacık-Doğanpınar) inşaatının tamamlanması amacıyla Gaziantep’in Oğuzeli İlçesindeki Doğanpınar ve Kaşyolu Mahallelerindeki taşınmazlar ile malzeme ocakları ve depo yerleri için ihtiyaç duyulacak diğer taşınmazlar acele kamulaştırılacak.
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Erenler ilçesindeki bazı taşınmazları, E80 Otoyolu ile D-100 Karayolundan şehre alternatif giriş sağlayacak ulaşım güzergahının açılması amacıyla acele kamulaştırma işlemi gerçekleştirecek.
Konya’nın Hadim ilçesi, Taşpınar Mahallesinde yer alan bazı taşınmazların, 2. Etap TOKİ konutlarının ulaşım, elektrik, içme suyu ve kanalizasyon bağlantılarının yapılacağı yolun inşası amacıyla Hadim Belediye Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılması yapılacak.
Uşak İl Özel İdaresi‘nin, Uşak Organize Sanayi Bölgesi sınırlarının genişletilmesi amacıyla bazı taşınmazların acele kamulaştırması kararlaştırıldı.
Acele kamulaştırma kararları, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu‘nun 27. maddesine dayandırılarak verildi.
Rap sanatçısı Ezhel, Instagram hesabının hikaye kısmından hükümeti ve yaşananlara sessiz kalanları eleştiren bir paylaşımda bulundu.
Yaptığı paylaşımda, “Türkiye apaçık bir parti devletine dönüşmüştür. Şu an Nazi Almanyası’ndan farkı yoktur. Bu hükümet meşruiyetini tamamen yitirmiştir” ifadelerini kullandı.
Bu duruma ses çıkarmayanları eleştiren Ezhel, “Satılan geleceğimizin, toprağımızın, emeklerimizin, mutluluğumuzun hesabını, hakkını sormayan, şu saatten sonra ses çıkarmayan herkese yazıklar olsun“Biliyorum keyfiniz bozulmasın istiyorsunuz ama artık çüş” dedi.
Bir ay tutuklu yargılanmıştı
Hakkında “uyuşturucu madde kullanılmasını özendirme” suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile istemiyle dava açılan Ezhel 23 Mayıs 2018’de gözaltına alınıp cezaevine gönderilmişti.
19 Haziran’a kadar tutuklu bulunan Ezhel, Anadolu 44’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmasında beraat kararı almıştı. Daha sonrasında ise Almanya‘ya yerleşti.
İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine “23 Nisan Sokağa Çıkma Kısıtlaması” konulu genelge gönderdi.
Genelgeye göre 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı‘nın resmi tatil olması nedeniyle hafta sonunda uygulanan sokağa çıkma yasağı cuma günüyle birleştirilecek.
Bugün 19.00’da başlıyor
Yani, sokağa çıkma kısıtlaması bugün saat 19.00’da başlayacak. Cuma, cumartesi, pazar günlerinin tamamını kapsayacak sokağa çıkma kısıtlaması, 26 Nisan Pazartesi saat 05.00’te sona erecek.
AA’nın aktardığına göre daha önce genelgeyle belirtilen “sokağa çıkma kısıtlamasından muaf yerler ve kişiler listesi” aynen geçerli olacak.
Hafta sonu 10.00-17.00 saatlerinde açık olan bakkal, market, kasap, manav ve kuru yemişçi ile şehirler arası seyahat kısıtlamasına dair usul ve esaslar 23 Nisan Cuma günü de birebir uygulanacak.
Fotoğraf: AA
Kutlamalar asgari düzeyde katılım ile
TBMM, Anıtkabir ve Birinci Meclis’te gerçekleştirilecek tören ve kutlamalar dışında tüm il ve ilçelerde Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, şu esaslara göre kutlanacak:
Milli Eğitim Bakanlığının 6 Nisan 2021 tarihli yazısı doğrultusunda çelenk sunma törenleri fiziki mesafe koşullarına uygun şekilde asgari düzeyde katılımla gerçekleştirilecek. Çelenk sunma törenleri dışında kişilerin bir araya gelmesine neden olabilecek kutlama programları yapılmayacak. Bunun yerine Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusunu yansıtabilecek başta kolluk araçlarından oluşmak üzere araç konvoyları, ses, ışık ve havai ışık gösterileri, mobil araçlarla gösteriler ile çevrim içi etkinliklere ağırlık verilecek.”
Programda görevliler yasaktan muaf
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama törenlerinde görevli kişiler de tören ve kutlama programları süresiyle sınırlı olmak kaydıyla sokağa çıkma kısıtlamalarından muaf tutulacak.
Bu esaslar doğrultusunda Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 27 ve 72’nci maddeleri uyarınca İl ve İlçe Umumi Hıfzıssıhha kurulları kararları ivedilikle alınacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Adalar’daki fayton sahiplerinden satın alarak, ücretsiz sahiplendirdiği bin 177 attan Hatay’ın Dörtyol ilçe belediyesine gönderilen 100’ünün önce bir at çiftliğine gönderildiği, bakımları karşılamayınca da çiplerinin çıkarılıp bilinmeyen kişilere satıldığı ortaya çıktı.
Dörtyol Belediye Başkanı Fadıl Keskin ve Dörtyol Belediye’sinde memur olarak görev yapan Ferhat Erkin’in imzasıyla teslim alınan atların İBB’nin sorusu üzerine kayıp olduğu ortaya çıkmıştı. Skandalın anlaşılması üzerine de Belediye Başkanı Keskin, çelişkili açıklamalar yapmış, ardından da “Partime zarar vermek istemiyorum” diyerek istifa etmişti.
Dörtyol Belediye Meclis Üyesi ve CHP Meclis Grup Sözcüsü Avukat Emre Arık, atların Atatürk At Çiftliği’ne gönderildiğini belirtti.
Arık gazetemize şunları anlattı:
Burada Dörtyol Atatürk At Çiftliği bulunuyor. İşletmesi ise atları teslim alanlardan biri olan Belediye çalışanı Ferhat Erkin’in abisi Ali Erkin ve Dörtyol MHP’de yönetici olan Celal Ceren’e verilmişti. Bu kişiler, İBB’nin atları sahiplendirmek istediğini duyunca soluğu Belediye Başkanı Fadıl Keskin’in yanında almışlar. Başkandan, atlara belediyenin talip olmasını istemiş ve ‘Biz çiftlikte bakarız, at binmeye gelenler de bu hayvanlara biner. Hem Ülkü Ocakları’na her zaman yardım ediyoruz, oraya daha fazla destek veririz’ demişler. Başkan Fadıl Keskin de kabul etmiş”.
Atlara bakamayınca sattılar
Arık, belediyenin, İBB’ye atlara talip olduğunu bildirmesinin ardından Hatay’a gönderilen ve kağıt üzerinde Dörtyol Belediyesi’nin teslim aldığı atları, Atatürk At Çiftliği’ne götürüldüğünü söyledi.
Koronavirüs salgını başlayınca, müşterilerin de gelmemesi üzerine çiftlik sahiplerinin hayvanların bakımında zorlandığını kaydeden Avukat Arık şöyle konuştu:
Atatürk At Çiftliği’ni işleten Ali Erkin.
“Atların bakımı kolay bir iş değil, oldukça da masraflı. 100 atın günlük bakımı 1000 TL eder. Koronavirüs süreci başlayıp, mekânlar kapanınca atlara bakamaz duruma gelen Celal Ceren ve Ali Erkin, Başkan Fadıl Keskin’e giderek, atların bakımı için yardım istemiş ancak Başkan, ‘Siz istediniz ben getirttim, gerisine karışmam’ demiş. Bunun üzerine İlçe Tarım Müdürlüğü’ne başvuran Ceren ve Erkin, oradan da Belediye’ye zimmetli atlar için ödenek çıkmayacağını öğrenmiş.” Bu sürede 10 atın bakımsızlıktan öldüğünü kaydeden Arık, atları alan kişilerin hayvanlara bakamayacağını anlayınca, çiplerini çıkararak sattıklarını bildirdi:
” Belediye Başkanı kaçtı diyor. Böyle bir şey olabilir mi? Dörtyol’da iki koyun kaybolsa herkesin haberi olur, 100 at kaybolabilir mi?”
Belediye Başkanı partisinin kararıyla istifa etmişti
Skandalın ortaya çıkması üzerine, Dörtyol Belediye Başkanı Fadıl Keskin’e yakın kaynaklar ve çiftlik yetkilileri, geçtiğimiz pazartesi günü atlarla ilgili bir basın toplantısı yapacaklarını ve atları kamuoyuna göstereceklerini söylese de böyle bir toplantı olmadı. Onun yerine Başkan Keskin, partisininden gelen baskılar üzerine MHP’den istifa etti. MHP de Keskin’in partiden istifasının işleme konulduğunu ve belediye başkanları listesinden de düşürüldüğünü açıkladı.
Partisine zarar gelmemesi için istifa ettiğini anlatan Başkan Keskin şunları söyledi: “Atların sucuk yapıldığı iddiası asılsızdır. İnsanların attan sucuk yapmaya ihtiyacı yok. Teslim ettiğimiz kişi atları elinden kaçırdı. Kaymakamlık da bunu soruşturuyor. Getirdiğimiz atlardan dolayı sosyal medyada veya diğer medyalarda şahsıma yapılan hakaretleri es geçiyoruz. Ancak tam 50 yıldır şerefle, şanla taşıdığım uğruna can verdiğim Milliyetçi Hareket Partisi´ne yapılan saldırıyı bir nebze hazmedemedik. Bunun için de ‘daha çok partimize zarar gelmesin’ diye, içimiz kan ağlayarak Milliyetçi Hareket Partisi´nden istifa ettim.”
Bir ayda üç kez rayiç bedeli değişti: 500 bin TL kamu zararı
Dörtyol Belediyesi’nde yolsuzluk skandalları bununla sınırlı değil. Nisan ayının başında zimmete para geçirmekten ikisi müdür olmak üzere beş Belediye çalışanı tutuklanırken, şimdi de bir ay içinde üç defa rayiç bedeli değiştirilen bir arazi yolsuzluğu ortaya çıktı. İlçeye bağlı Yeşilyurt Mahallesi’nde yer alan Mehmet Alıcı’ya ait bir arazi Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Hatay Şubesi’nde yönetim kurulu üyesi akrabası Süleyman Alıcı’ya ait firmaya devredildi.
Taşınmazın devrinden kısa bir süre önce 18 milyon 317 TL olan rayiç bedeli vergi dairesine verdiği beyanda miktarın yanlış olduğunu belirtilerek 3 milyon 999 bin TL’ye düşürülmesini sağlandı. 18 milyon 317 TL iken 700 bin TL vergi çıkarılan taşınmazın değeri 3 milyon 999 bin TL’ye düşürülünce yüzde 4 üzerinden tapu vergisi 150 bin 680 TL oldu; 500 bin TL’den fazla bir kamu zararı oluştu.
Taşınmazın bir hafta içinde üç defa rayiç bedelinin değişmesi, işlemin yapıldığı Tarsus Vergi Dairesi’nin gözünden de kaçmadı, gerekli yerlerle yazışmalar yapıldı.
Avukat Emre Arık, olayı tesadüfen duyduğunu ve gerekli araştırmaları yapıp, belgeleriyle savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını kaydetti.