Ana Sayfa Blog Sayfa 1486

UN Global Compact’in İklim Hedefi Hızlandırma Programı’na başvurular başladı

UN Global Compact, “İklim Hedefi Hızlandırma Programı’nı başlattı. Örgüt, nsan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele alanlarındaki 10 İlke’siyle Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşabilmek için iş dünyasının daha iddialı ve gerçekçi hedefler belirlemesini ve bu hedeflere ulaşmasını sağlamayı amaçlıyor.

Şirketlerin iklim değişikliği ile mücadele uygulamalarını artırmak ve şirketlerin iklim değişikliğine ilişkin bilim temelli hedefler koymasını sağlamak amacıyla hayata geçen programa başvurular açıldı. Program temmuz ayında başlayacak ve altı ay sürecek.

Yol haritası sunuluyor

Şirketlere 1.5°C hedefi ile uyumlu ve bilime dayalı emisyon hedefleri belirleme süreçlerinde ilerleme kaydetmeleri için gereken bilgi ve beceriyi sağlamalarında yardımcı olmayı hedefleyen programda şirketlere net sıfıra geçiş stratejilerini oluşturmalarını sağlayacak bir yol haritası sunuluyor.

Programda farklı sektör, büyüklük ve ülkelerden şirketlerin iklim eylemine katkılarını artırmalarına ve büyük ölçekte emisyon azaltımları için taahhütleri yerine getirmelerine destek verilirken Global Compact Yerel Ağları aracılığıyla da farklı ülkelerdeki imzacı şirketler; küresel anlamda en iyi uygulamalara, birbirinden öğrenme olanaklarına, kapasite geliştirme oturumlarına ve akademi eğitimlerine erişim imkanına sahip oluyorlar.

Son başvuru tarihi 22 Haziran

UN Global Compact üyesi şirketler, İklim Hedefi Hızlandırma Programı’na 22 Haziran tarihine kadar başvuruda bulunabilecek. Programın temmuz ayında başlaması ve yaklaşık 6 ay sürmesi planlanıyor.Program şirketlere yol haritası hazırlamalarında birçok kaynak ve araç sunuyor.

İklim Hedefi Hızlandırma Programı’nın doğaya olduğu kadar şirketlere de önemli katkıları bulunuyor. Program sayesinde şirketler:

  • Teknik seviyede bilgi içeren çevrimiçi akademi oturumlarını takip edecek,
  • Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) uzmanlarının katılımı ile gerçekleşecek atölye çalışmaları ile kapasite geliştirebilecek,
  • Grup çalışmaları ve birbirinden öğrenecek, sektördeki uzmanlara ve networking fırsatlarına erişecek
  • Ülke düzeyinde paydaşlar arası üst düzey toplantılara katılma imkanlarından yararlanacak,
  • 2050’ye kadar net sıfıra ulaşmak için bilime dayalı emisyon azaltma hedeflerini belirlemek için ihtiyaç duydukları yol haritasını oluşturabilecek,
  • Yatırımcıların, çalışanlarının ve hissedarlarının beklentilerine cevap verecek bir emisyon azaltım stratejisi geliştirebilecek,
  • Bilime Dayalı Hedefler İnisiyatifi (SBTi) metodolojisine uygun kaynaklara erişim ile net sıfır kavramına, asgari gerekliliklerine, süreçlerine, faydalarına ve uygulama aşamalarına ilişkin bilgilerini geliştirecek,
  • Küresel seviyedeki standartlarda ve iyi uygulamalardan oluşturulmuş yerel ihtiyaçlara cevap veren sunumlardan faydalanacaklar.

25 ülkede eş zamanlı

Bugün 12.000 imzacısı ile dünyanın en büyük çok paydaşlı sürdürülebilirlik platformu olan UN Global Compact’in İklim Hedefi Hızlandırma Programı 25 ülkede eş zamanlı olarak yürütülecek.

Türkiye’de İklim Hedefi Hızlandırma olarak geçen “Climate Ambition Accelerator” programı Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Avusturya, Birleşik Krallık, Brezilya, Danimarka, Ekvator, El Salvador, Endonezya, Fas, Finlandiya, Hindistan, Hollanda, İspanya, İsveç & Lihtenştayn, Kolombiya, Kosta Rika, Meksika, Norveç, Portekiz, Rusya, Sri Lanka, Sırbistan, Tanzanya ve Tayland gibi dünyanın dört bir yerinden ülkelerde de uygulanacak.

Batman kayyımının müteahhite ihale kıyağı iddiası Meclis gündemine taşındı

Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) halkın oyları ile seçilen Songül Korkmaz ve Mehmet Demir’in yerine 23 Mart 2020 tarihinde Batman Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Vali Hulusi Şahin, bir yolsuzluk iddiasıyla gündeme geldi.

İddialara göre kayyım Hulusi Şahin, daha önce Valilik Konağı’nın peyzajını Erdal Canpolat isimli müteahhite ihalesiz bir şekilde vermiş ve bunun üzerine Valiliğe soruşturma açılmıştı.

Sonucu bilinmeyen soruşturmanın ardından bu kez Batman kayyımının toplam maliyeti en fazla 350 bin TL olan Sanat Sokağı’nın peyzajını yine ihalesiz bir şekilde aynı kapsamda aynı müteahhite 1 milyon 329 bin TL’ye verdiği iddia edildi.

Soru önergesi verildi

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi. Önergede şu sorular yöneltildi:

  1. Batman kayyımının ihalesiz bir şekilde Erdal Canpolat isimli müteahhite peyzaj işleri verdiği doğru mudur?
  2. Valilik Konağı peyzajının ardından ihalesiz çalışma üzerine soruşturma açıldığı doğru mudur? Bu soruşturma nasıl sonuçlanmıştır?
  3. Erdal Canpolat kimdir? Kendisine neden peyzaj işleri ihalesiz bir şekilde verilmektedir?
  4. Sanat Sokağı peyzajı en fazla 350.000 TL’ye mal olabilecekken 1.329.000 TL maliyeti neye dayanarak verilmiştir?
  5. 21B pazarlık usulü doğal afet ve güvenlik konularında söz konusu olması gereken bir pazarlık usulü iken neden Sanat Sokağı peyzajının ihalesinde bu usul kullanılmıştır?
  6. Batman kayyımının harcamaları içerisinde halka dokunan bir gider var mıdır?
  7. Batman halkının geçim sıkıntısı kayyım ve Bakanlığın ne kadar gündemindedir?
  8. Halkın parasını gereksiz giderlere harcayan, halkın sorunlarını çözdüğüne dair bir algı yaratmayı, o sorunları gerçekten çözmenin önüne koyan ve halihazırda halkın iradesi gasp edilerek atanan kayyım hakkında bir işlem yapacak mısınız?
  9. Batman başta olmak üzere belediyelere kayyım atanan Kürt illerinde halk ne durumdadır?
  10. Kayyım belediyelerindeki yolsuzluk ve halkın parasını gasp etme geleneğine ne zaman son verilecektir?

 

Yeşiller Partisi: Artık bu çifte standarta bir son verin!

Yeşiller Partisi, Memleket Partisi‘nin resmen kurulduğunun ilan edilmesi üzerine, kuruluş belgelerini teslim etmelerinin üzerinden aylar geçmesine rağmen İçişleri Bakanlığı’ndan alındı belgesini alamamalarını hatırlatarak bir açıklama yaptı.

Açıklamada, anayasa maddelerinin kişiden kişiye, partiden partiye değiştirilemeyeceği gibi, anayasada bulunan siyasi partilerle ilgili maddelerin de gayet açık olduğu ifade edildi.

‘Çifte standarta imza atılıyor’

Yeşiller Partisi, yaptığı açıklamada kendilerine kapalı olan kapıların siyasi hesaplar ve medya gücü devreye girdiğinde açılabildiğini, Bakanlığın bir gruba hizmet verip, diğerlerini ayırarak çifte standarta imza attığını kaydetti:

İçişleri Bakanlığı’na belgelerimizi vermemizin üzerinden neredeyse 8 ay geçti.

Yeşiller Partisi olarak 8 aydır Anayasal hakkımızı kullanamıyoruz; oyalanıyoruz; yalan olduğu beş dakika sonra ortaya çıkan bahanelerle karşılanıyoruz.

Fakat görüyoruz ki bize kapalı olan kapılar; siyasi hesaplar ve medya gücü devreye girdiğinde bir anda açılabiliyor.
İçişleri Bakanlığı, bir gruba hizmet verip, diğerlerini ayırırken bir çifte standarda imza atıyor; siyaseti kendi arzularına göre tasarlamaya kalkışıyor.”

‘Alındı belgemizi vermelidir’

Bakanlığın yerine getirmeye mecbur olduğu görevini yapmadığını belirten Yeşiller Partisi, bir kez daha alındı belgelerinin verilmesini talep etti:

Anayasa maddeleri kişiden kişiye, partiden partiye değiştirilemez. Siyasi partilerle ilgili maddesi de yoruma gerek bırakmayacak kadar açıktır:

‘Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir.’

Buna rağmen Yeşiller Partisi’ne karşı Anayasa ve yasalar gereği yerine getirmeye mecbur olduğu bir görevi 240 gündür yerine getirmeyen Bakanlık, artık bu tavırdan vazgeçmeli; alındı belgemizi vermelidir.”

Kobane Davası’nda ikinci duruşma: Basın mensupları salona alınmadı

Aralarında HDP eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile Akademisyen Beyza Üstün ve Cihan Erdal’ın bulunduğu 28’i tutuklu 108 kişinin yargılandığı Kobane Davası’nın ikinci duruşması bugün görülüyor.

26 Nisan günü gerçekleşen ilk duruşmada mahkeme heyeti savunma avukatlarının salona girişini engellemiş ve bu durum protesto ile karşılanmıştı. Avukatlar is UYAP üzerinden reddi hakim talebinde bulunmuştu.

Basın girişine engel

Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi‘ndeki ikinci duruşmada mahkeme heyeti bu kez de basın mensuplarının ve milletvekili danışmanlarının salona alınmasına engel oldu.

6-8 Ekim Gerçekleri hesabından paylaşılan bilgide “Gerçeklerin duyulmasını engellemek için mahkeme salonuna basının alınmadığı, telefonların toplatıldığı bir ambargo uygulamak istiyorlar” denildi.

Reddi hakim talebi reddedildi

Kimlik tespitinin ardından avukatlara söz verildi. Avukatlar salona alınmayan gazeteciler ve milletvekili danışmanlarının salona alınmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, reddi hakim talebinin Ankara 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini ve itiraz yolu açık olduğundan bu duruşmada esasa ilişkin savunma yapılmayacağını söyledi.

Demirtaş: Bu bir kumpas ve intikam davası

Reddi hakim talebine ilişkin konuşan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Türkiye’nin barışı demokrasisi ve özgürlüğü için fedakarlık yapmış siyasetçilerin sanık sandalyesinde oturmasından üzüntü duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Demirtaş, “Bu dava Kobanî Davası değil, HDP’ye dönük kumpas ve siyasi intikam davasıdır. Günün birinde Kobanî Davası da açılacak ve gerçek sorumlular, katliam yapan ve yaptıranlar ortaya çıkacaktır ama herkes emin olsun o zaman sanık sandalyesinde biz olmayacağız” dedi.

‘Bu devran dönecek’

Davanın hedeflerinin siyasi olduğunu belirten Demirtaş, “Bize bu kumpasın kurulmasının nedenlerini tüm çıplaklığı ile ortaya çıkaracağız. İddianamenin esasının hiçbir kıymeti yoktur. Bu davada usul esastan daha önemlidir” yorumunu yaptı. Demirtaş sözlerine şu cümlelerle devam etti:

Tarihte ilk defa bir parti, AKP-MHP başka bir partiyi, HDP’yi yargılamaya çalışıyor. En faşist dönemlerde bile bir parti hakim cübbesi ile salona girmemiştir. Biz halkın iradesini bu kumpas davasında ezdirmeyeceğiz. Merak etmeyin diyorum Türkiye toplumuna, bu devran dönecek!

Kobane Davasının ilk duruşmasından çizimler

‘Avukatsız savunma yapmaya zorlanıyorum’

Yanında avukat olmadan savunma yapmaya zorlandığını belirten Demirtaş, “Şu an SEGBİS salonunda avukatsız savunma yapıyorum. Kronik rahatsızlıklarım nedeniyle de mahkeme salonuna gelemiyorum. İddianame ise bana tebliğ edilmedi” dedi.

Mahkemenin 3530 sayfa iddianameyi üç gün içerisinde okuyup incelediğini söylediğini belirten Demirtaş, “24 saat kesintisiz okunsa 9 gün sürüyor” diyerek reddi hakim talebini yineledi.

Demirtaş, “Mahkemeniz göz göre göre çarpıtıyor. Bu iddianamenin bu sürede incelenmesi ve tutanak hazırlanması imkansız. Mahkemeniz hakkında soruşturma açılmasını isteyeceğiz. Burada bir şaibe var” dedi.

‘Kararı A Haber’den mi dinlediniz?’

Demirtaş hakkında çıkan AİHM kararının resmî çevirisinin hala dosyada olmadığı belirtilen açıklamada “Nereden okudunuz? A Haber’den mi ATV’den mi dinlediniz de AİHM kararına atıf yaptınız?” diye sordu.

Demirtaş, “Mahkeme heyeti sadece korsan çeviri yapmakla yetinmemiş çeviride sahtecilik yapmış. AİHM kararını aleyhime kullanabilmek için hile yapmış, AİHM kararındaki en kritik cümle tutanağa yanlış geçmiş. Bu ağır bir suçtur ve belgelerle kesinleşmiştir” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:

AİHM derhal tahliye kararı verdi. Türkiye tarihinin en ağır ihlal kararı verildi bu da mı sizi bağlamaz? Siyasi amaçla tutuklamışsınız deniyor, çoğulcu demokrasiye kast edilmiştir deniyor. Siz dosyaya bakmamışsınız!

 

Alibeyköy Barajı çevresine atılan plastik atıklar hem doğayı hem canlıları tehdit ediyor

İstanbul’da bulunan Alibeyköy Barajı‘nın çevresindeki birçok noktaya dökülen plastik atıkların, çevredeki kişilerin ihbarı üzerine yapılan incelemelerin ardından geri dönüştürülmek üzere makinede işlenerek parçalanmış plastik atıklar olduğu belirlendi.

Plastik atıkların Sultangazi Habibler A1 Caddesi üzerinde birçok noktaya kaçak olarak dökülmüş olduğu tespit edilirken, bu tür atıkların insan sağlığıyla birlikte, diğer canlılara da zarar verdiği kaydedildi.

Barajı tehdit ediyor

DHA‘da yer alan habere göre, Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada atık plastiklerinin bir kısmının yakılarak imha edilmeye çalışıldığını, bu yakılan atıkların da Alibeyköy Barajı’nı tehdit ettiğini kaydetti.

Gündoğdu, plastik kalıntıların daha çok geri dönüşüm tesislerinin plastikleri geri dönüştürme esnasında üretildiğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

Bu plastiklerin içerisinde çok ciddi farklı kimyasal maddeler bulunuyor. Bu plastikler rüzgarla beraber bulundukları yerden başka bir noktaya taşınabiliyor. Plastiğin döküldüğü yerin yakınlarında bulunan Alibeyköy Barajı’na bu plastiğin taşınma oranı oldukça yüksek. Yetkililer bu plastikler bir an önce bulunduğu yerden kaldırmalı.

Fotoğraf: DHA

‘Besin zannediyorlar’

Balık ve kuşların plastikleri besin zannederek yiyebildiklerini kaydeden Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, bu sebeple hayvanların beyin fonksiyonları, üreme ve büyümelerinin etkilendiğini kaydetti:

Bu plastikler suya karıştığı zaman öncelikle besin zincirine katılıyor. Barajda bulunan balıklar bu plastikleri yemek zorunda kalabiliyor. Bu plastiklerin bir kısmının yakıldığı görüyoruz. Bu yakılmalar esnasında çok ciddi ağır metaller çevreye yayılabiliyor. Bu ağır metaller bitki, hayvan ve insan popülasyonlarını çok ciddi etkiliyor. Balıkla bu plastikleri farkında olmadan bünyelerine alıyor. Bu şekilde plastikler balıkların beyin fonksiyonlarını, üreme ve büyümelerini etkiliyor. Yine sadece balıklar için değil kuşlar içinde bu plastikler oldukça tehlikeli. Bazı kuşlar bu plastikleri besin zannederek tüketebiliyor.”

Fotoğraf: DHA

İnsan sağlığına zararları

Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, bir milimetreden daha küçük plastiklerin rüzgarla taşınma sırasında insan sağlığına ciddi etkilerinin olduğunu da belirtti:

İnsanlar bu plastiklere solunum yoluyla temas etmesi sonucu akciğerlerinde ciddi sorunlar yaşanabilir. Yine plastiklerin yanmasıyla birlikte ciddi bir hava kirliliğine meydana geliyor. Bu kirliliği soluyan kişilerde dolaşım ve üreme sistemlerinde hasar oluşabiliyor. Bu plastikler hatta zaman zaman insanların beyin fonksiyonlarını dahi etkiliyor.”

Sultangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Birinci ise, bölgeye bu plastik atıkları atan şahısları tespit edemediklerini ifade etti.

Türkiye, Gazprom’un en büyük ikinci müşterisi oldu

Türkiye yüzde 154 doğalgaz ithalat artışıyla Rusya merkezli Gazprom‘un en büyük ikinci müşterisi oldu.

Gazprom’un eski Sovyetler Birliği ülkeleri hariç doğalgaz ihracatı 1 Ocak’tan 15 Mayıs’a kadar yüzde 27 artış kaydederek 76 milyar metreküp oldu.

Şirketin Türkiye’ye gaz ihracatı yüzde 154 artarken, Almanya’ya ihracatı yüzde 38, İtalya’ya ihracatı ise yüzde 11 artış gösterdi.

Doğal gaz üretimi yüzde 15 arttı

Bloomberg’in aktardığına göre aynı süre zarfında Gazprom’un doğalgaz üretimi yüzde 15 yükselerek 201,3 milyar metreküpe ulaştı.

Avrupa’daki doğalgaz talebi ve fiyatlarıysa depoların dolma hızından dolayı düştü. 15 Mayıs itibariyle Avrupa’daki depolama hacmi 3,9 milyar metreküp artarken, 2020-2021 kış sezonunda depolardan 66 milyar metreküp gaz çıkışı yaşandı.

Fotoğraf: Shutterstock

Doğal gaz masum değil

Dünya çapında hükümetler kömür ve petrol gibi fosil yakıtların kullanma oranlarını düşürürken ilgilerini gene bir fosil yakıt olan doğal gaza yönlendiriyor.

Elektrik üretiminde kullanıldığında doğal gaz, kömürün yarısı kadar emisyon üretiyor ve dolayısıyla iklim değişikliğine katkı sağlıyor. Bu da ülkelerin sıfır emisyona ulaşma ihtimallerini azaltıyor.

Antep’te altı mahallede çekirge istilası

Gaziantep‘in İslahiye ilçesinde yer alan altı mahallede yüzlerce dönüm tarım arazisini istila eden ürünlere zarar veren çekirgelere karşı mücadele başlatıldı.

İlçe merkezine bağlı Amanos Dağları‘nın eteklerindeki Kayabaşı, İdilli, Kabaklar, Burunsuzlar ve Kaleobası mahallelerinde bulunan araziler çekirge istilasına uğradı.

Çekirgelerin ekili arazilere zarar vermesinin ardından, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri çekirgelerin yoğunlukta olduğu bölgelerde inceleme yaptı. Çekirgelerin arazilere verdiği zararın önüne geçilmesi için 100 dekarlık alanda tarım zehri kullanıldı.

Fotoğraf: Kadir Çelik/DHA

‘Çekirge mücadelesi başlattık’

DHA’nın aktardığına göre İslahiye Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada “İslahiye ilçemizin bazı bölgelerinde yoğun bir çekirge popülasyonu tespit edilmesi üzerine, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüz, köylere ait arazilerde devlet yardımlı çekirge mücadelesi başlattı. İlçe Müdürlüğümüz teknik elemanlarının nezaretinde köy halkı ile birlikte yürütülen mücadele çalışmalarında 100 dekarlık alanda çekirge ilaçlaması yapıldı” denildi.

Açıklamanın devamında “Birçok kültür bitkisi üzerinde beslenen çekirgeler özellikle genç bitkiler üzerinde daha büyük zarar verir. Yoğunlukları yüksek olduğu zaman zarar oranı da artmaktadır. Bu nedenle çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor” ifadeleri kullanıldı.

Rusya, Türkiye’ye uçuşların tekrar başlaması için süre istedi

Türkiye uçuşlarını 15 Nisan-1 Haziran tarihlerinde kısıtladığını ilan eden Rusya, kısıtlamaları yeniden değerlendirmek için Türkiye’den süre istedi.

Rusya’nın devlet haber ajansı RIA Novosti, ulusal havayolları Aeroflot‘un haziran ayındaki tüm uçuşları iptal ettiğini duyurdu.

Aeroflot yetkilileri, Rusya’nın Türkiye’ye yönelik kısıtlamalarını haziran ayı sonuna kadar uzatacağını ileri sürerken, resmi makamlardan henüz böyle bir açıklama yapılmadı.

Kültür ve Turizm Bakanı’ndan açıklama

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile gittiği Rusya’da açıklamalarda bulundu.

Ersoy, Türkiye’ye hava trafiğinin açılmasıyla ilgili taleplerinin Rusya tarafından olumlu karşılandığını ifade etti.

“Sadece yerinde gözlemleyip nihai kararı vermek için biraz süre istediler” diyen Bakan Ersoy, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

Raporların değerlendirilmesi sonucunda bize en kısa süre içerisinde döneceklerini söylediler. Raporların değerlendirilmesinin ardından Türkiye’de yerinde gözlemlemeyle ilgili bize hemen bir ziyaret tarihi verecekler. Çok kısa bir sürede netleşecektir.”

Sputnik V aşısının Türkiye’ye gelişi

Mehmet Nuri Ersoy, koronavirüs aşısı Sputnik V‘nin Türkiye’ye sevkiyatıyla ilgili Rusyalı yetkililerle konuştuklarını kaydederek, “Sputnik V aşısını Türkiye’ye öngörülenden daha hızlı ve daha yoğun bir kapasiteyle nasıl getirebiliriz, bununla ilgili taleplerimizi ilettik” ifadelerini kullandı.

Yetkililerin söz konusu talepleri değerlendirip dönüş yapacaklarını kaydeden Bakan Ersoy, şu açıklamalarda bulundu:

Daha fazla miktarda Sputnik V aşısını daha kısa sürede nasıl teslim edebilirler, ne tür alternatifler geliştirebilirler, bizi bu hafta içerisinde bilgilendireceklerini söylediler. Mayıs sonu Haziran başı, mümkünse bu ay içinde ilk sevkiyatı yapmak istiyorlar. Ama biz sevkiyat sayılarının artırılmasını ve hızlandırılmasını talep ettik.”

IEA’dan sıfır emisyon yol haritası: 10 yılda güneş ve rüzgar kapasitesi dört katına çıkarılmalı

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından hazırlanan raporda küresel ölçekte 2050 yılında sıfır emisyon hedefine ulaşılabilmesi için petrol yatırımlarının bir an önce durdurulması çağrısında bulunuldu.

Raporda bu hedefe ulaşmak için 2030’a kadar güneş ve rüzgarda devreye alınacak kapasitenin 2020’nin dört katı seviyesinde olması gerektiği belirtildi.

“2050’de Sıfır Emisyon: Küresel Enerji Sektörü için Yol Haritasıözel raporuna göre, sıfır emisyon hedefine ulaşmak için yeni fosil yakıt projelerinin yapılmaması, enerji tedarikinin kesintisiz ve herkesin erişebileceği şekilde sürdürülmesi gerekiyor.

Hükümetlerin taahhütleri yetersiz

Öte yandan, hükümetlerin iklim değişikliğiyle mücadelede bugüne kadar açıkladığı taahhütlerini yerine getirmesi bile, enerji sektörü kaynaklı karbon emisyonlarını 2050’de sıfıra indirmek için yetersiz kalıyor.

Bu kapsamda IEA’nın 2050’de sıfır emisyon hedefine ulaşılması için küresel enerji sektörüne sunduğu 400 maddelik yol haritasına göre, 2030’a kadar güneş enerjisinde yıllık 630 gigavat, rüzgarda ise 390 gigavat kapasitenin devreye alınması gerekiyor. Bu rakamlar 2020’de oluşturulan rekor güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesinin dört katına karşılık geliyor.

Elektriğin yüzde 90’ı yenilenebilir olmalı

Buna göre elektriğin yüzde 90’ının yenilenebilir kaynaklardan sağlanması, güneş enerjisinin toplam enerji tedarikinde en büyük kaynak haline gelmesi öngörülüyor.

Temiz enerji kaynaklarının payının artmasıyla elektrifikasyonun emisyonların düşürülmesinde kilit rol oynaması ve elektrikli araçların küresel otomotiv pazarında bugün yüzde 5 olan payının 2030’da yüzde 60’a yükselmesi bekleniyor.

Yıllık 5 trilyon dolar yatırım ihtiyacı

Küresel enerji sektöründe hali hazırda yıllık 2,3 trilyon dolar seviyesinde bulunan toplam yatırımların ise sıfır emisyon hedefleriyle uyumlu bir senaryoda 2030’a kadar yaklaşık 5 trilyon dolara çıkması gerekiyor. Bu yatırımın küresel ekonomik büyümeye katkısının yıllık yüzde 0,4 olacağı hesaplanıyor.

Yatırımların 2050’ye kadar ise yıllık 4,5 trilyon dolar olacağı öngörülüyor. Bu nedenle, küresel enerji sisteminin köklü bir dönüşüm yaşaması, yatırımların büyük ölçüde artmasını ve sermayenin temiz enerji kaynaklarına yönlendirilmesini gerektiriyor.

Enerji talebi yüzde 8 azalacak

Küresel enerji dünyasının tamamen farklı olacağı 2050’de dünya nüfusunun 2 milyar artmasına rağmen enerji talebinin bugüne göre yüzde 8 azalacağı tahmin ediliyor.

IEA’nın yol haritasında, 2050’de kömür talebi bugünkü seviyesine göre yüzde 90 azalırken, petrol talebinde yüzde 75 ve gaz talebinde ise yüzde 55 düşüş bekleniyor.

Bu dönemde hala süren fosil yakıt kullanımının düşük emisyon teknoloji seçeneklerinin az olduğu sektörlerde ve karbon yakalama teknolojileriyle devam edeceği öngörülüyor.

Fotoğraf: Shutterstock

Enerji verimliliğinde yıllık yüzde 4 iyileşme

Sıfır emisyon hedefine ulaşmada kilit role sahip alanlardan biri olan enerji verimliliğinde 2030’a kadar yıllık yüzde 4 iyileşme sağlanması önem arz ediyor. Bu oran, son 20 yılda enerji verimliliğinde yaşanan yıllık ortalama iyileşme rakamlarının yaklaşık 3 katına karşılık geliyor.

Mevcut durumda, prototip aşamasında olan teknolojilerle 2050’de emisyonların yarısının azaltılabileceği öngörülürken, gelişmiş batarya teknolojileri, hidrojen için elektrolizörler ve ileri temiz enerji teknolojilerine hükümetlerin daha fazla destek vermesi gerekiyor.

Elektriğe erişimi olmayanlara yatırım

Dünyada elektriğe erişimi olmayan yaklaşık 785 milyon, temiz yemek pişirme çözümlerine ulaşamayan 2,6 milyar insana enerji erişiminin sağlanması sıfır emisyon hedeflerine ulaşmada büyük önem taşıyor.

Günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çeken bu insanlara elektrik erişiminin sağlanabilmesi için enerji sektörüne yapılan yıllık yatırımların yüzde 1’ine karşılık gelen yaklaşık 40 milyar doların bu alana aktarılması gerekiyor.

‘Küresel iş birliği gerekli’

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde 2050’de sıfır emisyon hedefinin zorlu ama başarılabilir olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

Küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlandırmak için en iyi şansımız olan bu hedef için ihtiyaç duyulan çabaların büyüklüğü ve hızı, belki de insanlığın karşılaştığı en büyük zorluk. Hükümetlerin güçlü ve somut politikalarının yanı sıra küresel iş birliğine de ihtiyaç var. Fakat sıfır emisyon bir enerji sistemine dönüşüm ekonomiler için büyük fırsatları da beraberinde getiriyor. Bu dönüşüm adil ve tüm insanları kapsayacak şekilde gerçekleştirilmeli. Gelişmekte olan ekonomilerin de finansman ve teknolojideki ilerlemelerden aynı şekilde faydalanması gerekiyor.”

 

18 yaş altı Bireysel Emeklilik Sistemi kapsamına alındı

18 yaşından küçük olan vatandaşların da Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) dahil edilmesiyle ilgili hükümler içeren kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi.

Kararla birlikte ebeveynler, 18 yaşını tamamlamamış çocukları adına BES’te birikim yapabilecek. AA’nın aktardığına göre kanun teklifi içerisinde yer alan diğer maddeler ise şu şekilde:

  • Karayolları Trafik Kanunu’nda motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminat hesaplamalarında düzenleme yapılıyor. Değer kaybı tazminatında aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınacak.
  • Sürekli sakatlık tazminatı hesaplanmasında da aynı esaslar geçerli olacak. Sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak hesaplama yapılacak. Tazminat dışında kalan zararlar sigorta sözleşmesinde teminat altına alınan risk ile bağdaşmadığından söz konusu kişiler ve araçların uğradıkları zararların zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında bırakılması amaçlanıyor.

Sigorta primleri kredi faiz bakiyesinden düşecek

  • Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesinin adı da ‘Finansal İstikrar Komitesi’ olarak değiştirilerek, yeniden yapılandırılıyor. Ayrıca mikro ve küçük ölçekli işletmeler, likidite sıkıntısını karşılamak ve istihdamı desteklemek için ilave olarak istihdam ettikleri sigortalılar için ödemeleri gereken sigorta primlerini 30 Haziran 2022 tarihine kadar kullandıkları kredi faiz veya kar payı bakiyesinden düşürebilecek.
  • Sağlanan kredi faiz veya kar payı desteği, destek kapsamına giren sigortalılar için 12 ay süreyle uygulanacak. Bu madde kapsamına giren iş yerleri ilave olarak işe aldığı en fazla beş sigortalı için bu destekten yararlanacak.
  • İbraz süresinin son günü 30 Nisan 2021 ile 31 Mayıs 2021 (bu tarihler dahil) tarihleri arasına isabet eden veya ibraz süresi bu tarihler arasında başlayan çeklerin ibraz süresi 31 Mayıs 2021’e kadar duracak.