İfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

Kobane Davası’nda ikinci duruşma: Basın mensupları salona alınmadı

Aralarında HDP eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile Akademisyen Beyza Üstün ve Cihan Erdal’ın bulunduğu 28’i tutuklu 108 kişinin yargılandığı Kobane Davası’nın ikinci duruşması bugün görülüyor.

26 Nisan günü gerçekleşen ilk duruşmada mahkeme heyeti savunma avukatlarının salona girişini engellemiş ve bu durum protesto ile karşılanmıştı. Avukatlar is UYAP üzerinden reddi hakim talebinde bulunmuştu.

Basın girişine engel

Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi‘ndeki ikinci duruşmada mahkeme heyeti bu kez de basın mensuplarının ve milletvekili danışmanlarının salona alınmasına engel oldu.

6-8 Ekim Gerçekleri hesabından paylaşılan bilgide “Gerçeklerin duyulmasını engellemek için mahkeme salonuna basının alınmadığı, telefonların toplatıldığı bir ambargo uygulamak istiyorlar” denildi.

Reddi hakim talebi reddedildi

Kimlik tespitinin ardından avukatlara söz verildi. Avukatlar salona alınmayan gazeteciler ve milletvekili danışmanlarının salona alınmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, reddi hakim talebinin Ankara 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini ve itiraz yolu açık olduğundan bu duruşmada esasa ilişkin savunma yapılmayacağını söyledi.

Demirtaş: Bu bir kumpas ve intikam davası

Reddi hakim talebine ilişkin konuşan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Türkiye’nin barışı demokrasisi ve özgürlüğü için fedakarlık yapmış siyasetçilerin sanık sandalyesinde oturmasından üzüntü duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Demirtaş, “Bu dava Kobanî Davası değil, HDP’ye dönük kumpas ve siyasi intikam davasıdır. Günün birinde Kobanî Davası da açılacak ve gerçek sorumlular, katliam yapan ve yaptıranlar ortaya çıkacaktır ama herkes emin olsun o zaman sanık sandalyesinde biz olmayacağız” dedi.

‘Bu devran dönecek’

Davanın hedeflerinin siyasi olduğunu belirten Demirtaş, “Bize bu kumpasın kurulmasının nedenlerini tüm çıplaklığı ile ortaya çıkaracağız. İddianamenin esasının hiçbir kıymeti yoktur. Bu davada usul esastan daha önemlidir” yorumunu yaptı. Demirtaş sözlerine şu cümlelerle devam etti:

Tarihte ilk defa bir parti, AKP-MHP başka bir partiyi, HDP’yi yargılamaya çalışıyor. En faşist dönemlerde bile bir parti hakim cübbesi ile salona girmemiştir. Biz halkın iradesini bu kumpas davasında ezdirmeyeceğiz. Merak etmeyin diyorum Türkiye toplumuna, bu devran dönecek!

Kobane Davasının ilk duruşmasından çizimler

‘Avukatsız savunma yapmaya zorlanıyorum’

Yanında avukat olmadan savunma yapmaya zorlandığını belirten Demirtaş, “Şu an SEGBİS salonunda avukatsız savunma yapıyorum. Kronik rahatsızlıklarım nedeniyle de mahkeme salonuna gelemiyorum. İddianame ise bana tebliğ edilmedi” dedi.

Mahkemenin 3530 sayfa iddianameyi üç gün içerisinde okuyup incelediğini söylediğini belirten Demirtaş, “24 saat kesintisiz okunsa 9 gün sürüyor” diyerek reddi hakim talebini yineledi.

Demirtaş, “Mahkemeniz göz göre göre çarpıtıyor. Bu iddianamenin bu sürede incelenmesi ve tutanak hazırlanması imkansız. Mahkemeniz hakkında soruşturma açılmasını isteyeceğiz. Burada bir şaibe var” dedi.

‘Kararı A Haber’den mi dinlediniz?’

Demirtaş hakkında çıkan AİHM kararının resmî çevirisinin hala dosyada olmadığı belirtilen açıklamada “Nereden okudunuz? A Haber’den mi ATV’den mi dinlediniz de AİHM kararına atıf yaptınız?” diye sordu.

Demirtaş, “Mahkeme heyeti sadece korsan çeviri yapmakla yetinmemiş çeviride sahtecilik yapmış. AİHM kararını aleyhime kullanabilmek için hile yapmış, AİHM kararındaki en kritik cümle tutanağa yanlış geçmiş. Bu ağır bir suçtur ve belgelerle kesinleşmiştir” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:

AİHM derhal tahliye kararı verdi. Türkiye tarihinin en ağır ihlal kararı verildi bu da mı sizi bağlamaz? Siyasi amaçla tutuklamışsınız deniyor, çoğulcu demokrasiye kast edilmiştir deniyor. Siz dosyaya bakmamışsınız!