Ana Sayfa Blog Sayfa 1355

Brezilya’da rekor soğuk dalgası

Güney Brezilya‘a tarihi soğuk dalgası, bölgede yaşayanların çoğu için görülmemiş bir sürpriz yarattı.  Hava durumu servisi olan Climatempo‘nın verdiği bilgiye göre, geçen çarşamba geç saatlerde en az 43 şehirde kar veya dondurucu yağmur kaydedildi.

Güney Yarımküre’nin kışında, güney bölgesinde bile kar Brezilya’da nadir görülüyor. Ülkede son kar fırtınası 1957’de Santa Catarina eyaletindeki bir şehirde yaşanmış, 1.3 metre kar kaydedilmişti.

Bu hafta, yoğun kar ve don olaylarından en çok etkilenen eyalette dün termometreler -8 dereceyi göstererek yeni bir rekor kırdı.

Kar yağışının artmasıyla birlikte sıcaklıkların düşmeye devam etmesi bekleniyor. Mato Grosso do Sul, Sao Paulo, Minas Gerais ve Goias eyaletlerinde de don olabileceği belirtiliyor.

Eyaletin hava durumu tahmin kurulu MetSul tarafından yapılan açıklamada da “Soğuk hava kütlesi, Brezilya ve birkaç çevre ülkede çok yoğun etkisi gösterecek” denildi.

Kurumdan yapılan açıklamada,  “Rio Grande do Sul’da  30 yılı aşkın hava durumu tahminlerinde, bu kadar kuvvetli rüzgarlara ve büyük ölçüde görüşü azaltan yatay kar görmemiştik. Kuzey Amerikalıların kar fırtınası dediği şey bu” denildi.

Meteoroloji şirketi Somar Meteorologia da bölgedeki 40’tan fazla şehirde buzlanma ve en az 33 belediyede kar olduğunu bildirdi. Sağlık yetkilileri ise 1955’ten bu yana en düşük sıcaklık seviyelerinin görülmesinin beklendiği  soğuk dalgasına hazırlanmak için bir araya geldi.

İklim krizi olağanüstü hava olaylarını artırıyor

Meteorolojistler, olağandışı hava olayının, ülkeyi son birkaç gündür etkisine alan büyük bir kutupsal hava kütlesi ile bağlantılı olarak meydana geldiğini söylüyor. Halk da düşük sıcaklıklarla ilgili birkaç gön önceden uyarılmıştı.

Kar Brezilya’ya Goias ve Mato Grosso do Sul‘da saatte 80 kilometre hızındaki bir rüzgarın eşliğinde vardı ve bu olay da söz konusu bölgelerde nadir görülen bir durum.

Hava modellerindeki benzeri radikal değişiklikler, aşırı meteorolojik olayların artışı, sıklığı ve yoğunluğunun artışı insanın neden olduğu küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinden kaynaklanıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=b6o23_dmBKk

Halk sevinçle karşıladı

Brezilyalılar ise karın gelişini sevinçle karşıladı. Halkın sokaklara döküldüğü görüntüler, sosyal medyaya da yansıdı ve hızla viral oldu. Daha önce kar görmeyen çocuklar kartopu oynadı, kardan adamlar yaptı.

Kamyon şoförü Iodor Goncalves Marques ise Reuters’a verdiği demeçte,  “62 yaşındayım ve hiç kar görmemiştim.  Doğanın güzelliğini görmek tarif edilemez bir şey” dedi.

Öte yandan, hava durumu danışmanlık firması Rural Clima‘nın ortağı Marco Antonio dos Santos‘a göre ise Brezilya’daki olağandışı soğuk hava zaten uluslararası kahve ve şeker fiyatlarını yükseltmişti. Yeni soğuk dalgasının bu ürünleri de vuracağı ve fiyatların daha çok yükseleceği bekleniyor.

Grönland eriyor: Bir haftada 40 milyar ton buz yok oldu

Dünyanın en büyük adası olan ve yüzeyinin yaklaşık yüzde 80’i buzla kaplı Grönland’da, insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle erime hızlandı. Adadaki buz tabakasını izleyen Polar Portal, son iki gün içinde yaklaşık 17 milyar ton buzun eridiğini açıkladı.

Eriyen buz 170 bin kilometrekarelik ABD’nin Florida eyaletini 10 santimetre yüksekliğinde su ile kaplayabilecek düzeye ulaşırken 2019 yılında bir gün içerisindeki 11 milyar ton buzun erimesi rekoruna yaklaşıldığı bildirildi.

‘Erime mevsimi’

Danimarka’ya bağlı özerk bir ada olan Grönland’da her yıl hazirandan ağustosa kadar geçen süre “erime mevsimi” olarak adlandırılıyor.

Danimarka Meteoroloji Enstitüsü (DMI) ise yayımladığı verilerde kuzey yarımküredeki en büyük buz kütlesi olan Grönland’ın sadece geçtiğimiz çarşamba günü 8,5 milyar tondan fazla buz kaybettiğini ortaya koydu.

Yapılan açıklamaya göre çarşamba gününden bu yana 40 milyar tondan fazla, haziran başından bu yana ise 100 milyar tondan fazla buz eridi.

Fotoğraf: Shutterstock

Erime hızı artıyor

BBC’nin yaptığı derlemeye göre, ada tarihindeki en büyük erime 2019 yılında gerçekleşti. 530 milyar tondan fazla buzun eridiği 2019’da 30 Temmuz günü 11 milyar tondan fazla buz erimiş, bu bir gün içerisinde eriyen en fazla miktar olarak kayda geçmişti.

Geçtiğimiz günlerde 14 bin bilim insanının yayımladığı iklim acil durum raporunda ise, Grönland ve Antarktika’nın buz seviyelerinde rekor düzeyde düşüş görüldüğü ve 15 yıl öncesine göre yaklaşık yüzde 30 daha hızlı eridiği bildirilmişti.

 

 

YÖK’ün yedinci başkanı Prof. Dr. Erol Özvar oldu

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Yekta Saraç, yerini Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Özvar‘a devretti.

Resmi Gazete‘de yayımlanan karara göre, Prof. Dr. Özvar ilk olarak YÖK Yönetim Kurulu Üyeliği’ne getirildi ve atama kararının ardından da Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildi.

Saraç, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan karara göre, Prof. Dr. Mehmet Ali Yekta Saraç Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığına atandı.

Erol Özvar kimdir?

1966 İstanbul doğumlu olan Prof. Dr. Erol Özvar, Marmara Üniversitesi İktisat Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladıktan aynı üniversitede iktisat tarihi alanında yüksek lisans ve doktora yaptı.

Erol Özvar’ın Türkçe ve yabancı dillerde yayınlanmış çalışmaları içinde Osmanlı Maliyesinde Malikane Uygulaması (İstanbul: Kitabevi Yayınları 2004) isimli kitabı, Garanti Bankası‘na bağlı Osmanlı Bankası Arşivleri ve Araştırma Merkezi tarafından 2005 yılında kitap dalında en iyi eser ödülünü aldı.

Mehmet Genç ile birlikte Osmanlı bütçelerini yayına hazırladığı Osmanlı Maliyesi: Kurumlar ve Bütçeler (İstanbul: Garanti Bankası Osmanlı Bankası Arşivleri ve Araştırma Merkezi 2006) adıyla ve iki cilt halinde yayınlanan eser, 2013 yılında Uluslararası Halil İnalcık Tarih Ödülü‘nü aldı.

2009-2012 tarihlerinde Harvard Üniversitesi Orta Doğu Araştırmaları Merkezi‘nde ve araştırma desteği kazandığı Harvard Hukuk Fakültesi İslam Hukuku Araştırmaları Programı‘nda ziyaretçi öğretim üyesi olarak çalıştı.

Özvar, Türk Tarih Kurumu‘nun bilim kurulu üyeliği yaptı. Uluslararası Türkiye’nin Sosyal ve Ekonomik Tarihi Birliği‘nin idare kurulu üyesi ve Uluslararası İktisat Tarihi Kurumu‘nun bilim kurulu üyesidir.

NASA’dan orman yangınları takip için platform

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), küresel ısınma ve insan faaliyetlerinin doğaya verdiği zararın ciddiyeti gözler önüne seren “FIRMS” adlı bir platform kurdu. Yangın Bilgilendirme ve Kaynak Yönetimi sistemi olarak faaliyet gösteren bu veri tabanı, uyduları kullanarak dünyanın dört bir yanındaki yangınları takip ediyor.

Yangın sonrası fidan dikmek biyoçeşitliliğe yangından daha çok zarar verebilir

İklim krizinin yol açtığı sıcak dalgalarıyla birlikte ortaya çıkan ve Türkiye’nin özellikle güney kıyılarını etkisi altını alan yangınlar devam ederken birçok siyasi parti, kurum ve kişi fidan bağışı çağrıları yapmaya başladı.

Her ne kadar ormanları korumak için yapılan bu çağrılar iyi niyet gösterse de yanan ormanlara yapılan ağaç dikimi günün sonunda biyoçeşitliliğe yangınlardan daha fazla zarar verme potansiyelinde olabilir.

Amaç ağaç dikmek mi ekosistemi korumak mı?

Hacettepe Üniversitesi’nden Yangın Ekologu Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada “Aslında fidan dikimini nereye yaptığınıza bağlı” ifadelerini kullandı.

Özellikle Akdeniz ormanlarına yangından sonra fidan dikmenin uygun olmadığını dile getiren Tavşanoğlu, “Amaç sadece ağaç dikmek değil ekosistemi korumaksa doğanın kendini yenileme kapasitesini göz önünde bulundurmak lazım” dedi.

Marmaris’te çıkan orman yangınında binlerce çam ağacı yandı. Fotoğraf: DHA

‘Akdeniz ormanları milyonlarca yıldır yanıyor’

“Akdeniz ormanları milyonlarca yıldır yanıyor” ifadelerine yer veren Prof. Dr. Tavşanoğlu, bu sebeple Akdeniz’de yer alan çam ormanları ve makilerin yangına karşı adaptasyon geliştirdiklerini söyledi.

Yani buradaki doğa yangın sonrasında kendisini toparlamak için yöntemler geliştirmiş durumda. Bu yöntemler ise türlere göre farklılık gösteriyor.

‘Yangın sayesinde filizlenen tohumlar var’

Makiler üzerine bilgi paylaşan Tavşanoğlu, “Maki çalılarının üst tarafları yanar toprak altı ise canlı kalır. Depo organları vardır toprak altında. Yangından iki ay sonra yaşamaya devam ettiklerini ve sürgün verdiklerini görebilirsiniz” dedi.

Bazı türlerin ise tohumlar yoluyla kendini koruduğunu belirten Tavşanoğlu, “Bazı tohumlar ancak belirli bir sıcakta ve dumanın etkisiyle uyarılır ve sonrasında yeşillenmeye başlar” bilgisini paylaştı.

Manavgat’ta yangın üçüncü gününe girdi. Fotoğraf: AA

‘Doğanın dinamizmini anlayamıyoruz’

Çam ağaçlarının da yangın sırasında kozalaklarını kapattığını ifade eden Tavşanoğlu, bu şekilde kozalakların kendilerini koruduğunu ve yangının bir hafta sonrasında kozalakların yeniden açıldığını söyledi.

“Uzun süre yangın olmazsa kaybolacak türler var” diyen Tavşanoğlu, doğanın bir dinamizmi olduğunu ancak insanların bunu anlayamadığını dile getirdi.

‘İnsanlar ağaçlandırma için baskı yapıyor’

Alanın kendini yenileme potansiyeli olmasına rağmen insanların bölgenin hızlı bir şekilde ağaçlandırılması için Bakanlıklara ve kurumlara baskı yaptığını belirten Tavşanoğlu’na göre bu çok büyük bir problem.

Bakanlık’ın da “insanlara iyi görünmek için” bölgeyi ağaçlandırmak için çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Çağatay Tavşanoğlu, “Biz oralara dozerle girip, düzleyip, fidan dikip düzelteceğimizi düşünüyoruz. Ancak bunu yaparken biyoçeşitliliği kaybediyoruz. Doğanın restorasyonunu sağlamalıyız. Bana kalırsa bir ormanı madene vermek ile dışarıdan ağaç dikip biyoçeşitliliği öldürmek arasında çok az fark var” dedi.

İnsanlar yapılaşmaya açılmasından korkuyor

İnsanların yanan bölgeleri hızlıca ağaçlandırmak için baskı yapmasının sebebi ise çoğunlukla yanan alanların yapılaşmaya açılacağına dair duyulan korku.

Bu korkunun da yersiz olduğuna değinen Prof. Dr. Tavşanoğlu, “Elbette ben de bir ekolog olarak ormanlarda maden yapılmasına, otel yapılmasına karşıyım. Ancak şöyle bir gerçek var ki yanan alanlar çok daha iyi korunuyor” dedi.

Fotoğraf: DHA

‘Yanan ormanlar daha iyi korunuyor’

Ormanlar, Orman Koruma Kanunları ile korunuyor. Yangın alanları ise Anayasa’nın koruması altında. Kısacası ormanlar yandığında daha iyi korunuyor. Yanmadıkları durumda ise yeni çıkan düzenlemelerle birlikte herhangi bir yere tahsis edilmelerinin önünde çok fazla engel yok.

Yangın alanının daha sonradan inşaata açıldığı bir iki örnek olduğunu belirten Tavşanoğlu, “Onlarda da orman alanı daha öncesinde otele tahsis edilmiş. Yangın ise sonrasında çıkmış. Yangın çıkmasaydı da orada inşaat yapılacaktı. Ancak bu örnekleri gören kişilerde yanan yer inşaata açılacak algısı oluşuyor” dedi.

‘Doğaya saygı duymak lazım’

Yanan ormanların teorik olarak yeniden orman haline gelebilmesi için en az 10-15 yıl süre gerektiğini belirten Tavşanoğlu, şu ifadelere yer verdi:

“Doğaya saygı duymak lazım. Doğayı biz şekillendiririz diyoruz ama doğa biz ateşi bulmadan çok daha önce de ateşle haşır neşirdi. Doğaya kendini restore etmesi için fırsat vermeliyiz.”

İklim krizi etkisiyle yangınlar artıyor

İnsan kaynaklı iklim krizi etkisiyle sıcak dalgaları yaşadığımızı ve bu durumun yaşanan orman yangınlarının sıklığını ve şiddetini artırdığını ifade eden Tavşanoğlu, “Yangınlar İzmir’den başlıyor, Hatay’a kadar uzanıyor. Tüm Doğu Akdeniz ve hatta dünya kavruluyor” dedi.

Yeni bakış açılarıyla planlamalar yapılmasına ihtiyaç duyulduğunu belirten Tavşanoğlu’na göre hem artan yangınlara karşı hazırlıklı olmalı hem de yangınlar sonrasında neler yapmamız gerektiğini şimdiden konuşmaya başlamalıyız.

 

 

 HDP Heyeti Hatay’dan ‘her yerdeyiz’ dedi

Haber: Burcu Özkaya Günaydın

Halkların Demokratik Partisi, (HDP) “Her Yerdeyiz” kampanyasının Çukurova buluşmalarının son gününü Hatay’da yaptı. Samandağ’da başlayan etkinlikler, Defne ve Erzin ilçelerinde devam etti.

Ekonomik krizden şikayetlerini dile getiren halk, HDP-CHP seçim ittifakı ve son süreçte konuşulan “HDP-AKP anlaştı” iddialarını da heyettekilere sordu.

Heyet, halkla bir araya geldi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, milletvekili Tülay Hatimoğulları, Fatma Kurtulan, Kemal Peköz, MYK ve PM üyeleri, Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) yöneticileri ile çok sayıda kişinin katımından oluşan heyet Hatay’ın Samandağ ilçesinde halkla bir araya geldi. “HDP’liyiz Her Yerdeyiz” kampanyası kapsamında Çukurova’daki program Samandağ Muhtarlar Derneği’ni ziyaretle başladı, esnaf ziyaretleri ile devam etti.

‘Tüm sorunların nedeni tekçi anlayış’

Ziyarette konuşan Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, muhtarların yerel yönetimindeki önemine değinerek, “Şu anda yaşanan tüm sorunların sebebi AKP ve MHP iktidarının tekçi anlayışıdır” dedi. Muhtarlar ise sorunlarını dile getirdi. Heyet daha sonra ilçe merkezinde esnafı ziyaret etti. Ekonomik krize değinen esnaflar, “Her şey ortada ne diyelim” dedi.

‘HDP’nin yolu üçüncü yoldur’

Esnaf ziyaretinin ardından Abdullah Cömert Parkı‘nda yerel halkın soruları yanıtlandı.

CHP’li olduğunu söyleyen bir kişi “Yerel seçimlerde HDP desteği çok önemliydi. CHP bu başarısını HDP’ye borçlu. Cumhurbaşkanlığı seçiminde de birlik olunacak mı?” sorusuna Meral Danış Beştaş şöyle yanıt verdi:

Sürekli Kürtler AKP’ye oy veriyor deniliyor. En çok oyu Türklerden alıyorlar o niye görülmüyor. HDP’nin yolu üçüncü yoldur. Kimseyle anlaştığı yok. Fakat muhalefet de daha cesur olmalı. HDP ile ittifak yaptın mı denildiğinde sanane demeliler.”

Halk buluşmasının ardından Samandağ Sanayi Sitesi ziyaret edildi, ardından da Defne ilçesinde Defne Evi’nde STK, siyasi parti, Meslek odaları temsilcileri ile buluşuldu. Heyetin son durağı ise Erzin ilçesi oldu. Erzin’de partililer ve halkın katılımıyla bir halk toplantısı yapıldı.

Yangın bölgesinde Bakan Bekir Pakdemirli’ye tepki: Devletin bir tane uçağı yok mu?

Dün, Antalya Manavgat’taki yangın bölgesine Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile birlikte giden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu vatandaşların tepkisiyle karşılaştı.

Bir kişi, Çavuşoğlu’na “Türk Hava Kurumu’nda 10 tane uçak var hepsi yatıyor” ifadelerini kullandı.

‘Memleket yandı’

Bir yurttaş Çavuşoğlu’na “Devletin bir tane uçağı yok mu buraya gönderebileceğiniz?” diye sordu. Çavuşoğlu “3 uçağımız vardı. 3’ü de buradaydı. Bir tanesi sonra gitti” dedi. Bu cevaba başka bir yurttaş ise “Türk Hava Kurumu’nda 10 tane uçak var hepsi yatıyor” şeklinde karşılık verirken, Bakan “Konu bu değil” dedi.

Kalabalığın arasından “Memleket yandı” sözleri de yükselirken, Bakan Mevlüt Çavuşoğlu yurttaşlar tarafından yuhalandı.

‘THK’da görüşecek bir yetkili bulamadık’

Öte yandan Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Gürün, THK’yı uçak kiralamak için aradığını, ancak görüştüğü bir görevlinin kendisine “Burada kimse yok. Herkes saat 15.30’da çıktı. Yarın sabah arayın” yanıtını verdiğini açıkladı.

Gürün, yaşananları şöyle anlattı:

Santral memuru çıktı. Ben kendimi tanıtarak yangın uçaklarının kullanılmasıyla ilgili yetkiliyle konuşmak istediğimi söyledim. Ama arkadaş, ‘Yarın sabah görüşebilirsiniz. Saat 15.30’dan sonra burada kimse kalmıyor’ dedi. Türk Hava Kurumu’nda görüşecek bir yetkili bulamadık.”

‘Asılsız iddialar’

Türk Hava Kurumu Genel Başkanlığı, eleştirilerle ilgili bir açıklama yaptı ve iddiaların asılsız olduğunu kaydetti:

Bugün yazılı ve görsel medya olmak üzere, bazı basın yayın organlarında hepimizi derinden üzen başta Manavgat olmak üzere ülkemizin çeşitli yerlerinde meydana gelen orman yangınlarında Kurumumuzun (THK) hava araçlarının kullanılmadığı iddialarının yer aldığı görülmektedir.

Türk Hava Kurumu olarak tüm yangınlara daha önceden olduğu gibi Orman Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmiş ihale kapsamında müdahale edilmektedir.

Kamu yararına çalışan Kurumumuzun gerçeğe aykırı şekilde haberlere alet edilmesi ve kamuoyunun yanıltılması kabul edilemez bir durumdur.

Milletimizi derinden üzen orman yangınlarıyla topyekûn mücadele edilirken; asılsız iddialarda bulunanlar ağır bir vebal altındadırlar.

Öte yandan, ciğerlerimiz yanarken daha önceden detaylı açıklama yapılmasına rağmen, (görev yapmayan ve yıllık maliyeti 11 milyonu bulan) pilotların işten çıkarılması hususundaki iddiaların ısrarla tekrarlanması en hafif deyimiyle kötü niyetlerin göstergesidir. Bununla birlikte teknisyenlerimiz de halen işlerinin başında görevlerine devam etmektedirler.

Şu anda Manavgat dahil ülkemizin çeşitli bölgelerinde;
• 3 adet Beriev BE -200 10. 000 Litre kapasiteli amfibik yangın söndürme uçağı,
• 15 adet Mi-8 2.500 litre kapasiteli genel maksat helikopteri,
• 2 adet genel maksat yangın söndürme CH-47 Chinook 7.500 litre kapasiteli helikopter

Olmak üzere orman yangınlarına müdahale eden tüm araçlar içinde, kiralama yoluyla temin ettiğimiz ve halen kurumumuz tarafından operasyonları yönetilen toplam 20 hava aracımız Manavgat’daki yangın dahil Ülkemizin her bölgesinde devam eden yangınlara ara vermeden müdahalede bulunmaktadır.”

‘Düğündeydim’

Türk Hava Kurumu Kayyum Heyeti Başkanı Cenap Aşçı da, katıldığı bir televizyon programında eleştirilere yanıt verdi ve “Bu akşam bir özel durumum vardı. Çocukluğundan beri büyüttüğümüz bir kızımızın düğünü vardı. Oraya gitmek durumunda kaldım. Orada Sayın Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanımız da aramış, ona da ulaşamadık hakkını helal etsin. Ondan da özür diliyoruz bu anlamda” dedi.

Marmaris’teki itfaiye ekiplerine gönüllü destek veren Şahin Akdemir yaşamını yitirdi

Marmaris‘te dün öğlen saatlerinde çıkan ve rüzgarın da etkisiyle bir anda büyüyen yangını söndürme çalışmaları devam ederken, alevlere müdahale eden ekiplere su taşıyarak yardım eden Şahin Akdemir yaşamını yitirdi.

25 yaşındaki Şahin Akdemir’in dumandan zehirlenerek yaşamını yitirdiği öğrenildi. Akdemir’in cansız bedeni Marmaris Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

‘Su taşımaya devam’

Aslen Köyceğizli olan ve uzun yıllardır Ortaca ilçesinde yaşayan Şahin Akdemir, Marmaris’te turizm sektöründe çalışıyordu. Yangın sonrasında motosikleti ile bölgeye giden Akdemir, gönüllü olarak ekiplere destek veriyordu.

Ölümünün ardından Şahin Akdemir’in sosyal medya hesabından yangın sırasında paylaşım yaptığı ortaya çıktı. Yangına motosikleti ile gidişini yayınlayan Şahin Akdemir’in, “Su taşımaya devam, yangıncılara su taşıyacağız yine, Allah hayırlarımızı kabul eylesin” dediği duyuluyor.

İki gün önce Antalya’nın Manavgat ilçesinde çıkan yangında ise üç kişi yaşamını yitirmişti.

Türkiye alevler içinde: 21 yangını söndürme çalışmaları devam ediyor

Türkiye’nin dört bir yanını saran yangınları söndürme çalışmaları devam ediyor. Yangınlarla ilgili açıklama yapan Dr. Bekir Pakdemirli, 42 yangının kontrol altına alındığını, 21 yangının hala devam ettiğini kaydetti.

Pakdemirli’nin açıklamasına göre, Kütahya, Balıkesir, Kilis, Maraş, Kocaeli, Kastamonu, Sakarya, İstanbul, Kocaeli, Hatay, Bursa, İzmir, Diyarbakır ve Karaman’daki yangınlar kontrol altına alındı.

Bazı illerde devam eden yangınlarla ilgili bilgiler şöyle:

Adana

Adana’nın Kozan ilçesinde iki gün önce çıkan orman yangını, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alınmaya çalışmaları devam ediyor.

Orman yangını, rüzgarın da etkisiyle büyümüş, bazı mahaleler tedbir için boşaltılmış, bazı evler de alevlerden etkilenmişti.

Adana’nın Aladağ ilçesinde de dün çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale devam ediyor.

Yangın burada da kuvvetli rüzgarın etkisiyle artarken, Karaisalı ve İmamoğlu ilçelerinin sınırlarına kadar da yayılmıştı. Bölgede bazı evler tedbir amaçlı boşaltılmıştı.

Antalya

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde gün gece ormanlık alanda dört farklı noktada başlayan yangınları söndürme çalışmaları hala devam ediyor.

Yangın sebebiyle bazı evler tahliye edilirken, yangın yerleşim yerlerini tehdit etmeye de devam ediyor.

Akseki ilçesinde de gece yarısı başlayıp, rüzgarın etkisiyle büyüyerek Manavgat ilçesine sıçrayan orman yangınına müdahale ediliyor.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), dün öğle saatlerin Antalya Manavgat ilçesinde dört farklı noktada yangın çıkan yangını söndürmek için havadan ve karadan müdahalenin sürdüğü belirtmişti.

AFAD, Manavgat ilçesinde çıkan orman yangınında üç yurttaşın hayatını kaybettiğini, yangından etkilenen 58 yurttaşın ise tedavilerinin devam ettiğini kaydetmişti.

Sağlık Bakanlığı, ilçede yangından etkilenebilecek alanlarda evlerin tahliye edildiğini, çıkan yangın sebebiyle de birçok ev, iş yeri, ahır, tarım arazisi, sera ve aracın zarar gördüğünü duyurdu.

Bakanlık, ayrıca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden 24 personel, 12 ekiple hasar tespit çalışmalarına başlanıldığını da belirtti.

Mersin

Mersin’in de dün sabah saatlerinde ilk olarak Boğsak mevkisinde başlayan ardından Işıklı, Hırmanlı ve Yeşilovacık mahallelerine yayılan orman yangınını kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor.

Yangın nedeniyle çift yönlü ulaşıma kapatılan Mersin-Antalya kara yolu Silifke’de yeniden trafiğe açılırken, yangının etkili olduğu Yeşilovacık Mahallesi’nde bir iş makinesi ile bazı evlerin yangından zarar gördüğü açıklandı.

Muğla

Muğla’nın Bodrum, Marmaris, Köyceğiz, İçmeler ve Milas ilçelerinde de yangın çıktı. Bölgeye çok sayıda orman ekibi ve helikopter sevk edildi.

İçmeler ilçesinde motosikletiyle alevlerin arasında kalan 25 yaşındaki Şahin Akdemir, bölgeden ayrılmaya çalışırken motosikletiyle kaza yaptı. Aracın devrilmesi sonucu yaralanan Akdemir hayatını kaybetti.

Milas’taki yangının kontrol altına alındığı bildirilirken, 80 hektarlık ormanlık alan zarar gördüğü, ekiplerin soğutma çalışmaları başlattığı öğrenildi.

Muğla’nın Marmaris ilçesinde dün çıkan orman yangınını da söndürme çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Yangının söndürülmesi için ekipler gece boyunca karadan müdahalelerini sürdürdü. Sabah saatlerinde de hava araçlarının bölgede çalışmaları yeniden başladı.

Bir kişinin yaşamını yitirdiği yangında, bazı oteller tedbir amaçlı boşaltıldı. Bazı ev, araç ve iş makinelerinin de yangından zarar gördüğü belirtildi.

Kilis

Kilis’in Musabeyli ilçesinde çıkan orman yangını söndürüldü. Demirciler Köyü yakınlarında da çıkan yangın kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.

Kayseri

Kayseri’nin Yahyalı ilçesindeki Aladağlar Milli Parkı’nda dün başlayan ve Ulupınar Mahallesi’nde kısmen kontrol altına alınan yangında 45 hektar alanın zarar gördüğü açıklandı.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kapuzbaşı bölgesinde yangının söndürüldüğünü, batı tarafına doğru bir miktar daha alevlerin devam ettiğini gözlemlediklerini aktardı.

Kütahya

Kütahya’nın Emet ilçesinde de çıkan orman yangını kontrol altına alındı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yangının kontrol altına alındığını, soğutma çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Boğaziçi rektör adayını seçiyor

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2 Ocak tarihinde Boğaziçi Üniversitesi Rektörü olarak atanan Melih Bulu‘nun altı ay sonra görevden alınmasının ardından yeni rektör seçim süreci başladı.

Akademisyen, öğrenci ve mezunlar YÖK’e gönderecekleri adayları oylamak için kayıt yaptırma süreleri dün son buldu. Bugün oylama gerçekleştirilecek. Sonuçların yarın açıklanması bekleniyor.

Güvenoyu sistemi uygulanacak

Melih Bulu’nun görevden alınma sürecinin hemen ardından okul içerisindeki inisiyatifler tüm bileşenlerin dahil olduğu bir rektörlük seçimi örgütlemek için çalışmaya başladı.

İçerisinde emekçiler, öğrenciler, akademisyenler ve mezunların bulunduğu bir seçim komisyonu kuruldu. Öğrenciler ve mezunlar direnişin ana talebi olan bileşenler seçiminde ısrarcı iken Boğaziçili akademisyenler lojistik problemleri öne sürerek bileşenler seçimi için zaman olmadığı ve kendi içlerinde bir güvenoyu sistemi uygulayacaklarını açıkladılar.

Sistem nasıl işleyecek?

T24’ün haberine göre Boğaziçi akademisyenlerinin uygulayacağı güvenoyu sistemi şu şekilde işleyecek: Kurum içerisinden isteyen öğretim görevlileri adaylığını açıklayacak ve akademisyenler arasında yapılan destek oylamasında Melih Bulu’nun yardımcıları Naci İnci ve Gürkan Kumbaroğlu dahil olmak üzere tüm adaylar sunulacak.

Yine akademisyenlerin kararı ile kimin en fazla güvenoyu aldığı açıklanmayacak, sadece belirli barajın altında kalan adaylar açıklanırken barajı geçen tüm adaylar YÖK’e başvuracak.

Söz konusu oylama uygulaması, Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne aday olanların YÖK’e olan başvurularının bileşenlerce desteklenip desteklenmediğini belirlemek için organize edildi.

Kimler aday oldu?

Bu çerçevede oluşturulan Boğaziçiseçiyor.org adresinde adaylığını açıklayan isimler şöyle yer alıyor:

Prof. Dr. A.C. Cem Say, Prof. Dr. Ali İ. Tekcan, Prof. Dr. Ayşe Gürel, Prof. Dr. Ayşe Mumcu, Prof. Dr. Can Yücesoy, Prof. Dr. Cengiz Kırlı, Prof. Dr. Emine Ertkin, Prof. Dr. Fikret Adaman, Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, Prof. Dr. Mehmet Burçin Ünlü, Prof. Dr. Metin Ercan, Prof. Dr. Mine Eder, Prof. Dr. Murat Saraçlar, Prof. Dr. Naci İnci, Prof. Dr. Taner Bilgiç, Prof. Dr. Ünal Zenginobuz, Prof. Dr. Veysi Erkcan Özcan, Prof. Dr. Yasemin Bayyurt, Prof. Dr. Yavuz Akpınar.

5227 mezun 4679 öğrenci kayıt yaptırdı

Oylama süreci dün akşam itibariyle son buldu. Boğaziçi Seçiyor hesabından yapılan açıklamada, “Dört gün içinde 5227 mezun 4679 öğrenci seçmen kaydı yaptırdı, seçim iradesine sahip çıktı! Seçmen kayıtları an itibariyle kapanmıştır, kaydını yaptırmış olanlar bir gün içinde belgelerini tamamlamaya devam edebilir” denildi.