Editörün Seçtikleriİklim KriziManşetVideoYerel

Dersim’in bir yanı ateş diğeri kül çölü

Video-Haber: Ruşen TAKVA

*

17 Ağustos günü Dersim‘e bağlı Ovacık ve Hozat ilçelerinde başlayan yangın, kentin farklı noktalarında devam ediyor.

Hozat ilçesi kırsalı ve Munzur Milli Parkı civarındaki yangınlar günler sonra söndürülürken Kutu Deresi ve kent merkezi yakınındaki birçok bölgede yeni yangınlar başladı.

Arazi koşullarından dolayı karadan müdahalenin sınırlı olduğu coğrafyada havadan müdahale iki helikopter aracılığıyla devam ediyor.

Yüzlerce hektar yandı

Bölgede devam eden iki yangın alanından biri olan Munzur Üniversitesi bölgesindeki yangınlar söndürülmüş. Soğutma çalışmaları devam eden bu mıntıkadaki bitki örtüsü, bir kül çölü gibi görünüyor. Bölgeye ulaşır ulaşmaz keskin bir yanık kokusu hemen duyuluyor.

Yangın sonrası başlatılan soğutma çalışmalarına iki TOMA da (Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı) eşlik ediyor ve çıkan yangın, Munzur Deresi/nin 3 kilometre uzağında başladığı için havadan müdahale de çok hızlı yapılabilmiş. Hızlı müdahale sonucu ormanlık alan tamamen yok olmadan söndürülmüş. Tanıklık ettiğimiz bu durum, havadan ve hızlı müdahalenin hayati öneme sahip olduğu gerçeğini bir kez daha gösteriyor.

Dersim bölgesinde 15 gündür devam eden yangınlarda yüzlerce hektar ormanlık alan küle döndü. Daha önce terk edilmiş iki yaşam alanının da etkilendiği yangınların soğutma çalışmaları devam ediyor. İki haftadır devam eden yangınları söndürmek için farklı kentlerden gelen bir çok kurum ve gönüllüler de çalışmalara destek veriyor.

Yangına ilk müdahale Mersinli itfaiyecilerden

Destek için gelen ve soğutma çalışmalarına katılan ekiplerden biri olan Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı itfaiye ekipleri, Munzur Üniversitesi bölgesinde çıkan yeni yangına, dönüş yoluna geçtikleri sırada tesadüfen görerek müdahale etti.

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından görevlendiren ve iki itfaiye aracı, bir arazör ile 5 kişilik ekibin başında bulunan Emin Karakuş şunları anlatıyor:

“Üç gün önce yapılan bir görevlendirme ile apar topar Tunceli bölgesine doğru yola çıktık. İlk gün Ovacık ile Tunceli arası bir yangın vardı oraya müdahale ettik. Orası sarp ve dağlık bir bölge olduğu için araçla müdahale etmemiz söz konusu değildi. Yukarıda yaralılar vardı ve biz de onlara beden gücüyle yardım etmeye çalıştık. Dönüş yolundayken bu bölgeden dumanlar çıktığını gördük ve müdahale etmek için bu bölgeye geldik. Hatta buradaki yangına ilk müdahale eden ekip biz olduk.”

Hayvan yanan bölgeden kaçabilirse, mutlaka geri döner

Bölgeye üç gün önce başka bir afet bölgesi olan Kastamonu/Bozkurt‘ta yaşanan selde çalıştıktan sonra gelen ve tamamen gönüllülerden oluşan Paw Guards (Pati Koruyucuları Grubu) üyesi Ayşe Taşkıran ise şunları anlatıyor:

“Normalde hayvan kurtarma ve acil müdahale ekibiyiz ama aynı zamanda afet bölgelerinde insani yardım ekibi  olarak da hareket ediyoruz. Yangın söndürme ve soğutma çalışmalarının tamamına katılıyoruz. Bugün de soğutma çalışması yapılan bu bölgeye yabani hayvan veya başka bir canlı var mı diye geldik ve tarama yapıyoruz.”

Ağır yaralı bir dağ keçisi veya yabani başka bir hayvan ile karşılaşmadıklarını söyleyen Taşkıran afet bölgelerinde sürekli tarama yapmak gerektiğini belirtiyor:

“Çünkü yanan bölgeden hayvan kaçar, yaralıysa bile kaçar ama soğutma yapıldıktan sonra mutlaka geri döner ve geri döndüklerinde tüm ekolojik sistem bozulduğu için aç veya susuz olur. Bu sebeple bölgeden el çekildikten sonra da devam etmek gerekiyor çünkü hayvanların su içecek yeri ve yemek yiyecek alanları kalmıyor. Bu ekolojik düzen sağlanana kadar tarama yapmaya devam etmek lazım. “