Ana Sayfa Blog Sayfa 1135

Macaristan, LGBTİ+ hakları için referanduma gidecek

Macaristan Parlamentosu‘nda LGBTİ hakları hakkında referandum düzenlenmesini kapsayan önerge meclisten geçirildi.

Macaristan hükümeti bu yıl “okul müfredatında eşcinselliğin ve trans kimliğin yerine dair” halk oylamasına gitmek istediklerini dile getirmişti. Başbakan Orban’ın bu önerisi parlamentonun onayı ile kabul edilmiş oldu.

AB sert tepki göstermişti

Macaristan Parlamentosu, okullarda eşcinsellik ve cinsiyet değişikliğini “teşvik ettiği” düşünülen içeriklerin yasaklanması için sunulan yasa tasarısını onaylamıştı.

Geçtiğimiz haziran ayında gerçekleşen AB Zirvesi‘nde, LGBTİ+ karşıtı yasa tasarısını Meclis’ten geçiren Macaristan Başbakanı Viktor Orban‘a çok sert tepki verildiği ortaya çıkmıştı. Özellikle Hollanda Başbakanı Mark Rutter, Orban’a tepki gösterirken, Birlik’ten ayrılmasını da önermişti.

AB Komisyonu, yasanın geçmesi üzerine Macaristan’a karşı yaptırım için derhal harekete geçme sözü de vermişti.

Macaristan, 2020 yılında eşcinsel çiftlerin çocuk evlat edinmesini de yasaklamıştı.

Macaristan Başbakanı Orban, aynı zamanda göçmen karşıtlığıyla tanınıyor.

Türkiye’ye ‘Kavala yaptırımları’ yolda

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala kararını yerine getirmediği için yaptırımlarla karşı karşıya. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, ‘ihlal prosedürü’nü başlatmak için bu hafta toplanıyor.

Üçte iki çoğunluk sağlanması halinde Türkiye’ye yaptırıma varacak bir süreç başlamış olacak. Bu durumda Türkiye, Azerbaycan’dan sonra bu prosedüre tabi tutulan ikinci ülke olacak.

AİHM, kararında “Kavala derhal tahliye edilmeli” demiş; Komite, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 46’ıncı maddesine atıf yaparak Kavala’nın bir sonraki toplantı tarihi 30 Kasım’a kadar serbest bırakılmaması durumunda Türkiye hakkında ‘ihlal prosedürü’ başlatacağını duyurmuştu. Ankara ise AİHM’in Kavala hakkında ‘ihlal’ kararı verdiği tutukluluğunun 18 Şubat 2020’de sonlandığını belirterek, Kavala şu anda TCK’nın 309’uncu maddesinden yargılanıyor” diye savunma yapmıştı.

İhlal süreci

Ülkeler AİHS’e taraf olarak AİHM’in kararlarına uymaya söz vermiş oluyor.

Avrupa Konseyi, AİHM’in aldığı kararlara uyulması için taraf ülkelerle yoğun bir müzakere süreci gerçekleştiriyor. Bu müzakereler sonuç vermezse ve karara uyulmazsa AİHS’in 46’ıncı maddesini devreye sokuyor ve ilgili ülke için ihlal prosedürünü başlatıyor.

İhlal prosedürünün başlatmak için 47 taraf devletten en az üçte ikisinin ‘Evet‘ demesi gerekiyor. Çoğunluk elde edilirse söz konusu ülke için resmi bildirimde bulunuluyor. Ülkeden görüş belirtmesi talep ediliyor ve bunun için en az altı hafta süre veriliyor. Bu sürenin bitmesiyle beraber süreç başlıyor. Sürecin ne kadar süreceği konusunda kesin bir bilgi yok ancak bu sürenin en an az altı ay olacağı tahmin ediliyor.

Avrupa Konseyi, 2010 senesinden bu yana sadece Azerbaycan‘a karşı böyle bir adımı 2017’de atmış ve Bakü yönetimi Aliyev yönetimine muhalif İlgar Memmedov hakkındaki suçlamaları düşürmek zorunda kalmıştı.

Hangi yaptırımlar masada?

Osman Kavala’nın 26 Kasım’daki duruşmasında mahkemenin tahliye kararı vermemesi, uluslararası çapta faaliyet gösteren insan hakları örgütleri tarafından tepkiyle karşılanmış, Türkiye’ye yaptırım sürecinin başlatılması çağrıları yapılmıştı.

Bu yönde karar çıkarsa, Türkiye’ye uygulanabilecek yaptırımlar şöyle.

  • Avrupa Konseyi’ndeki üst düzey makamlara Türk personel ataması yapılmaması,
  • Bazı Avrupa Konseyi kuruluşlarında oy hakkının elinden alınması,
  • Türkiye’de üst düzey Avrupa Konseyi toplantıları düzenlenmemesi.

 

Şiddetli fırtınanın etkili olduğu illerde son durum

Şiddetli fırtına Türkiye‘yi etkisi altına almaya devam ediyor. İstanbul‘da dünden beri etkili olan fırtına nedeniyle Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Ümraniye, Maltepe, Bayrampaşa, Sultangazi ve Arnavutköy‘de bazı binaların çatılarını uçurdu, ağaçlar devrildi.

Hava muhalefeti sebebiyle bazı ulaşım seferleri iptal edildi.

Marmaray’a ek sefer konuldu

Kadıköy Kozyatağı Mahallesi Çardak Sokak‘ta kuvvetli rüzgar nedeniyle bir ağaç park halindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘ne ait minibüsün üzerine devrilmesi üzerine minibüs kullanılamaz hale geldi.

Fırtına nedeniyle denizde oluşan dalgalar, Caddebostan ve Suadiye sahillerine kırmızı yosunları taşıdı. Belediye ekipleri, kırmızı yosunları temizlemek için çalışma başlattı.

Hava muhalefeti nedeniyle Şehir hatları Kadıköy-Karaköy-Eminönü, Üsküdar-Karaköy-Eminönü, Kadıköy-Beşiktaş, Bostancı-Karaköy-Kabataş, Bostancı-Adalar, Kabataş-Adalar, Adalar-Beşiktaş-Ortaköy-Üsküdar-Kadıköy seferlerini iptal etti.

İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) de Pendik, Yenikapı, Kabataş ve Kadıköy‘den Yalova, Bursa, Bandırma‘ya yapılan hızlı arabalı vapur ve deniz otobüsü seferlerinden bazılarını iptal etti.

Marmaray‘da ise talep yoğunluğu nedeniyle Söğütlüçeşme-Yenikapı arasında saat 08.45 itibarıyla ek seferler koydu.

Fırtına uçuşları etkilemeye devam ediyor

Türk Hava Yolları (THY) de İstanbul’da etkili olan şiddetli rüzgar nedeniyle uçuş operasyonlarında aksaklıklar yaşandığını açıklarken, THY Basın Müşaviri Yahya Üstün, yolcuların seyahat durumunu çağrı merkezlerinden ya da web sitesinden öğrenebileceklerini belirtti.

Üstün, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “İstanbul’da yaşanan şiddetli rüzgar operasyonlarımızı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Misafirlerimizin güvenli ve konforlu seyahati için tüm ekiplerimiz var gücüyle çalışıyor. Seyahatinizin durumunu çağrı merkezimiz ya da web sitemiz aracılığıyla öğrenebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

Meteoroloji 1. Bölge Müdürlüğü yetkilileri, bölgede etkili olan fırtınanın bugün saat 18.00 sıralarında etkisini kaybedeceğini açıkladı.

Kocaeli’de dört ev tedbir amaçlı boşaltıldı

AFAD, fırtınadan etkilenen illerin son durumlarıyla ilgili açıklamada bulundu. AFAD, Kocaeli‘de 123 çatı uçması, beş tehlike arz eden olay, 23 ağaç devrilmesi, bir direk devrilmesi, bir baca yıkılması, bir iskele kalıbı çökmesi, iki minare yıkılması, dört su taşkını, 14 sera hasarı, altı araç hasarı, bir duvar çökmesi, iki tabela devrilmesi olmak üzere toplam 184 olay meydana geldiğini ve il genelinde 60 trafoda elektrik kesintisi yaşandığını kaydetti.

Ayrıca, 11 teknenin battığı, dört evin tedbir amaçlı boşaltıldığı, meydana gelen olaylar neticesinde bir kişinin hayatını kaybettiği ve sekiz kişinin de yaralandığı belirtildi.

Zonguldak, Bursa ve Bolu’da son durum

AFAD, Zonguldak‘ın Ereğli ilçesinde iki konutun çatısının uçtuğunu, bir konutun çatısının yandığını ve bir konutun da balkonunda yangın çıktığını duyurdu. Dün hastane inşaatında çalışan bir işçi, rüzgar nedeniyle devrilen duvarın altında kalarak hayatını kaybetmişti.

Bursa‘da ise şiddetli fırtına nedeniyle 64 ağaç devrilmesi, 81 tehlike arz eden parça ihbarı, 45 çatı uçması, bir trafik kazası, 11 tabela uçması ve yedi hasar tespit ihbarı olmak üzere toplam 209 olay meydana geldiği, yaralanma ve can kaybının ise olmadığı bilgisi paylaşıldı.

Bolu‘nun Mudurnu ve Göynük ilçelerinde de toplam iki çatı uçması olayının meydana geldiği, herhangi bir can kaybı ve yaralanma bilgisinin olmadığı ifade edildi.

Tekirdağ, Yalova ve Balıkesir’de son durum

Şiddetli rüzgar nedeniyle Tekirdağ‘da bir ağaç devrilmesi, iki direk devrilmesi, dört çatı uçması, bir tabela uçması olmak üzere toplam sekiz olayın meydana geldiği, herhangi bir can kaybı ve yaralanmanın olmadığı kaydedildi.

Yalova da ise 10 ağaç devrilmesi, bir tehlike arz eden parça ihbarı, beş çatı uçması, bir çit devrilmesi ve bir ekip talebi olmak üzere toplam sekiz olay meydana geldiği, herhangi bir can kaybı ve yaralanmanın meydana gelmediği bilgisi paylaşıldı.

Şiddetli fırtınanın etkili olduğu bir diğer il olan Balıkesir‘de de sekiz çatı hasarı, bir ev duvarı yıkılması ve iki araç hasarının meydana geldiği, can kaybı ve yaralanmanın ise yaşanmadığı aktarıldı.

Merkel punk efsanesi Nina Hagen’in şarkısıyla uğurlanacak

Almanya, 16 yıl sonra başbakanlık koltuğunu bırakmaya hazırlanan Angela Merkel’in savunma bakanlığındaki veda töreni için yaptığı şarkı seçimlerini konuşuyor. Merkel’in, törende askeri bando tarafından çalınacak üç şarkıdan biri olarak kendisi gibi Doğu Almanya’da doğan ve ülkenin punk efsanesi olan Nina Hagen‘ın bir şarkısını seçti.

Görevini önümüzdeki hafta Sosyal Demokrat Olaf Scholz’a devretmeye hazırlanan Merkel için perşembe akşamı Savunma Bakanlığı’nın avlusunda geleneksel bir veda töreni düzenlenecek. Bu törenlerde görevi bırakan siyasetçilere jest olarak, istedikleri üç şarkı askeri bando tarafından çalınıyor.

Geçmiş törenlerde, şansölyelerin klasikleşmiş ve sıra dışı olmayan parçalar seçmesine alışık olan Almanya siyaset dünyası, punk müzik sevdiği bilinen Merkel’in seçtiği Hagen’in “Du hast den Farbfilm vergessen” (Renkli filmi unuttun) isimli parçası karşısında şaşkınlık yaşadı.

 

Bazı yorumcular, Doğu Almanya’daki yıllarını pek öne çıkarmayan Merkel’in bu tercihini  “erkeklerin işlerini düzgün yapmadığına” dair bir eleştiri olarak yorumladı.

Angela Merkel’in seçtiği diğer şarkılar ise, 18’inci yüzyıldan popüler bir ilahi olan ‘Großer Gott, wir loben Dich ve gençlik yıllarının hırslarını anlatan Hildegard Knef’ten “Für mich soll’s rote Rosen regnen.”

‘Punk’ın vaftiz annesi’

İlk olarak 1974’te piyasaya çıkan bu şarkı, Doğu Almanya’da pop listelerinin üst sıralarına yerleşmişti. Hagen daha sonra Batı’ya göç ederek Londra‘nın altkültürlerinden etkilenmiş, 1980’lerde Batı Almanya’nın önde gelen punk ikonlarından biri olarak ‘punk’ın vaftiz annesi’ (The Godmother of Punk) diye anılmaya başlanmıştı.

Merkel’in seçtiği şarkıdaysa, Hagen’in Hiddensee Adası’ndaki tatillerinde yanında sadece siyah-beyaz bir film getirmesi nedeniyle erkek arkadaşına hayıflanması anlatılıyor; “Kimse buranın ne kadar güzel olduğuna inanmayacak” sözleri geçiyor. O dönemde şarkının, sosyalist Doğu Almanya’ya yönelik bir eleştiri olduğu iddia edilmişti.

 

Avustralya Parlamentosu’nda çalışan her üç kişiden birinin cinsel tacize uğradığı raporlandı

Avustralya‘da bir kadının 2019’da bakan ofisinde tecavüze uğradığını açıklamasının ardından başlatılan süreçte hazırlanan rapor tamamlandı. 1723 kişiyle görüşülen rapora göre federal parlamentoda çalışan her üç kişiden biri cinsel tacize uğradı. Başbakan, 27 önerinin yer aldığı raporla ilgili “Sorumluluklarımızı yerine getireceğiz” dedi.

Cinsiyet Ayrımcılığı Komisyonu üyesi Kate Jenkins, parlamento binasındaki çalışma kültürüyle ilgili olarak çoğunluğu kadınlar, eski politikacılar ve çalışanlardan oluşan 1723 kişiyle görüşülerek kapsamlı ve bağımsız bir rapor hazırladıklarını açıkladı.

‘Güç dengesizliği ve gücün kötüye kullanımı’

Elde ettikleri verilere göre, parlamentoda çalışan her üç kişiden birinin ‘orada çalışırken bir tür cinsel tacize uğradığını’ söyleyen Jenkins, parlamentonun ülkenin en önde gelen kurumlarından biri olarak diğer çalışma ortamlarının standartlarını belirlemesi gerektiğini vurguladı.

Jenkins,‘‘Parlamento Avustralyalıların gururla baktığı bir yer olmalı dedi.

Parlamentodakiler arasında güç dengesizliğinin ve gücün kötüye kullanımının zorbalık, cinsel taciz ve cinsel saldırının başlıca itici güçlerinden olduğunu ortaya çıkarttıklarını belirten parlamenter,  “Bu tür deneyimler, bireyler ve ekipleri için bir yıkım izi bırakıyor ve milletimizin aleyhine parlamentomuzun performansını baltalıyor” diye konuştu.

Parlamento üyelerinin doğrudan bir işvereni olmadığı için, ülke yasalarına göre “görevi kötüye kullananları” cezalandırmak mümkün olmuyor. Milletvekilleri ayrıca kendi çalışanlarını işe almaktan ve yönetmekten sorumlu ve onları işten çıkarmak için geniş yetkilere sahip. Bu da güvencesiz bir işyeri yaratıyor. 

Eski bir meclis üyesi olan Griffith Üniversitesi‘nde hukuk profesörü olan Susan Harris Rimmer, raporun bulgularını “utanç verici, ancak gerçekleri yansıtan bir tablo” olarak nitelendirdi.

‘Genç kadınların taze etten farkı yok’

Rapor hazırlanırken görüşülen kadınlardan biri parlamentoda çalışmayı dokuz yaşındaki yaramaz erkek çocuklarının oyun oynadığı okul kampına benzetti. Parlamentoyu çalıştığı en cinsiyetçi yer olarak gören kadın, erkeklerin bu hareketlerinin prim yaptığını anlattı, “Genç kadınlara, özellikle parlamentoya gelen medya danışmanlarına, yaşı daha genç olan kadınlara taze et gözüyle bakılıyordu” dedi.

Bir diğer kadın çalışan da “Hiçbir şey düşünmeyen, hevesli erkek politikacılar sizi tutmak, öpmek, yukarı kaldırmak, size dokunmak, okşamak, görünüşle ilgili yorumlarda bulunmaktan çekinmiyor” ifadesini kullandı.

Parlamento çalışanı Brittany Higgins’in 2019’da parlamento binasında bir bakanın ofisinde gece çalıştığı sırada tecavüze uğradığını açıklamasının ardından başlatılan soruşturma sonucunda yaklaşık 7 ayda hazırlanan raporda, milletvekilleri ve çalışanların güvenli ve verimli bir ortamda çalışmalarını sağlamak amacıyla yeni davranış kuralları oluşturmayı hedefleyen 28 tavsiye yer alıyor.

 

Yeraltı mantar ağı haritalanacak: CO2’yi sekiz kat fazla depoluyorlar

18 ay içinde 10 bin örnek toplanacak

Bilim insanları proje kapsamında, ağ biyo-çeşitliliğini ve karbon tutma etkin noktalarını keşfetmek için önümüzdeki 18 ay içinde tüm kıtalardaki ekosistemlerden 10.000 örnek toplayacak. Elde edilen haritalar, daha fazla karbon depolama ve aşırı iklim olaylarından kurtulma potansiyeline sahip yüksek öncelikli bölgeleri belirlemek için kullanılacak.

Yeraltı mantarları küresel ısınma için neden önemli? 

Yeraltı mantarları (toprakta bitki köklerine bağlanan ve besin ‘otoyolları’ görevi gören ağlar oluşturmak için karbon dioksiti kullanıyor ve bitki köklerinden karbonu alarak besinleri serbest bırakıyor.

Projeyi 3,5 milyon dolar bağış yaparak finanse eden ABD’li milyarder Jeremy Grantham şunları söyledi: “Ayaklarımızın hemen altında iklim değişikliğini hafifletmede paha biçilmez bir müttefik yatıyor: gizli sonsuz mantar ağları. Bitkilerden mantar ağlarına yılda milyarlarca ton karbondioksit akar. Yine de bu karbon yutakları yeterince anlaşılmamıştır. SPUN, dünyadaki yaşam için bu tehdit altındaki ancak hayati kaynağı haritalamak ve kullanmak için çalışırken, küresel korumada yeni bir bölüme öncülük ediyor.”

Kum fırtınası Konya, Niğde ve Aksaray’ı vurdu

Konya, Niğde ve Aksaray‘da kum fırtınaları yaşandı. Kum fırtınasının görüldüğü bazı yerlerde polis araç trafiğini durdurdu. Bazı yerlerde de fırtına nedeniyle trafik kazaları meydana geldi.

Öğle saatlerinde şiddetini artırdı

DHA‘da yer alan habere göre, Konya’nın Ereğli ilçesinde saatte 30 kilometre hızla esen rüzgar sonucu Ereğli-Emirgazi kara yolunun Kutören mevkisinde kum fırtınası meydana geldi.

Görüş uzaklığının bir metreye kadar düştüğü kum fırtınası sebebiyle ulaşım durma noktasına geldi. Kum fırtınası kısa bir süre sonra da sona erdi.

Kentte kum fırtınası öğle saatlerinde etkisini artırdı. Konya’yı Ankara, Adana ve Aksaray’a bağlayan karayollarının bazı noktalarında fırtına nedeniyle polis, trafiği kapattı. Kum fırtınasının görüldüğü bölgelerde zincirleme kazaların meydana geldiği ve yaralananların olduğu belirtildi.

Fırtına nedeniyle Alakova Mahallesi‘nde bir inşaatın duvarının yıkılması sonucu Hamza K. isimli bir işçi yaralandı ve ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan işçinin sol bacağında kırıklar oluştuğu öğrenildi.

Fotoğraf: DHA

Niğde’de trafik kazası meydana geldi

Niğde’de sisle birlikte etkili olan kum fırtınası nedeniyle Bor-Zengen ile Çukurkuyu kara yolunda kazalar meydana geldi. Kazalarda yedi kişi hafif yaralandı. Bor-Zengen ile Çukurkuyu kara yolu, geçici bir süre trafiğe kapatıldı.

Valilik, meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini vurguladı.

Aksaray’da fırtına saatte 70 kilometreye ulaştı

Kum fırtınası Aksaray’ı da vurdu. Fırtına saatte 70 kilometreye ulaştı. Özellikle kenti Adana’ya bağlayan kara yolunda kum fırtınası oluşmasıyla polis, organize sanayi bölgesi kavşağından itibaren araçların geçişine izin vermedi.

Yolun bazı bölgelerinde görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle zincirleme kazalar yaşandı.

AB, Medya Özgürlük Yasası hazırlıyor

Avrupa Birliği (AB), medyada çoğulculuğu artırmak ve sektörü kuvvetlendirmek için yeni kurallar üzerinde çalışıyor.

AB Komisyonu İç Pazardan Sorumlu Üyesi Thierry Breton, Brüksel’de düzenlenen Avrupa Haber Medya Forumu‘nda konuştu. Komisyonun medya sektörünün bütünlüğünü ve bağımsızlığını sağlamak için gelecek yıl “Medya Özgürlük Yasası” teklifini sunacağını belirten Breton, “Medya’da çoğulculuğu artırmak ve bir bütün olarak sektörün direncini kuvvetlendirmek istiyoruz” dedi.

‘Haksız müdahalelere karşı önlem alınacak’

Breton, medya şirketlerinin faaliyetlerinde her türlü haksız müdahaleye karşı önlem almak istediklerine işaret ederek, “Hiç kimsenin kamusal tartışmayı önemsemeyecek kadar büyük hale gelmemesi için çevrimiçi de olmak üzere medyada çoğulculuğu güvence altına aldığımızdan emin olmamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Yasanın Avrupa’da medya sektörüne yabancı aktörlerin müdahalelerini engelleyeceğini belirten Breton, dijital çağa uygun kapsayıcı bir medya politikası inşa ettiklerini anlattı.

Breton, Komisyonun yeni yasayı kabul etmeden önce medya temsilcileri ve diğer üçüncü taraflarla istişare süreci yürüteceğini sözlerine ekledi.

Türkiye’nin doğal gaz ithalatı yüzde 15 arttı

 Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) eylül ayına ilişkin ‘Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu’na göre, Türkiye’nin boru hatlarıyla yapılan doğal gaz ithalatı yüzde 16,1, LNG ithalatı yüzde 9’a yükseldi. Böylece toplam doğal gaz ithalatı eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 artarak 4 milyar 281 milyon metreküp oldu.

İthalatın yaklaşık 3 milyar 628 milyon metreküpü boru hatlarıyla, 653 milyon metreküpü de sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesisleri aracılığıyla gerçekleştirildi.

En çok ithalat Rusya İran ve Azerbaycan’dan

 Eylülde en fazla doğal gaz ithalatı 2 milyar 2 milyon metreküple Rusya‘dan yapılırken bu ülkeyi 888,3 milyon metreküple İran, 738 milyon metreküple Azerbaycan takip etti.

Rusya ve İran’dan yapılan ithalat sırasıyla yüzde 7,9 ve yüzde 72,5 arttı, Azerbaycan’dan gelen gaz miktarı yüzde 2 azaldı.

Tüketim yüzde 23,6 arttı

Söz konusu dönemde Türkiye’de doğal gaz tüketimi yüzde 23,6 arttı ve 4 milyar 67 milyon metreküp oldu.

Elektrik santrallerinde doğal gaz tüketimi yüzde 30,8 artışla 1 milyar 865 milyon metreküpe çıktı. Konutlardaki tüketim yüzde 23,5 artarak 304,8 milyon metreküp olarak kayıtlara geçti. Organize sanayi bölgelerinin doğal gaz tüketimi ise yüzde 18 artışla 356 milyon metreküp oldu.

Geçen yılın son çeyreğinden beri devam eden kuraklık nedeniyle hidroelektrik santrallerinden sağlanan elektrik üretimindeki düşüş, ağırlıklı olarak doğal gaz santralleriyle ikame ediliyor. Bu durum, elektrik üretim amaçlı doğal gaz tüketimi ve toplam gaz ithalatına artış olarak yansımaya devam ediyor.

Stoklarda da artış var

Türkiye’de doğal gaz stok miktarı eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 artışla 2 milyar 863 milyon metreküp oldu.

Doğal gaz stokunun yüzde 88,9’unu 2 milyar 545 milyon metreküple yer altı depolama tesisleri, yüzde 11,1’ini 317,6 milyon metreküple LNG terminalleri oluşturdu. Bu dönemde yer altı depolama tesislerindeki stok miktarı yüzde 5,5 azalış, LNG terminallerinde ise yüzde 162,1 artış gösterdi.

Küresel ısınma toprağın da karbon salmasına neden olacak

Yeni bir araştırmanın sonuçları, küresel ısınmanın dünya toprağının karbon salmasına neden olacağını gösteriyor.

Bilim insanlarının, dünyanın dört bir yanından gelen 9000’den fazla toprak örneğine ilişkin verileri kullandığı çalışmaya göre, dünyanın ortalama sıcaklığı arttıkça, karbon depolaması “güçlü bir şekilde azalıyor.”

Bu durum, küresel ısınmanın atmosfere daha fazla karbon salımına neden olarak iklim değişikliğini daha da hızlandırdığı bir “olumlu geri bildirim” örneği olarak değerlendiriliyor.

Salınabilecek karbon miktarı ise toprak tipine bağlı. Buna göre kaba dokulu (düşük killi) topraklar, ince dokulu (kil açısından zengin) topraklara göre üç kat daha fazla karbon kaybediyor.

‘Toprak, atmosfer ve tüm ağaçların toplamından daha fazla karbon depoluyor’

Exeter ve Stockholm üniversitelerinden araştırmacılar, bulgularının hassas karbon stoklarını belirlemeye yardımcı olduğunu ve gelecekteki iklim değişikliğini simüle eden Dünya Sistem Modellerini (ESM’ler) iyileştirme fırsatı sağladığını söylüyor.

Exeter’in Çevre Bilimleri Bölümü’nden Profesör Iain Hartley, “Toprakta, atmosferden ve gezegendeki tüm ağaçların toplamından daha fazla karbon depolandığından, küçük bir yüzdeyi salması bile iklimimiz üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir” dedi.

Hartley şöyle konuştu:

“Yaptığımız analiz, Ekvator’dan uzak, yüksek enlemlerde, kaba dokulu topraklardaki karbon depolarının iklim değişikliğine karşı en savunmasız olmasının muhtemel olduğunu belirledi.

Bu nedenle, bu tür stoklar, daha soğuk bölgelerde meydana gelen yüksek ısınma oranları göz önüne alındığında özel dikkat gerektirebilir.

Tersine, tropik bölgelerdeki ince dokulu topraklardaki karbon depolarının iklimsel ısınmaya karşı daha az savunmasız olduğunu gördük.”

Sıcaklıklar arttıkça daha fazla karbon salınıyor

9.300 toprak profiline ilişkin veriler, en üstteki 50 cm’lik toprağa odaklanan Dünya Toprak Bilgisi veri tabanından alındı. Araştırmacılar, farklı ortalama sıcaklıklara sahip yerlerde karbon depolamayı karşılaştırarak, küresel ısınmanın olası etkisini tahmin etti. Buna göre sıcaklıktaki her 10°C’lik artış için ortalama karbon depolaması (tüm topraklarda) %25’ten fazla düşüş gösterdi.

Profesör Hartley, “En karamsar tahminler bile bu düzeyde bir ısınma öngörmüyor, ancak bu ölçeği gözlemlediğimiz etkilerin diğer değişkenlerden ziyade sıcaklıktan kaynaklandığına dair bize güven vermek için kullandık. Sonuçlarımız, sıcaklıklar arttıkça topraktan daha fazla karbon salındığını açıkça ortaya koyuyor” dedi.

Toprak dokusuna bağlı olarak karbon depolamasındaki farklılıklar, daha ince toprakların karbon bazlı organik materyalin bağlanması için daha fazla mineral yüzey alanı sağlaması ve mikropların erişme ve ayrıştırma kabiliyetini azaltması nedeniyle ortaya çıkıyor.