Dünyaİnsan HaklarıManşet

Macron’dan Fransa’daki isyana karşı hükümete çağrı: Düzeni sağlamak için her şeyi yapın

0
Fotoğraf: Gonzalo Fuentes / Reuters

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 17 yaşındaki Nahel M’nin 27 Haziran’da polis kurşunu ile öldürülmesinin ardından başlayarak reformları gerçekleştirme yetkisini ve yetisini test eden isyana bir yanıt oluşturmaya yönelik son girişiminde kilit kabine bakanlarıyla bir araya geldi.

Macron pazar günü (2 Temmuz) hükümete bir çağrıda bulunarak, Nahel’in öldürülmesinin ardından patlak veren şiddetli isyanlara son verilmesi ve ülkede düzenin yeniden sağlanması için gerekli tüm önlemleri almaya çağırdı.

Macron, Paris ve çevre illerde beş gündür süren isyanların ardından pazar akşamı Başbakan Elisabeth Borne, İçişleri Bakanı Gerald Darmanin ve Adalet Bakanı Eric Dupond-Moretti de dahil olmak üzere hükümetin üst düzey üyeleriyle bir kriz toplantısı gerçekleştirdi.

Fotoğraf: CFP

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Macron bugün (3 Temmuz) Fransa Ulusal Meclisi Başkanı Yael Braun-Pivet ve Senato Başkanı Gerard Larcher ile görüşeceğini ve ardından salı günü isyanlardan etkilenen 220 kasaba ve şehir belediye başkanının bir araya geleceğini söyledi.

Toplantı sırasında Macron, bakanlardan “düzeni yeniden sağlamak ve huzuru güvence altına almak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya devam etmelerini” istedi.

Macron, ülkedeki isyana yönelik daha derin bir anlayış kazanmak için kapsamlı bir soruşturma başlatmanın önemini vurguladı.

Fotoğraf: Sarah Meyssonnier / Reuters

Büyükanneden sükunet çağrısı

Nahel’in büyükannesi Nadia ise pazar günü (2 Temmuz) bir sükunet çağrısı yayımlayarak insanlara isyana son verme çağrısı yaptı.

BFM televizyonuna “İsyan edenlere şunu söylüyorum: Camları kırmayın, okullara veya otobüslere saldırmayın. Durun! Otobüse binenler anneler, dışarıda yürüyenler anneler” dedi.

Büyükanne Nadia, torununun bir bahane olarak kullanıldığını öne sürerek “Dükkanları, otobüsleri okulları yok etmelerini istemiyoruz. Nahel’i bir bahane olarak kullanıyorlar” diye konuştu.

Nadia, torununu öldüren polis memuruna kızgın olduğunu ancak genel olarak polise kızgın olmadığını ifade ederken ve adalet sistemine olan inancını dile getirdi.

Fotoğraf: Gonzalo Fuentes / Reuters

Ne olmuştu?

27 Haziran’da 17 yaşındaki Nahel M, Paris’in Nanterre banliyösünde polisin dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle vurularak öldürülmüştü.

Adı açıklanmayan ve teslim olması sonrası cinayet suçlamaları yöneltilen polis ise halen gözaltında. Nahel’i vuran polis memuru, gencin ailesinden özür dilerken, avukatı Laurent-Franck Liénard, müvekkilinin “yıkıldığını” ve “sabah insanları öldürmek için uyanan bir kişi olmadığını” söylemişti.

Le Monde‘un aktardığına göre, polis memuru Nahel M.’nin ona zarar vermek amacıyla aracını üzerine doğru sürdüğünü söylemişti. Polis, bu nedenle hayatının tehlikede olduğunu düşündüğünü ve savunma amaçlı olarak ateş açtığını öne sürmüştü.

Fotoğraf: Gonzalo Fuentes / Reuters

Ancak internette yayımlanan ve AFP tarafından teyit edilen görüntüler polisin ifadelerini yalanlamıştı. Görüntülerde polis memuru, bir aracın sürücüsüne silah doğrulturken görülüyor. Silah sesi duyulmasından sonra da araç çarparak duruyor.

Cumhurbaşkanı Macron, Nahel M.’nin öldürülmesinin ardından yaptığı ilk açıklamada olayı sert bir dille kınayarak “Genç Nahel’in ailesine, onlarla dayanışma içinde olduğumuzu söylemek ve milletimizin sevgisini iletmek istiyorum. Öldürülen bir gencimiz var. Bu açıklanamaz, affedilemez. Olay hızla yargıya intikal etti. Umarım adalet en kısa sürede yerini bulacak” diye konuşmuştu.

Fotoğraf: Gonzalo Fuentes / Reuters

Fransız kentlerinde büyük çaplı protestolar düzenlenirken Nahel’in cumartesi günü yapılan cenazesine büyük kalabalıklar katılım göstermişti. 

Nahel M’in Nanterre’de öldürülmesinin ardından Nahel’in annesinin de aralarında bulunduğu 6 binden fazla kişi “Adalet istiyoruz” sloganları atarak bir barışçıl yürüyüş gerçekleştirmişti. Birkaç sonra ise polisle güvenlik güçleri arasında çatışmalar başlamıştı.

İçişleri Bakanlığı açıklamalarına göre, göstericiler ile polis arasında halen devam eden çatışmalarda perşembe günü 900 protestocu gözaltına alınırken, bu sayı cuma günü 1,300’ün üzerine çıkmıştı. Cumartesi 719, pazar günü ise 78 kişi emniyet güçlerince gözaltına alınmıştı.

Fotoğraf: Gonzalo Fuentes / Reuters

İçişleri Bakanı Darmanin, sosyal medya platformu Twitter üzerinde güvenlik güçlerinin “kararlı hamlesini” öven bir paylaşım yapmış ancak buna rağmen tansiyon düşmemişti. Cumartesiyi pazara bağlayan gece ülke çapında 45 bin polis görev yapmıştı.

Cumartesi gecesi en şiddetli çatışmalar Marsilya’da yaşanmıştı. Fransız medyası, büyük bir grup protestocuyla, polisin karşı karşıya geldiğini bildirmişti.

Sosyal medyada daha çok protestocunun sokağa çıkması çağrıları yapılırken, yoğun güvenlik önlemlerinin çok sayıda kişiyi uzak tuttuğu düşünülüyor.

Fotoğraf: Gonzalo Fuentes / Reuters

Paris’te ise polis 194 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı. Paris ve çevresinde otobüs ve tramvay seferleri pazar (2 Temmuz) akşam 21.00’den itibaren durdurulmuştu.

L’Haÿ-les-Roses Belediye Başkanı Vincent Jeanbrun, bir protestocunun eve araçla çarpıp, ateşe vermesi sonucu eşi ve bir çocuğunun yaralandığını ifade etmişti.

Fotoğraf: Gonzalo Fuentes / Reuters

Ülkenin kuzeyindeki Lille kentinde de sokaklarda özel polis güçleri görülmiştü. Kentten gece gelen görüntülere göre, itfaiyeciler eylemciler tarafından kundaklanan araçları söndürmeye çalışmıştı.

Lyon kentinde de 21 kişi gözaltına alınırken, Nice ve Strasbourg’ta da çatışmaların meydana geldiği bildirilmişti.

Kategori: Dünya

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.