ManşetTürkiye

Gezi Davası yeniden: Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin yedi sanıklı Gezi Davası‘nda verilen beraat kararının bozulmasının  ardından ilk duruşma bugün Çağlayan’daki İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülmeye başlandı.

Duruşmaya Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan insan hakları savunucusu Osman Kavala, Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi(SEGBİS) üzerinden katılırken, diğer tutuksuz sanıklar duruşma salonunda hazır bulundu.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, oy çokluğuyla Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verdi. Gezi Savunması’nın paylaştığı bilgide “Başkan, karara muhalefet şerhi koyduğunu açıkladı” denildi.

Ayrıca, hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar hakkındaki bu kararın devamına hükmedildi. Çarşı Davası dosyasının mahkemeden istenmesine karar verildi. Bir sonraki duruşma 6 Ağustos’ta yapılacak.

Yapıcı: Karar geri alınmalı

Duruşma başlamadan mahkeme heyeti, salgın koşullarına uyulmadığını belirterek, salonun boşaltılmadığı takdirde mahkemeye ara vereceğini söyledi. Salonun boşaltılmasının ardından mahkeme salonuna dönen mahkeme başkanı, İstinaf Mahkemesi’nin bozma kararını okudu.

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre kimlik tespitiyle başlayan duruşmada ilk olarak tutuksuz yargılanan Mücella Yapıcı söz aldı. Yapıcı, “Bozma ilanını reddediyorum. Beraatımı talep ediyorum. Ben iki kere beraat etmiş, beraatı kesinleşmiş biriyim. Bu kararın derhal geri alınmasını talep ediyorum” dedi.

Atalay: Temyiz edilmeden kesinleşti

Mahkeme başkanı ardından avukat Can Atalay‘a bozma kararına karşı ne söyleyeceğini soruldu. Atalay, “Ben bu karara uymak zorundayım’ diye başladınız. Ama şunu anımsatmak isterim. Bozma sonrası serbestlik uyarınca bu dosyadan beraat kararı verilmesi gerektiği açık. Bozma kararına uymak zorunda olabilirsiniz ama bozma sonrası serbestlik ve uyma sonrası serbestlik ilkeleri gereğince beraat kararı vermeniz gerekir” ifadelerini kullandı.

Kahraman: Beraat kararında ısrarcı olun

Bozma kararına karşı diyecekleri sorulan tutuksuz yargılanan Tayfun Kahraman, bu dosyada hiçbir şekilde hukuki olarak değerlendirilebilecek bir iddia bulunmadığını söyledi.

Gezi direnişi ve direnişe katılan herkesin kendilerinin nezdinde yargılandığını belirten Kahraman, “Türkiye’nin demokrasi tarihinin en temel şartlarından biri olan bu sürecin bizler nezdinde yargılanması kabul edilemez. Beraat kararında ısrarcı olmanızı bekliyoruz” dedi.

Kavala: Amaç dosyaları birleştirmek

İnsan hakları savunucusu Osman Kavala da bozma kararının altında yatan gerekçenin farklı davaların birleştirilmesinin önünü açmak olduğunu belirterek şunları söyledi:

Hiçbir delile dayandırılmadan benim ve diğer sanıkların hükümeti devirmek için gizli bir yapılanma içinde olduğumuz iddia ediliyor. Eğer Çarşı ile birleştirilirse siyasi amaçlarla yapılan bu suçlama örneğinin çarpıcı öğesi ortaya çıkacaktır. Beraat kararının bozulması davaları birleştirmek amacındadır. Davaların birleştirilmesi, sekiz yıl önce algı için hazırlanmış ama mahkemelerin verdiği beraat kararıyla inandırıcılığını kaybetmiş bir senaryoyu canlandırma teşebbüsü olacaktır.”

Bu baskı ne kadar sürecek?

Sanıkların savunmalarının ardından söz alan avukatlar, kararı kabul etmediklerini belirterek beraat taleplerini yeniledi. Söz alan Avukat Köksal Bayraktar “AİHM, kararında Osman Kavala’nın tutukluluğu için ‘uzatılmış’ ifadesini kullanıyor ve siyasi olduğunu söylüyor. Müvekkilim hakkındaki dosyalarda fiil aynıdır, dolayısıyla bir kimse bir fiilden ancak bir kez yargılanır kuralı burada ihlâl ediliyor. Bir insanın 21. yüzyılda 3 yıl 7 ay gibi uzun bir süre cezaevinde tek başına bırakılması, bu tahakküm, bu baskı ne kadar sürecek?” dedi.

Kavala’nın tam 43 ay üç gündür yani tam 1811 gündür tutuklu olduğunu belirten Bayraktar, “Bu tutukluluğu içinde cezaevinde söylenen ya da söylenmeyen pandemi salgınları, hastalık salgınları vardır. Müvekkilim sadece fiziken değil ruhen de yıpranmış durumdadır. Tahliye kararının bekletilmeksizin verilmesini talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

‘Amaç Osman Kavala’yı içeride tutmak’

Osman Kavala’nın avukatlarından Deniz Tolga Aytöre ise “Bu kitlesel yargılamalar ve dava yığınları ile Kavala’nın tutukluluğunun devamı sağlanmaya çalışılıyor. Çünkü “casusluk” suçlaması tutuklamayı taşıyamıyor artık. Bu birleştirmelerle Osman Kavala içeride tutulmaya çalışılıyor. Biz Kavala’nın tutuklu kalması için yargının hukuka karşı verdiği mücadeleye şaşırıyoruz” dedi.

Aytöre açıklamasının devamında “Henri Barkey ile Osman Kavala arasında iletişim tespit tutanağı ve tanık olduğu iddia ediliyor iddianamede. Ama ne iletişim tespit tutanağı var ne tanık beyanları. İddianamede deliller değil ithamlar söz konusu .Kamu yetkisi kullanılarak anayasal hakları ellerinden alınan Osman Kavala’dır. Unsurları oluşmamış atılı suçtan bihakkın tahliyesini talep ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

Tutukluluğa devam kararı

20 dakikalık aranın ardından ara kararını açıklayan mahkeme, Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verdiğini söyledi.

Gezi Savunması hesabının paylaştığı bilgide “Başkan, karara muhalefet şerhi koyduğunu açıkladı” denildi.

 

Kategori: Manşet